Kategori: Teknoloji

  • AKINCI hedefi tam isabetle vurdu

    AKINCI hedefi tam isabetle vurdu

    Bayraktar AKINCI, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki AKINCI Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen testte ilk kez Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 ile uçtu. İcra edilen test kapsamında ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi Entegrasyonu başarıyla yapıldı.
    ASELFLIR-500’ün bugün yapılan testte Bayraktar AKINCI TİHA’ya entegre edilmesi ile Türk savunma sanayii önemli bir eşiği daha geçti. Baykar’ın milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar AKINCI, Aselsan tarafından milli olarak geliştirilen ASELFLIR-500 Elektro-Optik Keşif, Gözetleme ve Hedefleme Sistemi’ni kullanarak deniz üstünde seyreden Albatros İDA’yı başarıyla imha etti. Böylece Bayraktar AKINCI, ASELFLIR-500 ile gerçekleştirdiği ilk uçuş ve atış testinde muharebe sahasındaki etkisini gözler önüne serdi. Türkiye’nin ilk milli insansız hava araçlarını üreten Baykar’ın milli ve özgün olarak geliştirdiği Bayraktar AKINCI TİHA, 40 bin uçuş saatini başarıyla tamamlayarak Türk havacılık tarihinde önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı.

     

  • İnsansız kara aracı Aslan’ın tanıtıldı

    İnsansız kara aracı Aslan’ın tanıtıldı

    Tanıtıma Ağrı Valisi Mustafa Koç ve 3’üncü Ordu Komutanı Korgeneral Veli Tarakçı katıldı.

    Geliştirilen insansız kara aracı Aslan, gözetleme ve keşif yapabilme, uzaktan kontrol edilebilme ve birçok askeri teçhizatı entegre edebilme gibi özelliklere sahip.

  • Yerli savaş uçağı ilk uçuşunu yaptı

    Yerli savaş uçağı ilk uçuşunu yaptı

    Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin (TUSAŞ) ve Türkiye’nin en büyük projelerinden birisi olan milli muharip uçak KAAN, ilk uçuş için gerekli hazırlıkların yapılmasının ardından gökyüzüyle buluştu.

  • Uzmanlar uyardı: Yapay zekaya sakın isminizi söylemeyin

    Uzmanlar uyardı: Yapay zekaya sakın isminizi söylemeyin

    Yapay zeka yazılımları insanların hayatlarını kolaylaştırmak için geliştirildi. Sohbet botları karmaşık soruları yanıtlayabilir ve hatta bazı görevleri ürkütücü derecede insani bir şekilde gerçekleştirebilir.

    Bu nedenle zaman zaman kendinizle ilgili adınız da dahil olmak üzere bazı şeyleri paylaşmak cazip gelebilir ancak uzmanlara göre ne pahasına olursa olsun bundan kaçınmalısınız.

    Bir siber güvenlik uzmanı, “Size, şirketinize veya müşterilerinize ait hiçbir şifre, pasaport veya banka kartı numarası, adres, telefon numarası, isim veya diğer kişisel veriler yapay zeka ile yapılan sohbetlere dahil edilmemelidir” uyarısında bulundu.

    Çünkü yapay zekalı bir sohbet yazılımına gönderdiğiniz bilgiler her zaman gizli kalmayabilir.

    ChatGPT’nin kendisi diyalogları kaydeder ve bunlar daha sonra teknik sorunları düzeltmek veya hizmet ihlallerini önlemek için yeniden kullanılabilir. Hatta konuşmalarınız insan moderatörler tarafından bile incelenebilir.

    Bir hatanın konuşmalarınızın sızmasına neden olması veya sohbet robotunun yanlışlıkla bilgilerinizi başka bir kullanıcıyla paylaşması ihtimali vardır.

    Siber güvenlik uzmanı Stan Kaminsky, “Unutmayın: bir sohbet botuna yazdığınız her şey size karşı kullanılabilir” diye konuştu.

