Kategori: Teknoloji

  • Yapay zeka ardındaki “su” riski

    Yapay zeka ardındaki “su” riski

    Microsoft, Google ve Meta gibi büyük teknoloji şirketlerinin yapay zeka teknolojilerine güç sağlayan veri merkezlerini soğutmak üzere su kullanımını artırması, çevresel endişelere yol açtı. Yapılan araştırmalar, yapay zeka çalışmalarında kullanılacak su miktarının 2027 yılına dek 4,2 milyar ila 6,6 milyar metreküp arasına ulaşacağını ortaya koydu.

    California Üniversitesi’nden araştırmacılar, Nature dergisinde yayınlanan bir makalede tatlı su kıtlığının giderek şiddetlendiğini, uzun süreli kuraklıkların daha da kötüleştiğini ve su kaynaklarının hızla azaldığını belirtti. Araştırmacılar makalede, şu an yaşanılan zaman diliminin yapay zeka modellerinin su ihtiyacını ele almak için kritik bir dilimi olduğunu vurgularken, 2022’de Microsoft’un su tüketimini yüzde 34, Google’ın yüzde 22 ve Meta’nın yüzde 3 artırması çevresel endişeleri güçlendirdi.

    Uzmanlar uzun süreli etkilerine dikkat çekti
    Bazı araştırmacılar ise, yapay zeka firmalarına farklı hizmetlerin geliştirilme sürecinde ne kadar su tüketildiğine dair şeffaf olma çağrısında bulundu.

    Güney Kaliforniya Üniversitesi bünyesindeki İletişim ve Gazetecilik Okulu’nda görev yapan ve yapay zekanın toplumsal etkileri konusunda çalışan Prof. Kate Crawford, daha fazla şeffaflık olmadan yapay zeka modellerinin gerçek çevresel etkilerini izlemenin mümkün olmadığını söyledi. “Gezegenin pek çok yerinde derin ve uzun süreli kuraklıkların yaşandığı ve temiz içme suyunun zaten kıt olduğu bir dönemde bu önemli” diyen Crawford, “ İklim kriziyle karşı karşıya olduğumuz bu günlerde gerçek etkilerini bilmeden üretken yapay zeka araçlarının körü körüne kullanılmasını istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

  • “2026 yılında 5G’ye geçeceğiz”

    “2026 yılında 5G’ye geçeceğiz”

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Gazi Üniversitesi tarafından düzenlenen “Civil Ankara” etkinliğine katıldı. Etkinlikte yaptığı konuşmada lojistik, mobilite ve dijitalleşmeyi yönettiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, “Biz yarını değil, biz 2028’i değil, 2035’i değil, 2053’ü bile değil, biz 2071’i artık planlıyoruz. 22 yıllık sürede de yaklaşık 275 milyar dolarlık bir yatırım yaptık” diye konuştu.

    “İzmir-İstanbul arası 3 buçuk saate indi”

    “2002 yılındaki 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol vardı, biz bunu 29 bin 500 kilometreye çıkardık” diyen Uraloğlu, şunları söyledi:
    “2002’deki toplam araç sayısı toplam 8 buçuk milyondur. Bugün yaklaşık 28 buçuk milyon araç var. Eğer bunları yapmamış olsaydık gerçekten Türkiye kilitlenmiş olurdu. Biz teknolojik köprüler yapıyoruz, tüneller yapıyoruz artık. İnşaat sektöründe yapamayacağımız imalat yok diye düşünüyoruz. İzmir-İstanbul arasındaki 426 kilometre uzunluğundaki otoyolla 8 buçuk saat süren seyahat süresi bugün 3 buçuk saat süreye indi. Eğer bunu yapmamış olsaydık İstanbul-İzmir seyahati 12 saatlere varacaktı.”

    “Geniş bant abone sayımız 94,3 milyon”

    İletişimde büyük veriye ulaşmanın önemini vurgulayan Uraloğlu, “Onun için yerli ve milli olmadığınız sürece orada kendinizi yeterince güvende hissedemezsiniz. Yerli ve milli iletişim araçlarını geliştirmemiz lazım. Şu andaki geniş bant abone sayımız 94,3 milyon. Fiber altyapı uzunluğumuz 549 bin kilometreye erişti. İletişimde en önemli altyapı budur. 5G teknolojisine uygun zamanda, doğru piyasa şartlarıyla geçmeyi düşünüyoruz. Muhtemelen 2026 yılında 5G’ye geçeceğiz” dedi.

