Etiket: boğaziçi üniversitesi

  • Boğaziçi’ndeki gözaltılara valilikten açıklama

    Boğaziçi’ndeki gözaltılara valilikten açıklama

    İstanbul Valiliği, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki gözaltılarla ilgili yaptığı yeni açıklamada “108 şüpheliden 7’sinin Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olduğu, 101 şüphelinin Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olmadığı, 15 şüphelinin de üniversite düzeyinde eğitim görmediği, Rektörlük binasının ablukaya alınması nedeniyle gözaltına alınanlardan 50 şüphelinin Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olduğu, 1 şüphelinin de başka bir üniversitenin öğrencisi olduğu tespit edilmiştir.” ifadelerini kullandı.

    Açıklamada şöyle denildi:

    Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü girişinde 1 Şubat 2021 Pazartesi günü yapılan izinsiz gösteriler sırasında Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla İl Emniyet Müdürlüğümüzce gözaltına alınan 108 şüpheliden 7’sinin Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olduğu, 101 şüphelinin Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olmadığı, 15 şüphelinin de üniversite düzeyinde eğitim görmediği, Rektörlük binasının ablukaya alınması nedeniyle gözaltına alınanlardan 50 şüphelinin Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olduğu, 1 şüphelinin de başka bir üniversitenin öğrencisi olduğu tespit edilmiştir.

    BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ PROTESTOLARI

    Boğaziçi Üniversitesi’ne Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasının ardından öğrenciler protestolara başlamıştı. Dün Güney Kampüs önünde Prof. Dr. Melih Bulu’yla konuşmak için bekleyen öğrenciler polis müdahalesiyle karşılaştı. Kampüse giren polisin sokağa çıkma yasağının başladığı uyarısı yaptığı belirtildi. Olaylar sırasında polisin sert müdahalesi tepki çekerken, muhalefet liderlerinden peş peşe sosyal medyadan açıklamalar geldi.

    159 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

    İstanbul Valiliği müdahalenin ardından 159 öğrencinin gözaltına altına alındığını duyurmuştu. İstanbul Valiliği’nden bu sabah yapılan açıklamada, gözaltına alınan şüphelilerden 98’inin serbest bırakıldığı bildirildi.

    BAKAN SOYLU’DAN AÇIKLAMA

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Twitter hesabından, Boğaziçi Üniversitesindeki eylemlere ilişkin açıklamada bulundu. Soylu, “Kabe-i Muazzama’ya hakaret eden LGBT sapkınlarına müsamaha göstermeli miyiz? Elbette hayır. Rektörlük binasını işgale kalkan LGBT sapkınlarına müsamaha göstermeli miyiz? Elbette hayır” ifadelerini kullandı.

    Öğrencilere seslenen Soylu, “Boğaziçi’nin olan biteni izleyen sakinlerine bir sözüm var; Hayatta hiç bir başarının altında imzası olmayan, bir ajansın elinde oyuncak olan, solcu bile olamayan kart siyasetçilerin tuzağına düşmeyin. Sizden beklentimiz, bilimsel başarı. Sizden beklentimiz, okul başarısı. Sizden beklentimiz, Büyük ve Güçlü Türkiye’ye hazırlanmanızdır” dedi.

  • Kılıçdaroğlu’dan Boğaziçi Rektörü’ne: Çekilmesi lazım

    Kılıçdaroğlu’dan Boğaziçi Rektörü’ne: Çekilmesi lazım

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki olaylarla ilgili konuştu. Çiftçilerle buluşmasında konuya değinen Kılıçdaroğlu, “Üniversiteye bir kişiyi atıyorsunuz, üniversite kabul etmiyor. Üniversite hocaları da kabul etmiyor. O hocanın ayrılayım demesi lazım” ifadelerini kullandı.

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

    “Üniversitelerde bilgi üretilir, gelecek üretilir. Bizler de öğreniriz. Akademik dünyası gelişmiş bütün ülkeler gelişmiştir. Boğaziçi Üniversitesi’nden söz etmek isterim. Orası da bizim üniversitemiz. Boğaziçi’ne girmek kolay değil, çok yüksek puanlar almanız lazım. Gelenekleri vardır. Gelenekler bazen kanunlardan daha güçlüdür. Üniversiteye bir kişiyi atıyorsunuz, üniversite kabul etmiyor. Üniversite hocaları da kabul etmiyor. O hocanın ayrılayım demesi lazım. Aksi halde orada kaos çıkıyor ortaya.