  • Tokat’ta yenilikçi boya teknolojisiyle ısınma

    Tokat’ta yenilikçi boya teknolojisiyle ısınma

    Gelişen teknolojiyle birlikte enerji verimliliği ve çevre dostu çözümlere yönelik arayışlar artarak devam ediyor. İşte bu arayışlara yanıt olarak, mühendislerin geliştirdiği yenilikçi boya ısıya dönüşüyor.
    Elektrik enerjisini ısı enerjisine dönüştüren özel boya, düşük tüketimle çalışarak aldığı enerjinin yüzde yüzünü harcıyor. Bu sistem enerji verimliliğini maksimum seviyeye çıkarıyor. Doğal gazın olmadığı veya doğal gazın ulaşamadığı yerlerde kullanılan bu sistem, kömürden sıkılan insanlara yenilikçi bir alternatif sunuyor. Yüzeyine sürüldüğü her yerde elektrik enerjisi verildiğinde ısıya dönüşen bu sistem sayesinde evler, seralar, bahçeler ve daha birçok alanda etkili oluyor. Her yüzeye uygulanabilen bu yenilikçi çözüm, ekonomik, çevreci ve doğal bir ısınma yöntemi sunuyor. Laminant altında, fayans altında, patlatma taş gibi birçok yüzeye kolayca uygulanabilen ısı dönüştürücü boya, geleceğin enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler arayan herkes için umut verici bir adım olarak dikkat çekiyor. Hem ekonomik hem de çevreci olan bu yenilikçi teknoloji, enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik adına önemli bir ilerleme niteliği taşıyor.


    Doğal gazın olmadığı yerlerde insanların kömürden sıkıldığını ifade eden 33 yaşındaki girişimci Gamze Vural, “İnsanlar kömürden sıkılmıştı. Biz de bu yönde ilerledik. Sistemimiz daha çok doğalgazın olmadığı yüzeylerde ısı boyamızı sürüldüğü yüzeye elektrik enerjisi verdiği zaman ısıya dönüştüren bir boyadır. Yani bununla bağ evleriniz, seralarınız, bahçeleriniz, aklınıza gelen her yerde boyayı sürüp, elektrik vererek ısınma sağlayabiliyorsunuz. Doğal gazlı evlerde de kullanılabiliyor.

    Mesela doğal gazın ulaşamadığı en son odalar soğuk oluyor, ulaşamadığı derken. Bu boya oralarda son peteğinize takviye amaçlı sürülebilir. Mevcut peteklerimize de bu sistemi uygulayabiliyoruz. Yeni bir petek almanıza gerek yok. En ekonomik ısınma sistemidir diyoruz. Elektrik enerjisiyle ısınma sağlıyor ve düşük watta tüketim sağlıyor. Ekonomiktir, çevrecidir ve doğal kurulumdur. Sadece peteklerde değil laminant altında, fayans altında, patlatma taş gibi birçok yüzeyde olabiliyor” dedi.

  • Yapay zeka sanatçıları geliyor

    Yapay zeka sanatçıları geliyor

    Son günlerde gündemin ana konularından biri olan OpenAI’ın Sora adlı yapay zeka uygulaması, gerçekçiliği ve maliyet etkisiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, Sora’nın özellikle kullanıcıları şaşırtan performansı hakkında açıklamalarda bulundu. Metinden videoya doğru yapay zeka uygulamalarının farklı kalitelerde içerikler üretebilindiğinin daha önce bilindiğini belirten Darıcı, Sora’nın gerçekçilik, görüntü akışı ve diğer noktalarda daha üstün bir performans sergilediğini belirtti. Videolardaki detayları net bir şekilde ortaya çıkaran bu uygulama, bir sonraki adımda daha da ileri gidebilecek bir teknolojinin habercisi olarak gösterildiğini söyleyen Darıcı, “Daha önce de metinden videoya doğru yapay zeka uygulamalarının farklı kalitelerde içerikler üretebildiğini biliyorduk. Ancak Sora’nın belirttiği gibi, bu uygulama gerçekçilik, görüntü akışı ve diğer noktalarda daha üstün bir performans sergiliyor. Tabii ki yakından izlendiğinde videolardaki bazı detaylar ve hatalar daha net bir şekilde görülebiliyor. Ancak bir sonraki adımda bu teknolojinin daha da ileri gidebileceği öngörülebilir” ifadelerini kullandı.