  • Uzayda yetişen ilk bitki  Ege Üniversitesine ulaştı

    Uzayda yetişen ilk bitki Ege Üniversitesine ulaştı

    İlk Türk astronot Alper Gezeravcı’nın uzayda gerçekleştirdiği 13 deneyden biri de Ege Üniversitesi bilim adamlarına ait deney oldu. Alper Gezeravcı’nın Tuz Gölü’nde yetişen “schrenkiella Parvula” isimli halofit bitkinin uzay ortamına karşı verdiği fizyolojik ve moleküler tepkilerini araştırdığı deneyi sonrası materyaller, Uluslararası Uzay İstasyonundan Ege Üniversitesine ulaştırıldı.

    Deney sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak
    Bu önemli deneye ev sahipliği yapmanın heyecanını yaşadıklarını belirten Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin ‘Milli Uzay Programı’ kapsamında ilk kez bir astronotumuz uzaya gönderildi. Astronotumuz Alper Gezaravcı, 21 gün boyunca uzayda kaldı ve orada TÜBİTAK onaylı 13 farklı deney gerçekleştirdi. Yürütücülüğünü Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday’ın yaptığı, Doç. Dr. Barış Uzilday ve Prof. Dr. İsmail Türkan’ın da araştırma ekibinde yer aldığı ekstrem halofit olan ‘Schrenkiella Parvulanın Tuz Stresine Verdiği Yanıtların Uzay Ortamında Araştırılması-Extremophyte’ deneyi, Gezeravcı’nın uzaydaki ilk deneyi oldu. Uzayda tarımın yapılabileceğine dair ilk deney oldu. Tüm dünyanın gözü üniversitemizde gerçekleştirilen bu deneylerin sonucunda olacak. Yerkürenin tarımsal alanları sınırlı. İnsan nüfusu artıyor. Küresel ısınma çok fazla. Çevre kirliliği tüm dünyanın gündeminde. Dolayısıyla yeni keşiflere ihtiyaç var. Bu keşiflerin arasında Mars ve Ay da yer alıyor. Bunlar gelecekte tüm insanlığın gündeminde olacak. Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümüne gelen uzayda denenmiş materyaller, öğretim üyelerimiz tarafından takip edilecek. Uzayda tarımın başlangıcı adına da önem taşıyan deney sonuçları, üniversitemizce kamuoyuyla paylaşılacak. İlklerin üniversitesi olan üniversitemiz, bir ilke daha imza atmanın bahtiyarlığını yaşıyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Milli Uzay Programı ile bilimin ışığında Türkiye Yüzyılı’nı Türk bilim yüzyılı yapmak için daha çok çalışacağız” dedi.

    “Uzayda tarımı başlattık”
    Proje yürütücüsü Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday, “Alper Gezeravcı, uzay istasyonuna ilk gittiği gün deneyimizi kurmuştu. 10 günlük bir büyümenin sonrasında Türkiye’den giden tohumlar, ilk kez Uluslararası Uzay İstasyonunda yetiştirilmiş oldu. Böylelikle Türkiye’de ilk uzay tarımını da başlatmış olduk. Yetişen örneklerimiz, astronotumuz Alper Gezeravcı tarafından hasat edildikten sonra bir fiksatif solüsyonun içine yerleştirildi. O solüsyon içerisinde yer çekimsiz ortam koşullarını tamamen sabitledik. Daha sonra Uluslararası Uzay İstasyonunda eksi 80 derecede depolandı ve geldiği kapsülde yine aynı koşullarda dünyaya getirildi. En sonunda da Axiom-Space aracılığı ile bizlere kargo yoluyla ulaştırıldı” şeklinde konuştu.

