Kategori: Ağrı

  • Güreşin sultanı Aleyna Türkiye’yi temsil edecek

    Güreşin sultanı Aleyna Türkiye’yi temsil edecek

    Ağrı’nın Eleşkirt ilçesinde büyük emek ve gayretlerle yapılan Eleşkirt bireysel sporlar merkezi güreş salonunda Güreş antrenörü Adem Şahna ile güreş serüveni başlayan Aleyna Nur Tekin; Annesi Serpil ve babası Adem Tekin’in kendisine hep inanarak sürekli desteklemesi ile güreş sporunda ilkleri başarmaya devam ediyor. Kız çocuklarının çok fazla sportif başarılar elde edemediği ilçede bir anda herkesin dikkatini çeken Aleyna , katıldığı yarışmalar ve Türkiye şampiyonasında elde ettiği başarılarla bir anda Ağrının ve Eleşkirt’in gururu oldu. Bu başarılar ona milli takımın kapılarını da araladı. Antalya ‘da yapılacak olan Uluslararası Zafer Turnuvası ve Şampiyonlar turnuvasında 44 kiloda ay yıldızlı forma ile Türkiye’yi temsil edecek olan Aleyna Nur Tekin alacağı her madalya ile Ağrı ve Eleşkirt’i gururlandıracak.


    Şampiyonaya yolculuk öncesi ailesiyle birlikte Eleşkirt ilçe Gençlik ve Spor Müdürü Sabahattin Güzel’i makamda ziyaret eden güreşin sultanı Aleyna burada yaptığı konuşmada “Güreş öyle fazla ilgimizi çeken bir spor değildi. Sonra Adem Şahna hocamız geldi. Bizlere hayatımızda çok güzel bir sayfa açarak güreşi sevdirdi. Sebahattin müdürümüz bir an bile olsa bizleri yalnız bırakmadı. Bizlere büyüklük etti. Ve şimdi milli takımda ülkemizi temsil etme gurur ve onurunu yaşıyorum. Adem Hocamıza Sabahattin Müdürümüze ne kadar teşekkür etsem azdır. İnşallah onların emeklerini daha da taçlandıracağım . ve aldığım uluslararası madalyaları onların nezdinde bütün Ağrı’ya ve Eleşkirt’ime hediye edeceğim. Özellikle aileme beni hiç yalnız bırakmadıkları ve her zaman yanımda oldukları içinde teşekkür ederim” dedi.
    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Sabahattin Güzel, “Şunu açık bir şekilde ifade etmeliyim ki şuan Aleyna Nur kızımızın geldiği nokta bizleri gururlandırıyor. O kadar mutluyuz ki bunu kelimelerle ifade etmek zor.biz gençlik spor olarak bakanlığımızın faaliyetleri doğrultusunda ilçemizde çocuklarımıza faydalı olmayı amaçlıyoruz. Bu anlamda gençlerimize her alanda eğitimler vererek onlara hak ettikleri sosyal ettikleri ve hizmetleri sunmaya çalışıyoruz. Kadim ilçemizde Güreş çok fazla ilgi gören bir spor dalı değildi. Şuan Adem Şahna hocamızın büyük gayretleri ile Ağrı’da hatta bölgede güreşte çok iyi bir konuma geldik. Şimdide Ay yıldızlı forma ile bir kızımız Türkiye’yi temsil edecek. Gerçekten çok mutluyum. Kendisine hayatında başarılar dilerim” dedi.

  • Lezzeti “halise” sofraları süsledi

    Lezzeti “halise” sofraları süsledi

    Bölgede her bayram bayram namazının ardından misafirlere ikram edilen halise yemeği, Ramazan Bayramı’nda da sofraları süsledi. Birlik ve beraberliği simgeleyen halise yemeğinin yapımına Ramazan ayının son günü başlanıyor ve bayram sabahına hazır hale gelen yemek daha sonra misafirlere ikram ediliyor.

  • Filografi sanatını yeni nesillere aktarıyorlar

    Filografi sanatını yeni nesillere aktarıyorlar

    Ağrı Halk Eğitim Merkezi’nde çivi ile telin aşkı olarak bilinen filografi ve naht sanatı kursunda tanışıp evlenen çift, usta öğretici olarak unutulmaya yüz tutmuş sanatı yeni nesillere aktarıyor. El sanatları kursunda yeniden hayat bulan filografi ve naht sanatı kursuna katılan kursiyerler, belli teknikleri kullanarak çeşitli desenler meydana getiriyor.