    “Bu özellikle yüksek bütçeli projelerde süreci hızlandırabilir”
    Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, maliyetlerin bu uygulama sayesinde düşeceğini belirterek, “Bu yıl, özellikle film, dizi ve müzik sektörleri için farklı bir yıl olabilir. Birçok yapım şirketi, yapay zeka ile üretilmiş sanatçıları ve içerikleri kendi uygulama ve yapımlarında kullanma konusunda çalışmalar yapıyorlar. Yapay zekanın özel efektler ve efekt uzmanlığı alanında yüksek maliyet gerektiren işleri kısa sürede ve istenildiği şekilde gerçekleştirebildiğini görmekteyiz. Bu, özellikle yüksek bütçeli projelerde süreci hızlandırabilir. Ancak bunun olumsuz etkilerini görmeye başlayabiliriz ve buna karşı çeşitli önlemler alınmaya çalışılıyor” diye konuştu.

    “İlerleyen süreçte adını dahi bilmediğimiz birçok yeni meslek ortaya çıkabilir”
    Yapay zekayla birlikte ilerleyen süreçte adını dahi bilmediğimiz birçok yeni mesleğin ortaya çıkabileceğini ifade eden Darıcı, “Diğer bir önemli konu ise yapay zekanın meslekleri nasıl etkileyeceği. Meslek sahipleri işsiz mi kalacaklar yoksa meslekleri değiştiği için kendilerini yenilemeleri mi gerekecek? Bu konuda çeşitli kaygılar var ancak sektör içindeki kişilerin kendilerini yapay zekaya entegre etmeleri ve bu teknolojiyle ilgili yeni yollar bulmaları gerekecek. İlerleyen süreçte adını dahi bilmediğimiz birçok yeni meslek ortaya çıkabilir. Bu nedenle, sektördeki bireylerin bu değişime uyum sağlamaları önemlidir. Problem, örneğin medya mensupları için bir sorun haline gelebilir veya içerik üreticileri için bir zorluk oluşturabilir. Çünkü herhangi bir haber akışı içerisinde çok sayıda kaynaktan gelen içeriğin kaynağının yanıltılmasının mümkün olabileceğini düşünürsek, bu içeriğin yapay zeka tarafından üretilip üretilmediğini doğrulatmak, hatta artık yeni bir meslek grubuna olan ihtiyacı beraberinde getirdi. Bu meslek grubunu ‘realite’ olarak adlandırabiliriz. Bu grup, görüntü konusunda uzman kişilerden oluşur ve bir içeriğin yapay zeka tarafından üretilip üretilmediğini veya gerçek olup olmadığını doğrulamak amacıyla görev yapar. Teyitten farklı olarak, bir içeriğin doğruluğu noktasından farklı olarak, gerçek mi, değil mi? Yapay zeka üretimi mi, değil mi? Bunu doğrulayan bir meslek grubu yavaş yavaş ortaya çıkmaktadır. İlerleyen süreçte, yapay zekanın etkisiyle özellikle farklı meslek gruplarının ortaya çıkması muhtemeldir. Özellikle geçmişte yaşamış ses sanatçılarının farklı parçaları, farklı söylemleri ve seslendirdikleri parçaların farklı sürümleri de yapay zeka modelleriyle ortaya çıkabilir. Bu açıdan, gelecek yılın oldukça şaşırtıcı olabileceğini söyleyebiliriz” dedi.

  • BTU, güvenilir test ve analizinin adresi oldu

    BTU, güvenilir test ve analizinin adresi oldu

    Kalitesi TÜRKAK tarafından tescillenen MERLAB, bünyesinde barındırdığı cihazlarla ‘güvenilir test ve analizin adresi’ olarak hizmetini sürdürüyor.

    Bu kapsamda daha önce 4 cihaz ve 5 metotta akredite olan MERLAB, 2024 yılına 2 cihaz ve 5 metot akreditasyonu ile başlangıç yaptı. Böylelikle MERLAB’da akredite olan toplam cihaz sayısı 6’ya, metot sayısı ise 10’a çıktı. Yüzde 80 oranında sanayiye yüzde 20 oranında ise akademiye hizmet veren Termal Gravimetrik Analizör (TGA) ve Diferansiyel Taramalı Kalorimetre (DSC) cihazları aldığı 5 metottaki akreditasyonuyla özellikle kauçuk ve tekstil sektörü tarafından tercih ediliyor. TGA sayesinde malzemenin sıcaklığa bağlı kütle değişimi, DSC ile malzemenin sıcaklığa bağlı ısı değişimi belirleniyor. Bu iki cihaz genellikle kauçuk ve tekstil sektöründen rağbet görse de diğer tüm sektörlerin taleplerine de cevap veriyor. Ar-Ge ve kalite kontrol amaçlı kullanılan TGA cihazıyla numunenin içeriği hakkında bilgi sahibi olunuyor. DSC ise malzemenin donma ve erime noktasını belirleyerek, enerjiye nasıl tepki verdiğini ortaya koyuyor.

