Etiket: +

  • Kütahya’da Erasmus+ Projesi

    Kütahya’da Erasmus+ Projesi

    İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Başyiğit, Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Hakan Gölpınar, Şube Müdürü Rahime Eşen, Şube Müdürü Mustafa Topuz ve okul personelinin katılımıyla gerçekleştirilen Kütahya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi personel hareketliliğinde görev alan öğretmenlere sertifikalarının verildiği programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Okul Müdürü Halil Kurt, destekleri dolayısıyla personel ailelerine ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine teşekkür etti.

    Programda bir konuşma yapan Milli Eğitim Müdürü Hasan Başyiğit, Kütahya’da mesleki eğitim alanında akredite olan kurum sayısının iki olduğunu, bunların da İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Kütahya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi olduğunu söyledi. Yurtdışında staj imkanının önemine değinen Müdür Başyiğit, emeği geçen tüm kurum yetkililerine, hareketliliklere katılan öğretmen ve öğrencilere teşekkür etti.

    Kütahya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı ve Projeler Koordinatörü Engin Eroğlu tamamlanan hareketlilikler ve yeni akredite programı hakkında bilgi verdi.

    Kütahya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin Erasmus+ 2020-1-TR01-KA116-090691 projesi çerçevesinde toplamda 14 hareketlilik yapıldı. 3 uzun süreli 48 kısa süreli olmak üzere 51 öğrenci, 14 refakatçi öğretmen, 20 katılımcı öğretmen ile birlikte toplam 85 öğrenici bu hareketlilikten faydalandı. Yeni akredite (2024-2028) döneminde de planlanan katılımcı sayıları çerçevesinde nitelikli projeler üretmeye ve yürütmeye devam edileceği belirtildi.

  • Bakan Akar’dan sığınmacı açıklaması

    Bakan Akar’dan sığınmacı açıklaması

    Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ile Akdeniz Bölge Komutanlığına geldi.

    Komutanlığa gelişinde tören birliğini selamlayan Akar, faaliyetlere ilişkin aldığı brifingin ardından liman bölgesine geçti.

    Akdeniz Bölge Komutanlığı Yeni Rıhtım ve İskele Açılış Töreni’nde konuşan Akar, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının Çaka Bey, Barbaros Hayrettin Paşa, Gazi Hasan Paşa, Kılıç Ali Paşa, Mezamorta Hüseyin Paşa, Oruç Reis, Piri Reis ve Turgut Reis’ten aldığı ilhamla her geçen gün çok daha etkin, caydırıcı ve saygın bir şekilde çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

    “Türk Deniz Kuvvetlerimiz, denizlerimizde hak, alaka ve menfaatlerimizi korumak için kendisine verilen görevleri büyük bir başarıyla yerine getirmeye devam ediyor.” diyen Akar, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının Türk bayrağını tüm denizlerde dalgalandırarak Türk milletinin gücünü, kuvvetini temsil görevini de büyük bir onurla yerine getirdiğini anlattı.

    Akar, “Türk Deniz Görev Grubu’nda görev yapan Gökçeada fırkateynimiz Libya’nın Misrata açıklarında, içinde göçmenlerin bulunduğu bir tekneyi tespit etti. Yarı baygın haldeki 17 düzensiz göçmene hemen sağlık personelimiz tarafından gerekli müdahaleler yapıldı. Kurtarılan düzensiz göçmenler, kurulan koordinasyon sonucunda Libya makamlarına teslim edildi. Bu ve benzeri faaliyetler TSK’nın çok çeşitli coğrafyalarda barışa, istikrara ve huzura yaptığı insani katkıları göstermektedir.” ifadelerini kullandı.

    TERÖRLE MÜCADELE

    Terörle mücadele operasyonlarına dikkati çeken Akar, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadelesini artan bir tempoda devam ettirdiğini dile getirdi.

    Bakan Akar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Pençe Kilit Operasyonumuz planlandığı şekilde başarıyla devam ediyor. Bugüne kadar diğer alanlarda yapılan çalışmalar var. Bunların hepsinin tamamlanabilmesi için bu kilidi bağlamamız, bunu başarılı bir şekilde sonuçlandırmamız gerekli. Zorlu hava ve arazi koşullarında Mehmetçik tarafından teröristlerin inlerine giriliyor, buralar alçakların başlarına yıkılıyor. Şu ana kadar 73 terörist etkisiz hale getirildi. Teröristlere ait 102 mağara, sığınak tahrip, 524 el yapımı patlayıcı imha edildi. Operasyonda 10 kahraman silah arkadaşımız şehit oldu. Şehitlerimizin, gazilerimizin kanlarının ve onların kıymetli ailelerinin gözyaşlarının hesabını sorduk, sormaya devam ediyoruz. Mehmetçik’in nefesi teröristlerin ensesinde. Teröristlerde ciddi bir korku, endişe, panik hakim. Terör örgütünde çöküş alametleri var. Asil milletimizi 40 yıldan beri başına musallat olan bu terör belasından kurtarmakta azimli ve kararlıyız. Mücadelemiz en son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar kararlılıkla devam edecek.”

