Kategori: Ekonomi

  • Fındık fiyatı ne zaman açıklanacak?

    Fındık fiyatı ne zaman açıklanacak?

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, hasadı yaklaşan fındık ve çiftçilerin beklentisi hakkında konuştu. Küresel iklim değişikliği nedeniyle ve kuraklık, hava sıcaklıklarındaki ani değişimler, diğer tarım ürünlerinde olduğu gibi fındığı da olumsuz etkilediğini ifade eden Bayraktar, “Muhtelif yerlerde güneş yanığı görülüyor. Kahverengi kokarca gibi istilacı türlerin yanı sıra mantar hastalıklarının neden olduğu zararlar da fındıkta verimi etkiledi. Fındıkta dökülmeler var. İstilacı türler ve mantar hastalıkları ile mücadelede belirli bir seviyeye gelinse de aşırı sıcaklarla birlikte bu yıl fındık rekoltesinde düşüş bekleniyor. Bu yıl bu kayıplarla birlikte fındık üretiminin 700 bin tonun altında gerçeklemesini bekliyoruz” diye konuştu.

    “Türk fındığı artık bir dünya ürünü”

    Dünya fındık üretiminin yüzde 64’ünü Türkiye’nin gerçekleştirdiğinin bilgisini veren Bayraktar, “En yakın üretici ülke olan İtalya ile aramızda 7,7 kat üretim farkı var. Biz fındığı üretmezsek dünya çikolata sektörü durma noktasına gelir. Çünkü çikolatada başka ürünler denenebilir ama fındığın özellikle de Türk fındığının verdiği tat ve aroma yakalanamaz. Ülkemizin en çok fındık ihraç ettiği iki ülke Almanya ve İtalya’dır. Fındığı ülkemizden ithal eden bu iki ülke, işleyip tüm dünyaya pazarlıyor. Ülkemizin kazandığı gelirin kat kat fazlasını kazanıyorlar. Fakat bu ülkelerde fındığın kaç lira olduğu ya da olacağı konuşulmuyor, üretilen katma değerli ürünlerin tüm dünyaya daha fazla nasıl satılabileceği konuşuluyor. Ülkemiz fındık üretiminin yüzde 80-85’ini ihraç ediyor. Üretim ile ihracat arasındaki ilişkiye baktığımızda birbirine paralel seyrettiği görülüyor. Çok ürettiğimiz yıl çok, az ürettiğimiz yıl ise az ihracat gerçekleştiriyoruz ama bu ihracat oranını hep koruyoruz. Bu ihracatın üzerine ortalama 110 bin ton iç piyasa tüketimini de koyduğumuzda hemen hemen ürettiğimiz kadar fındığı tükettiğimiz görülüyor. Elimizde stok olarak fındık kalmıyor. Bu durum Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) stok istatistiklerinden de net şekilde görülüyor” şeklinde konuştu.

    “Üreticiler, artan maliyetler nedeniyle tatmin edici bir taban fiyat açıklanmasını bekliyor”

    Tarımsal üretimin en önemli gider kalemleri, mazot, gübre, ilaç ve işçilik ücretleri olduğunu belirten Bayraktar, “Son bir yılda mazot fiyatlarında yüzde 109, gübre fiyatlarında yüzde 37, tarım ilacı fiyatlarında yüzde 67 artışlar oldu. Fındık üretiminde en önemli maliyet unsuru olan işçilik ücretleri, sadece son bir yılda 2,5 kat arttı. Üreticilerimiz, artan maliyetler nedeniyle tatmin edici bir taban fiyat açıklanmasını bekliyor. Toprak Mahsulleri Ofisi fındık alım fiyatını belirlerken artan girdi maliyetleri, enflasyon oranı ve üreticilerimizin kârını da göz önüne almalıdır. Ziraat Odalarımızın bölgede açıkladığı fiyat beklentilerini karşılamalıdır” ifadelerini kullandı.

    “Toprak Mahsulleri Ofisi en kısa sürede fiyat ve alım politikasını açıklamalıdır”

    Toprak Mahsulleri Ofisi 2024 fındık alım fiyatını ve alım politikasını zaman kaybetmeden açıklaması gerektiğini söyleyen Bayraktar, “Hasat öncesi fındık alım fiyatının açıklanması üreticilerimiz ve tüm paydaşlar için olduğu kadar ülkemiz içinde önemlidir. Fiyat ne kadar erken açıklanırsa üreticisinden ihracatçısına, sanayicisinden manavına kadar tüm kesimler geleceğe yönelik ekonomik planlarını o kadar sağlıklı yapabilecektir. Bazı zamanlarda serbest piyasada oluşan fiyatlar Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıklamış olduğu fiyatın gerisinde kaldı. Kararlı bir alım politikası oluşturulamazsa faturayı üreticilerimiz öder. Pek çok fındık üreticisinin fiyat yükselecek diye, fındığını 5-6 ay bekletme gibi bir lüksü yoktur. Fındıktan elde ettiği gelirle geçinmeye çalışan yüzbinlerce üreticimiz var. Bu sebepten Toprak Mahsulleri Ofisi alımlarda hızlı davranmalı, kota uygulamamalı, tüm ürünü alacağını beyan etmeli ve ürün bedellerini en geç bir hafta içerisinde üreticilerimizin hesabına aktarmalıdır” dedi.

