Etiket: güncelhaber

  • Gazze için Eylem Grubu oluşturuldu

    Gazze için Eylem Grubu oluşturuldu

    Bakan Fidan, bakanlığının 2024 bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Bireysel olarak diplomatların çok iyi olduğunu söyleyen Fidan, “Kurumsal olarak çok şey yapmamız gerekiyor. Çok iyi diplomatınız var ama hepsini topladığınız zaman çok iyi diplomasi ortaya çıkmayabiliyor. Dolayısıyla çok yoğun kurumsal çalışma yapmanız gerekiyor. Sistematik bir şekilde reform, kesintisiz bir değişim içinde olmanız gerekiyor. Bizim diplomatlarımızın çok fazla yük taşıdığı alanlardan biri de bizde alan uzmanından ziyade genel uzman vardır. Bir arkadaşı her coğrafyada, her şartta her konuda çalıştırırsınız. Bu tabii istediğiniz oranda verimliliği getirmiyor. Sayı az olduğu için. Diplomatik kariyer tırmanışını bozmadan sayıyı artırmak, ihtisası çoğaltmak gerekiyor. Bu en büyük reform da burada olacak. Bunun da altını çizmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
    Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği talebinde bir değişiklik olmadığını vurgulayan Fidan, “Ama bizim AB üyesi yapılıp yapılmayacağımız meselesi teknik bir konu değil, kriterlere bağlı bir konu değil. Bu AB’nin çekirdek ülkelerinin stratejik olarak karar verecekleri bir konu. Bu birebir ortamlarda hem AB yetkilileriyle, bakanlarıyla da tartıştığım bir konu. AB şuna karar vermek zorunda. Türkiye ölçeğinde bir ülkeyle, Müslüman bir ülkeyle ben yeni bir birlik kurmak istiyor muyum? AB’nin ABD’yle birlikte gerek bölgemizde, gerek gerek başka yerlerde izlediği jeo-stratejik politikalar zaman zaman bizim kafa kafaya gelmemize sebep olan konular. AB devletlerinin belli konuları araç olarak kullandığını görüyorsunuz. Bir bakıyorsunuz Kıbrıs’ta probleminiz var, bunu Gümrük Birliği’nde çıkarıyor. Suriye’de bir şey yapmışsınız, vize meselesinde karşınıza çıkıyor. AB ile ilişkilerin ilerletilmesi için siz kendi hareket alanınızda ve tehdit algılamanızda hiçbir şeye dokunmayacaksınız. Onlar sizden ağır ağır memnun oldukça size bir şeyler verecekler. Bunu Balkanlar’daki ülkelere yapabilirler ama Türkiye böyle bir ülke değil. Türkiye’nin tarihi bağımsızlığı, milli derinliği, stratejik kültürü böyle bir şeyi reddeder” şeklinde konuştu.

    Türkiye’nin üye ülkeler arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını uygulamada yüzdesi en fazla olan ülkelerin başında geldiğini aktaran Bakan Fidan, “Yüzde 90 civarında uygulama oranımız var. Belli simgesel davalar var. Orada da bizim mesajımız bu davalar daha mahkemeye gelmeden önce AB başkentlerinde siyasallaştırılmış hukuki ve teknik bir dava olmaktan çıkıp, Türkiye’de iç siyasetin tarafgirliği yoluna gitmiş bir dava. Bunu siz siyasallaştırırsanız, buradan aldığınız cevap da buradan olur. Adamın siyasallaştırdığı davaya verilecek yanıt da siyasal olur” dedi.
    Sınır ötesi harekatlara ilişkin soruyu yanıtlayan Bakan Fidan, “Kategorik olarak devletimiz bir Kürt düşmanlığı yapıyormuş gibi algı oluşturuyorlar. Biz bunu tamamıyla reddediyoruz. Böyle bir konu yok. Aslında bütün bu anlatılardaki Kürt kelimesini çıkarıp oraya PKK’yı koymak gerekiyor. Biz kategorik olarak PKK’nın düşmanıyız. Bu zevk olsun diye geliştirdiğimiz bir düşmanlık değil. Bize düşmanlık edildiği için, silah çekildiği için” ifadelerini kullandı.