    Halk Eğitim Merkezi’nde filografi eğitimi veren geleneksel el sanatları öğretmeni Davut Şahin, Osmanlı döneminde terapi amacıyla filografi sanatı yaptırıldığını vurgulayarak, “Filografi sanatı İran’da doğmuş olup, İspanya, Fransa ve oradan da Uzak Doğu’ya kadar ilerlemiştir. Osmanlı döneminde bu sanat dalları genelde ney eşliğinde rehabilite amaçlı yapılıyordu.

    Günümüzde birçok nedenden dolayı unutulmaya yüz tutmuş bir sanat dalı olarak devam ediyor. Bizler bu sanatı Halk Eğitim Merkezlerinde kursiyerler ve öğretmenlerimizle beraber yaşatmaya çalışıyoruz.

    Bu sanatı eşimle beraber uzun yıllardır yapıyoruz. Yetiştirdiğimiz kursiyerler usta öğretici olup, bu sanatı devam ettiriyorlar. Bu sayede ev ekonomilerine de katkı sağlıyorlar. Ben bu sanatı bırakamıyorum” dedi.

    Dekoratif el sanatları eğitmeni Elif Şahin ise, “Eşimle bu işi yapmak ayrıca güzel. Ben bu işe hobi olarak başlamıştım. Daha sonra kendimi eğitmen olarak gördüm. Öğrencilerimiz de kursumuzu çok seviyor. Evde de çalışma ortamımız var, eşimle birlikte çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Diyadin Kaplıcaları

    Diyadin Kaplıcaları

    Ağrı’nın Diyadin ilçesinde bulunan ve hastalıklara iyi geldiğine inanılan Diyadin Kaplıcaları şifalı suyuyla bölgenin en sık tercih edilen turizm alanlarının başında geliyor.

    Kaplıca sularının çıktığı bölgeye jeotermal kaynaklarla kurulan kaplıca tesisleri, hastalıklarına şifa arayan vatandaşların uğrak yeri olurken bölgedeki tarihi yerleri ziyarete gelen turistlerin de dinlenme noktası oluyor. Soğuk havaya rağmen kaplıcalara gelen vatandaşlar soğuk havada sıcak suyun tadını çıkarıyor.

    Çevre illerden ve ülke dışından çok sayıda ziyaretçinin kaplıcalara geldiğini ve birçok insanın bu su sayesinde sağlığına kavuştuğunu söyleyen kaplıca tesisi işletme sahiplerinden Özcan Tunca, “Ülkemizin dört bir yanından müşterilerimiz geliyor.

    Yaz aylarında insanlar buraya kaplıcalar için geliyor. Diyadinliler için burası zaten olmazsa olmazlardandır. Bel fıtığı, romatizma, yaralar gibi hastalıklar için çok iyidir.

    Bir müşterimiz Antalya’dan gelmişti, bel ağrısından yürüyemiyordu. Onu burada 1 ay misafir ettik. Eski sağlığına geri döndü. Yürümesinde falan değişme oldu. Buraya gelenlerin çoğu şifa görüyor. Tüm milletimizi bekleriz” ifadelerine yer verdi.

  • Bahara hazırlanan Ağrı’da kar sürprizi

    Bahara hazırlanan Ağrı’da kar sürprizi

    Her yıl kış aylarını yoğun kar yağışı altında geçiren Ağrı’da bu yıl etkili olmayan kar, mart ayının son gününde kenti beyaza bürüdü. Yoğun kar yağışı nedeniyle araçlar ve evler karla kaplanırken, çocuklar kar topu oynayarak karın tadını çıkardı.

    Meteorolojinin uyarılarda bulunduğunu ve kar yağışının köy yollarını kapattığını söyleyen vatandaşlardan Engin Tutan, “Kıştan beri yaşadığımız yoğun bir kar yağışı yoktu. Bunun çok hayra alamet olmadığını düşünüyordum.

    Son bir haftadır meteorolojinin uyarıları vardı. Fırtına oldu birkaç gün önce. Çatılar falan uçtu. Bugün de yoğun kar yağışı var ve bunun devam edeceği söyleniyor. Köy yollarının kapandığı haberini aldık sabah” dedi.