    “Fındıkta alan bazlı destek 10 yıldır değişmiyor”

    Fındıkta üretim maliyetlerini düşürmek ve üreticilerin gelir seviyelerini korumak adına fındık üreticilerine; 2009 yılından bu yana fındık üreticilerine alan bazlı gelir desteği verildiğine dikkat çeken Bayraktar, “2009 ile 2012 yılları arası dekara 150 lira, 2013 yılında dekara 160 lira, 2014 yılında yükseltilerek dekara 170 lira olarak ödendi.
    Aradan geçen 10 yıllık süre içerisinde ödenen destek miktarı artırılmadı ve 2023 yılında yine dekara 170 lira olarak açıklandı. Üreticilerimiz verilen desteği yıl içerisinde bahçesinde yaptığı kültürel işlemlerde kullanarak, desteği devletin fındık üreticilerinin yanında olduğunun göstergesi ve güvencesi olarak kabul etmektedir. Ancak, bugünün şartlarında artık bu destek yetersiz kalarak anlamını yitirdi. Ülkemizin yaşadığı ekonomik sıkıntılar karşısında fındık üreticilerimiz devletin kendilerine sahip çıkılmasını, fındık alan bazlı destek miktarının günün şartlarına uygun olarak artırılmasını bekliyor” diye konuştu.

    “Türk fındığının geleceği bahçelerin yenilenmesine bağlıdır”

    Fındıkta iklim değişikliğinin etkileri de ayrı bir etken olduğunu aktaran Bayraktar, “Ayrıca hasat tarihlerinde öne kaymalar yaşanıyor. İklim değişikliğinden kaynaklı hastalık ve zararlılarda yaşanacak değişiklik ve artışlar da verim üzerinde ciddi etkiye sahip oluyor. Ülkemiz bir an önce verimi artırmaya yönelik çözüm odaklı uygulamaları hayata geçirmelidir. Ekonomik ömrünü tamamlamış bahçelerin sökülerek yerlerine yeni bahçeler oluşturulmalıdır. Çay ürününde uygulanan yenileme tazminatına benzer bir destekleme modeli fındık ürünü için geliştirilerek uygulamaya konulmalıdır” dedi.

  • Otomotivde 7,2 milyar dolarlık ihracat

    Otomotivde 7,2 milyar dolarlık ihracat

    Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerinden yapılan derlemeye göre, ocak-haziran döneminde 200’den fazla ülke, serbest bölge ve özerk bölgeye otomotiv yan sanayi ürünleri ihraç edildi.

    Bu yılın ilk 6 ayında 17 milyar 701 milyon 161 bin dolar olan toplam otomotiv ihracatının yüzde 40,9’unu yan sanayi ürünleri oluşturdu.

    Geçen yılın ocak-haziran döneminde 7 milyar 161 milyon 227 bin dolar olan yan sanayi ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 1,11 artarak 7 milyar 240 milyon 821 bin dolara yükseldi.

    Almanya’ya 1,5 milyar dolarlık yan sanayi ihracatı

    Ülkeler özelinde bakıldığında, yan sanayi ihracatında en fazla pay Almanya’nın oldu. Bu ülkeye yılın 6 ayında yapılan dış satım, 2023’ün aynı dönemine göre yüzde 6 azalışla 1 milyar 691 milyon 171 bin dolardan 1 milyar 584 milyon 737 bin dolara geriledi.

    Otomotiv yan sanayi üreticilerinin en fazla ihracat yaptığı ikinci ülke ise Amerika Birleşik Devletleri olarak kayıtlara geçti. Geçen yılın ocak-haziran döneminde 414 milyon 574 bin dolarlık ürün gönderilen Amerika Birleşik Devletlerine bu senenin aynı aylarında yapılan ihracat yüzde 18,4 artışla 491 milyon 74 bin dolara ulaştı.

    Üçüncü Fransa’ya yan sanayi dış satımı aynı dönemde yüzde 8’lik artışla 440 milyon 979 bin dolardan 477 milyon 937 bin dolara çıktı.

    Yılın ilk yarısında yan sanayi ihracatında İtalya 435 milyon 488 bin dolarla dördüncü, Rusya 419 milyon 940 bin dolarla beşinci sırada yer aldı.

    Romanya’ya yüzde 71 ihracat artışı

    Geçen yılın ilk 6 ayında Romanya’ya 221 milyon 357 bin dolarlık ihracat yapan otomotiv yan sanayicileri, 2024’ün ocak-haziran döneminde dış satımını yüzde 71,2 artırarak 378 milyon 992 bin dolara yükseltti.

    Ocak-Haziran 2024’te, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yan sanayi ihracatında, Birleşik Krallık yüzde 0,2 azalış ve 362 milyon 237 bin dolarla yedinci, İspanya yüzde 7,3 azalış ve 332 milyon 530 bin dolarla sekizinci, Polonya yüzde 5,8 artış ve 312 milyon 657 bin dolarla dokuzuncu, Belçika yüzde 3,5 azalış ve 169 milyon 185 bin dolarla 10’uncu sırada yer aldı.