    Suriye’de rejimin kendi muhalefetiyle uzlaşmaya yönelik çok ciddi adımlar attığını görmediklerinin altını çizen Fidan, “Kendi halkıyla rejim arasında güven ilişkisi olmayınca halk gitmiyor. Biz de insanlar gönüllü gitmediği sürece zorla gönderme şansımız, imkanımız ve öyle bir politikamız da yok” diye konuştu.

    Bakan Fidan, Gazze konusunda Türkiye olarak tek taraflı çabalardan ziyade kolektif olarak bütün aktörleri harekete geçirmeye yönelik bir çabanın olduğunu belirterek, “7 ülke olarak (Türkiye, Endonezya, Nijerya, Ürdün, Mısır, Katar ve Suudi Arabistan) bir temas grubu kuruldu biliyorsunuz. Türkiye de aralarında bu ülkelerin. Faaliyetlerine başladı. Bugün Çin’deydi, yarın Moskova’da. Bugün burada olduğum için gidemedim. Yarın ve sonraki seyahatlerde biz de olacağız. Bununla beraber alınan kararlar var. İsrail zulmünün devam etmemesi, son bulması ve bölgede iki devletli çözümün hayata geçmesi için ne gerekiyorsa yapmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.
    Dışişleri Bakanlığının bütçe görüşmesi, bakanlık ile bakanlığa bağlı kuruluşların bütçe ve kesin hesaplarının okunması ve oy çokluğuyla kabul edilmesinin ardından sona erdi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir’e gidecek

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir’e gidecek

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Cezayir’e gidiyor.

    Ziyaret çerçevesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun ile bir araya gelecek. Erdoğan ile Tebbun arasında gerçekleştirilecek görüşmede en önemli gündem maddesi ise Gazze olacak.

    İki liderin, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları ve Gazze’de yaşanan insanlık dramı hakkında görüş alışverişinde bulunması bekleniyor.

    Erdoğan ile Tebbun daha sonra Türkiye – Cezayir Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin 2’inci Toplantısına başkanlık edecek. Türkiye – Cezayir ilişkilerinin masaya yatırılacağı konsey toplantısında iki ülke arasındaki işbirliğini güçlendirecek adımlar ele alınacak.

  • Tescilli Maraş biberinde son hasat

    Tescilli Maraş biberinde son hasat

    Türk mutfağının vazgeçilmez tadı, aynı zamanda ilaç ve kimya sektöründe de kullanılan biberde üretim sürüyor. Tarlalarda toplanılan biberler sergilerde kurutulmaya bırakılıyor. Kurutulan biberler kentteki 50 civarındaki işletmede yaprak, pul ve toz şekline alarak satışa hazır hale getiriliyor. Dulkadiroğlu, Pazarcık, Türkoğlu ve Onikişubat ilçelerinin kırsal yörelerinde yetiştirilen Maraş biberi aroması, rengi ve acılığı ile dikkat çekiyor.

    Maraş biberinde dördüncü kırım sonrası bu yılki üretim tamamlandı. Onikişubat ilçesinin Avşar Mahallesi’nde ise çiftçiler topladıkları biberleri temizleme telaşına girdi.

    Üretici Mehmet Avşaroğlu, “Biberde dördüncü kırım hasadını yapıyoruz. Havalar yağmurlu gittiği için biberi tam kurutamadık. Burada ise nemli biberleri kurularından ayırıyoruz. Biz belirli firmalara veriyoruz onlar ise Türkiye’nin çeşitli firmalarına pazarlıyor” dedi.

    Çalışan Ali İnce ise, “Biz yevmiye ile çalışmaya geldik çocuklarımızın rızkı için. Biberleri ayırıyoruz kurusunu, kötüsünü ve yaş olanları ayırıyoruz. Karışık, acı ve tatlı biberler ortaya çıkıyor” diye konuştu.

  • Ayder Yaylası’nda değişim

    Ayder Yaylası’nda değişim

    Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde bin 350 rakımdaki dünyaca ünlü turizm merkezi Ayder Yaylası’nda kentsel dönüşüm çalışmalarında sona doğru gelindi. Tamamlandığında 1600 araçlık olacak olan çevreci otoparkından yörenin mimarisine uygun inşa edilen yapılara kadar yaylanın görünümü değişirken, betonlaşmış eski görüntüsünden eser kalmadı. Ayder Yaylasında yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları yeni turizm sezonu öncesinde tamamlanmış olacak. Çevreci otoparkında tamamlanmasıyla beraber Ayder yaylası tamamen yayalara kalacak.