    “Tarihi bir ana tanıklık ediyoruz”
    Tarihi bir ana tanıklık ettiklerini belirten Doç. Dr. Barış Uzilday da, “Tarihi bir ana tanıklık ettiğimiz için çok heyecanlıyız. Ülkemizin uzayda yetiştirdiği ilk bitkinin örnekleri kuru buz içerisinde bize ulaştı. Araştırmamızın pek çok farklı yönü var. İlk olarak halofit bir bitkinin kullanılması önemli. Bu bitki aynı zamanda ağır metal ve düşük sıcaklık dereceleri gibi farklı streslere tolerans gösteriyor. Bitkimiz ileride Ay veya Mars’ta tarım yapılmasına ve oradaki toprağın ıslah edilmesine öncülük edecek. Bundan sonraki aşamada bitkimizin öncelikle RNA’larını izole edeceğiz. Yerçekimsiz ortamda ve tuz koşulunda hangi genlerin ortaya çıktığını inceleyeceğiz. Çünkü bu koşullara bitkilerin adapte olmaları için farklı mekanizmalar var. Bu mekanizmalardan hangilerinin aktifleştiğini anlayabilirsek, ileride bunu tarım bitkilerine aktarma olasılığımız da olacak. Böylelikle uzayda daha ileriki zamanda kurulacak kolonilerde tarım yapmamızı kolaylaştıracak, ortama daha iyi uyum sağlamış bitkileri yetiştirmemize olanak sağlayacak” dedi.

  • Milli Mühimmat TOLUN, aynı anda 4 hedefi 12’den vurdu

    Milli Mühimmat TOLUN, aynı anda 4 hedefi 12’den vurdu

    Savunma Sanayii Başkanlığı ile ASELSAN arasında imzalanan sözleşme kapsamında SADAK-4T Salanından dörtlü TOLUN Mühimmatı atış testi gerçekleştirildi. Test kapsamında Eskişehir 401’nci Test Filo Komutanlığından havalanan F-16 ile Karapınar’da bulunan atış test sahasındaki hedeflere tek atış komutu ile dört adet TOLUN Mühimmatı atışı yapıldı.
    Tek sortide sekiz hedefe nokta atış
    35 bin fit irtifadan, 30 kilometre menzildeki dört farklı noktaya yapılan atışta hedefler, hassasiyetle ve tam isabetle vuruldu. Böylece tek sortide, sekiz farklı hedefe, aynı anda saldırıya imkan verebilecek, SADAK-4T Salanı ve TOLUN Mühimmatı sayesinde Türkiye’de ilk kez dörtlü atış testi başarıyla icra edildi.

    “Eşsiz bir kapasite sunuyoruz”
    ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, başarıyla gerçekleşen test ile Türkiye’nin savunma sanayi alanında elde ettiği başarılara bir yenisini eklediğini belirtti. TOLUN’un Türk Silahlı Kuvvetlerine oyun değiştirici, etkin, caydırıcı yetenekler kazandırdığını belirten Akyol, şunları söyledi:
    “Dünyada çok az ülkede var olan oyun değiştirici bir yeteneği daha Ordumuza kazandırdık. Hava Kuvvetlerimizin caydırıcı gücünü pekiştirecek ASELSAN TOLUN Güdümlü Mühimmatıyla tek uçakla bir sortide 8 farklı hedefe kadar hassas vuruş yetkinliği kazanılmış oldu. TOLUN Güdümlü Mühimmatlarıyla uzun mesafeden yapılan çoklu atışta tüm hedefler farklı açılardan yüksek hassasiyet ile vuruldu. Milli salan sistemimiz SADAK-4T ile kullanılan maliyet etkin ve hava savunma sistemlerine karşı saturasyon etkisi yüksek bir çözüm olan TOLUN, daha gelişmiş kabiliyetlerle de donatılacak. Bu atışla ileri teknolojide, sınırları zorladığımız bir kez daha kanıtladık. ASELSAN mühendislerimiz tarafından geliştirilen TOLUN Mühimmatı ile savaş uçaklarımıza eşsiz bir kapasite sunmanın gururunu yaşıyoruz. TOLUN ile, yüksek hassasiyetle stratejik hedeflerin imha edilmesinde güvenlik güçlerimize çok önemli bir taktik üstünlük kazandırıyoruz. TOLUN gibi milli sistemlerimizi geliştirmeye, ülkemizin bekası için her alanda cansiperane çalışmaya devam edeceğiz.”


    ASELSAN’ın özgün mühendislik ürünü olan TOLUN, hava platformlarından SADAK-4T Salanı aracılığıyla atılabiliyor. Maliyet etkin çözümler sunan TOLUN, hareketli ve yumuşak kara hedeflerine karşı kullanılabiliyor. Beş metrenin altında isabet yeteneğine sahip olan TOLUN, muhtemel tehditlere karşı kritik bir caydırıcılık sağlıyor.

