Etiket: almanya

  • Almanya’da kullanılan oylar Türkiye’ye gönderildi

    Almanya’da kullanılan oylar Türkiye’ye gönderildi

    Türkiye’de 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Genel seçimler için Frankfurt’ta kullanılan oylar bugün Türkiye’ye gönderildi. Oy pusulalarının bulunduğu diplomatik torbalar sandık Kurulu üyelerinin gözetiminde Köln havaalanına götürülerek Türkiye’den gelen Yüksek Seçim Kurulu görevlilerine teslim edildi. Oy pusulalarını taşıyacak uçakta Dışişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen bir diplomatik kurye ile YSK yetkilisi de görevlendirildi.

    Oy torbaları diplomatik kurye eşliğinde Ankara’daki Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu’na teslim edilecek.
    Güvenli bir seçim atmosferi gerçekleştirmekten mutlu olduklarını ifade eden Frankfurt Başkonsolosu Erdem Tunçer, “Yoğun ancak güzel bir seçim dönemini geride bıraktık. Herkesin emeği için bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Buradan oyları toplanma merkezi olan Köln Havaalanı’na götüreceğiz. Bizim gibi birçok başkonsolosluk oylarını Köln’e doğru sevketmeye başladı” ifadelerini kullandı

    Hessen’deki Türk toplumunun 65 bini Frankfurt’ta bir kısmı da Kassel’de olmak üzere 74 bin oy kullandığını belirten Tunçer, “Bu ciddi bir katılım. Geçtiğimiz seçimlere göre çok önemli bir artış var. Bunu da toplumumuzun aslında ülkemizdeki meselelere ve ülkemizdeki siyasete ne kadar arzulu olduğunu gösteriyor. Onlara ne kadar önem verdiğini gösteriyor. O bakımdan bence bu seçimleri, 13 gün boyunca yürütmüş olduğumuz demokratik ve şeffaf ortam sayesinde çok güzel bir deneyim olarak geride bıraktık. İnşallah 14 Mayıs sonrasında da aynı şekilde ülkemiz açısından toplumumuz açısından, Almanya’daki Türk toplumu açısından da en iyi şekilde bu sürecin sonuçlanmasını diliyoruz. Ben burada bulunduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum. Emeği geçenlere de bir kez daha teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Oylar, Türkiye’de 14 Mayıs Pazar günü saat 17.00’de oy verme işleminin tamamlanmasının ardından diğer sandıklarla birlikte açılacak. Oyların sayımı Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının nezaretinde yapılacak.
    Avrupa’da Türk vatandaşlarının yoğun yaşadığı ülkelerde kullanılan oyların Türkiye’ye getirilmesi için THY’den 3 uçak kiralandı.

  • Türkiye’ye 11,5 milyar dolar yatırım

    Türkiye’ye 11,5 milyar dolar yatırım

    Muhabirlere açıklamalarda bulunan Ersoy, şu anda Türkiye’de yaklaşık 8 bin Alman sermayeli şirket bulunduğunu söyledi.

    “Almanya’nın Türkiye’deki doğrudan yabancı yatırımlardaki payı yüzde 6,4 oranında. 2022 yılında Alman yatırımların toplamı 697 milyon dolar olmuştur. “diyen Ersoy şunları kaydetti:

    “Bu yatırımların çoğu, Türkiye’de yüz binlerce istihdam oluşturan uzun vadeli yatırımlar. Üyelerimiz arasında 100 yılı aşkın bir süredir Türkiye’de faaliyet gösteren şirketler mevcut. Alman şirketleri, birçok sektöre yönelik endüstriyel üretim başta olmak üzere perakende ve toptan satış lojistik ve dağıtıma varana kadar farklı alanlarda faaliyet göstermektedir.

    Türkiye ekonomisi, Ukrayna’daki savaş ve iki yıllık pandemi sürecine rağmen geçen yıl güçlü bir şekilde büyüdü ve ihracatta yeni rekorlara imza attı. Tüm bu olumsuz etkilere ve zorluklara rağmen geçen yıl Alman-Türk ticari ilişkileri bakımından yine bir rekor yılı oldu.”