    80 öncesi ve sonrası çok sayıda insan hayatını kaybetti. Yazık günah değil mi? Türkiye böyle bir sürecin içine sokulmamalı. Bir aydan fazladır bir başkan yardımcısı bile bulamadı, çekilmesi lazım.”

    BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ’NDEKİ PROTESTOLAR

    Boğaziçi Üniversitesi’ne Melih Bulu’nun rektör olarak atanmasının ardından öğrenciler protestolara başlamıştı. Dün Güney Kampüs önünde Prof. Dr. Melih Bulu’yla konuşmak için bekleyen öğrenciler polis müdahalesiyle karşılaştı. Kampüse giren polisin sokağa çıkma yasağının başladığı uyarısı yaptığı belirtildi.

    İstanbul Valiliği müdahalenin ardından 159 öğrencinin gözaltına altına alındığını duyurmuştu.

    İstanbul Valiliği’nden bu sabah yapılan açıklamada, gözaltına alınan şüphelilerden 98’inin serbest bırakıldığı bildirildi.

  • MHP Lideri Bahçeli’den Boğaziçi açıklaması

    MHP Lideri Bahçeli’den Boğaziçi açıklaması

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Boğaziçi Üniversitesinde Kabe fotoğrafının yere serilmesiyle ilgili, “Bu alçak olayın faillerinin ne öğrencilikle, ne eğitimle, ne ilim ve irfan gayesiyle hiçbir bağı ve bağlantıları yoktur. Kabe’yi aşağılayanların, bu mabedimizi asırlar evvel mancınıklarla vurup yıkan Yezid’in askerlerinden, Kabe’yi işgal eden teröristlerden hiç mi hiç farkı yoktur” dedi.

    MHP Genel Başkanı Bahçeli, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Boğaziçi Üniversitesindeki eylemlere tepki göstererek, “Boğaziçi Üniversitesi’nde süregelen habis eylemler, mutat ve kanuna muvafık bir rektör atanmasına gösterilen eften püften tepkilerden maksat itibarıyla farklı ve fazla anlamlar taşımaktadır. Türkiye’nin boğazını sıkmak isteyen provokatörler Boğaziçi’ne tutunmanın arayışındadır. Milletimizin hassasiyetleriyle oynamayı özgürlük, mukaddesatını hedef almayı demokrasi, toplumsal huzur ve sükûnetini baltalamayı eğitim hakkı gibi lanse ve servis eden iç ve dış mihraklar, devşirdikleri piyonlarla yasa dışı protestoları yaygınlaştırmanın amacındadır. 28 gündür ülkemizin gündeminde yer alan Boğaziçi Üniversitesi, demokratik bir hak arayışına veya masum bir öğrenci itirazına sahne olmamıştır. Bu üniversitenin kapısına öğrencinden başka her türlü haşarat ve anarşist gruplar sırayla yuvalanmıştır. Nitekim her şey ortadadır” dedi.

    ‘MANEVİYATA SÖVENLERİ ÖVENLER, ASALAKTIR’

    Boğaziçi Üniversitesinin giriş kapısının, terör örgütlerinin eylem ve manevra alanını daraltmak için kilitlendiğini ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

    “Mesele öğrenci ya da rektör meselesi değildir. Asıl mesele üniversiteleri kapsayacak olası bir dalgalanmayı toplumsallaştırıp siyasallaştırmaktır. CHP, HDP, İyi Parti ve bunların diğer yandaş partileri Boğaziçi Üniversitesi’nde oynanan oyuna doğrudan iştirak etmişlerdir. Üniversiteye sırtlarını dönen sözde akademisyenler ise bu sakat tutumlarıyla başka bir açıdan Türkiye muhaliflerine kucak açmışlardır. Bilime sırt dönenler; karanlığa yüz verirler, karışıklığa omuz verirler, krize onay verirler, kargaşaya destek verirler. Üstelik bazı çapulcuların kutsallarımıza hakaret etmelerine de ses çıkarmazlar. Çıkarsalar kör ideolojik muhitlerince aforoz edileceklerini gayet iyi bilirler. Millete ve maneviyata sövenleri el birliği edip övenler, emel birlikteliğine heves edenler aydın değil, asalaktır. Merhum Cemil Meriç isabetle demişti ki: ‘Bizim aydınımız din düşmanı değil, İslam düşmanıdır’ Acıklı olsa da ne kadar doğru bir tespit değil mi?”