  • Ağrı’da bilim fuarı heyecanı

    Ağrı’da bilim fuarı heyecanı

    Ağrı Merkez Anadolu İmam Hatip Lisesi, TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı’nı gerçekleştirdi. Fuarın açılışına Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, şube müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Fuarda kimyadan ingilizceye, matematikten edebiyata kadar 11 dalda 17 proje stantı yer aldı. Öğrenciler, projelerini ziyaretçilere anlatarak bilimsel çalışmalarını paylaştı. Kökrek, fuarı gezerek öğrencilerle sohbet ederek çalışmaları hakkında öğrencilerden bilgi aldı. Kökrek, fuarın açılışında yaptığı konuşmada, TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı’nın öğrencilerin bilimsel araştırma, sorgulama ve becerilerini geliştirmek için önemli bir fırsat olduğunu söyledi.
    Kökrek, “Öğrencilerimiz, bu fuar sayesinde bilimsel faaliyetler içerisinde bulunarak aynı zamanda hep birlikte çalışmanın mutluluğunu yaşıyorlar. Burada gördüğümüz projeler, öğrencilerimizin bilime olan ilgi ve merakını gösteriyor. Bu projeleri hazırlayan 18 öğretmenimize ve 46 öğrencimize teşekkür ediyorum. Birbirinden güzel çalışmalar yapmışlar. Umarım bu çalışmalar, öğrencilerimizin gelecekteki başarılarına katkı sağlar.” dedi.
    Fuar, ziyaretçilerin projeleri incelemesiyle sona erdi.

  • Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yöneticileri Bursateknopark’ta

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yöneticileri Bursateknopark’ta

    Konuk heyetin gerçekleştirdiği ziyaretin ilk bölümü Rektörlük makamında gerçekleşti. Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Yöneticilerine BTÜ’ye gerçekleştirdikleri ziyaretleri nedeni ile teşekkür etti. Rektör Çağlar, Türkiye’nin yenilik ve rekabet gücünün artırılmasında kritik rol üstlenen teknoparkların bilim ve teknoloji alanındaki ilerleme ve ekonomik kalkınma açısından son derece değerli olduğunun altını çizdi. Bursateknopark’ın, bu önemin farkındalığı ile BTÜ bünyesinde oluşturulduğunu ve kısa bir zamanda pek çok başarı elde ettiğini kaydetti. Bursateknopark’ın üniversite-sanayi işbirliğini teşvik ederek, yürütülen Ar-Ge faaliyetlerini desteklediğini ifade eden Çağlar, burada bilimsel araştırma ve geliştirme projelerinin ticari uygulamalara dönüştüğünü vurguladı. Bursateknopark tarafından yürütülen çalışmaların yerel firmaların küresel alandaki rekabet güçlerini arttırmalarına da yardımcı olduğuna işaret eden Rektör Çağlar, firmalar bünyesinde genç yeteneklere istihdam fırsatları sunulduğuna da dikkat çekti. Bursateknopark’ın bu yönü ile bilim ve teknoloji alanında nitelikli iş gücünün gelişimine de katkı sağladığını belirtti. Yürütülen faaliyetlerin başta Bursa olmak üzere çevre iller ve Türkiye’yi kapsadığını dile getiren Rektör Çağlar, Bursateknopark’ın ulusal yenilik ekosisteminin temel bir parçası olarak bilim ve teknoloji odaklı çalışmalara ivme kazandırmaya devam edeceğini söyledi. Çağlar; “Bursateknopark’da yüksek katma değerli projelerin üretilmesi ve ürünlerin elde edilmesi adına sağladığı destekler için; Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mehmet Fatih Kacır başta olmak üzere Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanımız Mustafa Varank’a ve tüm yetkililere teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

    Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürü Muhammet Bilal Macit ve beraberindekiler, Rektörlük Makamındaki ziyaret sonrasında, Bursateknopark’ın Mimar Sinan Yerleşkesindeki merkezine geçtiler. Bursateknopark’daki incelemelerinde Bakanlık heyetine Müdür Muhammet Bilal Macit ve ekibine, BTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sinan Uyanık, Bursateknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Ayşe Bedeloğlu ve Genel Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Dr. Atike Köken eşlik etti.