    İkili dış ticaret hacminin 2021 yılında 41 milyar dolar ile rekor bir düzeye ulaştığını ve 2022 yılında yeni bir rekor ile 45 milyar dolar seviyesini aştığını hatırlatan Ersoy, ” Almanya, Türk ihracatçıları için en önemli ihracat pazarı olma özelliğini korumaya devam ediyor. Türkiye ve Almanya arasındaki dış ticaret açığı son 10 yılda 11 milyar dolar seviyelerinden 2,8 milyar dolara gerilemiş durumdadır. Yani ülkelerimiz arasındaki ticaret dengesi Türkiye lehine gelişme kaydetmektedir.” dedi.

    Pandeminin uluslararası ticareti etkilediğini hatırlatan Ersoy, bunun başlıca nedeninin artan navlun maliyetleri, uzayan teslimat süreleri ve tedarik zincirlerindeki aksaklıkları olduğunu belirtti.

    “Türkiye kendini Avrupa’ya tedarik pazarı olarak konumlandırma fırsatını değerlendirdi”

    Ersoy, “Türkiye kendini Avrupa’ya tedarik pazarı olarak konumlandırma fırsatını değerlendirdi. Tüm bu gelişmeler ışığında, Almanya ile Türkiye arasındaki ikili ticaret bu yıl da yeni bir rekor seviyeye ulaşması bizi şaşırtmayacaktır.” dedi.

    İstatistiki verilerin 2022 yılında motorlu araçlar ve otomotiv yan sanayisinin yanı sıra kazan, makine ve mekanik ekipman ticaretinin Türkiye arasındaki ikili ticarette özel bir konuma sahip olduğunu gösterdiğini belirten Ersoy, “Türkiye artık sadece sanayi malları ve makine ithalatçısı değil, aynı zamanda bu tür malların tedarikçisi olarak da ön plana çıkmaktadır.” açıklamasında bulundu.

    Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “2022 yılında kazanlar, makineler ve mekanik ekipmanlar gibi sanayi ürünleri, toplam değeri yaklaşık 5 milyar dolar ile Almanya’nın Türkiye’ye ihracatında önemli bir paya sahip olmuştur. Diğer önde gelen ihraç malları sırasıyla motorlu kara taşıtları, römorklar ve aksamları (3,97 milyar dolar); plastik ve plastik ürünler (1,77 milyar dolar); hava taşıtları ve yedek parçaları (1,04 milyar dolar); kimyasallar, tıbbi eşya ve ürünlerdir.

    Buna karşılık, Türkiye Almanya’ya 2,96 milyar dolar değerinde otomotiv sanayi ürünleri/yarı römork ve treyler ve aksamlar ihraç etmiştir. Diğer önde gelen ihracat kalemleri arasında örme giyim eşyaları (2,77 milyar dolar); gıda (1,18 milyar dolar); kazanlar, makineler ve mekanik ekipmanlar gibi sanayi ürünleri (2,09 milyar dolar); elektrikli makineler (1 milyar dolar) ve demir/çelik ve alüminyum ürünleri yer almaktadır.

    Türkiye’nin AB Gümrük Birliği üyesi olarak sahip olduğu özel statü, Türkiye’nin Alman şirketleri için önemli bir ticaret ortağı ve yatırım yeri olduğunu gösterir. Özel coğrafi konumuyla Türkiye, Doğu-Batı ve Kuzey-Güney eksenleri arasında doğal bir köprü oluşturmakta ve komşu bölgedeki önemli pazarlara etkin ve uygun maliyetli bir üs oluşturmaktadır. Hem enerji hem de lojistik için iyi bir altyapı, genç, iyi eğitimli ve teknoloji meraklısı nüfusu ile Türkiye cazip imkanlar sunmaktadır.”

    Yeşil dönüşüm konusu ve özellikle enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji ve yeşil hidrojen odak alanları AHK Türkiye’nin çalışmalarında özel bir öneme sahip olduğunun altını çizen Ersoy, enerji konularındaki etkinlik ve paylaşımların yanı sıra AHK Türkiye, enerji sektöründen ve Türk-Alman enerji sektöründen çeşitli paydaşlarla yakın iş birliği içinde çalıştığını belirtti.

