Etiket: doktor

  • Bursa’da hastayı köpeğe benzeten doktora soruşturma

    Bursa’da hastayı köpeğe benzeten doktora soruşturma

    Bursa’da bir kadın doktor, hastaları tedavi etmemekle tehdit edip tartıştığı ayağı alçılı hastaya hakaret ederek köpek benzetmesi yaptı. Vatandaşların tepki göstermesi üzerine “Yürü git. Bakmıyorum. Canımı mı alacaksınız gidin kime isterseniz şikayet edin, hatırım kalır etmezseniz” diyerek hastaları azarlayan doktora sosyal medyada tepki yağarken, doktorla ilgili Sağlık Bakanlığı soruşturma başlattı.

    Bursa Mustafakemalpaşa İlçe Devlet Hastanesi’nde iddiaya göre, nöbetçi hekim acil ameliyata girince Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doktor S.E.Ç. hastalara bakmaya başladı.  Yeşil alan hastalarının fazla beklemesinden kaynaklanan tartışmada Uzman Doktor S.E.Ç.’nin ayağı sarılı genç bir hasta ile tartıştığı sırada sarf ettiği hakarete varan sözler ise kameraya yansıdı.

    Tedavi olmaya gelen ayağı alçılı gençle tartışan doktor S.E.Ç, gence “Yürü git boşaltın burayı. Bakmıyorum canımı mı alacaksınız? Git kime istersen şikayet et. Hatırım kalır etmezsen” dedi. Genç “Hareketlere bak” diyerek cevap verirken, bunun üzerine doktor S.E.Ç. bir görevliye seslenip “Hasan bey polisi çağırsana, gelip köpeklere mama versin” diyerek hastalara hakaret etti. O sırada tedavi olmayı bekleyen diğer hastalar da, “Hocam ayıp oluyor ama bu nasıl bir konuşma şekli” diyerek tepkilerini dile getirdiler.

    Bir vatandaş tarafından çekilerek sosyal medyada paylaşılan o anlara ait görüntüler kısa sürede binlerce kişinin tepkisine yol açtı. Binlerce kişi videoyu paylaşıp Sağlık Bakanlığını etiketledi. Bunun üzerine harekete geçen Sağlık Bakanlığı, doktor hakkında idari soruşturma başlattı.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, Bursa Mustafa Kemal Paşa Devlet Hastanesi’nde yaşanan ve sosyal medyaya yansıyan olayın yaşandığı gün nöbetçi hekimin acil ameliyata girmesi nedeniyle yeşil alan hastalarının bir süre beklediği ve bu nedenle bir hasta ile bir başka hekim arasında tartışma yaşandığı belirtildi.

    Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Bu tartışmada hekimimizin üslubu ve mesleği ile bağdaşmayan ifadeleri bizi ziyadesiyle üzmüştür. Sağlık personelimizin uzunca bir süredir zor koşullarda ve yoğun mesai ile çalıştıkları ve insani ölçülerde yıpranmış olmaları anlaşılabilir olsa da mesleki ciddiyetten ayrılmamak esastır. Bu kapsamda idari soruşturma başlatılmıştır.”

  • Bursa’da tepkiler çığ gibi büyüyor! Doktordan hastalara çirkin muamele

    Bursa’da tepkiler çığ gibi büyüyor! Doktordan hastalara çirkin muamele

    Sosyal medya uygulaması TikTok’ta paylaşılan, Bursa’da bir devlet hastanesinde çekildiği iddia edilen ve kısa sürede yayılan görüntülere tepkiler çığ gibi büyüyor.

    Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçe devlet hastanesinde çekildiği iddia edilen görüntülerde, hastanede bulunan vatandaşların “Hocam” diye hitap ettiği ve doktor olduğu düşünülen bir sağlık çalışanı görevlisinin hastalara hakaret ettiği görüldü.

