Kategori: Teknoloji

  • “Karma sürünün” parçası: BARKAN

    “Karma sürünün” parçası: BARKAN

    insansız otonom kara aracı BARKAN’ı güvenlik güçlerinin kullanımına sunan HAVELSAN, araca yeni yetenekler kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor.

    Yıl içerisinde ROKETSAN’a ait güdümlenebilir mini füze METE ile BARKAN 1 aracından atış gerçekleştirilirken bu kez BARKAN 2’den ilk kez kamikaze mühimmat atışı yapıldı. BARKAN, “kamikaze insansız hava aracı (İHA)” olarak da nitelendirilen dolanan mühimmat entegrasyonu ile sınıfında ilk olma özelliğini kazandı.

    BARKAN 2 ile 15 kilometre yarıçaplı bir bölgede görev ve faaliyet icra edilirken tek kuleye bağlı, aynı anda atış yapılabilen hidrojen destekli iki lançerli sistemden (bir lançer lazer güdümlü sistem, bir lançer dolanan mühimmat) Gürbağ Savunma’ya ait keşif gözetleme ve kamikaze amaçlı dolanan mühimmatın atışı başarı ile gerçekleştirildi.

    Tek kuleden insansız kara aracı üzerinden bu tip mühimmat ve çoklu lançer atışı, uluslararası arenada bir ilk olarak kabul ediliyor.

    Atışı yapılan dolanan kamikaze mühimmat, elektrikli tahrik sistemi, 3000 metre uçuş irtifa yüksekliği, 40 dakika havada kalma süresi ile 15 kilometre menzile ulaşabiliyor.

    Geçen aylarda Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine de giren BARKAN’a modüler yapısı sayesinde farklı faydalı yükler hızlı biçimde entegre edilebiliyor.

    Geleceğin muharebe sahasına hazırlık

    HAVELSAN Ürün Geliştirme ve Üretim Direktörü Veysel Ataoğlu, AA muhabirine, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında Orta-1 kategorisinde geliştirdikleri BARKAN insansız kara araçlarını Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim ettiklerini söyledi.

    Araçla sahada eğitimler gerçekleştirdiklerini dile getiren Ataoğlu, bu süreç sonunda seri üretim taleplerinin gelmesini beklediklerini ifade etti.

    BARKAN 2 aracıya hareket kabiliyetini artırdıklarını anlatan Ataoğlu, araca farklı faydalı yükler entegre ettiklerini bildirdi.

    Son olarak BARKAN 2 ile 15 kilometre yarıçaplı bir alanda faaliyet icra edebilecek lançer sistemi entegre ettiklerini belirten Ataoğlu, “Atış ve test faaliyetlerimizi tamamladık. Dolanan mühimmat dediğimiz faydalı yükün sürü olarak kullanabildiği, diğer sistemlerle entegre ederek sahadaki askerin işini kolaylaştırabilecek, kuvvetin bir öncü birliği gibi rol alabilecek bir uygulama için deneme çalışmaları yapıyoruz. Gürbağ Savunma ile işbirliği yaparak bu sistemi aracımıza entegre ettik.” dedi.

    Bu ve benzer sistemleri geliştirdikleri Karma Sürü Operasyon Merkezi’ne entegre ederek geleceğin muharebe sahası konseptini oluşturmaya çalıştıklarını vurgulayan Ataoğlu, farklı firmaların bir dizi ürününü bu kapsamda değerlendirdiklerini ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladıklarını bildirdi.

    Ataoğlu, şöyle konuştu:

    “Kuvvetimize kazandıracağımız bu yetenekler ile 100. yılımızda ‘daha güçlü ordu, daha güçlü bir Türkiye’ kavramını HAVELSAN olarak daha ileriye götüreceğiz.