    “Güneş alanında yenilenebilir enerjide büyük potansiyelimiz var”

    Ersoy, “Örneğin 2011 yılında, Alman-Türk enerji sektöründen üye şirketler için ilk AHK Türkiye çalışma grubu kurulmuştur. Ayrıca enerji dönüşümü konularında çalışan startuplar ve özel sektör ile birlikte iş birliğini teşvik edecek faaliyetler planlanmaktadır.” diye konuştu.

    Ersoy, AHK Türkiye’nin çözüm ortağı DEinternational Servis Hizmetleri A.Ş., Alman-Türk Enerji Ortaklığı’nın (DTEP) Enerji Sekreteryası’nın başında bulunmakta ve DTEP’in faaliyetlerinin yanı sıra çalışma gruplarının koordinasyonuna da destek verdiğini açıkladı.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Almanya Federal Ekonomi ve İklim Koruma Bakanlığı (BMWK) tarafından kurulan ve 2012 yılından bu yana faaliyet gösteren DTEP’in Türkiye’deki enerji sisteminin dönüşümü (enerji dönüşümü) sürecinde siyaset, iş dünyası, bilim ve sivil toplum arasında fikir ve bilgi alışverişine hizmet ettiğini kaydeden Ersoy, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Türkiye, özellikle güneş enerjisi alanında Almanya’ya kıyasla Yenilenebilir Enerji konusunda yüksek potansiyele sahip. Alman rüzgar enerjisi teknolojisi sağlayıcıları da Türkiye’de kurulu kapasite açısından pazar liderleri arasında.

    Enercon veya Nordex gibi rüzgar türbini üreticilerinin Türkiye’de halihazırda büyük üretim tesisleri bulunmakta. Türkiye’de rüzgar enerjisi tedarik zincirleri halihazırda kurulmuş olmakla birlikte yine de büyüme ve daha fazla gelişme için çok fazla potansiyele sahip.”

  • Turistlerin Kuşadası’na olan ilgisi arttı

    Turistlerin Kuşadası’na olan ilgisi arttı

    Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Kuşadası, Almanya’nın farklı şehirlerinden gelen 200 seyahat acentesi sahibi, üst düzey yöneticisi ve bin 200 bağımsız seyahat danışmanını ağırladı. Kuşadası Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Kuşadası Belediyesi Meclis Üyesi Fahrettin Çiçek de katıldı. Toplantıda, Kuşadası Belediyesi’nin öncülüğünde turizmcilerle iş birliği içerisinde yurt dışında yapılan tanıtım faaliyetlerinin etkisini gösterdiği ve kenti 2023 yılında bir önceki yıla göre 2 kat fazla Alman turistin ziyaret edeceği ifade edildi.

    Toplantıda konuşan Kuşadası Belediyesi Meclis Üyesi Fahrettin Çiçek, “Bugün Kuşadası’nda Almanya’nın en önemli turizm şirketi gruplarının acentelerini, temsilcilerini ve yöneticilerini misafir ediyoruz. Bu nedenle çok mutluyuz. Toplantı Kuşadası ve bölgemizin tanıtımı için çok önemli. Almanya, Kuşadası için yabancı kaynak pazarlar içerisinde üst sıralarda yer alıyor. Geçen yıl Kuşadası’nı yaklaşık 140 bin Alman turist ziyaret etti. Bu yıl rakamın çok daha da yükselecek olması bizim için sevindirici bir gelişme. Kuşadası Belediyesi olarak kentimize daha fazla yabancı turist çekmek için tanıtım faaliyetlerimizi etkin bir biçimde gerçekleştiriyoruz” dedi.

    Alman turizm şirketinin Genel Müdürü Achim Steinebach ise, “Kuşadası, Almanya’da en sevilen tatil merkezlerinden bir tanesi. Çünkü zengin bir doğası ve kültürü var. Ayrıca tarihi ören yerlerine de yakın. Konaklama imkanlarında da avantaj sunan bir kent. Şu an Almanya’da, Kuşadası için çok yoğun bir tatil talebi oluşmuş durumda. Kuşadası satışlarımız yüzde 100 oranında arttı. Bu durum biz turizmciler için çok sevindirici bir gelişme” diye konuştu.