    MERLAB Müdürü Doç. Dr. Ahmet Aygün, MERLAB’ın 6 farklı laboratuvarda 100’ün üzerinde analiz çeşitliliği ile otomotiv, havacılık, uzay, savunma, ambalaj, plastik, kauçuk, tekstil, inşaat, gıda gibi önemli alanlarda çalışan birçok kamu ve özel sektör kuruluşuna güçlü ve donanımlı alt yapısı ile hizmet veren bir laboratuvar olduğunu söyledi. Doç. Dr. Ahmet Aygün, “2021 yılında laboratuvarımız genel akreditasyon aldı. Ardından 4 cihaz ve 5 metodumuz şimdi de 2 cihaz ve 5 metodumuz akredite edildi. Bu şu demek oluyor, bu cihazlarla yaptığımız test ve analizler dünya çapında güvenilir sonuç veriyor. Bu makineler farklı firmalarda da bulunuyor ancak TÜRKAK tarafından akredite almış cihaz çok azdır” dedi.

    Yeni akredite olan cihazın büyük ölçüde sanayi tarafından tercih edildiğini dile getiren Doç. Dr. Aygün, “Cihazlarımızın boş kaldığı gün yok, büyük talep görüyorlar. Analizin yorumlaması ve yazması riskli bir nokta olduğu için sanayici MERLAB’ı tercih ediyor. Biz de akredite olmuş bu ve diğer cihazlarımızla güvenilir bir şekilde hizmet vermeye çalışıyoruz” diye konuştu.

  • Deneyap Teknoloji Atölyeleri gençleri bekliyor

    Deneyap Teknoloji Atölyeleri gençleri bekliyor

    Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Türkiye’nin yetenekli çocuklarını geleceğe hazırlıyor. Edirne’den Kars’a yurdun 81 ilinde 139 Deneyap Teknoloji Atölyesinde on binlerce öğrenciye Robotik ve Kodlamadan Nanoteknolojiye, Tasarım ve Üretimden Yapay Zekaya 11 farklı eğitim veriliyor. Milli Teknoloji Hamlesinin dip dalgasını oluşturmaya aday gençler için başvurular Erzurum’da 7 Şubat’ta başladı. Yeni öğrencilerini bekleyen Deneyap Teknoloji Atölyeleri için son başvuru tarihi ise 25 Şubat 2024.
    Ülkemizin kalkınması için Milli Teknoloji Hamlesinin itici gücünü oluşturacak, teknoloji üretme ve geliştirme konusunda meraklı bireyler yetiştiren Deneyap Teknoloji Atölyelerinde öğrenci seçme süreci üç aşamadan oluşuyor. Başvuru yapan adaylar, öncelikle “E-Sınava” katılıyor. E-Sınavı başarıyla geçen belli sayıda aday ikinci adım olan “Çevrim içi Eğitim ve Görev Tamamlama” aşamasına, ardından bu aşamada da başarılı olan adaylar “Uygulama Sınavına” davet ediliyor. Tüm aşamaları başarıyla tamamlayan öğrenciler, Deneyap Teknoloji Atölyelerinde eğitim almaya hak kazanıyor..


    36 ay ücretsiz teknoloji eğitimleri
    11 farklı program başlığında 36 ay süren bu eğitimler öğrencilere tamamen ücretsiz olarak sunulurken, öğrencilerin Deneyap Teknoloji Atölyelerine katılabilmesi için aşamaları başarıyla tamamlamaları gerekiyor. Deneyap Teknoloji Atölyelerinde eğitim alan öğrenciler teknoloji alanında almış oldukları eğitimleri, bilgi ve tecrübeleri kullanarak her eğitim sonunda proje şenliklerine katılıyor. Bu şenliklerde öğrenciler özgüven kazanarak takımlarını kurup mentorleri eşliğinde ulusal ve uluslararası olmak üzere TEKNOFEST gibi yarışmalara hazırlanıyor. Eğitimlere paralel olarak Deneyap öğrencilerinin sosyal gelişimlerine katkı sunmak amacıyla teknik ve bilimsel geziler, piknik ve kamp programları da gerçekleştiriliyor.