    ‘KABE’Yİ İŞGAL EDEN TERÖRİSTLERDEN FARKI YOK’

    Geçen Cuma günü Kâbe resmi üzerine şahmeran temalı figür ve LGBT-İ temalı paçavra asılmasının da ‘aydınım’ diyen hiç kimseyi rahatsız etmediğini belirten Bahçeli, “Bu alçak olayın faillerinin ne öğrencilikle, ne eğitimle, ne ilim ve irfan gayesiyle hiçbir bağı ve bağlantıları yoktur. Kabe’yi aşağılayanların, bu mabedimizi asırlar evvel mancınıklarla vurup yıkan Yezid’in askerlerinden, Ebabil kuşlarınca kafalarına taş yağdırılan Yemen Valisi Ebrehe ve askerlerinin durumundan, hatta 20 Kasım 1979’da Kabe’yi işgal eden teröristlerden hiç mi hiç farkı yoktur. Kabe-i Muazzama’ya hakaret edenleri lanetliyorum. Görülen ve görülmeyen faillerinin hukuk ve maşeri vicdan karşısında hak ettikleri cezaları bulacaklarına yürekten inanıyorum. Be hey kalpsizler, kuldan utanmıyorsanız bari Allah’tan korkun. Bizden uzak, feci sonunuza da yakın durun” ifadelerini kullandı.

    Bahçeli ayrıca 2021 Yılının Yunus Emre ve Türkçe Yılı olarak kutlanacağını hatırlatarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve emeği geçenlere teşekkür etti.

  • YÖK’ten Boğaziçi Üniversitesi açıklaması

    YÖK’ten Boğaziçi Üniversitesi açıklaması

    Yükseköğretim Kurulu’nca (YÖK), Boğaziçi Üniversitesi’nde Kabe fotoğrafının yere serilmesine ilişkin, “Öğrencileri de dahil tüm akademi camiasının; toplumun müşterek hassasiyet noktaları, değerleri ve kutsallarına karşı her zaman dikkatli, nezaketli ve saygılı bir üslubu benimsemesinin kendisini ayakta tutan bu topluma karşı bir vazifesi olduğunu ve bu eylemi gerçekleştirenlerin üniversite gençliğini temsil etmediğini hatırlatmak isteriz” denildi.

    YÖK’ten, yapılan yazılı açıklamada, dün Boğaziçi Üniversitesi’nde Ka’be-i Muazzama’nın hak ettiği saygı ve tazime ters düşen provakatif bir eylem gerçekleştirildiği anımsatıldı. Türk milletinin müşterek hassasiyetlerinden birisinin de dini şiarlara ve sembollere hürmet göstermek olduğu kaydedilerek, “Bu necib milletin kendisini diğer milletlerden ayırt eden hususiyetlerden birisi olan ‘edeb’ ve ‘hürmet’ konusundaki azami titizliğini hayasızca ihlal eden bu eylemin, pervasızlığın ve saygısızlığın sahipleri için ömür boyu bir utanç vesilesi olacağı açıktır” denildi.

    ‘ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİNİ TEMSİL ETMEDİĞİNİ HATIRLATMAK İSTERİZ’

    Üniversiteler sadece bilimsel faaliyetlerin yapıldığı yerler olmayıp aynı zamanda kendi milletinin kültür ve değerlerine sahip çıkacak nesiller, ahlaklı ve dürüst vatandaşlar yetiştiren kurumlar olduğu belirtilerek, “Bu gibi çirkin davranışların, ne bu davranışı gösterenlerin ne de mensubu oldukları üniversitenin saygınlığını artırmayacağı, savundukları fikirlere fayda getirmeyeceği ortadadır. Dolayısıyla öğrencileri de dahil tüm akademi camiasının; toplumun müşterek hassasiyet noktaları, değerleri ve kutsallarına karşı her zaman dikkatli, nezaketli ve saygılı bir üslubu benimsemesinin kendisini ayakta tutan bu topluma karşı bir vazifesi olduğunu ve bu eylemi gerçekleştirenlerin üniversite gençliğini temsil etmediğini hatırlatmak isteriz” ifadesine yer verildi.

  • Cumhurbaşkanı’ndan Boğaziçi açıklaması

    Cumhurbaşkanı’ndan Boğaziçi açıklaması

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki rektör protestolarına değindi, “Terörle bağlantılı eylemin demokrasi, fikir özgürlüğüyle uzaktan yakından ilgisi yok” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır-Ergani-Elazığ Yolu Devegeçidi Köprüsü ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’ne Vahdettin Köşkü’nden canlı bağlantı ile katıldı.