  • Almanya’da havalimanı grevi

    Almanya’da havalimanı grevi

    Birleşmiş Hizmet Sektörü Sendikası’na (Ver.di) bağlı güvenlik görevlilerinin işverenlerle ücretlerinin artırılmasına yönelik görüşmelerde anlaşmaya varılamamasının ardından Hamburg, Köln/Bonn ve Düsseldorf havalimanlarında 48 saatlik iş bırakma eylemi dün gece başladı.

    Alman Havalimanları Birliği (ADV), uluslararası ve ulusal hava trafiğinin geniş alanlarını kesmeyi amaçlayan söz konusu grevin, kabul edilebilir olanın çok ötesine geçtiğini ve tamamen uygunsuz olduğunu belirtti.

    ADV, iş bırakma eylemi nedeniyle havalimanlarındaki 700 uçuşun muhtemelen iptal edileceğini ve bu iptallerden 100 binden fazla yolcunun etkileneceğini duyurdu.

    Ver.di de güvenlik görevlilerini cuma günü Stuttgart havaalanında işi bırakmaya çağırdı. Bu havalimanında ne kadar uçuşun iptal olacağı ise belli değil.

    Almanya’da alışılmışın dışındaki yüksek enflasyonla birlikte işçilerin artan yaşam maliyetini dengelemek için daha yüksek ücret talep etmesi nedeniyle son aylarda grev dalgasının yayılması dikkati çekiyor

    Alman Maden Kimya ve Enerji İş Sendikası (IG BCE) ile Ver.di, yüksek enflasyona karşı daha yüksek ücret talebiyle, enerji alanındaki özel sektör çalışanlarını bugün 1 günlük toplu uyarı grevine çağırdı.

    Öte yandan, Ver.di ve Almanya’nın Demiryolu Çalışanları Sendikası’nın (EVG) 27 Mart’ta ulaştırma sektöründe öncülük ettiği uyarı grevinde uçak, tren ve otobüs seferlerinin büyük bölümünü durma noktasına gelerek ülkede ulaşımı felç etmişti.

  • Nükleer enerji dönemi sona erdi

    Nükleer enerji dönemi sona erdi

    Bavyera’daki Isar 2, Baden-Württemberg’deki Neckarwestheim 2 ve ülkenin kuzey batısında yer alan Emsland nükleer santralinin işletmecilerinin yaptıkları açıklamaya göre, bu üç nükleer santralde cumartesi gecesi saat 12:00’den önce tüm reaktörler devre dışı bırakıldı. Böylece, Almanya’da elektrik üretiminde nükleerden çıkış süreci tamamlandı.

    Söz konusu nükleer santraller artık elektrik şebekeye bağlı olmazken, bu santraller geçen yıl ülkenin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 6’sını karşılamıştı.
    Alman haber ajansı DPA’ya açıklamada bulunan Almanya Çevre Bakanlığı Nükleer Güvenlik Departmanı Başkanı Gerrit Niehaus, “Yasalara uygun olarak çalışıyoruz ve 16 Nisan’dan itibaren nükleer elektrik işletmeciliğinin cezai bir suç olacağı açık.” ifadesini kullandı.
    Nükleer karşıtları, ülkede üç reaktörün kapatılmasını bir zafer olarak görürken, iş dünyası, Avrupa’nın enerji kaynaklarının istikrarlı olmadığı ve dünyanın fosil yakıtlardan kurtulmaya çalıştığı bir dönemde reaktörlerin kapatılmasını “çılgınlık” olarak nitelendirmişti.

    Ülkede nükleer enerjinin sona ermesiyle birlikte bu konuda tehlikenin sona erdiğine dikkat çekilirken Fransa ve İsviçre gibi ülkelerdeki nükleer tesislerin ülkeye yakın coğrafyada yer alması da sızıntı endişelerinin sürmesine neden oluyor.