    ‘Uluslararası platformlarda ilk defa Orta-1 sınıf bir insansız kara aracından dolanan mühimmat atışı yapıldı.’ diyebiliriz. Modüler bir yapıya sahip olan BARKAN aracımıza farklı tip faydalı yükler entegre etme noktasında çalışmalarımız devam ediyor. Buradaki ana hedefimiz HAVELSAN’ın yazılım kabiliyetlerini bu platform üzerinde daha iyi kullanabilmek, bu yazılım kabiliyetlerini ön plana çıkarmak. Özgün otonomi, özgün otopilot çalışmalarımız var ve bunları insansız sistemlerimize entegre ediyoruz. Bu insansız sistemler ileride Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir öncü birliği olarak kullanılacak ve bu kabiliyeti kuvvete kazandırmak bizim için mutluluk verici.”

    Cumhuriyet’in 100. yılında tüm bu kabiliyetlerin sahada kendini gösterdiğini belirten Ataoğlu, bunları daha da geliştirmek için platform üreticisi alt yüklenicilerle çalışmalara devam edeceklerini, mevcut çözümlere yenilerinin ekleneceğini vurguladı. Ataoğlu, “Hedefimiz, geleceğin muharebe sahası dediğimiz alana özgün ürünlerimizle damgamızı vurmak.” diye konuştu.

    “Karma sürünün” parçası olacak

    Dolanan mühimmata aynı zamanda sürü kabiliyetleri kazandırılabileceğine işaret eden Ataoğlu, “karma sürü” konseptinde bu yetenekten yararlanarak caydırıcılığı artırmayı amaçladıklarını söyledi. Ataoğlu, “Hem karada hem havada hem denizde bütün sistemlerin sürü olarak kullanım konseptini sahaya yansıttık. Buradaki ikinci amaç da aslında 8-10 dolanan mühimmatın aynı anda atılması, havada bir sürü haline gelmesi ve diğer insansız araçlarımızla aynı anda görev yapabilmesini sağlamak.” bilgisini paylaştı.

    BARKAN 2’ye biraz daha genişlediği, büyüdüğü, hareket kabiliyeti arttığı için daha ağır silahlar entegre edebildiklerini belirten Ataoğlu, “Ana hedefimiz, silaha entegrasyonundan çok, bunun otonom kabiliyeti. Sahada verilen görevi herhangi bir kullanıcı arayüzü olmadan, kullanıcı olmadan idame ettiriyor olabilmesi. Yani HAVELSAN’ın ana misyonu olan otonom kabiliyetini bu araçlara katmak. Bu otonom kabiliyeti diğer firmaların ürettiği araçlarda uygulamak için de görüşmeler yapıyoruz.” dedi.

    Silah çeşidiyle fark yaratacak

    Aracın aynı anda farklı silah sistemleri kullanabilmesine yönelik de çalışmalar yaptıklarını anlatan Ataoğlu, bu sayede tek bir silaha bağlı kalmadan birkaç çeşit silahla görev yapılabileceğini belirtti.

    Yaptıkları testle silah sistemi ve aracın kabiliyetlerinin birbiriyle örtüştüğünü ortaya koyduklarını dile getiren Ataoğlu, gelecek taleplere göre nihai çözümlerin ortaya çıkacağını ve sahaya sunulacağını bildirdi.

    Dolanan mühimmatın sürü kabiliyetiyle farklı konseptlerde kullanılmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ile yürüttükleri bazı projelerin bulunduğuna değinen Veysel Ataoğlu, “Bu silahı bir projemizde aktif olarak kullanacağız. Tek eksiğimiz, şu anda silah üzerinde bunların bir grup şeklinde atılması ve sürü olarak görev yapabilmesi. Buna da başladık. İnsansız araçlarımızdaki bu kabiliyeti kısa sürede onlar üzerinde de kullanıyor olacağız.” diye konuştu.

    KAYNAK : AA

  • Elon Musk, yapay zeka “Grok”u tanıttı

    Elon Musk, yapay zeka “Grok”u tanıttı

    Tesla, SpaceX ve sosyal medya platformu X’in sahibi Elon Musk ve yapay zeka girişimi xAI, OpenAI’ın ChatGPT’sine rakip olacağına inandıkları ve çeşitli testlerde ChatGPT’yi geride bıraktığı belirtilen “Grok” adlı yapay zeka robotunun piyasaya sürüldüğünü duyurdu.