    Köprü ve bağlantı yolları sayesinde Diyarbakır ve Elazığ başta olmak üzere bölgedeki tüm şehirler arasındaki ulaşımın daha kolay, konforlu ve hızlı hale geleceğini ifade eden Erdoğan, özellikle Eğil kavşağındaki trafiği kesintisiz ve güvenli hale getiren bu projeyle vakitten ve akaryakıttan da önemli bir tasarruf sağlanacağını kaydetti.

    Erdoğan, son haftalarda Kömürhan Köprüsü’nden Gölbaşı Şehir Geçişi’ne, Ankara Niğde Otoyolu’ndan Kuzey Marmara Otoyolu’nun çeşitli kesimlerine kadar pek çok önemli ulaşım yatırımını hizmete açtıklarını dile getirerek, diğer alanlarda da dün uzaya fırtatılan uydudan milli helikopter motoruna kadar pek çok kritik projenin bu dönemde neticelendirildiğini anlattı.

    Bu projelerle Türkiye’nin kalkınma altyapısını sürekli geliştirdiklerini, ükeyi hedeflerine ulaştıracak zemini inşa ettiklerini belirten Erdoğan, salgınla mücadele alanında da sağlık hizmetlerinden destek programlarına kadar her konuda herkesin örnek aldığı çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

    “FİKİR ÖZGÜRLÜĞÜYLE İLGİSİ YOK”

    Erdoğan, “Dünyanın koronavirüs salgınından siyasi ve sosyal kaoslara kadar pek çok sorunla boğuştuğu bir dönemde hamdolsun Türkiye kendi kalkınma gündeminden taviz vermeden yolunda ilerliyor. Elbette bu fotoğraftan rahatsız olanlar çıkıyor. Nitekim rutin bir atamayı üniversitelerimizi karıştırmak için fırsata çevirenleri hep birlikte takip ediyoruz. Terör örgütü iltisaklı kişilerin en ön safta yer aldığı bu tür eylemlerin demokrasiyle hak arayışıyla fikir ve ifade özgürlüğüyle uzaktan yakından ilgisi yoktur” ifadelerini kullandı.

    “BU FİLMİ DEFALARA SEYRETTİK”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu filmi 18 yıldır yüzlerce defa seyrettiklerini, bu kirli senaryonun aktörlerini vesayetin dayatmalarına payandalık yaparken gördüklerini dile getirerek, şöyle devam etti:

    “Cumhuriyet mitinglerinde darbe çağrısı yaparken gördük. Hepimizin yüreğini dağlayan cinayetleri istismar ederken gördük. Gezi olaylarında esnafın malını mülkünü yağmalarken gördük. Bunları Bezmi Alem Valide Sultan Camisi’ni işgal ederken, orada bira kutularıyla beraber nasıl bir işgalci hareket yaptıklarını da gördük. Yine oradan Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’ne, özellikle kalkıp da kanal açmak suretiyle nasıl görüntüler verdiklerini gördük. Bölücü terör örgütünü desteklerken gördük. 6-8 Ekim hadiselerinde insanlarımız sokaklarda katledildiği sırada katilleri alkışlarken gördük. 17-25 emniyet yargı darbe girişiminde FETÖ’ye borazanlık yaparken gördük. 15 Temmuz darbe girişiminde tankların arasından kaçıp gittiği evde televizyonda neticeyi beklerken gördük. Sınır ötesi harekatlarımızda karşımızdaki cepheye malzeme taşırken gördük.”

    “KÖHNE ZİHNİYET YERİNDE SAYIYOR”

    Erdoğan, ülkenin ve milletin hayrına hiçbir işe destek vermeyenleri, Türkiye karşıtı her saldırının yanında yer alırken gördüklerini belirterek, şöyle konuştu:

    “Velhasıl milletimizle birlikte biz bunları, her filmin senaryosunda vesayetin, darbecilerin, terör örgütlerinin ülkemize diz çöktürmek için yanıp tutuşanların safında gördük. Dünyada ve Türkiye’de her şey değişti, herkes değişti. Bir tek bu köhne zihniyet yerinde sayıyor. Kendileri ileriye gidemediği için ülkeyi geriye döndürmenin hesabı ve gayreti içindeler. Karşımızda bırakın ülkeye ve millete hizmete talip olma konusunda kendilerini geliştirmeyi, eylem biçimlerinde bile yeniliğe gidemeyecek kadar tembel, dar kafalı, idrak yoksunu bir zihniyet var.”