    Elektrik şebekesiyle bağlantısı kesildikten sonra reaktörün yaklaşık on beş dakika içinde kapatılması gerekiyor. Bundan sonra reaktör “soğutularak, sistemdeki sıcaklığın yaklaşık on iki saat içinde ortam sıcaklığına düşürülmesi gerekiyor. Kapatma işleminden yaklaşık dokuz saat sonra soğutma kulesi üzerinde artık buhar görülmüyor.
    Ülkede nükleer enerjiden çıkıştan sonra bile yüksek riskli teknolojiyle mücadelenin zorlukları devam ediyor. Alman hükümetinin önünde devre dışı bırakılmış 30’a yakın nükleer santrali sökmek gibi zorlu bir görev de bulunuyor.
    Bir nükleer santralin sökülme süreci yaklaşık 15 yıl sürüyor. Öte yandan, Alman yetkililer, çok uzun yıllar ölümcül olabilen radyoaktif atıkların depolanması için de henüz kesin bir çözüm bulabilmiş değil.

  • İşçi alımı ve göç kolaylaşıyor

    İşçi alımı ve göç kolaylaşıyor

    Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Almanya’da kalifiye iş gücü göçünün kolaylaştırılması için oluşturulan nitelikli göçmen stratejisine Bakanlar Kurulu’nun onay verdiği belirtildi.

    Açıklamada, birçok Alman şirketinin uzun süredir nitelikli çalışan bulmakta ciddi zorluklar yaşadığı, nitelikli çalışan açığının 2022’de 1,98 milyon seviyesinde olduğu bildirildi.

    Açıklamada, “Vasıflı iş gücü eksikliği, çok sayıda sektörü ve şirketleri etkilemektedir. Nitelikli işçi eksikliği, Almanya’da refah için bir risk haline geldi.” denildi.

    Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Hubertus Heil, konuya ilişkin değerlendirmesinde, nitelikli iş gücünü güvence altına almanın Almanya’nın önümüzdeki 10 yıl için en büyük ekonomik görevlerinden biri olduğunu belirterek, yeni Nitelikli Göçmenlik Yasası ile modern bir göç ülkesinin temellerini attıklarını belirtti.

    Almanya’nın yeni Nitelikli Göçmenlik Yasası, aile birleşimi ve mesleki niteliklerin tanınması gibi çeşitli basitleştirmelere ek olarak, nitelikli göçmeler için puan sistemini de getiriyor.

    Puan sayısı hesaplanırken dil becerileri, mesleki deneyim, yaş ve Almanya ile bağlantılar dikkate alınan kriterler arasında yer alıyor.

  • Almanya’da ulaşım sektörü çalışanlarından protesto

    Almanya’da ulaşım sektörü çalışanlarından protesto

    Almanya’da işçi sendikası Verdi ile demiryolu çalışanları sendikası EVG’nin çağrısıyla 24 saatlik greve giden binlerce çalışan protesto gösterisi düzenlendi. Grev nedeniyle toplu ulaşımın durma noktasına geldiği ülkede turuncu yelekli sektör çalışanları, boş tren istasyonlarında zam talebiyle işverenleri protesto etti. Almanya’nın birçok şehrinde yapılan yürüyüş ve mitinglere on binlerce çalışan katıldı.

    Demiryolu çalışanlarının Köln tren garı karşısında düzenledikleri eyleme katılan sendika temsilcisi Mesut Ermayası, salgından dolayı işverenin ilk sene zam yapmadığını, ikinci sene ise yüzde 1 buçuk zam teklifini kabul ettiklerini belirterek, “Bunun üzerine savaş geldi, enflasyon geldi, her şey pahalılaştı. Bizim isteğimiz her işçiye 650 euro zam verilmesi” dedi. Bugün Almanya’nın en büyük grevinin yapıldığını ifade eden Ermayası, “Köln kentinde 2 bin 200 işçimiz var. Bunun 400-450’si Türk işçilerimiz” şeklinde konuştu.

    Demiryolu işçisi Mesut Ceviz ise, “Yöneticiler kendisine yüzde 14 zam yapıyor. Bize gelince para yok diyor” ifadelerini kullanırken, Güray Deniz de, “İşverenden hakkımızı talep ediyoruz, inşallah alacağız. En az 650 euro brüt talep ediyoruz” diye konuştu.