    Sosyal medya paylaşım sitesi TikTok’ta yayınlanan görüntülerde, sağlık çalışanı kadının ayağı kırık olan genç hastaya “İstediğin yere şikayet et, gidebilirsin” dediği duyuluyor.  Bunun üzerine genç hasta, kadın doktora “Edeceğim zaten” karşılığını veriyor. Bu tepkiye sinirlenen görevli “Et zaten, etmezsen hatırım kalır. Yürü git. Boşalt burayı.” cevabını veriyor. İsmi bilinmeyen ve doktorun verdiği tepkiye sinirlenen hasta, “Hareketlere bak ya” diyerek oradan uzaklaştığı esnada çalışan görevli yanındakilere “Hastanenin polisini çağırsanıza, gelip köpeklere mama versin” diyor.

     

    Hastanedeki bu skandal olay, hastanın yanı sıra diğer vatandaşlar tarafından da büyük tepki çekti.

    Bazı sosyal medya kullanıcıları Sağlık Bakanı’nı etiketleyerek Fahrettin Koca’dan açıklama yapmasını istedi.

  • Tarih merakı 51 yaşında okul birincisi yaptı

    Tarih merakı 51 yaşında okul birincisi yaptı

    Bursa’da bir doktor, tarih merakı sebebiyle girdiği üniversiteyi kazanıp birincilikle mezun oldu.

    Bursa Şehir Hastanesi’nde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Doktor Lale Dörtışık, ilgi duyduğu tarihi daha iyi öğrenmek için 2017 yılında üniversitesi sınavlarına girip Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünü kazandı.

    Dörtışık, tarih bölümünü birincilikle, fakülteyi ise ikinci olarak bitirip mezun oldu. Diplomasını, Uludağ Üniversitesi Rektörü Ahmet Saim Kılavuz’un elinden alan Dörtışık, hem doktorluk yapıp, hem de üniversiteden derece ile mezun oldu.

    Bursa’da 9 yıldır hekimlik yaptığını ifade eden Nisaiye Uzmanı Lale Dörtışık, “Oğlumla birlikte üniversite sınavına girmek istedim. Ülkenin değişen durumunu daha bilimsel gözetleyebilmek açısından bir üniversite daha okumaya karar verdim. Keşke daha önce sınava girip ikinci üniversiteyi okusaydım. Okumak kadar güzel bir şey olduğunu düşünmüyorum. Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünü 2017 yılında kazandım ve geçtiğimiz günlerde de mezuniyet törenimiz oldu. Kendi bölümümün birincisi oldum. Fen Edebiyat Fakültesinde ikincisi oldum. Beraber okuduğum öğrencilere benim tarih bölümünü okumam tuhaf geldi, hekimlik varken burada ne işiniz var diye sordular. Size abla mı diyelim, yoksa hocam mı diyelim diye sordular” dedi.

  • Doktora gözaltı talimatı iddiası

    Doktora gözaltı talimatı iddiası

    Adalet Bakanı Gül, Osmaniye’de kendisini muayene etmeyen doktor hakkında gözaltı talimatı verdiği ileri sürülen savcı M.B. hakkında HSK’ye inceleme izni verdi.

    Osmaniye’de kendisini muayene etmeyen doktoru ifadeye çağırdığı iddia iddia edilen savcı için HSK inceleme başlatacak.

    Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün savcı M.B. hakkında HSK’ya inceleme izni verdiği bildirildi.

    Olay Osmaniye Devlet Hastanesi Ortopedi Servisi’nde yaşandı.

    Hastaneye giden Cumhuriyet Savcısı Mehmet B. iddiaya göre, doktor Gökhan Günel’in odasına girip muayene olmak istedi. Ancak Günel başka hastasının olduğunu söyleyince tartışma çıktı. Daha sonra doktor Günel ifadeye çağrıldı.

    Savcının, muayene olamadığı için Günel hakkında gözaltı emri verdiği iddia edildi. Tepki toplayan olaya ilişkin resmi açıklama, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Tekne’den geldi.