    Musk, açıklamasında Grok’un geliştirilmesindeki amacın araştırma ve inovasyonu güçlendirerek insanlığa yardımcı olacak donanımlı yapay zeka araçları oluşturmak olduğunu belirtti.

    Musk, ayrıca Grok’un sosyal medya platformu X’e de entegre edileceğini doğruladı. Bunun yanında uygulamanın bağımsız şekilde de faaliyet göstereceğini söyledi.

    “İNSAN BENZERİ BİR ASİSTAN”

    ChatGPT ile birlikte Google’ın Bard ve Microsoft’un Bing adlı yapay zeka sohbet robotları piyasaya hakim durumdayken Elon Musk, xAI tarafından geliştirilen Grok ile ilgili son derece iddialı konuştu.

    Musk, Grok’u diğer yapay zeka ürünlerinden ayıran özellikleri arasında insan benzeri bir asistan olduğunu ve mizahi yaklaşımıyla daha eğlenceli bir AI robotu olduğunu dile getirdi. Musk’ın verdiği bilgiye göre Grok’un, X platformu aracılığıyla bilgilere gerçek zamanlı olarak erişim sağlayabiliyor. Musk bundan, diğer modellere göre çok büyük bir avantaj olarak bahsediyor.

    Şu an Grok, seçili bir grup tarafından kullanılabiliyor. Ancak kısa bir süre sonra iddialı yapay zeka sohbet robotu, tüm premium X kullanıcılarının hizmetine sunulacak.

    GROK’UN ÖZELLİKLERİ

    xAI’ının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda ise Grok ile ilgili şu bilgilere yer verildi:

    “Grok, Otostopçunun Galaksi Rehberi’nden esinlenilerek modellenen bir yapay zekadır, dolayısıyla hemen hemen her şeye yanıt vermeyi ve daha da önemlisi, hangi soruların sorulacağını bile önermeyi amaçlamaktadır. Grok, soruları biraz esprili bir şekilde yanıtlamak üzere tasarlanmıştır ve asi bir çizgiye sahiptir; bu nedenle, mizahtan nefret ediyorsanız lütfen onu kullanmayın! Grok’un eşsiz ve temel avantajı, X platformu aracılığıyla dünya hakkında gerçek zamanlı bilgiye sahip olmasıdır. Ayrıca diğer yapay zeka sistemlerinin çoğu tarafından reddedilen karmaşık sorulara da yanıt verebilecek. Grok hala çok erken bir beta ürünüdür.”

  • TCG Anadolu Sarayburnu’nda ziyarete açılacak

    TCG Anadolu Sarayburnu’nda ziyarete açılacak

    Dünyanın ilk silahlı insansız hava aracı (SİHA) gemisi ve Türkiye’nin en büyük askeri gemisi TCG Anadolu’ gemisi 1 ve 2 Kasım tarihlerinde saat 10.00 ile 18.00 saatleri arasında halk ziyaretine açıldı.

    Milli Savunma Bakanlığı sosyal medya hesabı üzerinden İstanbul’da halk ziyaretine açılan dünyanın ilk SİHA gemisi TCG Anadolu’nun yoğun ilgi gördüğünü belirterek, “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı kapsamında, TCG Anadolu İstanbul’da halkın ziyaretine açıldı ve halkımızın yoğun ilgisiyle karşılandı. Yarın da Sarayburnu Limanı’nda ziyarete açık olacak olan gemimize gösterilen ilgiden dolayı asil milletimize şükranlarımızı sunarız” denildi.

  • Elon Musk’tan yapay zeka uyarısı

    Elon Musk’tan yapay zeka uyarısı

    Elon Musk, yapay zekanın insanlığın karşı karşıya olduğu en acil varoluşsal risk olduğuna işaret etti.

    Musk, İngiltere’de düzenlenen Yapay Zeka Güvenliği Zirvesi kapsamında İngiliz ulusal haber ajansı PA Media’ya konuştu.