    Grevin bugün saat 00.00’da sona ermesi bekleniyor. Yaklaşık 2,5 milyon çalışanı temsil eden işçi sendikası Verdi, artan yaşam maliyetleri karşısında maaşların yetersiz kaldığı gerekçesiyle ulaşım sektörü çalışanları için zam talep ediyor. Sendika, çalışanlar için yüzde 10.5 ya da en az 500 euro zam yapılmasını isterken, 230 bin çalışanı temsil eden EVG ise yüzde 12’lik bir artış ya da en az 650 euro zam yapılmasını talep ediyor.

    Verdi Sendikası Başkanı Frank Werneke yaptığı açıklamada, mücadelelerinin umursamaz patronlara karşı olduğunu belirterek, “31 yıldır böyle bir grev olmamıştı. Taleplerimiz karşılanmazsa geniş kapsamlı bir mücadele içerisine gireriz, ancak işverenlerin böyle bir riske girmeyeceğini düşünüyorum” dedi.

  • “Putin’in tutuklanması, savaş ilanı olur”

    “Putin’in tutuklanması, savaş ilanı olur”

    Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Rus medyasına röportaj verdi. Medvedev, Almanya Adalet Bakanı Marco Buschmann’ın UCM’nin aldığı karar kapsamında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Almanya’ya gelmesi durumunda tutuklanacağı” yönündeki açıklamasını değerlendirdi. Medvedev, “Hayal edelim, açıkçası bu hiçbir zaman gerçekleşmeyecek olan bir durum, ama yine de gerçekleştiğini hayal edelim. Nükleer bir devletin başkanı (Putin) Almanya topraklarına gitti ve tutuklandı. Bu ne demektir? Bu, Rusya Federasyonu’na karşı savaş ilanı olur. Bu durumda tüm füzelerimiz Bundestag’a (Almanya Federal Meclisi) ve Şansölye’nin (Almanya Başbakanı Olaf Scholz) ofisine uçar” ifadelerini kullandı.

    İngiltere’nin Ukrayna’ya seyreltilmiş uranyum içeren mühimmat göndermeye yönelik planına da değinen Medvedev, “Yabancı silahların Ukrayna’ya teslim edildiği her gün, nükleer kıyameti daha da yakınlaştırıyor” dedi.

    Öte yandan UCM geçtiğimiz Cuma günü, çocukları Ukrayna’dan yasa dışı yollarla sınır dışı etmekle suçladığı Putin hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.

  • Almanya’da ilk teravih namazı

    Almanya’da ilk teravih namazı

    Almanya’nın Köln kenti ve çevresinde yaşayan birçok Müslüman, Ramazan ayının gelmesi ile ilk teravih namazını ülkenin en büyük camilerinden olan DİTİB Merkez Camii’nde kıldı.

    Teravih namazına Türklerin yanı sıra farklı milletlere mensup çok sayıda Müslüman ve çocukları da katıldı. Teravih namazı öncesinde vaaz veren Köln Dini Danışma Kurulu Başkanı Ahmet Sinan Kara, Ramazan ayının anlam ve önemine değindi. Kara, günahlardan arınma günleri olan bu günlerin iyi değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

    DİTİB Genel Başkanı Dr. Muharrem Kuzey ise Ramazan ayı vesilesiyle yayınladığı mesajda, “Rabbimizden ülkemizde yaşanan elim deprem faciasında hayatını kaybeden kardeşlerimize rahmet, yaralılara acil şifalar ihsan etmesini niyaz ediyorum ve tüm İslam aleminin Ramazan-ı Şerifini tebrik ediyor, bin aydan daha hayırlı olan bu kadri yüce ayın tüm insanlığın kardeşlik ve barışına, esenlik ve hidayetine vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.

    Ramazan ayında manevi duyguların yoğun olarak yaşandığını ifade eden Kuzey, “Türkiye ile Suriye’yi ve dünyayı derinden sarsan felaketin yaşandığı günlerde vicdanlarımız enkazın altındaki kardeşlerimizle sızladı, nefeslerimiz yığınların altında daraldı, o gecenin ayazı bizim de içimizi titretti, yastığımız yorganımız adeta taş kesildi. Bizim tesellimiz, takdirine sonsuz teslim olduğumuz, Rabbimizin buyruklarındadır” ifadelerini kullandı.