    Genel Müdür Prof. Dr. Ayşe Bedeloğlu, Bakanlık heyetine Bursateknopark’ın faaliyetleri, ulusal – uluslararası işbirlikleri, proje çalışmaları ile gelişim planlarını içeren sunum yaptı. Faaliyetlerini Bursateknopark’da sürdüren firmaların yöneticileri ile bir araya gelen konuk heyete, firmaların faaliyet alanlarının çeşitliliği ve Ar-Ge çalışmaları hakkında bilgi verildi. Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürü Muhammet Bilal Macit ve beraberindeki heyet, firmaların faaliyetleri ve projeleri ile yakından ilgilendi. Bursateknopark’da yer alan firmalar için, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın sağladığı desteklerin önemine dikkat çeken Genel Md. Prof. Dr. Ayşe Bedeloğlu, firmaların gelişimi ve yeni pazarlara açılmasında bu desteklerin anahtar rol üstlendiğini belirtti. Bedeloğlu, Bursateknopark’ın yürüttüğü eğitim çalışmalarıyla, girişimcilik ekosistemine ve Ar-Ge kapasitesine de katkı sağladığına vurgu yaptı.

    Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürü Muhammet Bilal Macit; Bursateknopark’ın pek çok faaliyete imza attığını dile getirerek teknoparklarda kalite süreçlerinin ve sürdürülebilir başarının kendileri için büyük değer taşıdığını ifade etti. Bakanlık olarak yürüttükleri destek politikaları aracılığı ile sürdürülebilirliği sağlamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Gerçekleştirdikleri ziyaretler aracılığı ile teknoparklarda faaliyet gösteren firmaların görüş, öneri ve taleplerini birebir değerlendirme imkânı edindiklerini belirterek kısa süredeki gelişim süreci için Bursateknopark yetkililerine teşekkür etti.

  • Katar’a milli teknoloji hamlesi çıkarması

    Katar’a milli teknoloji hamlesi çıkarması

    İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA), Ankara Kalkınma Ajansı (ANKARAKA), İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA), Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA), Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) iş birliğiyle yürütülen Küresel Girişimcilik Etkinliklerine Katılım Çağrısı kapsamında gerçekleşen katılımla Web Summit Katar’da girişimlerin ürün ve teknolojilerini sergiledikleri Türkiye Adası kuruldu. Program ile ayrıca Türkiye’den 25 farklı girişimcilik ekosistemi paydaşı temsilcisi heyet de Web Summit’e katılım sağlıyor.

    Girişimler 3 gün boyunca ürünlerini global sahnede tanıtma imkanı bulurken, düzenlenen yarışmalar, yatırımcı görüşmeleri, mentorluk buluşmaları ve panellerle işlerini büyümek için değerli fırsatlar elde ediyor. Başkent Doha’da düzenlenen etkinlik ilk kez düzenlenmesine rağmen yoğun ilgi görüyor ve biletler tükendi. Web Summit Katar’a özellikle Ortadoğu ve Afrika pazarını hedefleyen Türk girişimlerden de yoğun bir ilgi var. Etkinliğe ülkemizden yaklaşık yüz firma katılıyor.

    Türkiye adasında yer alan girişimler arasında lojistik, eğitim, sağlık, tarım, finans teknolojileri, dijital pazarlama, yapay zeka destekli içerik üretimi gibi farklı alanlarda yenilikçi çözümler sunan girişimler bulunuyor.

    Girişimler, implant olarak kullanılan gelişmiş biyomateryal, tohum yetiştirme süreçlerine dijital çözümler sunan yazılım, esnek güneş panelleri, cilt üzerinden veri toplayan akıllı tekstil, güneş enerjisi ile çalışan mikro mobilite araçları ve tekstil atıklarını yönetimine yönelik dijital platform gibi yenilikçi ürünlerini sergiliyor.

    Web Summit dünyanın başka yerlerinde uzun zamandır teknoloji ve girişimcilik temalı benzer etkinlikleri düzenliyor. Yatırımcılar, potansiyel müşteriler ve diğer girişimcilerle iş birliği ağı kurma imkanı ve girişimler için ürünlerini etkili bir şekilde global alana sunma şansı sunan etkinlik, alanında dünyanın en iyilerinden.

    Küresel Girişimcilik Etkinliklerine Katılım Çağrısı kapsamında başvurular arasından seçilen firmalar Kasım 2023’te Portekiz’in Lizbon kentinde düzenlenen dünyanın en büyük teknoloji konferansı Web Summit’e, 30 Kasım – 1 Aralık 2023 tarihleri arasında Finlandiya’nın Helsinki kentinde gerçekleştirilen Slush etkinliğine ve geçtiğimiz ay Las Vegas’ta düzenlenen CES (Consumer Electronic Show)’e katılım sağlamıştı. Web Summit Katar etkinliği ise 26-29 Şubat 2024 tarihleri arasında sürecek.