    Yapay zekanın en büyük tehditlerden biri olduğuna dikkati çeken Musk, “İlk kez en akıllı insandan bile daha akıllı olacak bir şeyle karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı.

    İnsanların en hızlı ya da en güçlü canlı olmamasına rağmen en zeki canlı olduğunu söyleyen Musk, yapay zekanın daha zeki olacağını kaydetti.

    Musk, yapay zekayı insanlığın faydası için kullanmak gerektiğine vurgu yaparak, “Bence yapay zeka, karşı karşıya olduğumuz varoluşsal risklerden biri ve en acil olanı.” diye konuştu.

    Yapay zeka güvenliği alanında dünyada gerçekleştirilen ilk etkinlik olan Yapay Zeka Güvenliği Zirvesi hakkında da konuşan Musk, etkinliğin zamanlamasının çok doğru olduğunu ifade etti.

    Alanında gerçekleştirilen ilk zirve olma özelliğini taşıyan etkinlik, Nazi Almanyası’nın şifrelerinin kırıldığı ve kod çözme amaçlı bilgisayarların temellerinin atıldığı Milton Keynes kentindeki Bletchley Park’ta gerçekleştiriliyor.

    İki gün sürecek etkinlik kapsamında yapay zekanın kamu yararına kullanılması ve riskleri ele alınacak.

  • MEGA Yazılım Akademisi başlıyor

    MEGA Yazılım Akademisi başlıyor

    Temel programlama becerilerinden teknik eğitimlere kadar geniş bir yelpazede eğitim verecek akademiye kayıtlar 3 Kasım sona erecek.
    Yazılım dünyasına adım atmak ya da kendini geliştirmek isteyenler için Meram Belediyesinden müjdeli bir haber geldi. Meram Belediyesi MEGA bünyesinde hayata geçirilen “MEGA Yazılım Akademisi” kapılarını yazılım meraklıları için açıyor. Temel programlama becerilerinden teknik eğitimlere kadar geniş bir yelpazede eğitim verecek akademiye kayıtlar megayazilimakademisi.com adresi üzerinden gerçekleştirilecek. Kayıtların son günü ise 3 Kasım olarak belirlendi. Mega Yazılım Akademisi Programı’nda sıfırdan yazılım geliştirmeyi öğrenecek olan katılımcılar, programın sonunda öğrendikleri yazılımlar ve geliştirdikleri tematik proje ile kendilerini gösterebilme fırsatı yakalayabilecek. Diğer taraftan yazılım sektöründeki kariyerleri için de ilk adımı atacak olan katılımcılar programı başarıyla tamamlamaları halinde yazılım sektöründeki firmalar ile tanışma fırsatı da yakalayacaklar. Tamamen ücretsiz olan Mega Yazılım Akademisi Programı çerçevesinde eğitimler online gerçekleştirilecek, bazı proje çalışmaları ve etkinlikler ise yüz yüze yapılacak.

    “Teknolojiyi yakalamak isteyen gençlerimizin daima yanındayız”
    MEGA Yazılım Akademisi’nin Meram gençliği başta olmak üzere tüm yazılım meraklılarına hayırlı olmasını temenni eden Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, bu dünyaya adım atmak isteyen, kendini geliştirerek sektörde çalışmak isteyenleri akademiye kayıt yaptırmaya davet etti. Meram gençliğinin dünyayı, teknolojiyi yakalaması ve bu noktada kendini geliştirmesi adına E-Spor Merkezi’nden Youtube Akademiye kadar pek çok alanda hizmet ürettiklerini, eğitim verdiklerini hatırlatan Başkan Mustafa Kavuş, “Yazılım Akademimiz, ilgili gençlerimize kendi uygulamalarını ve projelerini oluşturmalarına imkan tanıyacak. Fikirlerini gerçeğe dönüştürme şansı sunacak. Hızla değişen yazılım dünyasını öğretecek bu akademi, gençlerimizde sürekli öğrenme isteğini de teşvik ederek hayatlarında başarıyı yakalamalarına da destek olacaktır. İlçemiz ve gençliğimiz için hayırlı olsun” diye konuştu.