  • Şırnaklı öğrenciler TEKNOFEST’e katılmaya hazırlanıyor

    Şırnaklı öğrenciler TEKNOFEST’e katılmaya hazırlanıyor

    Şırnak Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde düzenlenen programda, DENEYAP öğrencileri yaptıkları akıllı ev ve enerji tasarrufu projelerinin sunumunu gerçekleştirdi. Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Şırnak İl Sorumlusu ve TEKNOFEST İl Koordinatörü Rukiye Aslan, 11 haftalık eğitim programlarının ardından 12. hafta programında takımlaşma dönemine girildiğini ve takım olarak projelerini sergileme fırsatı bulduklarını söyledi.
    Vakfın yapmış olduğu en büyük projelerden biri olan dünyanın en büyük uzay havacılık ve teknoloji festivaline Şırnak’taki tüm öğrencileri hazırladıklarını belirten Aslan, şu an enerji teknolojileri modülü için öğrencilerin 11 haftalık programlarını tamamladıklarını ve takımlaşma dönemine girdiklerini ifade etti.
    Her birinin 3’er 4’er kişilik gruplar aracılığı ile takımlarını sergilemiş olduğunu aktaran Aslan, şöyle konuştu:
    “Aynı zamanda akıllı ev projesi ile her birinin yapmış olduğu bu projeyi sunma fırsatı elde ettiler. Bu takımlaşma dönemine giren öğrencilerimiz bu yıl mezun olacaklar. 2 yılın sonuna geldiler. 2 yılın sonunda, 3’üncü yılda takımlaşma dönemine giriyorlar. Takımlaşma döneminde öğrencilerin her biri ilgi alanlarına yönelik yine takımlaşma dönemine giriyorlar, ardından mentörler atanıyor. Bu mentörler aracılığı ile de TEKNOFEST gibi, İNOVASYON projeleri gibi birçok projeye buradan onları gönderiyoruz.”


    Şırnak’ta 4 bin 700 kişi ile TEKNOFEST finallerine katılmayı hedeflediklerini kaydeden Aslan, “DENEYAP atölyeleri olarak ortaokul ve lise kategorilerimiz bulunmaktadır. Bütün öğrencilerimizi ulusal, uluslararası yarışmalara hazırlamaktayız. Şu anda bin 890 başvurumuz bulunmaktadır. Tabii ki son başvurularımız 20 Şubat. Bu sayının katlanarak artacağını düşünüyoruz. İl Milli Eğitim Ar-Ge bu konuda çok destek veriyor. Şırnak Üniversitesi’nin çok değerli akademisyenleri ile birlikte milli eğitime bağlı proje sorumluları ile birlikte yine bir eğitim ve oryantasyon programı düzenledik. Yeni atölyeler kuruldu” dedi.

    “El Cezeri’nin torunlarını yetiştiriyoruz”
    DENEYAP atölyelerinde, robotik kodlamanın mucidi El Cezeri’nin torunlarını yetiştirdiklerini dile getiren Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Şırnak genelinde 20 projeden 4 tanesi ilimizden çıkmıştır. Bu 4 proje finale kalan projeler. Finale kalan projelerde aynı zamanda TEKNOFEST’te sergilenecek. Buda bizim bölgemizin teknolojiye olan ilgilisini kanıtlamış oluyor. İnanıyoruz ki, El Cezeri’nin torunları giderek artacaktır. Teknoloji atölyelerinde ilk mezunlarımızı vereceğiz.”
    Silopi Dicle Ortaokul 8. Sınıf öğrencisi 12 yaşındaki Nisanur Özkaplan, akıllı ev projesinde rüzgar enerjisinden, kinetik enerji elde ederek enerji tasarrufu planladıklarını söyledi. Özkaplan, “Projemizde rüzgar enerjisi ile enerjiden tasarruf etmeyi hedefledik. Rüzgardan elde ettiğimiz enerjiyi kinetik enerjisine dönüştürüyoruz. Kinetik enerji sayesinde tribünün dönmesini elde ediyoruz. Tribün döndükten sonra mekanik enerji elde ediyoruz ve bunu jeneratöre yönlendiriyoruz. Oradaki enerji de elektrik enerjisine dönüşüyor ve bunu şebekeye yönlendirip elektrik tasarrufu elde edebiliyoruz” şeklinde konuştu.
    Hacı Fettah Kadıoğlu Anadolu Lisesi 11 sınıf öğrencisi Şoreş Pusat ise, yaptıkları projede yağmur sularını ve güneş enerjisini kullanarak elde edilen elektrik enerjisi ile tasarruf ettiklerini söyledi.
    Program, jüri üyelerinin projeleri puanlandırmasının ardından pasta kesimi ile sona erdi.