    Yapılan otopark sayesinde Ayder yaylasında sadece yayaların gezeceğini belirten TOKİ uzmanı Mustafa Levent Gedikli, “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından Ayder yenilme ve koruma projesi çerçevesinde 3 farklı bölgede yapmış olduğumuz imalatlardan 2 tanesini bitirmiş durumdayız. Devam eden Otopark projemizde bu yıl sonu itibari ile bitimini öngörmekteyiz. Özellikle yaz aylarında buraya gelen yerli ve yabancı turistlerin oluşturduğu trafik yoğunluğunun önüne geçmek için otoparkı yapma zorunluluğu doğmuştur. Otoparkımız Ayder’e gelmeden 2 yol arasında, eğimli bir arazide tasarlanmış ve yapılmıştır. Üzeri tamamen doğal bitki örtüsüyle kaplanmış olup tamamen çevreci bir otoparktır. Otoparkımızda insanlar araçlarıyla geldikleri zaman buradan elektrikli otobüslerle Ayder içerisine servisleri yapılacak. Gezileri bittikten sonra tekrardan aynı araçlarla otoparka getirilecekler. Biz bu şekilde Ayder’i yayalaştırıyoruz diyebiliriz” ifadelerini kullandı.

    “Turizm sezonu gelmeden tamamlamayı öngörmekteyiz”

    Turizm sezonu başlamadan çalışmaların tamamlanacağını ifade eden Gedikli, “Konaklama birimleri 6 adet olup, 2’si tamam 4 tanesi natamam olarak yapılmıştır. Buradaki işletmelere teslimi yapılmıştır. Burada ayrıca 5 adet ahşap teras ve yürüme yolları ve 1 adet camdan yapılmış terasımız mevcuttur. İmalatları tamamlanmış olup ziyaretçilere açılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi Ayder’i tekrardan eski haline getirmek için başlatmış olduğumuz çalışmalar 2024 yılında turizm sezonu gelmeden tamamlamayı öngörmekteyiz. Buradaki konaklama birimleri burada yerel işletmelerin imara aykırı olarak yapılan binaların yıkılması şartıyla kendilerine apartlarımızı teslim etmiş durumdayız. Ayrıca 80 odalı otel bloğumuz mevcuttur. Bu otelin olduğu yerde daha önceden termal tesis ve imara aykırı irili ufaklı yapılar vardı. Biz bunları yıkarak onların yerine tamamen doğal ve yöre mimarisine uygun bir tesis inşaat ettik. Bu projemizi de tamamlamış bulunmaktayız” diye konuştu.

    “Eskiye göre daha güzel duruyor”

    Kentel dönüşüm çalışmalarının ardından Ayder yaylasının daha da güzelleştiğini söyleyen Erol Çakır, “Son değişimlerden sonra gayet oturaklı görünmeye başladı. Eskiye göre daha güzel duruyor. Gayet güzel ve hoş olmuş. Biraz daha düzenli oldu. Trafik burada büyük bir problem. Sadece araç bırakmak değil, gidiş gelişlerde de çok sıkıntılar yaşanıyor” şeklinde konuştu.
    Rize’ye ilk kez gelen Hira Macit ise “İstanbul’dan geliyoruz. Rize’ye ilk defa geldik. Doğal bir yaşam ortamı burası. Kartpostal gibi bir yer” dedi.

  • Yaşı 15, kurusu 200 lira

    Yaşı 15, kurusu 200 lira

    Bilecik merkeze bağlı, Küplü, Başköy ve Bekdemir köylerinde bin dönümlük bahçede yetişen ‘Cennet Hurması’ hasadı başladı. Hemen hemen 1 hafta sürecek olan hasat için gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine kim varsa seferber oldu. Bu köylerin yüzde 70’inin geçim kaynağı olan hurma hasadında bu yıl yüzler güldürmedi.