  • Google’dan yeni yapay zeka modeli: Genie

    Google’dan yeni yapay zeka modeli: Genie

    Google araştırmacıları, bir metini, taslağı veya fikri alıp sanal bir dünyaya dönüştürebilen yeni bir yapay zeka modeli tanıttı.

    Genie adı verilen sanal dünya modeli, internette bulunan oyun ve diğer videolar üzerine eğitildi ve şu anda yalnızca bir araştırma önizlemesi niteliğinde.

    Başlangıç için oyunlar sanal gerçeklikten çok 2D platform oyunlarına benzeyecek.

    YAPAY ZEKA NEREYE GİDİYOR? 

    Yapay zeka (AI) hayal gücü ve gerçeklik arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor.

    ChatGPT’den Mid-Journey’e kadar, zihnimizi harekete geçirerek her şeyi nasıl yaratabileceğimizle çoktan tanıştık.

    Kısa bir süre önce OpenAI, metin-video yapay zeka birleşimini sunan Sora’yı tanıttı.

    Şimdi de Google’ın DeepMind ekibi, tek bir resim sorusu veya metin açıklamasından etkileşimli 2D video oyunları yaratabilen yeni bir model olan “Genie “yi tanıttı.

  • Dezenformasyonla mücadele için ekip kuruluyor

    Dezenformasyonla mücadele için ekip kuruluyor

    Facebook ve Instagram’ın sahibi sosyal medya devi Meta, dezenformasyonla mücadele için harekete geçti.

    Meta, Haziran ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri sırasında yapay zekanın kötüye kullanılmasını önlemek ve dezenformasyonla mücadele amacıyla ekip kuracağını duyurdu. Meta’nın Avrupa Birliği (AB) İşleri Başkanı Marco Pancini yaptığı açıklamada, “Seçimler yaklaşırken potansiyel tehditleri tespit etmek ve önlemleri gerçek zamanlı olarak uygulamaya koymak için bir Seçim Operasyon Merkezini devreye sokacağız” dedi. Pancini, şirketin istihbarat, veri bilimi, mühendislik, araştırma, içerik politikası ve hukuk ekiplerinden uzmanların yanlış bilgilendirme, algı operasyonları ve yapay zekanın kötü amaçlı kullanımına karşı mücadeleye odaklanacağını söyledi. Meta’nın şu anda Avrupa Birliği genelinde 22 dili kapsayan 26 bağımsız bilgi denetleme kuruluşuyla çalıştığını belirten Pancini, şirketin Bulgaristan, Fransa ve Slovakya’da da üç yeni kurumla ortaklık yapacağını ifade etti.

    Teknoloji şirketlerinden ortak çalışma kararı

    Saniyeler içinde metin, resim ve video oluşturabilen yapay zekanın, seçimlere müdahale gibi olumsuz etkisi dünya genelinde endişeleri arttırmıştı. Meta, Microsoft, OpenAI ve farklı 17 teknoloji şirketi, dünya çapında bu yıl düzenlenecek seçimlere yanıltıcı yapay zeka içeriği ile müdahale edilmesini önlemek amacıyla birlikte çalışma kararı almıştı.
    Avrupa Parlamentosu seçimleri 6-9 Haziran’da yapılacak.

  • Yerli üretim tam uçuş simülatörü 40 bin saat uçuş süresini tamamladı

    Yerli üretim tam uçuş simülatörü 40 bin saat uçuş süresini tamamladı

    Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Türk Hava Kuvvetlerinin sahip olduğu ilk tam uçuş simülatörü, 40 bin saati başarıyla tamamladı.

    Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki ilk uçuş simülatörü olma özelliğini taşıyan ve tamamen yerli ve milli imkanlarla üretilen ‘CN-235 uçağı tam uçuş simülatörü’nde 40 bin saatlik uçuş süresi aşıldı. HAVELSAN tarafından yerli ve milli imkanlarla üretilen ve 24 Kasım 2006’da Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alınan uçuş simülatörü, dünyada sadece iki ülkede yer alıyor” ifadelerine yer verildi.