  • 70 yıldır kimliksiz

    70 yıldır kimliksiz

    Aslen Ağrılı olan ancak dini nikahla evlendiği eşi Hüseyin Aktaş’ın memleketi olan Muş’un Bulanık ilçesinde yaşayan 6 çocuk annesi Makbule Işık’ın hayatı kimliği olmadığı için her geçen gün daha da zorlaşıyor.
    Kimliği olmadığı için çocukları kuması üzerine kaydedilen Makbule Işık, hayatı boyunca çocuklarına annelik dahi edemezken, şimdiye kadar hep başkalarının kimliğini kullanmak zorunda kaldı. Ayrıca kendi kimliği olmadığı için ne devletin ne de ailesinin hiçbir imkanından faydalanamadı.

    Yıllardır hem Ağrı’da hem de Muş’ta gittiği nüfus müdürlüklerinden kaydı olmadığı için kimlik alamayan Makbule Işık, anne babasının adını, 9 kız 6 erkek olmak üzere toplam 15 kardeş olduklarını ve bu kardeşlerden 9. kardeş olduğunu bildiğini ve bunları söylediği halde kimlik alamadığını belirterek, bir an önce kimliğinin çıkarılmasını istiyor.
    ‘Babam beni ben doğunca nüfusta kaydetmemiş’
    Aynı zamanda kimliği olmadığı için hiç okula da gidemediğini ve bundan dolayı tek kelime Türkçe de bilmediğini ifade eden Makbule Işık, Kürtçe şunları söyledi:
    “Ben 70 yaşındayım. 6 tane çocuğum var. Kocam ile dini nikahla evlendik. Çocuklarım kocamın 2. karısı olan kumamın üzerine kaydedildi. Babam beni ben doğunca nüfusta kaydetmemiş. Bu yüzden benim kimliğim yok. Ben işitiyorum ki benimde kimliğim olsun. Şimdiye kadar çok büyük sıkıntılar çektim. Hep kumamın ya da başkalarının kimliğini kullanmak zorunda kaldım. Ama çok büyük sorunlar yaşadım. Ben kimliğim yok diye doktora gidemiyorum. Tedavi olamıyorum. Oy kullanamıyorum. Hiçbir şeyden faydalanamıyorum. Varlığım ve yokluğum belli değil. Çocuklarıma annelik bile edemedim. Ben bir an önce kimliğimin çıkmasını istiyorum. Çocuklarımın kimliğinde anneleri olarak benim ismim yasın istiyorum. Oy kullanmak istiyorum. Ben ne yapacağımı bilmiyorum. Ben kendi annemi, babamı ve kardeşlerimi hepsini biliyorum. Babamın adı xamo, annem Ayşen’dir. 9 kız 6 erkek kardeşiz. Ben artık var olmak istiyorum.”

    ‘Biz toplam 15 kardeşiz’

    Makbule Işık’ın 83 yaşındaki abisi Kemal Işık da, Makbule Işık’ın 15 kardeşinden 9’uncu kardeşi olduğunu belirterek, zamanında köyde yaşadıkları için babasının Makbule’yi kütüğe kaydettiremediğini söyledi. Zamanla dini nikahla evlenip Muş’a yerleşen kardeşinin kmliğinin çıkarılması içine birazda ihmalkar davrandıklarından dolayı kardeşinin çok büyük sıkıntılar çekmek zorunda kaldığını belirterek: “Benim bacım evlenme çağına gelince babam dini nikah ile kocaya verdi. Muş’un Bulanık ilçesine gitti. Orada yaşıyor. 6 tane çocukları oldu. Çocukları kumasının üzerine kaydedildi. Şimdi kimliği olmadığı için hiçbir şey yapamıyor. Biz istiyoruz ki kimliği çıksın. Şimdiye kadar hep başkalarının kimliği üzerinde doktora gidip geliyordu. Ama şimdi arttık öyle bir durumda yok. Burada ne bir ilaç alabiliyor ne de tedavi alabiliyor. Çok mağdur durumdadır. Şimdiye kadar defalarca nüfus müdürlüklerine başvuru yaptık ama olmadı. Çıkmadı kimliği. Kaydı yok. Muş’ta da Ağrı’da da alamadık. Çok eski dönemlerde bizler köyde yaşıyorduk. O yüzden doğunca babam kardeşimi kütüğe kaydetmedi. Bizde ihmal ettik. Sonra evlenip gidince dini nikahla da öyle kaldı. Babam ve annem vefat edince de kütüğe kaydı yapılmadı ve o gün bu gündür bu şekilde geldi. 6 çocuğu var ve hiçbir çocuğu onun üzerine kaydedilmedi. Başka kadın üzerine kaydedildi. Geldiğimiz noktada kardeşim çok mağdur durumda. Hastaneye götüremiyoruz. Hastadır. Tedavi olamıyor. Hiçbir haktan faydalanamıyor. Eşi de ilgilenmiyor. Zaten yaşlı. Çocukları ile kalıyordu ama buraya misafirliğe gelmişti. Bende gitmesine izin vermedim. Şu an ben ve yeğenlerim ilgileniyoruz. Bir an önce kimliğinin çıkmasını istiyoruz. Buradan devlet büyüklerimize sesleniyoruz. Lütfen bizlere yardımcı olsunlar.” Dedi.