    Tekne, “Nöbetçi doktor hakkında hakaret suçundan soruşturmaya başlanılmıştır. Aynı gün ifadesi alınarak serbest bırakılmıştır. Aksi yöndeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” dedi.

  • Bursa’da doktorlara bayram ziyareti

    Bursa’da doktorlara bayram ziyareti

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Çekirge Devlet Hastanesi’ni ziyaret ederek, doktorların 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı.

    Çekirge Devlet Hastanesi’ni ziyaret eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, İl Sağlık Müdürü Dr. Fevzi Yavuzyılmaz ve hastane yönetimiyle birlikte görev yapan doktorları görevleri başında ziyaret edip, çiçek takdim ederek 14 Mart Tıp Bayramını kutladı. Başkan Aktaş, Türkiye’nin ve dünyanın bir yıldır içinde bulunduğu sürecin özellikle sağlık çalışanlarını çok ciddi etkilediğini söyledi.

    Türkiye’de yapılan sağlık yatırımlarının yanında sağlık çalışanlarının özel gayretleriyle sürecin en az hasarla atlatıldığını hatırlatan Başkan Aktaş, “Pandeminin en fazla hissedildiği Kasım-Aralık aylarında ve şu anda nasıl canla başla çalıştıklarını bizzat görüyoruz. Sağlık çalışanlarına teşekkür etmek için ne yapsak azdır. 14 Mart Tıp Bayramı’nı vesile kılarak sağlık çalışanlarına teşekkür etmek istedik. Tüm sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı kutlu olsun” dedi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Başhekimliği de ziyaret ederek sağlık çalışanları için oluşturdukları Sağlık Kahramanları Hatıra Ormanı’nda Çekirge Devlet Hastanesi yönetimi ve çalışanları adına dikilen fidanların sertifikasını teslim etti.

  • Bu kez doktor hasta yakınına saldırdı

    Bu kez doktor hasta yakınına saldırdı

    İzmir’de bir doktorun, kendi kliniğinde hasta yakınlarına saldırı anları cep telefonu kamerası ile kaydedildi. Olay İzmir’in Bornova ilçesinde Prof. Dr. Hasan Yüksel’in kliniğinde meydana geldi.  Hasta yakınları tarafından çekilen cep telefonu görüntülerine, Prof. Dr. Hasan Yüksel’in hasta yakınlarına saldırı anları yansıdı.

    https://twitter.com/linetv/status/1366390431232258056

    Görüntüleri Youtube’da yayınlayan hasta yakını, “Merhaba, bugün Prof. Dr. adlı çocuk alerji doktorunun İzmir / Bornova ilçesindeki özel kliniğine, 3 ay boyunca devam ettiğimiz tedavi sürecinin bir yenisi gerçekleştirmek için gittik. 3 ay boyunca uygulanan yöntemlerin işe yaramadığını, farklı tedavi yollarının bulunması gerektiğini söylediğimizde bağırarak küfür etti. O anları videoya almak istediğimizde yaralamaya teşebbüs edip darp etti, boğazımı sıktı. Aynı zamanda Celal Bayar Üniversitesinde öğretim görevlisi olan bu doktorun bize yaptıklarını yayınlamanızı rica ediyoruz. Zira bugün itibariyle kendisi hakkında hukuki yollarla hakkımızı aramaya başladık” diye yazdı. Söz konusu görüntülerde, Yüksel’i iki kadının tutmaya çalıştığı, ancak sıyrılarak hasta yakınının yanına koştuğu, bu sırada kameranın sarsıldığı görülüyor.