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyonlarındaki tek hedefinin teröristler olduğunu vurgulayan Akar, “Teröristler dışında bir hedefimiz yoktur. Ayrıca bir kez daha vurgulamak isterim ki binlerce yıldır bu coğrafyayı, ekmeği, suyu birlikte paylaştığımız Kürtler bizim kardeşimizdir. Bunun en açık göstergesi şanlı bayrağımız ve sancağımız için canlarını feda eden ve şehitliklerimizde bir arada yatan kahramanlarımızdır. Faaliyetlerimizde dostumuz, komşumuz, kardeşimiz Irak’ın sınırlarına, egemenlik haklarına, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne son derece saygılıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

    “GERÇEKLERİ GÖRMÜYORLAR”

    Sınır güvenliği konusunda alınan tedbirlere de değinen Akar, “Mehmetçik, ‘hudut namustur’ anlayışla gece gündüz demeden mücadelesini büyük bir fedakarlık ve kahramanlıkla sürdürüyor.” diye konuştu.

    Sınırların güvenliğini milli bir mesele olarak nitelendiren Akar, şunları kaydetti:

    “Yapılan tüm açıklamalara, bilgilendirmelere rağmen maalesef bazıları gerçekleri anlamamakta, dinlememekte, görmemekte, duymamakta ısrar ediyorlar. Hudutların korunması milli bir meseledir. Bunun herkes tarafından anlaşılması lazım. Mehmetçik hudutlarda kendisine sağlanan imkanları en etkin şekilde kullanıyor. Yapılması gerekenleri başarılı şekilde yapıyor. Mehmetçik’in tek beklentisi hudutlarda kahramanca ve fedakarca yapılan faaliyetlere, emeğine saygı gösterilmesidir. Tek isteğimiz bu. Yalan haberler, sahte videolar, dezenformasyonla farklı bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bunlara karşı sağduyu sahipleri dikkatli, müteyakkız olmalı ve bunlara karşı gerçekleri görebilmeli.”

    “Yılbaşından bugüne kadar hudutlarımızda 2 bin 65 kişi yakalandı, 132 bin 473 kişi engellendi.” diyen Akar, hudutlarda birlik sayısı, altyapı, araç gereç, donanım bakımından Cumhuriyet tarihinin en yoğun tedbirlerinin alındığını vurguladı.

    Bazı basın yayın organlarında sınır güvenliği tedbirlerine yönelik yer alan yorumları da eleştiren Akar, “Bazıları gerçekleri bilmeden, 20-30 sene önceki konulardan bahsediyor. Bu yanlıştır. Hudutlarımızda çok ileri teknolojiler kullanılıyor. Bu büyük ve gelişmiş imkanların sağlanmasından dolayı milletimize, devletimize şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi.

    “SİYASİ TARTIŞMA KONUSU YAPILMAMALI”

    Akar, Mart 2011’den bu yana Suriye’de devam eden iç savaşta 1 milyondan fazla Suriyelinin hayatını kaybettiğini belirterek, 7 milyondan fazla kişinin evlerini, topraklarını terk ettiğini söyledi.

    Bu insanların çevre ülkelere göç etmek zorunda kaldığını ifade eden Akar, şu açıklamalarda bulundu:

    “Bunlardan bir kısmı da hem rejimin hem de terör örgütlerinin zulmünden kaçmak, canlarını kurtarmak için Türkiye’ye geldi. Güvenliklerinden emin olduklarında bunlar dönecekler. Zaten dönmeye de başladılar. Suriye’nin, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından terörden, teröristten arındırılmış bölgesinde yaklaşık 5 milyon Suriyeli bulunmakta. Türkiye’de daha önce 4 milyon civarında Suriyeli vardı. Son zamanlardaki dönüşlerle birlikte 3 milyon 700 bin civarında Suriyeli, Türkiye’de bulunmaktadır. Sığınmacıların Birleşmiş Milletler kriterlerine uygun, güvenli, gönüllü ve saygın bir şekilde dönüşleri için gerekli şartların oluşmasına yönelik her türlü çaba da ülkemiz tarafından gösterilmektedir. Bu, insani bir durumdur. Bunun siyasi tartışma konusu yapılmaması lazım. Türkiye tarih boyunca daima mazlumun, mağdurun yanında, onlarla birlikte olmuştur. Şu anda da Türkiye kendine yakışanı yapmaktadır. Milli ve manevi değerlerimiz çerçevesinde bu insanlara karşı insani, vicdani ve hukuki görevlerimizi uluslararası kurum ve kuruluşlarla bugüne kadar koordineli olarak yerine getirdik, getirmeye devam ediyoruz.”