    Erdoğan, Türkiye’nin bugünkü seviyesine bunlara rağmen geldiğini, 2023 hedeflerine bunlara rağmen ulaşacağını vurgulayarak, 2053 vizyonunu bunlara rağmen hayata geçireceklerini, büyük ve güçlü Türkiye için durmadan yola devam edeceklerini dile getirdi.

  • Boğaziçi Üniversitesi’ne ilişkin ilk açıklama

    Boğaziçi Üniversitesi’ne ilişkin ilk açıklama

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma namazı sonrasında açıklamalarda bulunuyor.

    Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar:

    ABD’de kanlı kongre baskını

    Bu süreç tüm insanlığı şaşırtmıştır. Demokrasi için yüz karası olduğunu görüyoruz. Temennimiz 20 Ocak itibariyle Biden’ın devir teslim göreninde, sakin bir şekilde bu yapılacaktır. Bundan sonraki süreçte Sayın Biden ile ABD sükuna kavuşur. Böyle salgın döneminde hassasiyetle sürecin devam etmesi lazım. Uluslararası ilişkilerde ABD’nin de girmesi gerekir. Tabii 4 ölü var. Ölenlerin ailelerine sabırlar dilerken özellikle yaralılara da geçmiş olsun dileklerimi ifade ediyorum.

    Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör ataması

    Arkadaşlar ben neden öğrencilerle görüşeyim. Öğrenciler bu işin içinde değil. Bu işin içinde teröristler var. Öğrencilerle alakası olmayan CHP’nin İstanbul İl Başkanı orada. Kendisi DHKP-C militanıdır. Bunlar öğrenci değil. Yaptıkları nedir? Yasalara uygun olarak buraya atanmış bir rektör vardır… Bu rektör yasalar dışında atanmamıştır. Yasalar neye amir ise, Melih Bey de buraya atanmıştır. Geçmişine baktığımızda o da bu üniversite içinden yetişmiş bir arkadaşımızdır.

    Kendi ilgi alanına göre yetişmiş olduğu alanlar vardır. ODTÜ’den itibaren tutunuz buraya kadar. Biz de YÖK’ün şahsıma teklif ettiği 9 isimden, bana yasaların vermiş olduğu yetkiden hareketle rektör olarak seçtik, Boğaziçi’ne layık gördük. Çok çok başarılı olacağına inanıyorum.

    Aşılarda son durum

    2 kaynağımız hatta 3 kaynağımız var. Çin, Almanya, yerli. Şu anda Çin’den ilk parti 3 milyon geldi, 50 milyona çıkacak. Bir o kadar da Almanya’dan gelecek. Bu konuda Uğur Bey ve eşiyle görüşmeleri Sağlık Bakanımız yapıyor. Bu hafta içinde de aşılarda belli bir takvim içinde Sağlık Bakanlığımız çalışmalarını sürdürecek. Hastanelerde belli odalarda bu aşı uygulaması devam edecek. Hassasiyetle bu adımları attık, atıyoruz.

    Bazı çevrelerin aleyhte kampanyaları var. Benim milletim bu kampanyalara prim vermeyecektir. İnsanımızın sağlığı söz konusudur. Bilim adamlarımızın bu konudaki aşamaları, tavırları her şey ortadadır. Bizim buna saygı duymamız, inanmamız lazım. Niçin ben bu aşıyı yaptırmadım diye böyle bir hak kimsede olamaz. Hastalıklarda da aynı şey söz konusu.

    Hastanelerde tedbirlerimiz var. Fiziki imkanlarımız, doktorlarımız… Doktorlarımızdan da ölenler, hastalananlar oldu. Tüm tedbirleri aldıktan sonra neticesine tabii ki katlanacağız. Burada her şey söz konusu. KOVİD vakası sıradan bir vaka değil. Asrın vebası adeta. Bizim devlet başkanı olarak, iktidar olarak, elimizden ne geliyorsa bunu yapmak durumundayız. Tüm ülkeler neyi yapıyorsa biz de onu yapıyoruz. Ben de devlet başkanı olarak ‘Yahu şunu neden yapmadım’ dememeliyim. Ben yarın bu sorumluluğu taşıyamam. Bu adımları sorumlulukla atıyoruz. Bedeli ne olursa olsun bu aşı-ilaçları alacağız.