  • Bitlis’te ‘Orionid meteoru’nu gözlemlendi

    Bitlis’te ‘Orionid meteoru’nu gözlemlendi

    Bitlisli uzay meraklıları, orionid meteor yağmurunun yoğun yaşandığı 21-22 Ekim gecelerinde Tatvan ilçesinde bulunan 2 bin 800 rakımlı Nemrut Kalderası’na çıkarak uzayı gözlemledi.

    Bitlis’te ışık kirliliğinin az olmasından dolayı pek çok yerden meteorlar gözlenebilirken bu günü fırsat bilen uzay meraklıları, anı kaçırmamak için gözlerini gökyüzünden ayırmayarak heyecanla orionid meteor yağmurunu izledi.

    Orionid meteor yağmurunu gözlemlemenin heyecan verici olduğunu söyleyen Doğa ve Uzay Gözlemcisi Dr. Cihan Önen, “Çok önemli bir ana tanıklık etmek üzere Nemrut Kalderası’na geldik. Orionid meteor yağmurunu gözlemlemek için buraya geldik. Bu olay önemli ve heyecan verici bir gök olayıdır. Mükemmel ve heyecan verici bir an, herkesin bu ana tanıklık etmesi gerekiyor” dedi.
    Meteor yağmurunu gözlemlemeye gelen Mustafa Uçak da, “Cihan hocanın rehberliğinde meteor yağmurunu gözlemlemeye geldik. Yavaş yavaş görünmeye başladılar. Heyecan verici bir an” dedi.

  • Yapay zeka Filistin’i haklı buldu

    Yapay zeka Filistin’i haklı buldu

    “Gazze kimindir” sorusuna ChatGPT “Gazze şehri Filistin topraklarının bir parçasıdır ve Filistin halkının yaşadığı bir bölgedir” derken Google Bard, “Filistin-İsrail savaşında kim haklı” sorusuna, “İsrail’in kuruluşu Filistinlilerin evlerinden ve topraklarından edilmesine neden oldu” yanıtı verdi. 

    Sosyal Medya Uzmanı Furkan Talay, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Talay, şunları söyledi: 

    “ChatGPT ve Google Bard, tüm dünyanın kullandığı ve dillerden düşmeyen iki uygulama. Aklınıza ne gelirse soruyorsunuz ve doğru sorular sorarsanız tarihsel gerçeklerle yanıtlar veriyor. Siyasetten sağlığa, spordan psikolojiye kadar bilimsel ve sosyolojik ne kadar konu varsa bu konulara hakim. Pek çok mesleği tarihe gömecek gibi görünüyor ve istihdama ciddi etkide bulunmaya da başladı. Bazı ülkelerde ChatGPT farklı gerekçelerle yasaklandı ama bu, etkisinin ve albenisinin azalacağı anlamına da gelmiyor. Mesela sorduğunuz bazı sorulara verdiği yanıtlarla gerçeğin ne olduğunu aslında bilsek de bize yeniden hatırlatıyor. O yüzden İsrail-Filistin savaşında kimin haklı olduğu sorusuna vereceği yanıtı merak ederek her iki uygulamaya da bu soruyu sordum. Verdiği yanıtlar, kimin haklı olduğu dünya kamuoyunda değişik sekilllerde yorumlansa da tarihsel gerçeklerle Filistin’in haklılığına daha fazla gerekçe sunuyor.” 

    “FİLİSTİNLİLER EVLERİNDEN VE TOPRAKLARINDAN OLDU” 

    İşte ChatGPT ve Google Bard’ın İsrail-Filistin savaşına ilişkin sorulan sorulara verdiği yanıtlar şöyle: 

    Soru: İsrail-Filistin savaşında kim haklı? 

    ChatGPT: Uluslararası toplum, genellikle iki devletli çözümü ve barış görüşmelerini desteklemektedir. Bununla birlikte, bu konudaki görüşler değişebilir ve tartışmalıdır. Özellikle bu konuda tarafsız ve ayrımcı olmayan bir perspektife ihtiyaç vardır. 