    Küplü Köyü Muhtarı Hüseyin Demirbaş, Küplü, Başköy ve Bekdemir geçen seneye nazaran daha az rekolte aldıklarını anlatarak, “Geçen sene bin tonun üzerindeydi bu sene ise 200-220 ton hurma rekoltemiz var. Bu toplam, ortalama 400 çiftçiden toplanan hurmalar. Fiyatlar bu sene 15 ila 20 lira arasında seyretti. Kalite bazında hurmamız gayet güzel, Türkiye’nin her tarafından talep var. Şimdi görmüş olduğunuz gibi elimde hafif bereli bir hurmamız var. Biz bu bereli hurmaları kurutmada kullandığımız için yani geri dönüşüm diye adlandırabiliriz. Bu sene kuru hurmanın fiyatı 150-200 lira arasında geziyor. Bunun yanında pestil yapıyorlar, cipsini yapıyorlar. Türkiye’nin her tarafından talep var yani. En çok İstanbul var, Ankara var, Antalya’ya gidiyorlar. Mesela İstanbul sosyetesinde kuru hurmayı kahvenin yanında veriyorlar. Antalya tarafında da aynı şekilde. Bursa tarafına da gidiyor” dedi.

    “Bu sene kırağı vurdu”

    Demirbaş açıklamasının devamında, “Bu sene rekolte düşmesinin sebebi kırağına yakalandık. Belirli bir bakımı oluyor hurmanın. Zaten hava durumunu takip eden çiftçilerimiz kırağıya yakalanmazlar. Çünkü ertesi sabah eğer kırağı varsa hava durumunda bahçenin bir başına bir de sonuna saman yakıyorlar o geceyi atlatıyorlar. Bu sene maalesef yakalandılar diyebilirim” dedi.

  • Soğuyan havalar kömür satışların artırdı

    Soğuyan havalar kömür satışların artırdı

    Ülke genelinde ve Tokat’ta havaların soğuması ve kış mevsiminin yaklaşmasıyla beraber vatandaşlar kış hazırlıkları yaparak kömür ve odun almaya başladı. Tokat’ın Niksar ilçesinde 32 yıldır kömür ve odun satışı yapan Demir Aybak, mevsimin gelmesiyle birlikte kömür ve odun satışlarında hareketlilik olduğunu söyledi. Aybak, son yıllarda özellikle yeni yapılan konutlarda kışın yakıt olarak doğal gaz kullanılırken, kırsal kesimde ikamet eden vatandaşlar, odun ve kömür yakarak kış mevsimini geçirdiğini belirti.

    “3 bin 500 ile 4 bin lira arasında gidiyor”

    Yerli kömüre olan ilginin daha az olduğunu belirten Demir Aybak, “32 senedir bu sektörle uğraşıyorum. Hep odun satıyorduk sonra bu kömür işleri yeni çıkmıştı. Baktık yeni bir sektör, biz de ya nasip bismillah diye başladık işimize, 32 senedir de devam ediyoruz. Önce yerli kömürler satıyorduk, şimdi ithal kömüre döndük. Yerli kömürler biraz daha kalorisi düşük olduğu için pek rağbet görmüyor. Bir de kül ve dumanı fazla, onun için şu anda ithal kömür satıyoruz. Kömür fiyatları, geçen yılla bu yıl arasında pek fark yok. Biraz dolar bazında düştü kömür fiyatları, geçen sene 6 bindi. Bu sene 7 bin liraya satıyoruz. Nakliye geçen sene 3 bin liraydı, şimdi 7 bin liraya geliyor kamyon nakliyesi ama yapacak bir şey yok. Fiyatların düşüşü dolarla alakalı. Dolar olarak düştüler yani, Rusya’da enerji fiyatlarında düşüklük var. Geçen sene bu savaştan dolayı biraz kısıtlama oluyordu. Ondan dolayı kurum fiyatları çok yüksekti, bu sene normal. Kömürün kalitesi iyi dediğim gibi 6 bin kaloriden aşağı ithal edilmiyor. Hepsi 6 binin üzerinde, 7 bin ila 7 bin 500 arasında kalori değerleri. Oduna gelince çevremizde çok fazla odun fabrikası var. Sunta, kontra gibi üretim yapılıyor. Onlardan dolayı odun fiyatı biraz yüksek. 3 bin 500 ile 4 bin lira arasında gidiyor” dedi.

