Kategori: Siyaset

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştü

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüştü

    Görüşmede, Türkiye ile Rusya ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Rusya ilişkilerinin güçlenerek gelişmesinin memnuniyet verici olduğunu, üst düzey siyasi diyaloğun devam edeceğini, önümüzdeki süreçte çeşitli vesilelerle gerek bölgede gerekse dünyadaki meseleleri ayrıntılı bir biçimde ele almayı sürdüreceklerini belirtti.

    Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin’in doğum gününü de tebrik etti.

  • “İsrail Lübnan’ı yeni Gazze yapmak istiyor”

    “İsrail Lübnan’ı yeni Gazze yapmak istiyor”

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: “İsrail Lübnan’ı yeni Gazze yapmak istiyorlar”
    -“Gazze’de bütün dünyanın önünde bu tablo izlendi ve durdurulamadı”
    -“Şehitlerin yüzde 70’i kadın ve çocuklardan oluşuyor. Soykırımcı Netanyahu’nun eylemleri devam ediyor”
    -“Batı toplumlarında hükümet ile halklar arasında büyük ayrım var. Hükümetler soykırımcı siyasete destek veriyor”
    -“İsrail uluslararası ceza mahkemesini de tehdit etti. Guterres’i istenmeyen adam ilan etti. Soykırımcı katiller şebekesi ile karşı karşıyayız”
    -“Uluslararası sistem ikiyüzlü. Bir yandan Akdeniz’in her yanını savaş gemileri ile doldurdular. İsrail’in kendini savunma hakkı var deniliyor denildikçe İsrail daha çok kadın ve çocuk öldürülüyor”
    -“Sivil cihazları ölümcül cihaz olarak kullanılıyor. Yeni bir suça imza attılar”
    -“Uluslararası sistemin namusu Netanyahu’nun yargılanıp yargılanmamasından geçiyor”
    -“Cumhurbaşkanımız en başından beri insanlık cephesinin kurulmasını ifade etti”
    -“Bunca acıdan sonra birileri düşük sesle de olsa insanlık cephesine dair bu cümleleri kurmaya başladı”
    -“BM’den İsrail’le ilgili çıkması gereken kararlardan hiçbiri çıkmadı”

  • CHP’li başkanlardan Gülşah Durbay’a destek

    CHP’li başkanlardan Gülşah Durbay’a destek

    CHP’li il başkanları, Durbay’a atılan iftiraların haksız ve çirkin olduğunu belirterek, şu ifadelere yer verdi:

    “Manisa Şehzadeler Belediye Başkanımız Gülşah Durbay’a atılan adi iftiraların karşısındayız. 18 yaşından bugüne dek cumhuriyet değerlerini savunmak için partimizin her kademesinde mücadele eden, gençlik kollarımızda yetişmiş, bizlerin yoldaşı ve kardeşi olan Gülşah Başkanımıza 81 il örgütü olarak sahip çıkıyor ve kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.”

    Açıklamada, Durbay’ın genç yaşta siyasette verdiği mücadele ve başarılarına değinilirken, özellikle kadınların siyasetteki ve iş hayatındaki rollerinin artırılması gerektiği vurgulandı. CHP’li başkanlar, Durbay’ın zor bir hastalığa yakalandığını üzülerek öğrendiklerini ifade ederek, bu zor süreçte Durbay’a yapılan saldırıyı insanlık dışı olarak nitelendirdi.

    “Gülşah Başkanımız, kadınların siyasette, iş hayatında ve karar alma mekanizmalarında daha aktif roller üstlenmesi gerektiğine inanan ve bu uğurda mücadele eden bir cumhuriyet kadınıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin neferleri ve yol arkadaşları olarak bizler de onun yanındayız.”

    Ayrıca, açıklamada İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından artan kadına yönelik şiddet olaylarının hem fiziksel hem de psikolojik açıdan daha görünür hale geldiği vurgulandı. Gülşah Durbay’a yapılan saldırının, kadına yönelik şiddetin bir türü olduğu ve bu saldırının politik bir yapıdan kaynaklandığı ifade edildi.