    Google Bard: Filistin-İsrail savaşında kimin haklı olduğu, tarihsel ve siyasi açıdan karmaşık bir sorudur. Her iki tarafın da kendi haklı gerekçeleri vardır. Filistinlilerin haklı gerekçeleri arasında şunlar yer alır: Filistinliler, Filistin topraklarında yüzyıllardır yaşıyorlar ve bu topraklara tarihsel bir bağları var. İsrail’in kuruluşu, Filistinlilerin evlerinden ve topraklarından edilmesine neden oldu. İsrail, Filistinlilere karşı ayrımcı politikalar uyguluyor. İsraillilerin haklı gerekçeleri arasında şunlar yer alır: İsrail, Yahudilerin tarihi vatanıdır. İsrail, Filistinlilerin güvenliğini tehdit eden terörist gruplarla karşı karşıya. Bu iki tarafın haklı gerekçelerini göz önünde bulundurarak, Filistin-İsrail savaşında her iki tarafın da hatalı olduğu söylenebilir. 

    “GAZZE FİLİSTİN’İNDİR” 

    Her iki uygulamanın Gazze’nin İsrail’in mi Filistin’in mi olduğu sorusuna verdiği yanıt ise şöyle: 

    ChatGPT: Gazze şehri, Gazze Şeridi’nin en büyük şehri ve idari merkezidir. Gazze şehri, tarihsel olarak önemli bir liman şehri olmuş ve bu bölgedeki en büyük yerleşim yerlerinden biridir. Gazze şehri, Filistin topraklarının bir parçasıdır. 

    Google Bard: İsrail, Gazze’nin kendi toprağı olduğunu iddia etmektedir. Bu iddianın temelinde, Gazze’nin 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı’nda İsrail tarafından işgal edilmiş olması yatmaktadır. Ancak Filistinliler, Gazze’de kendi bağımsız bir devlet kurma hakları olduğuna inanmaktadır. 

    Günümüzde Gazze, Filistin Özerk Yönetimi’nin kontrolü altındadır. Ancak Hamas’ın 2007 yılındaki seçimleri kazanmasından sonra İsrail, Gazze’ye abluka uygulamaktadır. 

  • Samsun Üniversitesi’nde 23/24 Akademik Yılı açılışı

    Samsun Üniversitesi’nde 23/24 Akademik Yılı açılışı

    Baykar Teknoloji Genel Müdürü Haluk Bayraktar, “Milli Teknoloji Hamlesi, teknolojik tekelleşmeye karşı bir direnişti ve Türkiye’nin askeri alandaki bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçlıyordu” dedi.
    Törende konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı, “2022’de TEKNOFEST’e başarıyla ev sahipliği yaparak, Milli Teknoloji Hamlesi’ne önemli bir destek verdik. Samsun Roket Takımı da TEKNOFEST kapsamında ödüller kazandı. Bu projeler hem şehrimizi hem de bizi gururlandırdı. Biz, Samsun Üniversitesi’nin her projesini desteklemeye devam edeceğiz. Üniversitemiz, geleceğin başarılı gençlerini yetiştirmeye devam edecek. 2023 akademik yılının Samsun’umuza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
    Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın ise, yeni akademik yılın herkes için hayırlı uğurlu olmasını diledi.