  • Kızılay’dan depremzede esnafa destek

    Kızılay’dan depremzede esnafa destek

    Türk Kızılay, Kahramanmaraş depremlerinin ardından hayata geçirdiği Esnaf Destek Programı’nın ikinci aşamasını tamamladı. Depremden en çok etkilenen bölgelerdeki esnafın yaralarını sarmak ve yerel ekonomiyi canlandırmak amacıyla yapılan bu destekle, toplamda 3 bin 544 işletme sahibine ikinci ödeme dilimi olan 97 milyon 865 bin TL ödeme gerçekleştirildi. Böylece, program kapsamında 2024 yılında yapılan toplam ödeme miktarı 196 milyon 765 bin TL’ye ulaştı.

    Adıyaman’da 550, Gaziantep 215, Hatay’da 1478, Kahramanmaraş’ta 583, Malatya’da 562, Osmaniye’de 156 olmak üzere Esnaf Destek Programı’nın ikinci fazından yararlanan toplam 3 bin 544 işletme sahibi, tesisatçılıktan pastaneciliğe, kuaförlükten terziliğe farklı iş kollarında faaliyet gösteriyor.

    Kızılay, deprem bölgesindeki illerde ekonomik faaliyetlerin yeniden başlamasına destek olmak için başlattığı Esnaf Destek Programı’yla işletme sahiplerinin ekipman, ham madde ve diğer malzemeleri temin ederek yeniden ayağa kalkmasına katkıda bulunuyor. Program, özellikle engelliler, kadınlar ve yaşlılar gibi hassas gruplara öncelik vererek, toplumun her kesiminin ekonomik iyileşme sürecine dahil olmasını amaçlıyor.

    Esnaf Destek Programı’nın temel uygunluk kriterleri arasında, işletmenin depremden doğrudan etkilenmiş olması, işletme sahibinin tekrar faaliyet gösterebilecek kapasitede olması, mikro veya küçük ölçekli bir işletme olarak sınıflandırılması ve Esnaf ve Sanatkârlar Odası’na kayıtlı olması yer alıyor. Programın ikinci fazı kapsamında bu şartları sağlayan tüm esnafa ilk ödemeler geçtiğimiz Haziran ayında yapıldıktan sonra, gerekli belgeleri ibraz eden esnafa planlanan ikinci ödemeler gerçekleştirildi.

    6 Şubat depremlerini takiben hayata geçirdiği program kapsamında 2023 yılında 607 esnafa 25 milyon TL destek sağlayan Kızılay, deprem bölgesinde ekonomik toparlanmayı hızlandırmak ve esnafın yeniden iş hayatına dönmesini sağlamak amacıyla çalışmayı sürdürüyor.

  • “Vergi incelemelerine devam ediliyor”

    “Vergi incelemelerine devam ediliyor”

    Hazine ve Maliye Bakanlığı, sosyal medyada bazı hesaplar üzerinden dijital vergi levhası bilgilerinin paylaşılarak vergi yükümlülükleri ile ilgili haberler yapılmasının ardından konuya ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada 2 bin 815 büyük vergi mükellefinin yüzde 27’sinin vergi incelemesinde olduğuna dikkat çekilerek gelecek dönemde bu oranın arttırılacağı bildirildi.

    “2815 büyük mükellefin halihazırda toplam yüzde 27’si nezdinde vergi incelemelerine devam edilmektedir”

    Yapılan haberlere istinaden yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Mükelleflerimizin beyanlarının doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak amacıyla Vergi Denetim Kurulumuzun risk analiz sistemi üzerinden yaptığı tespitler neticesinde, 2815 büyük mükellefin halihazırda toplam %27’si nezdinde vergi incelemelerine devam edilmektedir. Bu oranın müteakip dönemde daha da artırılması planlanmaktadır. Ayrıca yine sürekli zarar beyan eden mükelleflerden büyüklüğü ve sektörüne göre beyanı riskli değerlendirilen öncelikle 735 mükellef nezdinde vergi incelemeleri yürütülmektedir. Buna ek olarak vergi inceleme istatistikleri mükellef büyüklüklerine göre tespit edilerek Vergi Denetim Kurulu yıllık faaliyet raporunda ayrıca kamuoyuyla paylaşılacaktır.”

    “İstisnalar nedeniyle ödenecek vergisi çıkmayan mükelleflere yurt içi asgari kurumlar vergisi getirilmektedir”

    Eylül 2023’te açıklanan Orta Vadeli Program’da vergide adaletin güçlendirilmesi ve doğrudan vergilerin payının artırılması konusunda kararlılığın devam edeceği vurgulanan açıklamada “Bu doğrultuda az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını hedefleyen ve kayıt dışılıkla mücadelemize katkı sağlayan vergi paketimiz de dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. Vergide etkinlik ve adaletin güçlendirilmesini sağlayacak olan bu paket ile; vergi cezaları artırılacak, bazı istisna ve indirimler kaldırılacak ve kayıt dışı ekonomi ile daha güçlü bir şekilde mücadele edilecektir. Bu paket, son günlerde kamuoyunda dile getirilen eleştirilere de kritik bir düzenleme ile yanıt vermektedir. Paketle birlikte, istisnalar nedeniyle ödenecek vergisi çıkmayan mükelleflere yurt içi asgari kurumlar vergisi getirilmektedir. Buna göre, kazançlarından istisna ve indirimler düşüldüğünde ödenecek vergisi çıkmayan mükellefler, bu indirimler düşülmeden önceki kurum kazançları üzerinden artık yüzde 10 oranında asgari vergi ödeyeceklerdir” ifadelerine yer verildi.