    Son olarak CHP il başkanları, 31 Mart 2024 yerel seçimlerine dikkat çekerek, partilerinin bu süreçte hedeflerine ulaşacağına inandıklarını belirttiler. Açıklama, CHP’nin her türlü saldırıya karşı tek vücut olarak en sert tepkiyi göstereceği mesajıyla sona erdi.

    “Şunu herkes çok iyi bilsin ki; İktidar hedefine kilitlenmiş ve birbirlerine kenetlenmiş Cumhuriyet Halk Partilileri hiçbir güç yolundan çeviremeyecektir.”

  • “İsrail’in Gazze’deki soykırımını lanetliyoruz”

    “İsrail’in Gazze’deki soykırımını lanetliyoruz”

    İletişim Başkanı Fahrettin Altun İsrail’in Gazze’de devam eden saldırıların yıl dönümünde sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

    İletişim Başkanı Altun, yaptığı açıklamada, İsrail’in bir yıldır tüm dünyanın gözü önünde soykırım yaptığını belirterek, “Adeta gözü dönmüş bir şekilde hukuk, ilke, ahlak ve sınır tanımadan sivil, masum, sağlık çalışanı ve gazeteci demeden katliamlar yapıyor. Bu vahşet, insanlığın ortak vicdanını yaralıyor” dedi.

    7 Ekim 2023’ten bu yana soykırım yapan, insanların en temel ihtiyaçlarına ulaşmasını engelleyen İsrail’in, bu süreçte 50 bine yakın Filistinliyi katlettiğini kaydeden Fahrettin Altun, “Yakın tarihin gördüğü en büyük zulümlerden biri olan bu vahşet, elbette cezasız kalmayacaktır. İsrail, bu zulümlerinin hesabını er ya da geç verecektir” şeklinde konuştu.

    Gazze’deki soykırımda hayatını kaybedenleri rahmetle anan Altun, uluslararası toplumu da bu zulmün mimarlarına karşı daha fazla ses çıkarmaya davet ederek, “Tarihin utanç sayfalarında yerini alan bu soykırımı lanetliyoruz. Uluslararası toplumu, bu soykırımın mimarlarına karşı daha fazla ses çıkarmaya davet ediyoruz. Bizler Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde, masum insanların yanında, zulmün karşısında yer almaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • “İsrail bu soykırımın bedelini er ya da geç ödeyecek”

    “İsrail bu soykırımın bedelini er ya da geç ödeyecek”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’ye yönelik saldırıların yıl dönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Erdoğan, Gazze’deki yıkıma dikkat çekerek, 365 gün önce hayatta olan 50 bin insanın vahşice katledildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de hastanelerin, farklı inançlara ait ibadethanelerin ve okulların artık ayakta olmadığını ve birçok gazeteci, sivil toplum kuruluşu temsilcisinin de artık aramızda bulunmadığını belirtti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze’de, Filistin’de, bugünlerde Lübnan’da ölenlerin sadece kadınlar, çocuklar, bebekler, masum siviller değil; aynı zamanda insanlık olduğunu, insanlığa hizmet etmesi beklenen kurumlar ve uluslararası sistem olduğunu kaydetti.

    “Tam 1 yıldır dünyanın gözü önünde, canlı yayında katledilen aslında tüm insanlıktır, insanlığın geleceğe dair tüm umutlarıdır” ifadelerini kullanan Erdoğan, İsrail’in uzun yıllardır süren soykırım, işgal ve istila politikasının artık sona ermesi gerektiğinin altını çizdi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Katil İsrail hükûmetinin 7 Ekim’den bu yana katlettiği on binlerce insanı bugün hüzünle yâd ediyor; eşlerini, çocuklarını, ailelerini kaybeden yüreği yaralı Gazzeli, Filistinli, Lübnanlı kardeşlerime en kalbî taziyelerimi iletiyorum. İsrail’in uzun yıllardır süren soykırım, işgal ve istila politikası artık bir son bulmalıdır. Unutulmamalıdır ki İsrail 1 yıldır uyguladığı, hâlen de devam etmekte olduğu bu soykırımın bedelini er ya da geç ödeyecektir. Hitler nasıl insanlığın ortak ittifakıyla durdurulduysa Netanyahu ve cinayet şebekesi de aynı şekilde durdurulacaktır. Gazze soykırımının hesabının sorulmadığı bir dünya huzura kavuşamayacaktır. Türkiye olarak bedeli her ne olursa olsun İsrail hükûmetinin karşısında durmaya, dünyayı da bu onurlu duruşa çağırmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