  • Türksat uyduları, İHA’lara müdahale riskini en aza indiriyor

    Türksat uyduları, İHA’lara müdahale riskini en aza indiriyor

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu yaptığı yazılı açıklamada, İHA’ların Türksat sayesinde güvenle uçacağını vurgulayarak “Türksat 5B başta olmak üzere, tüm Türksat uyduları ile dünyanın dört bir yanında İHA’ları kontrol altında tutabileceğiz. Bunlar genişletilmiş menzil ve kapsama alanı ile kesintisiz haberleşebilecek. Artık İHA’larımızın kontrolüne dışarıdan müdahale edilmesi mümkün olmayacak.” ifadesini kullandı.
    Bakan Uraloğlu, başlarda sadece askerî ve gözetleme amaçlı kullanılan insansız hava araçlarının son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte mühendislik uygulamalarında, bilimsel çalışmalarda ve sivil alanda da kendine yer bulmaya başladığını belirtti.
    Türkiye’de üretilen yerli ve millî İHA’ların yanı sıra uydu haberleşme kabiliyetine ihtiyaç duyan tüm İHA’ların kontrolünün artık TÜRKSAT uyduları üzerinden sağlanmaya başladığını bildiren Uraloğlu, “Uydu iletişimi, İHA operasyonlarında oyunun kurallarını değiştiren bir unsur olarak ortaya çıkıyor. Özellikle yurt dışında görev yapan İHA’ların kontrolü Türksat uyduları ile daha güvenli hâle geldi. Uydu iletişimi, veri iletimi için güvenli ve şifreli kanallar sağlayarak, yetkisiz erişim veya müdahale riskini en aza indiriyor. Türksat uyduları ile İHA’larımız dünyanın her yerinde güvenle uçabilecek.” ifadelerine yer verdi.

    Erişilemeyen alanlarda bile İHA’lara kesintisiz iletişim

    Uraloğlu, beşinci nesil haberleşme uydusu Türksat 5B’nin hizmete girmesinin ardından Türkiye’nin uydu data kapasitesinin 17 katın üzerinde arttığını hatırlattı. Türksat’ın bölgedeki güçlü uydu altyapısına sahip operatörlerden biri hâline geldiğinin altını çizen Uraloğlu, “Gelişen teknoloji ile Türksat uydularının kullanım alanları da önemli oranda arttı. Türksat uyduları İHA operasyonları için genişletilmiş menzil ve kapsama alanı sağlıyor. Daha önce kullanılan LOS (Line of Sight) denen veya sınırlı karasal ağlara dayanan geleneksel iletişim yöntemlerinden farklı olarak, uydu iletişimi; uzak ve erişilemeyen alanlarda bile kesintisiz haberleşme imkânı veriyor. Türksat uydularının geniş kapsama alanları sayesinde zorlu arazilerde ve sınır ötesinde İHA görevleri kolaylaşıyor.” ifadelerine yer verdi.
    Türksat uydularının insansız hava araçlarımızın Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika gibi bölgelerde faaliyet gösterme yeteneklerini geliştirdiğini de aktaran Uraloğlu, “Uydularımız, kesintisiz ve güvenilir operasyonel faaliyetlerin verimli bir şekilde gerçekleştirilmesine imkân sağlıyor. İHA’larımız Türksat uyduları aracılığı ile geniş frekans bandından yararlanarak; yüksek hızlı veri, ses ve görüntü aktarımı yapabiliyor” değerlendirmesinde bulundu.