    “Haberlere konu olan mükellefler arzu ederlerse kendileriyle ilgili açıklama yapabilirler”

    Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak gerek vergi incelemeleri ile gerekse saha denetimleri ile kayıt dışılıkla mücadelenin aralıksız devam edileceği belirtilen açılamada “Vergi kanunlarına uymayan mükellefler hakkında tüm yasal işlemler istisnasız uygulanmaktadır. Bu mücadelemize destek vermek amacıyla vergi cezalarının artırılmasına yönelik hükümler de yeni kabul edilen Kanun’da yer almaktadır. Bu kapsamda, vergi mahremiyeti nedeni ile Hazine ve Maliye Bakanlığı olarak mükellef bazında detaylı bilgi paylaşılması mümkün olmamakla birlikte, haberlere konu olan mükellefler arzu ederlerse kendileriyle ilgili açıklama yapabilirler. Vergide adalet, etkinlik ve kazanca göre vergileme, politikalarımızın ana unsurudur” denildi.

  • TİGEM’den Azerbaycan’a ikinci sperma ihracatı

    TİGEM’den Azerbaycan’a ikinci sperma ihracatı

    Bakan Yumaklı, 2024-2028 yılları arasında uygulayacakları hayvancılık yol haritasının en önemli maddelerinden birinin de suni tohumlama ve yerli sperma kullanımının teşvik edilerek verimliliğin artırılması olduğunu anımsattı.

    Türkiye’de yerli sperma üretiminde söz sahibi kuruluşlardan birinin de Bakanlığa bağlı TİGEM olduğuna dikkati çeken Yumaklı, kuruluşun Sultansuyu Tarım İşletmesi Sperma Üretim Merkezi’nde genetik kapasitesi yüksek boğalardan sperma elde edildiğini, özel sektör aracılığıyla çiftçilere ulaştırılan bu dondurulmuş spermaların, hayvansal üretimde kullanılması ile et ve süt verimi daha yüksek büyükbaş hayvanların yetiştirildiğini aktardı.

    Sultansuyu Tarım İşletmesi bünyesindeki Sperma Üretim Merkezi’nde, Türkiye’deki dondurulmuş boğa sperması üretiminin yüzde 38’inin gerçekleştirildiğini bildiren Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Merkezimiz Türkiye’deki izinli merkezler arasında en yüksek paya sahip durumda. Aynı şekilde elde ettiği satış rakamı ile de bu alanda açık ara lider konumda. Sultansuyu Tarım İşletmemizde yeni boğaların tedariki amacıyla da Boğa Anası ve Boğa Adayı Üretim Tesisi’ni projelendirdik. Böylelikle bu tesiste ülke içerisindeki tüm sperma üretim merkezlerinin boğa ihtiyaçlarının 2026 yılından itibaren karşılanmasını hedefliyoruz.”

    Bakan Yumaklı, TİGEM’in, hayvancılık yol haritasının en önemli enstrümanlarından biri olan suni tohumlama ve yerli sperma kullanımının artırılmasına büyük katkıları olduğunun altını çizerek şunları kaydetti:

    “Kuruluşumuz aynı zamanda, Türkiye’nin yanı sıra yurt dışında da gıda güvenliğinin sağlanmasına yönelik önemli çalışmalar yürütüyor. 2023 yılında Azerbaycan’a gerçekleştirdiği 7 bin 200 dozluk satışla ilk ihracatını gerçekleştiren Kuruluşumuz, bu yıl dost ve kardeş ülkeye farklı ırklardan 9 bin doz sperma daha ihraç etti. Bu sayede Azerbaycanlı yetiştiricileri de TİGEM’in üstün özelliğe sahip genetik materyali ile buluşturmuş olduk. Yaptığımız iş birliklerinin, ülkemizin bilgi ve tecrübesinin kardeş ülkelere aktarılarak bu ülkelerin tarım sektörlerini güçlendireceğini umut ediyoruz. Bu bağlamda, Bakanlık olarak köklü bağlara sahip olduğumuz çevre ülkelerde tarımsal üretimin artırılması ve geliştirilmesine yönelik iş birliği ve desteklerimiz bundan sonra da devam edecek.”

    Yılda 1 milyon doz sperma üretiliyor

    Sultansuyu Tarım İşletmesi Sperma Üretim Merkezi’nde yılda 1 milyon doz sperma üretiliyor.

    Bugüne kadar 7,5 milyon doz dondurulmuş boğa sperması üretilen merkezden özel sektöre bugüne kadar 5,5 milyon doz sperma satışı gerçekleştirildi.