    Profesör kendini savundu

    Olayla ilgili konuşan Prof. Dr. Hasan Yüksel, “Gelip gittikçe hemşire ve sekreteri irrite eden bir psikopattı. Gönderen pediatrist arkadaşımız kıymetli birisiydi. Hemşirem ve sekreterim, ‘Hocam randevu vermeyelim, bu kişi normal değil’ dedi. Ben de hem gönderen pediatrist arkadaşa ayıp olur, hem de çocuk bizim için önemli, babasının psikolojik anormalliği için çocuğu mahrum etmeyelim diye düşündüm. Ama baba çok dengesiz ve memnuniyetsiz söylemlerde bulununca sonunda ben de ‘başka bir doktora gidin’ dedim. Yine geldi. Bu sefer de ‘lan’ diye manyakça konuşmaları oldu ve küfür etti. Ben de bağırdım. Kamera açıkmış, çekmeye başladı. ‘Kapat onu’ dedim, kapatmadı. Almak için yanına gittim. Bu arada vermeyince doğal olarak bir arbede oldu. ‘Bana yumruk attı, darp etti’ diye şikayet etmiş. Sonra da telefonuma mesaj atıp mağdur edebiyatı yazmış bana. Bir de ‘iyi günler’ diye ifade eklemiş. Yani mekanımızda küfür yedik, görüntüye girdik ve sanık mazlum postuna büründü. Şikayeti de yedik” ifadelerini kullandı.

  • Bursa’da görevli doktora memleketinde hüzünlü tören

    Bursa’da görevli doktora memleketinde hüzünlü tören

    Bursa’da, ‘Kayak yapmaya gidiyorum’ diyerek evden çıktıktan 15 saat sonra, Uludağ eteklerindeki ormanlık alanda cansız bedeni bulunan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli asistan doktor Mustafa Yalçın, memleketi Hatay’da son yolculuğuna uğurlandı.

    ​Uludağ eteklerindeki ormanlık alanda cansız bedeni bulunan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli asistan doktor Mustafa Yalçın’ın cenazesi havayoluyla memleketi Hatay’a getirildi. Mustafa Yalçın, Yayladağı ilçesine bağlı Yenice Mahallesi’nde kılınan cenaze namazının ardından, toprağa verildi. Doktor Mustafa Yalçın’ın ölümü, ailesini ve arkadaşlarını yasa boğdu. Cenazede, yakınlarının yardımıyla ayakta durabilen aile bireyleri ve arkadaşları sinir krizi geçirdi.

    ‘KIZIMA KAN VERMİŞTİ’

    Doktor Mustafa Yalçın’ın yakını ve aynı zamanda Yayladağlılar Derneği Başkanı Mehmet Yalçın, “Rahmetli doktor Mustafa Yalçın, derneğimizin de yardımcı olduğu, burs verdiği öğrencilerinden birisiydi. Çok sevdiğimiz, saydığımız bir kardeşimizdi. Bizlere, Hacettepe Üniversitesi’nde çok çok yardımları dokunan, hatta kızıma kan dahi veren bir kardeşimizdi. Biz, kendisinin ölümüyle hem aile olarak, köylüleri olarak hem de hemşehrileri olarak çok büyük bir acı ve ıstırap duyduk. Mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin” dedi.

    Doktor Mustafa Yalçın’ın cenaze törenine, ailesi, dost ve sevenlerinin yanı sıra Yayladağı Belediye Başkanı Mehmet Yalçın, bazı siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

  • Bursa’da ölü bulunan doktorun mektubu ortaya çıktı

    Bursa’da ölü bulunan doktorun mektubu ortaya çıktı

    Bursa’da Uludağ eteklerindeki ormanlık alanda cansız bedeni bulunan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli asistan doktor Mustafa Yalçın’ın (35) intihar etmeden önce yazdığı mektubun detayları ortaya çıktı. Yalçın’ın mektubunda meslektaşı kız arkadaşına, “Özge’m eşyalarımdan kurtul. Ben unutulmak isterim. Eve geldiğimde kedinin mamasını verdim. Fotoğraflarımıza baktım. Bağışla beni sevgilim” yazdığı görüldü. Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz ise yaptığı açıklamada, “Süreci hassasiyetle takip ediyoruz” dedi.

    Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli asistan doktor Mustafa Yalçın, salı sabahı saat 08.00 saatlerinde, “Kayak yapmaya gidiyorum” diyerek, evden çıktı. 27 AR 993 plakalı otomobiliyle evden ayrılan Yalçın’dan haber alamayan yakınları, durumu polis ile jandarma ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine harekete geçen ekipler, Plaka Tanıma Sistemi’nden (PTS), aracın Uludağ yoluna doğru gittiğini tespit etti. Bölgede yapılan arama çalışmasında, Yalçın’ın otomobili, Uludağ yolunun 11’inci kilometresinde terk edilmiş olarak bulundu. Yalçın’ın kaybolma ihtimali üzerine bölgeye çok sayıda AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), Arama Kurtarma Derneği (AKUT), Nilüfer Arama ve Kurtarma (NAK) ve ANDA ekibi sevk edildi. Arama- kurtarma faaliyetlerine, AFAD ve JAK’a ait Köpekli Arama Tim’i de destek verdi.

    OTOMOBİLİNE 1 KİLOMETRE UZAKLIKTA BULUNDU

    Otomobilin terk edildiği alan üzerinde yoğunlaştırılan arama çalışmaları sonunda, Yalçın’ın cansız bedeni, otomobiline 1 kilometre uzaklıktaki ormanlık alanda bulundu. Yaklaşık yarım metre karın altında bulunan Yalçın’ın, intihar ettiği tespit edildi.

    MEKTUBA DHA ULAŞTI

    Cenazesi Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde dün düzenlenen törenle toprağa verilmek üzere memleketi Hatay’a gönderilen Yalçın’ın intiharından önce ailesi ile kız arkadaşına yazdığı 5 sayfalık intihar mektubuna Demirören Haber Ajansı (DHA) ulaştı. Yalçın, sevenlerine acı çektirecek olmasından dolayı kendisini kötü hissettiğini belirttiği mektubunda şu ifadelere yer verdi

    “İronik olan şu ki, insanların birbirine tahammül edememesine tahammül edemez oldum. İncir çekirdeğini doldurmayacak sebeplerle birbirine hakaret edenler, birbirini incitenler, kalp kıranlar beni ümitsizliğe sürükledi. Bu tip insanlarla muhatap olmak istemiyorum. Zorba insanlar güçlerini kullanarak korku krallığı kurup kendinden zayıfları tir tir titretiyorlar ve kalkıp da bir şey diyemiyorsun. Çünkü seni de üzüyor. Ezip geçiyor.”

    ‘KEŞKE PİYANO ÇALABİLSEYDİM’

    Mustafa Yalçın, mektubunun devamında ise şöyle dedi:

    “Kar tanesi fotoğrafçılığın pek beceremedim. Harika bir kar tanesi fotoğrafçısı olmak isterdim. Tüm kuşların fotoğraflarını çekip kataloglamak gibi bir fikrim vardı. Belki de daha yüzde 10’unu bile başaramadım. En çok utanç duyduğum şeylerden biri de bir enstrüman çalamıyor olmak. Piyano çalamadım. Gittiğim için biraz kendimi ezik hissediyorum. Tüm bunların ötesinde bilim tarihi gezimi gerçekleştiremedim. En çok yarım kalan işim bu diyebilirim. Keşke sevdiğim bilim insanlarının mezarlarını ziyaret edebilseydim. Dünyadaki önemli müzeleri gezmek isterdim. Bilimi anlatacağım bir youtube kanalı da kurmak isterdim.”