    Bayraktar: “TEKNOFEST gençlerimize ilham kaynağı oldu”
    Açılış dersini veren Baykar Teknoloji Genel Müdürü Haluk Bayraktar, yaptığı sunumda Milli Teknoloji Hamlesi’nin önemli noktalarına vurgu yaparak, “Karadeniz Bölgesi’nde tarihi derinlikleriyle bilinen Samsun’da böylesine muazzam bir etkinliğin parçası olmak çok önemli bir deneyim. Samsun’un bu tarihi mirasının üzerine bir de böylesi başarılı bir TEKNOFEST eklemiş olmanız bizim için büyük bir gurur kaynağı. Samsun’da gerçekleştirdiğimiz TEKNOFEST Karadeniz, teknoloji ve inovasyon konusunda gençlerimize ilham kaynağı oldu. 20-30 yıl öncesinde Türkiye, havacılık teknolojilerinde özellikle askeri alanda yurt dışına bağımlıydı. O dönemlerde savunma sanayimizde yerli üretimin artırılması amacıyla Baykar Havacılık’ta bu alanda çalışmalara başladık. 25 yıl önce yüzde 80 dışa bağımlıydık; teknolojimizin neredeyse tamamı ithaldi. Ancak teknoparklarımızın kurulmasıyla bu bağımlılığımızı azaltmayı hedefledik. Milli Teknoloji Hamlesi, teknolojik tekelleşmeye karşı bir direnişti ve Türkiye’nin askeri alandaki bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçlıyordu. Bu hamle aynı zamanda bölgesel barışa da katkıda bulunmayı hedefliyordu. Türkiye’nin havacılık tarihine baktığımızda Cumhuriyet döneminden itibaren bu alanda ciddi girişimlerin olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

     

    “2014 yılına kadar milli piyade tüfeğimiz yoktu”
    Havacılığın Türkiye’de zaman zaman göz ardı edildiğini, hatta ‘yitik bir sevda’ olarak nitelendirildiğini fark ettiklerini dile getiren Bayraktar, “Ancak Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ gibi değerli isimler, milli teknolojiye ve havacılığa katkı sağlama konusundaki azimleriyle öne çıkıyor. Bu çabalar, Türkiye’nin havacılıkta geldiği noktayı anlamak için önemlidir. Bizim için önemli olan savunma sanayiinde bağımsız olmaktır. Son 20 yılda milli ve 2014 yılına kadar ülkemizde milli piyade tüfeğimiz yoktu. Bu silahı 2014 yılında envanterimize ekledik. Yerli teknolojilerin gerçekleşmesi ancak hepimizin bu işe sahip çıkmasıyla olacaktır. Bu duruma da örnek olarak Samsun Üniversitesi’nin tütün depolarını dönüştürmesini örnek olarak gösterebiliriz. Tütün depolarının Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi olması mükemmel bir şey. Bu fakülteden mezun olacak öğrencilerimiz bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olacaktır” şeklinde konuştu.
    Bayraktar, katılımlarından dolayı Samsun Valisi Orhan Tavlı’ya, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir ile Samsun protokolüne, akademisyenlere, öğrencilere ve davetlerinden dolayı Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın’a teşekkür ederek, katılımcılara Baykar Teknoloji hakkında detaylı bilgiler sundu. Konuşmaların ardından Rektör Aydın, Haluk Bayraktar’a hediye takdiminde bulundu. Tören toplu fotoğraf çekimi ile son buldu. Törene ayrıca Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Cumhuriyet Başsavcısı M. Sabri Kılıç, Adalet Komisyonu Başkanı Nahit Köseoğlu, siyasi parti temsilcileri, kamu kurumlarının yöneticileri, oda başkanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, akademisyenler, idari personel ve çok sayıda öğrenci katıldı.

  • ‘Cube Ümraniye Uydu Kuluçka Merkezi’ açıldı

    ‘Cube Ümraniye Uydu Kuluçka Merkezi’ açıldı

    Ümraniye Saray Mahallesi Sokullu Caddesi üzerinde açılan Cube Ümraniye Uydu Kuluçka Merkezi, finansal teknolojiler alanında girişim ve projelerin hayata geçirilmesinde büyük öneme sahip olacak.Toplam alanı 500 metre kare olan tesisin içinde yönetim ofisleri, ortak çalışma alanları, toplantı ve etkinlik odaları, dinlenme alanları ve çeşitli sosyal alanlar yer alıyor. İlk aşamada 200 kişilik kapasite ve 60 firma sayısı hedefleyen Cube Ümraniye’nin Teknopark İstanbul, Ümraniye Belediyesi ve İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin ortaklığında, özellikle İstanbul Finans Merkezi’ne olan yakınlığıyla finansal teknoloji alanındaki girişim ve projelerin geliştirilmesinde önemli rol oynaması hedefleniyor.