    Bahçeli ve Asiltürk ziyaretleri

    Sayın Bahçeli ile yaptığımız görüşme bildiğiniz gibi mutat. Ağırlıklı olarak ülkemizin dünyadaki ikili ilişkileri, terör mücadelelerini Sayın Bahçeli ile etraflıca görüşüyoruz. Kendisi de yapılan çalışmalara başarı temennilerini hep söylüyor. Analizler de yapıyoruz. Bundan sonra da neler yapabiliriz, aramızdaki Cumhur İttifakı’nın yarınlara devamı için birlik-beraberliğimizi teyit ediyoruz.

    Sayın Asiltürk ile geçmişte beraber olduğum büyüğümdür. Bu ziyaretim hem bir nezaket ziyareti hem de ittifak meselesinde, seçim ittifakı mı olur ya da geleceğe yönelik terörle mücadelede her türlü desteğin bizim yanımızda olması lazım. Bizim bir yalnızlığı hissetmememiz lazım. Buna benzer görüşmeleri bundan sonra da yapacağım.

    Körfez Krizi

    Körfez için hayırlı olmuştur. Körfez için çok çok hayırlı olmuştur. Bizim de körfez iş birliği içinde bizim de konumumuz var. Bunun yeniden yerini alması da Körfez iş birliğini güçlü hale getirecektir.

    Başörtüsü konusu

    Şu anda başörtü konusunda Anayasal bir sorun yok. Başörtüsüne karşı çıkanlar anayasadan bihaber. Öyle adımlar attık ki, bizim hanım kardeşlerimiz başını örtmek suretiyle devletin her kademesinde görev almaya başladı. Bu anayasaya dayalı olarak olmaktadır. Hakim-savcı-danıştay üyesi olabiliyorsa hanım kardeşlerimiz… Bu aşıldı artık.

    CHP’li zat bunlardan haberdar olmadığı için saçma sapan bir açıklama yapıyor. Bunlar partili olmuş, bakanlık yapmış ama bu ülkede yasalar neye amir bunların çok dışında kalmışlar. Atılacak adımlar derken birçok kurumda bayan kardeşlerimiz görev alıyorsa….

  • Muharrem İnce’den Boğaziçi açıklaması

    Muharrem İnce’den Boğaziçi açıklaması

    CHP’li Muharem İnce, kendisine destek veren vekillere baskı uygulandığını ve parti içinde ötekileştirildiğini söyledi. İnce, Prof. Dr. Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne getirilmesiyle başlayan protestolara katılan öğrencilere de öğretmen ağabeyleri olarak tavsiylerde bulundu. Muharrem İnce, “Öğrencilere sağduyulu bir şekilde, yasalara uyarak protesto hakkını kullanmalarını, içlerindeki provokatörlere dikkat etmelerini tavsiye ederim” dedi.

    ‘BU TÜR YERLERDE PROVOKATÖRLER OLUR’

    CHP’li Muharrem İnce, önceki gün Yalova’nın kırsal Elmacık Mahallesi’nde bulunan evinin bahçesinde ‘Memleket Hareketi’nin Kurucular Kurulu’ üyeleriyle toplantı yaptı. Toplantının ardından gündeme dair soruları yanıtlayan İnce, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne Melih Bulu’nun atanması üzerine yapılan eylemlere katılan provokatörlere dikkat çekti. Atama kararını protesto eden öğrencilere uyarılarda bulunan İnce, “Bu çocukları anlamak lazım. Üniversite özgürlük ister. Özgürlük olmadan üniversitede bilim olmaz, üretim olmaz. Bunu anlayamıyorlar. Boğaziçi Üniversitesi, dünyanın sayılı üniversitelerinden biridir. AK Parti milletvekili aday adayı olan birini neden rektör atarsın ki? Toplumu bu kadar germeye gerek yok. Türkiye’nin üretmeye, barışmaya ihtiyacı var. Türkiye’nin büyümeye ihtiyacı var. Türkiye’de bu gerginliklerle, iktidarlar veya muhalefetler oy kazanabilir ama yarın bunun bedeli ağır olur. O yüzden bu çocukları, anlamak lazım. Yüreğim, desteğim, gönlüm Boğaziçi Üniversitesi’ndeki öğrencilerle birlikte. Bu tür yerlerde provokatörler olur. Bunlara dikkat etmek lazım. Bu her zaman olur ve olacaktır. Onun için öğrencilere sağduyulu bir şekilde, yasalara uyarak protesto hakkını kullanmalarını tavsiye ederim. İçlerindeki provokatörlere de dikkat etmelerini öğretmen ağabeyleri olarak tavsiye ederim” dedi.