    Halihazırda 42 baş boğa ile faaliyetlerine devam eden TİGEM bünyesindeki tesiste; siyah alaca, simmental, esmer, şarole, limuzin ve Belçika mavisi ırklarından üretim yapılıyor. Kuruluş, yetiştiricilerin talepleri doğrultusunda ırk çeşitlendirme çalışmalarına devam ediyor.

    Merkezdeki üstün vasıflı boğa sayısının artırılarak yıllık dozun 1,5 milyona çıkarılması hedefleniyor.

    Öte yandan, yüksek kaliteli boğa sperması ihracatı, genetik çeşitliliğin ve hayvan ıslahının geliştirilmesine katkı sağlarken Türkiye’nin tarım ve hayvancılık alanındaki teknolojik ve bilimsel ilerlemelerini yansıtarak küresel pazarda rekabet edebilirliğini de artırıyor.

    Sperma ihracatı aynı zamanda, ekonomik büyümeye katkıda bulunurken Türk çiftçilerine ve üreticilerine yeni pazarlar ve iş fırsatları da sağlıyor.

  • Vergi düzenlemesi kanunu kabul edildi

    Vergi düzenlemesi kanunu kabul edildi

    AK Partili milletvekillerinin imzasını taşıyan yasa teklifi ile mükellefler katında yapılacak kontroller sonucunda tespit edilen günlük kazanç tutarlarının ortalaması alınarak mükelleflerin aylık ve yıllık kazanç tutarları tespit edilecek. Bu şekilde tespit edilen kazanç tutarları ile mükelleflerin faaliyette bulundukları döneme ilişkin beyan ettikleri hasılat tutarları karşılaştırılacak ve karşılaştırma sonucu bulunan farkın yüzde 20’den fazla olması durumunda mükellefler, Vergi Usul Kanunu’nda yer alan “izaha davet müessesi” kapsamında izaha çağrılacak. Bu hüküm, kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

    Mal ve hizmet alanlarına ilişkin gerçek kişilere yapılan ödemeler üzerinden Cumhurbaşkanınca belirlenen sektör ve faaliyet hususları dikkate alınarak vergi maddi kesinti yapılacak. Böylece vergi güvenliği sağlanacak ve kayıt dışılık azalacak. Cumhurbaşkanına vergi kesintisine tabi ödemeler için faaliyet konuları, ödeme çeşitleri, sektörler, iş grupları ve iş nevileri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte oran belirleme yetkisi verilecek.

    Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçeleri dikkate alınarak teklifle, Vergi Usul Kanunu’nda değişikliğe gidildi. Buna göre, teminat tatbiki kapsamındaki mükelleflerden istenecek teminatın üst sınırı, 10 milyon liradan fazla olmamak üzere, düzenlenmiş sahte belgelerde yer alan toplam tutarın yüzde 10’u tutarında olarak belirlendi. İstenen teminatın verilme süresi 30 günden 60 güne çıkarıldı.

    İstenen teminatın verilme süresi 30 günden 60 güne çıkarıldı. Yükümlülüklerini önceden kararlaştırılan şekilde yerine getiren mükelleflere teminatın iade edilmesi ve belirlenen kişilerin teminat isteme tarihi itibarıyla gerçekleşmiş tüm vergi borçlarından sorumlu olmamaları sağlanacak.

    En düşük emekli maaşı 12 bin 500 liraya çıkacak

    Yeni kanun düzenlemesi ile birlikte yaşlılık, malullük, ölüm aylığı ödenenlere ve hak sahiplerine dosya bazında 10 bin lira olarak öngörülen aylık asgari ödeme tutarı 12 bin 500 liraya yükselecek.

    8 Eylül 1999 öncesinde sigortalı sayılanlardan, ilk defa yaşlılık veya emekli maaşı bağlananların, aynı iş yerinde sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmaya devam etmeleri halinde işverenlere sağlanan 5 puanlık sosyal güvenlik destek priminin Hazine tarafından ödenmesine ilişkin uygulama sonlanacak.

    Yurt dışı çıkış harcına zam

    Düzenlemeyle birlikte yurt dışına çıkış harcının kanunda yer alan tutarı 10 kat artırılarak 50 liradan 500 liraya çıkarılacak. 5597 sayılı Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun’da yapılan düzenlemeyle birlikte Cumhurbaşkanına bu tutarı 3 kat arttırma yetkisi verilecek. Böylelikle yurt dışına çıkış harcı 1500 TL’ye kadar yükselebilecek.

    Başkasının IBAN’ı ve post cihazı kullanılamayacak

    Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca izin verilen durumlar hariç olmak üzere kredi kartı, banka kartı, ön ödemeli kart, karekod, elektronik cüzdan ve benzeri ödeme araçları kullanılmak biçimiyle gerçekleştirilen tahsilatların, kendi mükellefiyeti adına kayıtlı olmayan ödeme sistemleri veya cihazları aracılığıyla yapılması durumunda, tahsilatı yapan mükelleflere ve kendi adına kayıtlı olan bu sistemleri veya cihazları kullandıranlara ayrı ayrı her bir işlem için bu hükme göre belirlenen özel usulsüzlük cezasının 3 katı uygulanacak. Bu kapsamda bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon lirayı aşamayacak.