  • “ABD, Almanya’yı işgal etmeye devam ediyor”

    “ABD, Almanya’yı işgal etmeye devam ediyor”

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rus devlet televizyonuna Kuzey Akım boru hatlarına düzenlenen saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu. Olayın aydınlığa kavuşması için soruşturma yapılması gerektiğini ancak batılı ülkeler tarafından bu soruşturmanın önüne geçildiğini söyleyen Putin, “Terör eyleminin gerçekleştiği yere girmemize izin vermiyorlarsa kendi soruşturmamızı yürütmek çok zor. Bunun bir terör eylemi olduğu artık kimseler için sır değil. Bunu artık herkes kabul etti bence. Üstelik bu, devlet düzeyinde işlenen bir terör eylemi olduğu açık, çünkü hiçbir amatör bu tür eylemi gerçekleştiremez” dedi.

    Gaz boru hatlarına Ukraynalı sabotaj gruplarının saldırı düzenlediği iddialarını “saçmalık” olarak nitelendiren Putin, bu saldırıları ancak teknolojik yeterliliği olan ülkelerin gerçekleştirebileceğini savundu. Putin, “Bu tam bir saçmalık. Bu tür, bu şiddette, bu derinlikte patlamayı sadece uzmanlar yapabilir, üstelik belli teknolojilere sahip bir devletin tüm gücüyle desteklediği uzmanlar” dedi.

    “Bir patlayıcı daha boru hattının altına yerleştirilmiş olabilir”

    Danimarka tarafının Gazprom’a, boru hatlarının patlama yaşanan noktalarında inceleme yapması için onay verdiğini söyleyen Putin, Rus uzmanların ilginç bulgulara rastladığını aktararak, “Gazprom uzmanları patlama alanından yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bir iğne tespit etti. Bu iğne, patlamanın meydana geldiği yere benzer bir yerin yakınında bulunuyordu. Yani boruların en hassas yeri olan boru bağlantısı yakınında yer alıyordu. Uzmanlarımız, bunun patlayıcıyı tetikleyen sinyali almak için bir anten olabileceğini düşünüyor. İddia etmiyorum, ama olabilir diyorum, bir patlayıcı daha boru hattının altına yerleştirilmiş olabilir” dedi.

    Başka bir bomba ihtimaline karşı ortak ekip kurulması çağrısında bulunan Putin, “Danimarka yönetiminden tek başımıza veya onlarla ortaklaşa, bu derinlikte çalışabilecek uzmanlardan grup oluşturarak gereken tüm araştırmaları yapmamamıza, elbette varsa bu bombayı etkisiz hale getirmeye izin vermesini istiyoruz. Ama Danimarka yönetimine yaptığımız başvuruya düşünmeleri gerektiği yönünde cevap aldık. Uygun buldukları zaman bize cevap vereceklerini söylediler. Böyle belirsiz bir cevap aldık” ifadelerini kullandı.

    “ABD, Almanya’yı işgal etmeye devam ediyor”

    Avrupa ülkelerinin bağımsız politika yürütemediklerini öne süren Putin, “Bence Avrupalılar bağımsızlık, egemenlik ve ulusal çıkar genini kaybetti. Burunlarına veya kafalarına ne kadar çok vururlarsa o kadar eğilir ve daha geniş gülümserler. Bunu düzeltmek çok zor. Günümüzün liderlerinin nesli böyle. Ulusal çıkar içgüdüsünü kaybettiler” dedi.

    Almanya’ya değinen Putin, Almanya’nın, ABD kontrolü olduğunu ifade ederek, “Sorun şu ki, Avrupalı siyasetçiler İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’nın hiçbir zaman tam anlamıyla egemen bir devlet olmadığını açıkça söylediler. Sovyetler Birliği bir noktada güçlerini geri çekti ve ülkenin işgali anlamına gelen bu eylemi sona erdirdi. Ama bilindiği gibi ABD’liler için durum böyle değildi. Almanya’yı işgal etmeye devam ediyorlar” dedi.