  • Erdoğan’dan Recai Kutan için taziye mesajı

    Erdoğan’dan Recai Kutan için taziye mesajı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, taziye mesajında, “Saadet Partisi Kurucu Genel Başkanı ve Yüksek İstişare Kurulu Üyesi, Türk siyasetinin mümtaz şahsiyetlerinden biri olan Sayın Recai Kutan Beyefendi’nin vefatını derin bir teessürle öğrendim. Merhum Recai Kutan’a Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailesine, sevenlerine, Saadet Partisi’ne ve Millî Görüş camiamıza başsağlığı diliyorum. Sayın Recai Kutan siyasi mücadelesi ve ülkemize vermiş olduğu değerli hizmetlerle inşallah her daim hayırla yâd edilecektir. Mekânı cennet olsun ”ifadelerini kullandı.

  • Emine Erdoğan’dan “Gazze” paylaşımı

    Emine Erdoğan’dan “Gazze” paylaşımı

    Emine Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının birinci yılına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

    İsrail’in 76 yıldır Filistin halkına uyguladığı zulmün, son bir yılda açık bir soykırıma evrildiğini vurgulayan Erdoğan, yıkılmış evlerin enkazı altında sadece taşların değil, insanlık onurunun kaldığını kaydetti.

    Emine Erdoğan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

    “Çocukların masum gülüşleri, işgalin zalim yüzüyle sönüp giderken, annelerin gözyaşları Gazze’nin toprağına her gün yeniden karışıyor. Bu vahşet, insanlığın vicdanında derin bir yara açtı. Her bir kayıp, tüm dünya için bir utanç vesikası oldu. Ama biz biliyoruz ki, zulmün gölgesi ne kadar ağır olursa olsun, adaletin ışığı bir gün o karanlığı boğacak. Bu karanlık günler, bir halkın özgürlük umudunu söndüremeyecek. Türkiye, Filistin’in bu haklı mücadelesinde her zaman yanında olacak. Dualarımız, barışın ve adaletin hüküm sürdüğü bir dünya için, Filistin’in özgürlüğü, masum çocukların güven içinde büyüyeceği bir gelecek için.”

    Emine Erdoğan’ın paylaşımında, Gazze’de yaşananlara ilişkin bir videoya da yer verildi.

  • “İsrail durdurulmalıdır, Netanyahu hesap vermelidir”

    “İsrail durdurulmalıdır, Netanyahu hesap vermelidir”