    ‘Şu an hasta ve hastaneye götüremiyoruz’

    Makbule Işık’ın yeğeni Celal Işık ise, halasının Ağrı’ya misafir olarak döndüğünü ancak kimliği olmadığı için geri göndermek istemediklerini ifade ederek : “Halam köyde doğduktan sonra kütüğe kaydı yapılmamış. Daha sonra dini nikâhla evlenip Muş Bulanık’a gitmiş. Ama kocası başka bir evlilik daha yapmış. Halamın çocuklarını da bu kadının üzerine kaydettirmiş. Halam ise hiçbir haktan faydalanamıyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ama kimliği yok. Kendisi hasta oluyor, hastaneye gidemiyor. Başkasının kimliği ile gidiyor. Oda olmuyor, kabul edilmiyor. Bizde istiyoruz ki devlet büyüklerimizden bize yardımcı olsunlar. Halamın kimliği çıksın. Bu mağduriyeti giderilsin. Kendisi Türkçe bilmediği için kendini ifade edemiyor. Kimlik olmadığı için okula da gidememiş. Kendisi diyor ki, ‘Bende her vatandaş gibi oy kullanmak istiyorum. Ülkeme hayırlı olmak istiyorum. Haklarımdan faydalanmak istiyorum. Hastanede tedavi olmak istiyorum’ ama olmuyor, yapamıyor. Kimliği olmadığı için özel hastaneye bile götüremiyoruz. Halam 15 kardeşi var. Bütün kardeşlerin kimliği çıkmış ama bunun çıkmamış. Aslında 2 tane halamın daha çıkmamıştı. Ancak onlar dedem hayatta iken eşleri ile başvuru yapıp çıkardılar kimliklerini. Ama bu halam dini nikah ile olduğu için eşi de 2. Evliliği yapınca kimliği çıkmamış. Dedem de vefat edince bu şekilde kalmış. Şu an hasta ve hastaneye götüremiyoruz. Bir an önce kimliğinin çıkmasını istiyoruz.” İfadelerini kullandı.

  • KYK yurtları depremzedelere yuva oldu

    KYK yurtları depremzedelere yuva oldu

    “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen depremlerde evleri yıkılan, ağır hasar gören ve birçok yakınını kaybeden 350 depremzede misafirin, kaldıkları Ağrı Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarındagünlük bütün ihtiyaçları karşılanırken, depremden etkilenen yetişkin ve çocuklara psiko-sosyal destek imkanı da sunuluyor. Çocukların serbest zamanlarını değerlendirmeleri amacıyla ana sınıfı ve kreş odaları oluştururken, yetişkinlere ise bilgisayar ve ebru sanatı kursları başlatıldı. Ayrıca yurtlarda sportif, sosyal ve kültürel faaliyetler ile depremzedelere hizmet veriliyor.Ağrı’daki yurtlarda misafir edilen depremzedelere yapılan hizmetler hakkında bilgi veren Ağrı Gençlik ve Spor İl Müdürü Fedai Din,”Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları ile; Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde bulunan öğrenci yurtları depremzede vatandaşlarımız için kullanıma açılmıştır. Bu kapsamda ilimizde bulunan yurtları depremzede vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte revize edilmiştir. Depremzede vatandaşlarımızın, yemek, yatacak yer ve yemek ihtiyaçları sorunsuz bir biçimde karşılanmaya devam edilmektedir”dedi.