    Kurumlar Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidildi

    Yeni düzenleme ile yurt içi asgari kurumlar vergisi uygulaması getirildi. Kurumlar vergisi mükelleflerinin ödeyecekleri kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının yüzde 10’undan aşağı olmayacak. Bu kapsamda yıllık pekiştirilmiş hasılatı 750 milyonu geçen çok uluslu şirketlerin düşük vergileme yapılan ülkelerdeki şube, iştirak, iş yerlerinin asgari yüzde 15 oranında kurumlar vergisine tabi tutulacak. Yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlara ilişkin giderler veya istisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararlar, istisna dışı kazançlardan indirim konusu yapılamayacak. Vergi yükünün tespitinde dikkate alınan düzeltilmiş kapsanan vergilerin hesaplanması hüküm altına alınıyor. Çok uluslu işletme grubunun ülkesel bazlı vergi yükü hesaplamasında, o ülkede bulunan bağlı işletmelerin hesaplanan düzeltilmiş kapsanan vergileri dikkate alınacak.

    Yap-İşlet-Devret Projelerinin kazançları üzerinden yüzde 30 kurumlar vergisi alınacak

    Ayrıca, yerel ve küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisine yönelik bir vergi güvenlik müessesesi oluşturuluyor. Bu kapsamda aynı grup içerisindeki bağlı işletmeler arasındaki finansman temini işlemlerinde, borç alan bağlı işletmenin bulunduğu ülkedeki vergi yükünün asgari kurumlar vergisi oranının altında olması, borç veren bağlı işletmenin bulunduğu ülkede ise vergi yükünün asgari kurumlar vergisi oranının üstünde olması veya grup içi finansman nedeniyle oluşan faiz gelir ve giderleri dikkate alınmaksızın hesaplanan vergi yükünün asgari kurumlar vergisi oranının üstünde olması durumunda, borç alan bağlı işletme nezdinde katlanılacak ve işletme bazlı kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınacak faiz gideri, borç veren bağlı işletmenin gelir olarak dikkate aldığı tutarla sınırlı olacak. Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun’a göre gerçekleştirilen projeler ile Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun hükümlerine göre kamu özel işbirliği modeli çerçevesinde yürütülen projelerde faaliyette bulunan kurumların kazançları üzerinden yüzde 30 oranında kurumlar vergisi hesaplanacak.

  • Toplu sözleşme ikramiyesi belli oldu

    Toplu sözleşme ikramiyesi belli oldu

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan kanun teklifiyle memurlarında Toplu Sözleşme İkramiyesi olarak 641,81 TL ikramiye alacağını duyurdu. Bakan Işıkhan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Sendika ve konfederasyonlar ile sosyal diyalog zemininde yürüttüğümüz 7. Dönem Kamu Toplu Sözleşmesi’nde memurlarımız için toplu sözleşme ikramiyesi kazanımını sağlamıştık. Ancak bu kazanım CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasıyla maalesef iptal edilmişti. İptal kararı ile ikramiyeden yararlanan kamu görevlilerimizin aylıklarında azalma meydana gelmişti. Biz emekçilerimizin, memurlarımızın kazanımlarının her zaman yanındayız.

    TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan kanun teklifiyle sendikalı memurlarımız Toplu Sözleşme İkramiyesi olarak 641,81 TL ikramiye alacak ve tüm sendikalı memurlarımızın bu ikramiyeyi almaları sağlanacak. Bu kanun teklifinin yasalaşması sürecinde emeği geçen Cumhur İttifakı Milletvekillerimize teşekkür ediyorum.”

  • Batman’da Türk Ticaret Fuarı düzenlendi

    Batman’da Türk Ticaret Fuarı düzenlendi

    Almiran Group Yönetim Kurulu Başkanı, TTF Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Başkanı Muhammed Arif Çetin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Rok Uluslararası Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Ticaret Fuarı Organizatörü Aygün Aliyeva, Almiran Group Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Arif Çetin, Azerbaycan Cumhuriyetinin İstanbul Başkonsolosluğunda Ticaret Temsilcisi Başdanışmanı Cavid Abdullayev, Macaristan İhracatı Teşvik Ajansı (HEPA) Bölge Ofisi Ülke Yöneticisi Murat Ertekin, Türk Devletleri Teşkilatı TCCI Genel Sekreteri Adem Kula, AK Parti Genel Merkezi Ekonomi İşler Başkan Yardımcısı Zekeriya Aslan gibi birçok önemli isim katıldı.

    Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi 8 ülkenin katılımıyla 7-9 Kasım tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezinde düzenlenecek olan Türk Ticaret Fuarı öncesinde Batman’da bir araya gelen temsilciler, ulusal KOBİ’lere, mikro üreticilere ve girişimlere yeni pazar fırsatları sunma, bölgesel ve küresel üretim zincirleriyle birleşerek farklı pazarlara ulaşmaları için fırsat kapısı aralamayı amaçlıyor.

    Fuar öncesi Batman’da düzenlenen toplantıda konuşan konuşan Almiran Group Yönetim Kurulu Başkanı, TTF. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölge Başkanı Muhammed Arif Çetin, Türk dünyasında yeni iş fırsatları oluşturulacağından ve Türkiye olarak Türk devletleri ile olan ticaret hacmini artıracağından da emin olduklarını ifade etti.