    “HİÇBİR OLDU BİTTİYE İZİN VERMEYİZ”

    Yunanistan ile Ege, Akdeniz ve Kıbrıs’ta yaşanan sorunlara dikkati çeken Akar, “Biz tüm faaliyetlerimizde uluslararası hukuktan, diyalogdan yanayız. Bütün problemlerimizin barışçıl yol ve yöntemlerle çözümünü istiyoruz. Buna rağmen maalesef Yunanistan provokatif eylem ve söylemleri ile yayılmacı ve saldırgan politikalarını sürdürüyor.” diye konuştu.

    Yunanistan’ın sığınmacılara yönelik insanlık dışı davranışlarına da değinen Akar, şu ifadeleri paylaştı:

    “Yıllardır Yunanistan’ın masum insanlara karşı uyguladığı zulüm ve insanlık dışı davranışlar ile her türlü rezalet dünya tarafından maalesef görmezden gelinmiştir. Ancak Yunanistan, son FRONTEX olayıyla suçüstü yakalanmış ve nihayet Avrupa Birliği olayları sınırlı da olsa görmeye başlamıştır. Suçüstü yakalanan Yunanistan dikkatleri başka yöne çekmek ve FRONTEX olayını karartmak için suni gündemler üretmektedir. Yunanistan Tiger Meet’in de yer aldığı bazı uluslararası tatbikatları da bu amaçla kullanmaktadır. Tiger Meet Tatbikatı sırasında FIR, Gayri Askeri Statüdeki Adalar ve personel kurtarma sahalarındaki bazı konuları bencilce istismar etmeye çalışması ve tatbikatı Türkiye’nin hak, alaka ve menfaatlerine karşı kullanma gayreti nedeniyle Hava Kuvvetlerimize tatbikattan çekilme talimatı verdik. Hava Kuvvetlerimiz tatbikattan çekildi. Biz barıştan, iyi komşuluk ilişkilerinden uluslararası hukuktan yanayız. Bütün problemlerin görüşmeler yoluyla çözümünden yanayız. Ancak hiçbir oldubittiye izin vermeyeceğimizi, hakkımızı hukukumuzu çiğnetmeyeceğimizi herkesin bilmesi lazım. Hakkımızı, hukukumuzu korumakta azimli, kararlı ve buna muktediriz.”

    DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANI ÖZBAL

    Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal da 1963’te inşa edilen eski iskelelerin 57 yıl süresince bölgedeki ihtiyacı karşıladığını bildirdi.

    Deniz Kuvvetleri Komutanlığının deniz güvenliğinin sağlanması ve deniz yetki alanlarının korunmasına yönelik yapılan faaliyetlere dikkati çeken Özbal, “Doğu Akdeniz kıyılarımızda gemilerimiz için ihtiyaç duyulan bakım, onarım ve lojistik destek imkanlarının artırılması da zorunlu hale gelmektedir. Bu açıdan bakıldığında Aksaz Deniz Üssü’ne ilave olarak Mersin Limanı bölgede en önemli üs imkanını sağlayacaktır. Sahip olunan yeni imkanlar sayesinde önümüzdeki dönemde daimi olarak Mersin’e konuşlandırılacak gemilerle Doğu Akdeniz’deki kalıcı varlığımızın daha da güçlendirilmesi planlamaktadır.” diye konuştu.

    ÖNEMLİ BİR LOJİSTİK ÜS

    Akdeniz Bölge Komutanlığının yeni rıhtım ve iskelelerin inşası 546 günde milli imkanlarla tamamlandı. Proje kapsamında Doğu Akdeniz’de yoğunlaşan faaliyetlerin paralelinde yüzer birliklere hizmet için rıhtım ve parmak iskeleler yeniden inşa edildi.

    Tüm yüzer unsurların kullanımına uygun hale getirilen yeni rıhtım ve iskelelerin altyapısı gemilere ve denizaltılara hizmet vermek üzere yenilendi. Açılışı yapılan yeni rıhtım ve iskelelerin Doğu Akdeniz’de önemli bir lojistik üssü olması bekleniyor.