    İsrail’in 7 Ekim 2023’te başlattığı ve Gazze Şeridi’nde çok sayıda katliam ve on binlerce sivilin hayatını kaybettiği saldırılarının üzerinden bir yıl geçti. İsrail’in başta Gazze olmak üzere bölgede gerçekleştirdiği insan hakları ihlallerinin ve katliamlarının unutulmamasını sağlamak ve katledilen masumları anmak amacıyla 81 ilde eş zamanlı olarak basın açıklaması düzenlendi. AK Parti Çanakkale İl Başkanlığı binasında düzenlenen basın açıklamasına AK Parti Çanakkale İl Başkanı Ömer Faruk Göktürk, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, AK Parti Çanakkale eski Milletvekili Jülide İskenderoğlu, kadın ve gençlik kolları yönetimi ile partililer katıldı.
    AK Parti İl Başkanı Göktürk, bugün, İsrail’in Filistin’e yönelik başlattığı insanlık dışı saldırının birinci yılında bir araya geldiklerini söyledi. Filistin halkının maruz kaldığı zulmü bir kez daha güçlü bir şekilde kabul etmediklerini ve Filistin davasını savunmaya devam edeceklerini tüm dünyaya bir kez daha ilan ettiklerini ifade eden Göktürk, “İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik başlattığı saldırılar ile Filistinli savunmasız sivilleri hedef almış, uluslararası hukuku hiçe sayarak büyük bir insanlık suçuna imza atmıştır. İşlediği soykırım suçunun üzerini örtmek için de 7 Ekim’i bahane etmektedir. Bu noktada çok önemli bir gerçeğin altını çizmek istiyoruz: 7 Ekim’i, meselenin sanki sıfır noktasıymış gibi ele alan bir yaklaşımı kesinlikle kabul etmiyoruz. 7 Ekim esasında İsrail katliam ve soykırım makinasının hız ve şiddetinin daha da artmasıdır. Bir yılın içinde 17 binden fazla çocuk, 11 binden fazla kadın olmak üzere 42 binden fazla masum Filistinli sivil İsrail’in acımasız ve insanlık dışı saldırılarında şehit düştü. Hiçbir şey 7 Ekim’de başlamadı. Süregiden soykırıma 7 Ekim sebep olmadı. 77 yıllık bir işgal, zulüm ve katliam tarihinden bahsediyoruz. Topraklarından edilmiş; hakları ve malları gasp edilmiş; öldürülmüş; katliama uğramış milyonlardan bahsediyoruz. Böyle bir gasp ve hırsızlığın üstüne kurularak, uluslararası hamilerinden yüz bulup günümüze kadar gelen bu suç şebekesinden zaten ne hak ne hukuk ne de adalet beklenebilir. Diğer taraftan, uluslararası hiçbir kurum bu insanlık dışı durumun durdurulması için yeterli çaba sarf etmemiş, insan haklarını ağzından düşürmeyen bazı Batılı devletler maalesef ki İsrail’i kınama cesareti bile gösterememiştir. Bugün hala uluslararası toplum gereken adımları atmaktan, uluslararası hukuku işletmekten son derece uzaktır” dedi.
    İsrail’in, bölgenin ortasına Batılı güçlerce bırakılmış bir bomba misali on yıllardır bölgede istikrarsızlık ve kaos kaynağı olmayı sürdürdüğünü kaydeden Başkan Göktürk, sözlerine şöyle devam etti:
    “İsrail, kurulduğu günden bu yana, Batı’nın çifte standardını, ikiyüzlülüğünü ve ikircikli tavrını gösteren bir örnek olmuştu. 7 Ekim’den bu yana da acizlik, zayıflık ve sefaletini de göstermiş oldu. Bugün bu katliama ses çıkarmayan hiçbir devletin kendini ciddi bir devlet olarak görme hakkı yoktur. Yine bugün bu soykırıma itiraz edemeyen hiçbir ülkenin insanlığa söyleyecek tek bir sözü kalmamıştır. İsrail 1930’ların Nazi Almanyası’ndan farksızdır. Tıpkı Nazi Almanyası gibi soykırımcı, saplantılı ve ırkçı bir düşünceye sahiptir. Yine tıpkı Nazi Almanyası gibi saldırgan, şımarık, küstah davranışlar sergilemektedir. İsrail bugün Orta Doğu’da etrafına bulaşan ve tüm bölgenin düzen ve istikrarını tehdit eden bir yapıdır. Nazi Almanyası’nın durdurulmamasının dünyanın başına açtığı dertleri tarihten biliyoruz. Bugün de İsrail durdurulmadığı takdirde tüm bölgeyi ateşe atana kadar devam edecektir. Bu nedenle tüm gücümüzle haykırıyoruz. İsrail durdurulmalıdır. Netanyahu hesap vermelidir. Diğer taraftan devam eden bu vahşet karşısında ortak bir adım atamayan İslam dünyasının içinde bulunduğu durumdan da dersler çıkarmalıyız. Bu anlamda güçlü bir Türkiye’nin daha adil bir dünya ve daha etkin bir İslam dünyası için ne kadar elzem olduğunu bir kez daha görüyoruz. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Filistin’in haklı davasını her zaman ve her platformda savunduk; savunmaya da devam edeceğiz. Türkiye, yalnızca diplomatik yollarla değil, aynı zamanda insani yardımlar ve kalkınma projeleriyle de Filistin halkının yanında olmuştur. Filistin’e yapılan insani yardımların büyük çoğunluğu bugün ülkemiz tarafından yapılmaktadır. Konuyu insani boyutlarının yanı sıra stratejik boyutlarıyla da en ince ayrıntılarına kadar ele alıyoruz. İsrail saldırganlığının ülkemize de yönelebileceği riskini tüm bölge ülkeleri gibi biz de görüyoruz. Vadedilmiş topraklar safsatasının içine ülkemiz topraklarını da katan bu suç şebekesinin planlarının farkındayız. Stratejik tüm hazırlıklarını yapan bir ülkenin özgüvenini taşıyoruz. Fakat aynı zamanda toplumsal istikrarın da hayati olduğunu bildiğimizden iç cepheyi güçlü tutmak için vatandaşlarımızı ülkemizin karşılaşabileceği uluslararası tehditler konusunda siyasi ve ideolojik tutumlarından bağımsız olarak tek bir cephede birleşmeye davet ediyoruz. Bu nedenle Cumhurbaşkanımızın yıllardır tekrar ettiği ‘bir olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep beraber Türkiye olacağız’ şiarını bir ahitleşme olarak görüyoruz. Bu anlamda güçlü bir Türkiye’nin ve siyasi iradenin öneminin hem bölgemiz hem de insanlık için ne denli hayati olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Filistin davasına sahip çıkan Cumhurbaşkanımızın küresel çeteler ve onların yerli iş birlikçileri tarafından yıllardır neden hedef alındığını bugünlerde yeniden idrak ediyoruz. Filistin, sadece bir coğrafi bölge ya da bir halkın mücadelesi değildir; Filistin, tüm insanlığın vicdan davasıdır. Filistin’in bağımsızlık mücadelesi, aynı zamanda evrensel insan hakları mücadelesidir. İsrail’in işgal politikalarına, Filistin halkına uyguladığı zulme ve insan hakları ihlallerine karşı mücadelemiz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde devam edecektir.”
    Basın açıklamasının ardından Filistin’de yaşanan soykırımı konu alan sergi gezildi.