    “Genelde gelir seviyesinin düşük müşterilerimiz geliyor”

    Havaların soğumasıyla birlikte satışların yükselmeye başladığını belirten Aybak, “Vatandaşın odun, kömür alırken illa ki şikayetleri oluyor ama kış sezonu geldiği için mecbur yakacak bunu. Kırıyor, sarıyor yine de alıyor. Biz de belli bir taksit imkanı sunuyoruz. Zaten memleketimizin geneli doğal gaza döndüğünden, kirada oturanlar evine kombi falan alamıyor pahalı olduğundan, bize de genelde biraz gelir seviyesinin düşük müşterilerimiz geliyor. Onları da biz idare ediyoruz. Odun kömür satışları genelde 10. ve 11. ayda biraz daha yoğun oluyor. Biraz da köylerimizde nüfus çoğalmaya başladı. Köylere de bayağı sevkiyatımız olmaya başladı. Eskiden büyük şehirlerde durmuş, emekli olmuş ağabeylerimiz, büyüklerimiz geliyor köylere yerleşiyor. Biz de onların ihtiyaçlarını götürüyoruz. Köylerdeki satışlarımız bayağı iyi yani. Allah herkesin işini rast getirsin. Herkesin işi zorlaştı. Çünkü maliyetler bayağı yükseldi. Yani işçi çalıştıramıyoruz, işte gelen nakliyeler pahalı tutuyor ama yapacak bir şey yok. Hayat devam ediyor. Allah hepimize kolaylıklar versin” diye konuştu.

  • İklim şartları kestaneyi vurdu

    İklim şartları kestaneyi vurdu

    Kestane düşmanı olarak bilinen gal arısının yayılmasından dolayı ve 2023 yılında ilkbahar mevsiminin geç gelmesinden kaynaklı kestane verimimin düştüğünü ifade eden Prof. Dr. Ümit Serdar önemli açıklamalarda bulundu. Eskiden kestane ile fındık fiyatının aşağı yukarı eş değer olduğunu ifade eden Prof. Dr. Serdar, “2023 yılını ilkbaharda bir hayli gecikmelerle başladık. Özellikle kış daha uzun sürdü. Çok yağışlı ve serin geçti. Mevsimde 3-4 haftalık bir gecikme yaşadık. Kestane ağaçları daha geç uyandı. Kestanelerin çiçeklenmeleri de daha geç oldu. Bir diğer konuda gal arısıdır. 10 yıl önce Yalova’da tespit edilmişti. Artık gal arısı neredeyse Türkiye’nin her tarafına yayılmaya başladı. Yayıldıkça kestane üretimimizi olumsuz etkiliyor. Bu iki faktör hem ilkbaharın geç gelmesi ve gal arısı nedeniyle bu sene üretim düşüktür.

    Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde diyebilirim ki verim 4’te 1’e kadar düştü. Ege Bölgesi biraz daha iyidir ama Karadeniz Bölgesi’nde verim çok daha düşüktür. Dolayısıyla kestane fiyatları çok arttı. Normalde fındıkla aşağı yukarı eş değer olan kestane fiyatı 200 TL’yi hatta Sinop Erfelek pazarında 300 TL’yi buldu. Şu anda Ege Bölgesi kestanesi çıktığı için biraz fiyatlar düşmüş olabilir. Genel olarak bu sene verim düşük. Gal arısı ile mücadelede 2 tane çözüm yolu var. ‘Torymus sinensis’ dediğimiz bir böcek türü vardır. Bunu kullanmak gerekiyor. Bunun çoğaltılmasında özellikle Tarım ve Orman Bakanlığı bunu üstlendi. Farklı yerlere laboratuvarlar kurdular. Bunları çoğaltarak doğaya salacaklar. Diğer bir çözüm yolu ise dayanıklı çeşittir. Bizler olayın biraz daha dayanıklı çeşit tarafındayız. Bu kapsamda özellikle Betizak, Akyüz, Ertan çeşidi bunlar dayanıklı kestane çeşitleridir. Dolayısıyla dayanıklı çeşitlerle yetiştiriciliği arttırmamız gerekiyor. Biz son 10 yıla kadar hep ‘marigoule’ öneriyorduk. ‘Marigoule’ aslında çok güzel bir çeşittir. Adaptasyon kabiliyeti yüksek, verimlilik çok iyi ama gal arısına hassastır. Geçen yıl Türkiye kestane üretimimiz yaklaşık 77 bin tondu. Bu sene tahmin ediyorum 50 bin ton bile çıkamayacak” diye konuştu.