    ‘ÖLÜMÜMLE İLGİLİ KİMSEYİ SUÇLAMA’

    Mektubunda sevgilisi Özge’ye de seslenen Yalçın, şunları yazdı:

    “Canım Özge’m… Öyle sebepsiz görünen gidişim için en çok senden özür diliyorum. Beni bağışlamanı istiyorum. Seni gerçekten çok seviyorum. Sana söz verdim kendimi öldürmeyeceğime ama sözümü tutamadım. Ölümümle ilgili kimseyi suçlama. Seninle geçirdiğim vakitler o kadar keyifliydi ki her saniyesini aklımda tutuyorum. Geride kalanlara, en çok sana ve aileme, iş arkadaşlarıma acı çektireceğimin farkındayım. Sizlerden özür diliyorum. Özgem.. Sen beni yıllarca hayata bağlayan neden oldun. Senin hastalığının başlamasıyla aynı gün denk gelmesi çok kötü oldu. Önce ertelemek istedim ama yapamadım. “

    ‘BAĞIŞLA BENİ SEVGİLİM’

    Sevgilisinden kendisini unutmasını isteyen Yalçın, “Özge’m… Eşyalarımdan kurtul. Beni uzun süre hatırlama olur mu? Ben unutulmak isterim. Beni sana hatırlatacak fotoğraf veya eşya bırakma. Eve gelirken kedinin suyunu ve mamasını verdim. Balıkları yemledim, çiçekleri suladım. Fotoğraflarımıza baktım. Gece çok az uyudum. Zaten yarın vakalara girmeyeceğim, sonsuz uykuya dalacağım. Bağışla beni sevgilim! Çok güzel kütüphanem var. Çok değerli kitaplarım var. Onları bıraktığıma üzülüyorum. Daha kitap yazacaktım ama ömrüm yetmedi. Bütün kişisel eşyalarım Özge’nindir. O ne dilerse o şekilde yapılsın. İster aileme ve arkadaşlarıma hatıra olarak verir, isterse hepsini yakar” dedi.

    ‘ULUDAĞ’DA KAMP YAPTIĞIM YERDE ÖLECEĞİM’

    Mustafa Yalçın, mektupta kendisini öldüreceği yeri de şöyle anlattı:

    “Beş yıl önce Bursa’ya geldiğimde Uludağ’da gece tek başıma kamp yaptığım bir yer vardı. Orayı çok sevmiştim ve haritama işaretlemiştim. Tekrar buraya geleceğim demiştim. Gidemedim ama bugüne kısmetmiş. Tezimi bitirmeyi ve yayın yapmayı çok isterdim. Projeyi çok sevdim ve çok emek verdim. Bitirebilseydim harika olacaktı. Almanya’dan sipariş ettiğim kimyasallar gelecek. Bir ara projedeki sıradaki aşamayı yapıp öleyim diye düşündüm ama bekleyemedim. Proje hocamı hayal kırıklığına uğrattığım için kendimden utanıyorum aslında.”

    ‘CİNAYET DÜŞÜNÜLMESİN’

    Mektubun sonunda ise şu ifadeler yer aldı:

    “Güzel bir veda yazısı yazabileceğimi düşünmüştüm ama ölüm anı yaklaşınca hiçbir şey yazmak gelmiyor içimden. Tek söz etmeden de gidebilirdim ama ölümümün arkasından cinayet gibi şeyler düşünülmesin veya kimseden kuşkulanılmasın diye açıklama yazmaya karar verdim. Bu yüzden iştahsız iştahsız yazdım.”

    REKTÖRDEN AÇIKLAMA

    Öte yandan Yalçın’ın ömüyle ilgili Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Rektör Kılavuz açıklamasında, “Kurumumuz için gelecek vaadeden çalışma arkadaşımız Dr. Mustafa Yalçın’ın kaybı tüm detaylarıyla savcılık tarafından araştırılmaktadır. Üniversite olarak da süreci hassasiyetle takip ediyoruz. Kamuoyuna duyurulur” dedi.

  • Bursa’da ölü bulunan doktor son yoluculuğuna uğurlandı

    Bursa’da ölü bulunan doktor son yoluculuğuna uğurlandı

    Uludağ’da ağaca serum takarak eksi 10 derecede uykuya dalarak hayatını kaybeden doktor, görev yaptığı hastanenin önünden meslektaşları tarafından son yolculuğuna uğurlandı. Ani ölümüyle yıkılan meslektaşları, gözyaşlarına boğuldu.

    Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde kalp damar cerrahisi bölümünde baş asistan doktor olarak görev yapan 35 yaşındaki Mustafa Yalçın, dün sabah saat 08.00’de 27 AR 993 plakalı otomobili ile evinden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Saat 11.00’de girmesi gereken ameliyata gitmeyen Yalçın’ı merak eden ekip arkadaşları cep telefonundan kendisine ulaşamayınca evini aradı. Evden sabah saatlerinde ayrıldığı bilgisi üzerine durum polis ve jandarma ekiplerine haber verildi.

    Genç kalp cerrahının cep telefonu sinyallerinin Uludağ yolu üzerinden gelmesi üzerine jandarma ekipleri Uludağ yolu üzerine yoğunlaştı. Yapılan araştırma neticesinde Mustafa Yalçın’a otomobili Uludağ yolu Yiğitali Mevkisi’nde kara saplanmış halde bulundu. Aracın bulunduğu noktadan itibaren doktorun gidebileceği alanlar Jandarma, AFAD, ANDA ve NAK arama kurtarma kiplerinden oluşan 50 kişilik bir grupla aranmaya başlandı. Arama faaliyetlerine AFAD’ın iz sürme köpekleri ile jandarmanın arama kurtarma köpekleri de dahil edildi.

    Arama kurtarma ekiplerinin eksi 10 derecede yürüttüğü yaklaşık 2 saat süren aramalar neticesinde genç doktorun cesedi otomobilini park ettiği yerin yaklaşık 1,5 kilometre ilerisinde ormanlık alanda bir ağacın dibinde karla kaplı halde bulundu. Olay yerinde cesedi bulan arama kurtarma ekipleri ağaca takılı halde bulunan serumun bir ucunun da Mustafa Yalçın’ın damar yoluna takılı olduğunu görünce şok oldu. Cumhuriyet Savcısı ve Jandarma Olay Yeri İnceleme ekiplerinin kontrolünün ardından Yalçın’ın cesedi otopsi için Bursa Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı.

    Öte yandan jandarma ekipleri Mustafa Yalçın’ın yol kenarında park edip bıraktığı otomobilinde yaptıkları incelemede Yalçın tarafından yazıldığı tahmin edilen 6 sayfalık not buldu. Notta, Yalçın’ın ilk kez Bursa’ya geldiğinde çok beğendiği Uludağ’da böyle bir şey yaşayacağını hiç tahmin etmediği, kız arkadaşının da kendisi ile aynı serviste görev yaptığı, kız arkadaşı ile birlikte baskı gördüğü bazı kişilere özel notlar yazdığı belirtildi.

    Kalp damar cerrahı Mustafa Yalçın’ın bıraktığı 6 sayfalık mektupta nasıl bir yol izleyerek kendisini öldürdüğünü de detaylı bir şekilde yazdığı ifade edildi. Yalçın’ın anestezide kullanılan bayıltıcı narkoz ile kas gevşeltici ve bir miktar potasyumu damar yolu ile kendisine uygulayıp karların üzerinde ölüm uykusuna yattığı ortaya çıktı. Genç doktorun bir süredir psikolojisinin bozuk olduğu antideprasan ilaçları kullandığı öğrenildi. Uludağ’da yoğun tipi ve soğukta karlar altında kalan doktorun donmadan önce hayatını kaybettiği düşünülüyor.

    Yalçın’ın cansız bedeni Bursa Adli Tıp Kurumundaki otopsinin ardından görev yaptığı Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne getirildi. Ani ölümüyle yıkılan meslektaşları, gözyaşlarına boğuldu. Ayakta durmakta güçlük çeken kız arkadaşı Ö.Ö.’yü ise yine meslektaşları sakinleştirdi.
    Düzenlenen törenin ardından genç doktorun naaşı hava yolu ile defnedilmek üzere memleketi Hatay’a gönderildi.