    Ayrıca Türk dünyası ve Türk devletleri olarak bu fuarın, kültürel bağları pekiştireceğini ve ortak projeler geliştirmek için bir olanak sağlayacağını belirten Çetin, “Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk dünyası bünyesinde kurulan Türk Ticaret Odası Türk Ticaret Fuarı ROK EXPO işbirliği ile bölge ekonomileri ve küresel ticaret için de önemli fırsatlar sunacaktır. Bu girişimler, ekonomik iş birliğimizi güçlendirerek daha güçlü bir ticari bağ kurmamız ile sonuçlanacaktır. Zira Türk Ticaret Odasının oluşturulması, Türk dünyası arasında ekonomik entegrasyonu artırmayı da amaçlayan önemli bir adımdır. Bu yapı, iş dünyası temsilcilerinin bir araya gelerek ortak projeler geliştirmesine ve ticari engellerin aşılmasını da sağlayacaktır. Özellikle bölgeler arası ticaret hacminin artırılması ve yeni pazarlara ulaşma noktasında fuarın formun sağlayacağı rehberlik, kritik bir öneme haizdir. Keza, Doğu ve Güneydoğu’da da ciddi manada uluslararası platformlarda çok iyi firmalarımız mevcuttur. Batman ve bölge firmalarımızın Türk Devletleri ve Orta Doğu ülkeleri projelerinde ana yüklenici olarak bulunmalarını, fon sağlayıcılarını da bölge yatırımları için bölgemize çekmek hedeflerimiz arasındadır. Amaçladığımız bu ulvi maksatla da daha büyük, daha güçlü bir Türkiye için ayrışmadan birleşerek ‘İyilik için ticaret’ parolasıyla hareket ediyoruz. Tabi Türk Ticaret Fuarı iş dünyasına yeni iş birliği fırsatları sunmak, inovasyonun ve her sektörde girişimciliğin desteklenmesine olanak tanıyacağı gibi Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk Ticaret Fuarı iş birliği arasındaki ticaret hacmini artırmanın yanı sıra, yabancı yatırımcıların da ilgisini çekecektir. Elbette ki tüm bunlar da totalde, ülkemizin marka değerini arttırmada da önemli bir hamle olacaktır. Bu bağlamda TDT’nin dünya ekonomisine entegre edecek projelerin hayata geçmesi, gelecek dönemlerde iş birliği bağlamında çok önemli sinerjilerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Komşumuz Irak üzerinden Orta Doğu ülkelerine Güneydoğu ve Doğu Anadolu potansiyeli kullanılarak lojistik ve tedarik noktasında bölgemiz firmalarının potansiyelini de kullanarak Çin, Rusya, Türk devletleri ile Orta Doğu ülkeleri arasında köprü olabiliriz. Türk devletlerinin kaynaklarının ve ürünlerinin hem Orta Doğu hem Balkanlar üzerinden lojistik ve pazarlamasını yapacak, Batman’ımız ve diğer Doğu ve Güneydoğu illerimizde de uluslararası başarılarıyla kendini kanıtlamış dinamik şirketlerimize TDT’nın içerisinde hem katkı sağlamaları hem de hak ettikleri yeri almaları için büyük bir fırsat olacaktır. Sonuç olarak, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde oluşturulan bu yapılar, Türk dünyasının ekonomik potansiyelini daha etkin bir şekilde ortaya koyarak, uluslararası ticarette önemli bir oyuncu haline gelmesine katkı sağlayacaktır. İş dünyasının değerli temsilcilerini, bu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmeye ve Türk dünyasının ekonomik refahını arttırma hedefine ve Türk Ticaret Fuarına davet ediyoruz” dedi.

    Macaristan İhracatı Teşvik Ajansı (HEPA) Bölge Ofisi Ülke Yöneticisi Murat Ertekin ise, “Burada Türk dünyası fuarına ilişkin bölgedeki iş adamlarının dikkatini çekmek için buradayız. Bölgede bulunan sanayicilerin ve iş adamlarının dikkatini çekmek için buradayız. Ben Macaristan ihracatının temsilcisi olarak Macar teknolojisini ve Macar ekonomisini tanıtmak için buradayım. Bilindiği gibi Macaristan Türk dünyası teşkilatının gözlemci üyesidir. Türk teşkilatının önem veren bir ülkedir. Siyasi ve ekonomi bağlamında ikili ilişkiler yürütmektedir. Bu çerçevede biz de Macar firmalarını Türkiye’ye getirmek, Türkiye’de distribütör bulmak istiyoruz. Bu bağlamda bu tür toplantılara katılarak Türkiye’deki sanayicilerin Macarlarla birlikte ne tür faaliyetler yürütebileceklerine değiniyoruz. Macarların 14 tane Nobel ödülü var. 10 milyonluk bir ülke için bu 14 Nobel ödülü çok önemlidir. Bu ödüllerin 13 tanesi teknik alanda verilen ödüllerdir. Dolayısıyla Macaristan teknolojisi çok ciddi anlamda ilerleme kaydetmiştir. Bu yolun Türkiye’ye de çok faydalı olacağını düşünüyorum. Ticaret kısmına baktığımızda da iki ülkenin ticaretinin birbirine benzediğini görüyoruz; ancak rakip ülkeler olmadığını da biliyoruz. Dolayısıyla iş birliği imkanı vardır. Biz bu imkanı oluşturmak için elimizden geleni yapacağız. Burada da ilgi çok büyük bu ilgiye karşılık verebileceğimizi umuyorum” ifadelerini kullandı.