    Cube Ümraniye’de; Cube Incubation tarafından girişimci ve girişimci adaylarına yönelik modern çalışma alanları, eğitim ve etkinlikler, mentorluk, akademik ve teknik danışmanlık, teknik ve girişim analizleri, yatırımcı ve firma görüşmeleri, veri tabanlarına erişim, önemli finans alanında çalışan partner firma görüşmeleri, TTO destekleri ile teknopark vergi avantajı gibi birçok imkân sunuyor.

    Fikirlerin yeşerdiği merkez
    Açılışta konuşan Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, “İstihdam teknoloji ve finansal anlamda şehrimizin cazibe merkezi olma yolunda hızla ilerleyen Ümraniye’mize böyle bir yeri kazandırmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Ümraniye’miz adına bu özel günün girişimcilik ve inevasyon alanında önemli bir adım olarak görüyorum. İnanıyorum ki Ümraniye kuluçka merkezi, özellikle finans ve sigortacılık alanında yeni fikir ve yeni projelerin yeşerdiği, başarı hikayelerinin de yazıldığı bir merkez olacaktır. Türkiye 20 yılda hakikaten 150 yıllık işleri Cumhurbaşkanımızın önderliğinde ak kadrolarla yaptı” dedi.

  • ULUTEK tarımda fark oluşturdu

    ULUTEK tarımda fark oluşturdu

    ULUTEK Teknopark, birçok yenilikçi firmaya ev sahipliği yapmaya devam ediyor. İklim krizinin etkilerini göz önünde bulundurarak, tarımın sürdürülebilirliği ve verimliliği üzerine odaklanan firma tarafından geliştirilen proje ile tarımda israf engellenirken verim artırılıyor.Firma Kurucusu Mehmet Akif Kaya, “Firmamızın temellerini attığım 2020 öncesinde, ülkemizde ve yurtdışında iş dünyasını geliştirmeye yönelik birçok proje geliştirdim. Bu projelerde sosyal etki ilk hedef değildi. Önümüzde tüm dünyayı etkileyecek iklim krizi gibi büyük bir tehdit mevcut. Bu konuda ne yapabiliriz? Dünyayı nasıl daha yaşanılır bir yer haline getirebiliriz? Bu soruların odağında çalışmalar yaptık ve projemizi geliştirdik. Proje, yollarda gördüğüm peyzaj sulama çalışmaları sebebiyle ortaya çıktı. Sulamada, peyzaj alanları yerine asfaltlar sulanıyor ve su israf oluyordu. Bu israfın tarım alanlarında hangi boyutlarda olduğunu öğrendiğimde bu durum beni oldukça etkiledi. “Keşke toprağın dili olsa da konuşsa” diye düşündüm. Projemizin mantığı aslında bu düşünceye dayanıyor.” dedi.
    Tarıma yapay zeka dokunuşu
    Tarımın sürdürülebilirliği ve verimliliğini artırmak için çalışmalarının devam ettiğini de belirten Kaya, “Toprağın nemini, sıcaklığını ve tuzluluğunu ölçen sensörler ve yapay zeka destekli bir yazılım geliştirdik. Çiftçilerimize toprak verilerini anında sunuyor; sulama takvimleri, ekim-hasat dönemleri ve gübre kullanımını optimize etmeleriyle ilgili destek oluyoruz. Kullanıcı dostu bir ara yüz tercih ettik. Yapay zekâ asistanı sayesinde kullanımı son derece kolay. Çiftçilerimiz kolaylıkla sistemimizi kullanabilir.” ifadelerini kullandı. Kaya, ULUTEK Teknopark’ta yer almalarından dolayı inovasyon ve iş birliği fırsatlarına erişimlerinin daha kolay olduğunu, teknopark ekosisteminin firmaların gelişimini teşvik ettiğini ve kalifiye eleman kaynağına erişim konusunda büyük avantaj sağladığını da sözlerine ekledi.