  • Bursa’da kayıp doktorun donmuş cesedi bulundu

    Bursa’da kayıp doktorun donmuş cesedi bulundu

    Bursa’da 15 saattir kayıp olan ve Uludağ’da aranan kalp cerrahının cesedi karla kaplı halde ormanlık alanda bulundu. Arama kurtarma ekipleri bulduğu cesedin yanındaki ağaçta takılı serumun kayıp doktorun damar yolunda takılı olduğunu tespit etti.

    Edinilen bilgiye göre, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde kalp damar cerrahisi bölümünde baş asistan doktor olarak görev yapan 35 yaşındaki Mustafa Yalçın, sabah saat 08:00’de 27 AR 993 plakalı otomobili ile evinden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Saat 11:00’de girmesi gereken ameliyata gitmeyen Yalçın’ı merak eden ekip arkadaşları cep telefonundan kendisine ulaşamayınca evini aradı. Evden sabah saatlerinde ayrıldığı bilgisi üzerine durum polis ve jandarma ekiplerine haber verildi.

    Genç kalp cerrahının cep telefonu sinyallerinin Uludağ yolu üzerinden gelmesi üzerine jandarma ekipleri Uludağ yolu üzerine yoğunlaştı. Yapılan araştırma neticesinde Mustafa Yalçın’a ait otomobil Uludağ yolu Yiğitali Mevkisi’nde kara saplanmış halde kapıları kilitli vaziyette bulundu.
    Aracın bulunduğu noktadan itibaren doktorun gidebileceği alanlar Jandarma, AFAD, ANDA ve NAK arama kurtarma kiplerinden oluşan 50 kişilik bir grupla aranmaya başlandı. Arama faaliyetlerine AFAD’ın iz sürme köpekleri ile jandarmanın arama kurtarma köpekleri de dahil edildi.

    Kendi kendine anestezi

    Arama kurtarma ekiplerinin eksi 10 derecede yürüttüğü yaklaşık 2 saat süren aramalar neticesinde genç doktorun cesedi otomobilini park ettiği yerin yaklaşık 1,5 kilometre ilerisinde ormanlık alanda bir ağacın dibinde karla kaplı halde bulundu. Olay yerinde cesedi bulan arama kurtarma ekipleri ağaca takılı halde bulunan serumun bir ucunun da Mustafa Yalçın’ın damar yoluna takılı olduğunu tespit etti. Cumhuriyet Savcısı ve Jandarma Olay Yeri İnceleme ekiplerinin kontrolünün ardından Yalçın’ın cesedi otopsi için Bursa Adli Tıp Morgu’na kaldırıldı.

    6 sayfalık not bıraktı

    Öte yandan jandarma ekipleri Mustafa Yalçın’ın yol kenarında park edip bıraktığı otomobilinde yaptıkları incelemede Yalçın tarafından yazıldığı tahmin edilen 6 sayfalık not buldu. Notta, Yalçın’ın ilk kez Bursa’ya geldiğinde çok beğendiği Uludağ’da böyle bir şey yaşayacağını hiç tahmin etmediği, kız arkadaşının da kendisi ile aynı serviste görev yaptığı, kız arkadaşı ile birlikte baskı gördüğü bazı kişilere özel notlar yazdığı belirtildi.

    Nasıl bir yol izlediğini de yazmış

    35 yaşındaki kalp damar cerrahı Mustafa Yalçın’ın bıraktığı 6 sayfalık mektupta nasıl bir yol izleyerek kendisini öldürdüğünü de detaylı bir şekilde yazdığı belirtildi. Yalçın’ın anestezide kullanılan bayıltıcı narkoz ile kas gevşeltici ve bir miktar potasyumu damar yolu ile kendisine uygulayıp karların üzerinde ölüm uykusuna yattığı ortaya çıktı. Genç doktorun bir süredir psikolojisinin bozuk olduğu antideprasan ilaçları kullandığı öğrenildi.
    Uludağ’da yoğun tipi ve soğukta karlar altında kalan doktorun donmadan önce hayatını kaybettiği düşünülüyor.