    Ağrı Valiliğinin koordinesinde tüm imkânların seferber edildiğini belirten Din,”Müdürlüğümüze bağlı il merkezi, Doğubayazıt ve Patnos yurtlarında 350 depremzede konaklıyor. Yüzün üzerinde görevli personel ile depremzedelere hizmet ediyoruz. Öğrenci yurdumuzda, hazırlanmış olan genel hijyen malzemelerinin hepsi gerek oda bazlı, gerek kişi bazlı olsun, kendileri için hazır hale getirildi. Ailelerin kişi sayılarına göre oda planlamasını yapıyoruz. Ayrıca günde 3 öğün beslenebilecekleri şekilde sıcak yemekhanemiz hazır. Yine ara öğünlerle ve içeceklerle desteklenen bir süreç. Ayrıca Afetten etkilenen yetişkin ve çocuklara psikososyal destek imkânı da sunuluyor. Yurtlarımızda kalan depremzede öğrencilerimizin eğitimleri için İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile koordineli bir çalışmamız var. Tüm öğrencilerimizi okullara servislerle götürüp getiriyoruz. Sağlık

    Hizmetlerimizi de İl Sağlık Müdürlüğü ile birlikte yürütüyoruz. Eğitim ve Sağlık hizmetleri de aksamadan verilmektedir. Gençlik Merkezimizde aktif olarak devam eden kurslarımızı burada da misafirlerimizin hizmetine sunduk. Çocuklarımızın serbest zamanlarını değerlendirmeleri için ana sınıfı ve kreş odaları oluşturduk. Yetişkinlerimiz için ise bilgisayar ve ebru sanatı kurslarını başlattık. Yurtlarımızda Sportif, sosyal ve kültürel faaliyetler ile depremzedelerimize hizmet veriyoruz. Ülke olarak çok büyük bir felaket yaşadık. Devlet ve millet el ele verip bu depremlerin yaralarını sarmaya başladık. Gençlik ve Spor Bakanlığı personellerimiz gerek yardım çalışmaları, gerek afet bölgesine destek ekip gönderilmesi, gerekse depremzedelerin yurtlarda misafir edilmesi gibi alanlarda aktif olarak görev alıyorlar. Ağrı Valiliğimiz ve AFAD koordinasyonunda pandemi koşullarında olduğu gibi bu felakette de yurtlarımız milletimizin yuvası oldu. Biz ülke olarak bu felaketin de yaralarını beraber saracağız, tekrardan tüm ülkemize geçmiş olsun diliyorum”ifadelerini kullandı.

  • Ehliyet sınavında kopya çekti

    Ehliyet sınavında kopya çekti

    Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursu sınavlarının yapıldığı E-Sınav Merkezi’nde ehliyet sınavına giren bir kişinin durumundan şüphelenen gözetmenler durumu polise bildirdi. Polisler tarafından bu kişi üzerinde yapılan aramada, kulağında ve kıyafetlerinin altında kopya çekmek için özel hazırlanmış düzenek bulundu. Kulak içinde dışarıyla iletişim sağlayan ses, düğme görünümlü kamera ve internet sağlayıcı wi-fi cihazı ve kartvizit görünümlü sim kart düzeneğiyle yakalanan bir kişi hakkında “Sınav Kanunu’na muhalefet” suçundan işlem yapıldı.

  • Ağrı’da kardelenler çiçek açtı

    Ağrı’da kardelenler çiçek açtı

    Kış mevsiminin en sert geçtiği illerin başında gelen Ağrı’da bu yıl kar yağışının az olması ve yerde uzun süre kalması nedeniyle kış mevsimi kısa sürerken, Yılın ilk çiçeği ve baharın müjdeleyicisi olarak bilinen kardelenler çiçek açtı.

    Merkeze bağlı Yakınca köyündeki ovaları beyazlığıyla kaplamaya başlayan kardelenleri gören vatandaşlar ise hem manzaranın tadını çıkardı hem de o anları fotoğrafladı.

  • Ağrı Dağı buluttan şapkasını taktı

    Ağrı Dağı buluttan şapkasını taktı

    Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan ve yüksekliği nedeniyle Türkiye’nin çatısı olarak nitelendirilen, çevresinde kar ve sisin eksik olmadığı, efsanelere de konu olan ve deniz seviyesinden 5 bin 137 metre yükseklikteki Ağrı Dağı’nın zirvesinde oluşan bulut tabakası, şapkayı andıran haliyle adeta kartpostallık bir görüntüye büründü.

    İran, Nahçıvan ve Ermenistan sınırına da yakın olan ve bu ülkelerde de doyumsuz manzaralar sunan Ağrı Dağı’nı her yıl binlerce yerli ve yabancı turist ziyaret ederken, dağ dünyaca ünlü dağcıların tırmanışına da ev sahipliği yapıyor. Zirvesinde dört mevsim kar eksik olmayan Ağrı Dağı’na gelen gezginler ve fotoğraf sanatçıları, manzarayı görüntülemek için adeta birbirleriyle yarışıyor.