    ‘BANA DESTEK VERENLERİN SOSYAL MEDYALARI TAKİP EDİLİYOR’

    CHP’de kendisine destek veren vekillerin takibe alındığını, sosyal medya hesaplarının incelendiğini ve parti içinde ötekileştirildiğini kaydeden İnce, “Muharrem İnce’ye destek verenler partiden ötekileştirildi, dışlandı. Sosyal medyaları takip ediliyor. Belediye meclis üyesi dahi yapılmadılar. Bunlar doğru değil. Geçmişte demokrasi vardı. Şimdi partide demokrasinin zerresi yok. Kim söylüyorsa yalan söylüyor; ne ön seçim var, ne başka türlü kurullar var. Hiçbir kurul işlemiyor. Hiçbir kuralı yok” diye konuştu.

  • Soylu: Türk polisi doğru yapmıştır

    Soylu: Türk polisi doğru yapmıştır

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemlere ilişkin, “Üniversiteye girmeye çalışan, Boğaziçili olmayan, terörle iltisaklı illegal gruplara izin vermeyen Türk polisi, doğru yapmıştır” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen protesto gösterisinde 17 kişinin gözaltına alınmasıyla ilgili Twitter hesabından açıklama yaptı.

    Bakan Soylu, “Üniversiteye girmeye çalışan, Boğaziçili olmayan, terörle iltisaklı illegal gruplara izin vermeyen Türk polisi, doğru yapmıştır. Şiddetle, Boğaziçi Üniversitesi’nin kapısını kırdılar. Polisimiz, kırılan kapıyı güvenlik için plastik malzemeler ile tutturdu. İkinci kez yine vandallıkla kapıları kırdılar. Özel güvenlikçilerin kelepçesi ile polisimiz, yine kapıları birbirine tutturdu. Bunu eleştirenlere soruyorum; ne yapılsaydı yani? Terörle irtibatlı illegal grupların üniversiteye girmesine izin mi verilseydi? Polise ‘katil’ diyenlere göz yumulup ‘buyurun geçin’ mi denseydi? Terör örgütü marşı okuyanlara üniversite, teslim mi edilseydi? Veya ‘Durun lütfen! Kapı tamircisi veya çilingir çağıralım’ mı denseydi? Türk Polisi, kanunun gereğini yerine getirmiştir. 12 Eylül dönemine atıf yapanlara söylüyorum: Demokrasi hukuk ve insan hakları konusundaki siciliniz kapkaradır. İşi gücü bırakıp ipliğinizi pazara çıkarırız. Ancak milletimize sorumluluğumuz ve yapılacak işimiz var. Devlet olarak, aziz milletimizin desteği ve kanunun verdiği yetki ile kamu düzeni ve güvenini, huzurumuzu, bozmaya çalışanlara müsamaha gösteremeyiz” ifadelerini kullandı.

    Bakanlık, üniversite kapsının ilk kırılma anından sonra plastik malzeme ile alınan önlemin videosunu da paylaştı.

  • Boğaziçi Üniversitesi’ne takılan kelepçeye inceleme

    Boğaziçi Üniversitesi’ne takılan kelepçeye inceleme

    Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs Ana Giriş Kapısı önünde yapılan eylem sırasında demir sürgülü kapıya kelepçe takılmasıyla ilgili inceleme başlatıldı. Yapılan ilk incelemede kelepçenin üniversite güvenlik görevlililerine ait olduğu ve Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde görevli bir polis memuru tarafından takıldığı öğrenildi.

    Boğaziçi Üniversitesi’nde olaylı protestolar sırasında Güney Kampüs ana girişindeki demir sürgülü kapıya takılan kelepçeyle ilgili inceleme başlatıldı. Edinilen bilgilere göre kelepçenin üniversitenin özel güvenlik görevlilerine ait olduğu ortaya çıktı.

    Yapılan incelemede kelepçenin kapıya Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde görevli bir polis memuru tarafından takıldığı belirlendi.

    KELEPÇEYİ TAKAN POLİS: İNİSİYATİF KULLANDIM

    Polis memurunun üst amirlerinden talimat almadan kelepçeyi kapı demirlerine taktığı tespit edildi.

    Bilgisine başvurulan polis memurunun inisiyatif kullanarak kelepçeyi demir kapıya açılmaması amacıyla taktığını söylediği kaydedildi.

    Olayla ilgili kapsamlı incelemenin sürdüğü belirtildi.