  • Ailesini katleden eski uzman çavuşun ifadesi ortaya çıktı

    Ailesini katleden eski uzman çavuşun ifadesi ortaya çıktı

    Hatay’ın İskenderun ilçesinde eşi Aynur Mert (41) ile çocukları Aleyna (16) ve Ahmet Ali Mert’i (14), boğarak öldüren eski uzman çavuş Turgay Mert (47), tutuklanarak cezaevine gönderildi. Turgay Mert’in ifadesinde, “Askeri kanuna muhalefet suçundan aranıyordum. Yakalanırsam cezaevine gireceğimi düşünüyordum. Bu yüzden psikolojim bozuldu. Cezaevine girersem eşim ve çocuklarımın ortada kalacağına düşünüp, onları sahipsiz bırakmamak için öldürdüm” dedi.

    Olay, 29 Eylül’de İskenderun ilçesi Denizciler Mahallesi’nde meydana geldi. Uzman çavuşluk yaparken uyumsuz davranışları nedeniyle 6 ay önce sözleşmesinin yenilenmediği belirtilen Turgay Mert, dün öğleden sonra komşusu H.A.’yı telefonla arayarak, “Evimin anahtarı posta kutusunda. Anahtarı al içeri gir. Ancak çok kötü şeylerle karşılaşacaksın. Kimseye haber verme. Sadece sen bak’ diyerek telefonu kapattı. H.A., Turgay Mert’i geri aradı ancak ulaşamadı. Dairenin ışıklarının yandığını gören H.A., bu kez Aynur Mert’i aradı. H.A., Aynur Mert telefona cevap vermeyince polis merkezine giderek durumu anlattı. Bunun üzerine adrese polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

    TÜRK BAYRAĞI ÖRTÜLÜ CESETLER BULUNDU

    İskenderun İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri savcı kararıyla posta kutusunda bulunan anahtarla apartmanın 3’üncü katında bulunan eve girdiğinde Aynur Mert ile çocukları Aleyna ve Ahmet Ali Mert’in üzerlerine Türk bayrağı örtülü yan yana duran cansız bedenleri ile karşılaştı. Turgay Mert’in askeri üniforması da cesetlerin yanındaki koltuğun üzerinde bulundu. Anne ile iki çocuğunun cenazeleri ise Adana Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsinin ardından memleketleri Osmaniye’de toprağa verdi.

    YOL KONTROLÜNDE YAKALANDI

    Olayın ardından ‘Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet’ suçundan da arandığı belirlenen Turgay Mert’in Osmaniye’de olduğu saptandı. Katil zanlısı, polis ve jandarma ekipleri tarafından merkez Dervişiye köyünde yapılan yol kontrolünde yakalandı. Turgay Mert, götürüldüğü İskenderun’da emniyetteki sorgusunda suçunu itiraf etti.

    OĞLUNA İÇİNE İLAÇ ATTIĞI AYRANI İÇİRMEK İSTEMİŞ

    Turgay Mert, polisteki ilk ifadesinde eşi ve çocuklarını boğarak öldürdüğünü söyledi. Turgay Mert’in ifadesinde, eşi Aynur’u elleriyle boğarak öldürdüğünü belirterek, “Ardından İskenderun Demir Çelik Anadolu Lisesi’nde öğrenci olan oğlum Ahmet Ali’yi bekledim. O da gelince içine uyku ilacı attığım ayranı içirmek istedim. ‘Baba bu acı’ diyerek içmek istemedi. Onu da boğarak öldürdüm. Daha sonra aynı lisede okuyan kızımı bekledim. Dershaneye gitmişti. Kızım da gelince onu da boğarak öldürdüm. Cinayetlerin ardından Osmaniye’ye gittim” dediği belirtildi.

    MOBBİNG İDDİASI

    İfadesinin ardından sevk edildiği nöbetçi mahkemece tutuklanan katil zanlısı Mert, cinayeti neden işlediğini de anlattı. Askeriyede kendisine mobbing uygulandığını ileri süren Mert, “Sözleşmem yenilenmedi, ardından da hakkımda dava açıldı. Askeri kanuna muhalefet suçundan aranıyordum. Yakalanırsam cezaevine gireceğimi düşünüyordum. Bu yüzden psikolojim bozuldu. Cezaevine girersem eşim ve çocuklarımın ortada kalacağına düşünüp, onları sahipsiz bırakmamak için öldürdüm” dedi.