  • “İnsanlık barbarlığı yenecek”

    “İnsanlık barbarlığı yenecek”

    AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İsrail’in Gazze’ye yönelik insanlık dışı saldırılarının başlangıcının 1. yıldönümünde sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Çelik açıklamasında, “7 Ekim, soykırımcı Netanyahu hükümetinin insanlığı işgal etmek üzere katliamlara başladığı gün. 1 yıldır her türlü katliam aracıyla Gazze’de insanlığın yüz akı kardeşlerimizi şehit ettiler. Soykırımcı şebeke, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi dahil her yere dönük işgal politikasını sürdürdü. Ama Gazze’yi teslim alamadılar. İnsanlığı teslim alamadılar. Gazze insanlığın ta kendisidir. İnsanlık eninde sonunda barbarlığı yenecek” dedi.

  • Katar Dışişleri Bakanlığı’ndan Macron’a destek açıklaması

    Katar Dışişleri Bakanlığı’ndan Macron’a destek açıklaması

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un İsrail’e silah tedarikini durdurma çağrısı yapmasının yankıları sürerken, Katar’dan Macron’a destek geldi. Katar Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Macron’un çağrısı savaşı durdurmaya yönelik önemli ve takdire şayan bir adımdır ve BM ve Uluslararası Adalet Divanı kararları ile uyumludur” denildi. Açıklamada, “İsrail’i Gazze ve Lübnan’a yönelik saldırganlığını durdurmaya zorlayacak kesin kararlar alması için uluslararası topluma yaptığımız çağrıyı yineliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

    Blinken Katar, Suudi Arabistan ve Fransa ile Orta Doğu’yu görüştü
    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller ise sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdulrahman Al Thani ile görüştüğünü ifade etti. Miller, ikilinin “Lübnan ve İsrail’deki sivillerin evlerine dönmelerine olanak sağlayacak 1701 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının uygulanmasının önemi ve Gazze’de ateşkes sağlanması için sürdürülen çabalar” hakkında konuştuğu bilgisini paylaştı. Blinken’in Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Âl Suudi ile de görüştüğünü açıklayan Miller, görüşmede “Lübnan’daki acil ihtiyaçların giderilmesi, Gazze’de ateşkesin sağlanması ve bölgesel gerginliklerin azaltılmasına yönelik çabaların” ele alındığını söyledi. Miller, Blinken’in Fransız mevkidaşı Jean Noel Barrot ile yaptığı görüşmede ise İsrail, Gazze ve Lübnan’ı ve çatışmaların durması için diplomasinin önemini ele aldığını açıkladı.