    Rok Uluslararası Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı ve Türk Ticaret Fuarı Organizatörü Aygün Aliyeva da, “Bugün Türk devletlerinin ekonomik gücü ve Türk Ticaret Fuarı’nın getireceği fırsatlar konulu Batman bölgesinde bir tanıtım toplantısı düzenledik. Bizim için Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi olarak Batman çok önemlidir. Bundan dolayı İstanbul’un ardından ikinci tanıtımımızı Batman’da yaptık. Bu gün 178 milyonluk nüfus ve 1.9 trilyon dolarlık ekonomik güce sahip olan Türk devletleri birçok alanda ilişkilerini güçlendiriyor ve özel sektör de bunun dışında kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden biz, Ticaret Bakanlığı himayesinde Türk devletleri ticaret ve sanayi odaları birliği iş birliğiyle 7-9 Kasım 2024 tarihinde İstanbul’da Türk devletlerinin en büyük buluşması olarak hazırlanan Türk Ticaret Fuarı’nı düzenleyeceğiz. Bu çalışmalar dahilinde Türkiye’de her bölgede tanıtım toplantılarımız devam ediyor. Herkesi bu büyük fuara bekliyoruz” diye konuştu.

    Yoğun bir katılımla düzenlenen fuar toplantısı katılımcıların çektirdiği toplu hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.

  • Balıkçılar yeni sezondan umutlu

    Balıkçılar yeni sezondan umutlu

    Denizlerde 1 Eylül’de yeni av sezonu başlayacak. Bununla birlikte balıkçıların da hazırlıkları sürerken, palamut balığı bu sene erken görüldü. “Halkımızın gözü aydın palamut görüldü” diyen yarım asırlık balıkçı Türkiye Deniz Canlıları Müzesi kurucusu Balıkçı Kenan Balcı, av yasağının kalkması ile birlikte palamut bolluğu yaşanacağını belirtti. Balcı, “Oltamızı denize bıraktığımız zaman, Ordu’da, Trabzon’da, Karadeniz’in her bölgesinde palamut gözüküyor. Marmara Denizi’nde de palamut var. İstavrit büyüklüğünde. Sardalya sürüsünün arasında yakalandı. Ortalama 30 gram. 1 Eylül’den sonra 500 gram olacak” şeklinde konuştu.

    “Bu yıl bol ve bereketli bir sezon bekliyoruz”

    Denizlerde av yasağının 1 Eylül’de kalkmasıyla birlikte büyük tekneler sezona palamut avıyla başlayacak. Kıyı balıkçıların ağına takılan palamutlar ise yeni sezon için umut verdi. Palamut balığının 20 gün önce yumurta yaptığının altını çizen yarım asırlık balıkçı Balıkçı Kenan Balcı, “Palamut balığı en hızlı büyüyen balık türüdür. 20 günde bir istavrit boyutuna geldi. 25 gün sonra 250-300 gram arasında olacak. Eylül ayı itibariyle ortalama yarım kiloya ulaşacak. En çabuk gramaj alan balık palamut. En çok Omega 3’e sahipler arasında da ilk sırada palamut yer alıyor. Halkımızın gözü aydın. Türkiye’nin gözü aydın. Bu yıl bol ve bereketli bir sezon bekliyoruz. Çünkü palamut erken görüldü. Bu da yeni sezonda palamutun bol çıkacağını gösteriyor. Gelişim açısından en çabuk büyüyen balık palamut. Umuyorum ki bu yıl palamut balığının yılı olacak. İnşallah bu sezon halkımız palamuta doyacak” dedi.

  • Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: “Büyüme potansiyelimizi artıracağız”

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek: “Büyüme potansiyelimizi artıracağız”

    Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, Brezilya’da düzenlenen G20 toplantılarına katıldı.
    Bakan Şimşek sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, toplantılarda küresel ekonomi ve vergi politikaları ile İstikrar ve Reform Programına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı.
    Bakan Şimşek, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
    “Toplantılarda artan oranlı vergilendirmenin gelir ve servet eşitsizliğini azalttığı, mali disiplini güçlendirdiği, vergi adaletini ve kapsayıcı büyümeyi desteklediği konusunda uzlaşı sağlanırken G20 tarihinde ilk kez vergide işbirliği odaklı bir bildirge yayınlandı.
    Küresel ekonomide zorlukların devam ettiği, düşük verimliliğin küresel büyümeyi sınırlandırdığı günümüzde yapay zeka ve benzeri teknolojilere hazırlık büyük önem arz ediyor.
    Programımızla makro istikrarı güçlendirirken yapısal reformlarla kazanımlarımızı kalıcı hale getirerek büyüme potansiyelimizi artıracağız.”