  • Boğaziçi Rektörü: Protestocularla görüşeceğim

    Boğaziçi Rektörü: Protestocularla görüşeceğim

    Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanmasının ardından protesto ve tepkilerle karşılaşan Prof.Dr. Melih Bulu, bu durumu sorun olarak görmediğini söyledi. Bulu, öğrencilerle ve protesto yapanlarla görüşmeyi planladığını belirtirken, siyasetle ilgisi kalmadığını, akademik tarafta olduğunu da ifade etti.

    Hürriyet gazetesine açıklama yapan Prof.Dr. Melih Bulu, tepkileri beklediğini ancak bu durumun kendisini için sorun olmadığını söyledi. Karşı görüşleri dinlemek gerektiğini belirten Bulu, şöyle konuştu:

    “İletişimden, dokunmaktan yanayım. Empati yapmayı seven biriyim. Öncelikle protesto yapanların temsilcilerinden birkaçıyla görüşeceğim. Yanlış bilgileri varsa onları düzeltmek istiyorum. Ben şeffafım. Bugün dekanlarla, bölüm başkanlarıyla başlıyorum. Sonra hoca ve öğrencilerle konuşacağım. Ortak ne proje yapabiliriz diye onlara soracağım. Eminim herkesin bir projesi var. Onları listeleyip, hayata geçirdiğimizde işlerin normalleşeceğini biliyorum. Öğrencilerle birlikte karar alarak ilerlemek lazım. Karşı görüşler mutlaka olacak. Ben burada koordinatör olacağım. Şimdiye kadar yaptığım şey budur. Yoksa kafama göre karar verip bir adım atmam. Boğaziçi benim hayalim olduğu için motive oluyorum, çok heyecanlanıyorum.”

    “ALGI OPERASYONU YAPILIYOR”

    “Kayyım rektör” nitelemesine ilişkin yorumlar da sorulan Bulu, bu tavrı algı operasyonu olarak görüyor. Bulu, bu konuda şu açıklamayı yaptı:

    “Algı operasyonu yapılıyor, kayyım rektör deniyor. Rektör atama sistemi şu anda herkes için aynı. Boğaziçi Üniversitesi için yeterlilik kriteri olan adaylara çağrı yapılıyor ve bildiğim kadarıyla 9 kişi başvurdu. YÖK’te bir komisyonda mülakata girdik. Projelerimizi anlattık. Oradan ön eleme yapıldı ve Cumhurbaşkanı’na sunuldu. En son karar YÖK Başkanımız ve Cumhurbaşkanımızın. Bu karar verme mekanizması aşağı yukarı dünyanın gelişmiş ülkelerinde benzer. Dünyada hocaların oy verip, birini rektör seçtiği mekanizma yok”

    “ÖĞRENCİLER ENERJİLERİNİ ATIYOR”

    Prof.Dr. Bulu, öğrencilerin protesto yapmalarını normal karşıladığını anlatırken, tepkilerin zaman içinde dineceğini de belirtti. Bulu, “Ben de öğrenci oldum, yaşları gereği bu tip şeylerde enerjilerini atmayı, protesto eylemlerini seviyorlar. Onda bir sorun görmüyorum. Zaman içinde benim nasıl bir rektör olduğumu gördüklerinde anlayacaklar. Sürekli öğrenci içinde olan, onları dinleyen bir rektörüm. Sosyal medyada bile onlara cevap yazarım. Bu arada takipçi sayım inanılmaz arttı. Bütün bunlar zaman içinde normale dönecek. Belki de bu tepkilerin böyle olmasının nedeni hafta sonunda sokağa çıkma yasağı olup, insanların evde olduğu için daha fazla sosyal medya ile zaman geçirmesidir” dedi.

    “SİYASETLE İLGİM KALMADI”

    Bulu, siyasetle ilgisi kalmadığını vurgularken, artek akademi tarafta olduğunu belirtti ve “Ben 2009’dan beri üniversitedeyim, siyasetle ilgim kalmadı, akademik taraftayım. Daha önce rektörlük ve dekanlık yaptığım üniversitelere bakın. Oradaki hocalardan bir şey bulamazlar. Melih Bulu, herhangi bir görüşle ilgili bir şey yaptı, karar aldı diyemez. Vakıf üniversitelerinde bu iş daha kolaydır, istediğiniz hocayı alabilirsiniz. Baksınlar hangi hocalarla çalıştığıma” açıklamasını yaptı.