    “Üniversitede de üretim düştü”

    Üniversitenin araştırma istasyonlarında üretilen kestanede de verimin düştüğünü söyleyen Serdar, “Bizim özellikle ‘marigoule’ çeşidinden çok fazla ağacımız var. Bu sene bizim de üretimimiz düştü. Belki de 3’te 1’e kadar düştü. Biz bu nedenle bahçemizdeki çeşitleri, dayanıklı çeşitlerle değiştirme yoluna gidiyoruz” şeklinde konuştu.

  • Yardımlaşmanın fotoğrafı

    Yardımlaşmanın fotoğrafı

    Gölcük Belediyesi ve Gölcük Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneği (GFSD) tarafından, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu onayıyla düzenlenen “Yardımlaşma” konulu 15. Ulusal Fotoğraf Yarışmasında dereceye girenler belirlendi. Sanatçıların büyük bir ilgi gösterdiği yarışmaya 50 farklı ilden 304 kişi bin 58 fotoğrafla katıldı.

    Seçici kurul tarafından yapılan değerlendirme neticesinde altın madalyayı “Bir Elin Nesi İki Elin Sesi” adlı fotoğrafıyla Orhan Tanhan (Bitlis), gümüş madalyayı “Balon” adlı eseriyle Ali Aslan (Denizli), bronz madalyayı ise “Tandır” adlı eseriyle Seyit Konyalı (Konya) kazandı. Yarışmada mansiyon ödüllerinin sahibi ise Mustafa Kaşıkçı (Kocaeli), “İskele Sökümü” adlı fotoğrafıyla Serdar Kıran (Bursa), “Merdiven” adlı fotoğraf karesiyle Sadık Can (İstanbul) oldu.

    “Kültür-sanat kenti Gölcük” hedefiyle çalışmalara devam edeceklerini belirten Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “Gölcük’ün adının kültürel ve sanatsal faaliyetlerle duyurulması adına çok önemli bulduğum bu ulusal yarışmada dereceye giren fotoğraf sanatçılarını tebrik ediyor, katılan tüm fotoğraf sanatçılarına, seçici kuru üyelerine ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum. İlçemizin adını, uluslararası ve ulusal, kültür, sanat ve spor etkinlikleriyle duyurulması için çalışmaya aralıksız devam edeceğiz” dedi.

  • Elektrikli araçlara ÖTV düzenlemesi

    Elektrikli araçlara ÖTV düzenlemesi

    Elektrikli otomobillerde ÖTV oranları yüzde 10, 40, 50 ve 60 olarak uygulanıyor ve motor gücü ile vergisiz fiyatına göre belirleniyor. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla tamamen elektrikli modellerde yüzde 10’luk ÖTV matrahında güncellemeye gidildi. 1 milyon 250 bin lira olan matrah eşiği 1 milyon 450 bin liraya çıkarıldı. Yani kararla birlikte motor gücü 160 kW’ı geçmeyen ve vergisiz fiyatı 1 milyon 450 bin TL’yi aşmayan modeller yüzde 10’luk ÖTV diliminde yer alacak. Yine motor gücü 160 kW’ı geçmeyen ancak vergisiz fiyatı 1 milyon 450 bin TL’nin üzerinde olan modeller ise yüzde 40’lık dilime geçecek.

    Motor gücü 160 kW’ı geçen araçlar için bir düzenleme yapılmadı. Burada matrah 1 milyon 350 bin TL olarak devam ediyor. 1 milyon 350 bin TL altındaki modeller yüzde 50, üstündeki modeller ise yüzde 60’lık ÖTV diliminde yer alıyor.

    BU 200 BİN TL’LİK DÜZENLEME NE GETİRECEK?

    Bu düzenleme öncesinde ÖTV ve KDV eklendiğinde fiyatı 1 milyon 650 bin TL’nin üzerine çıkan elektrikli otomobiller yüzde 40’lık ÖTV dilimine geçiş yapıyordu ve otomatik olarak fiyatları 2 milyon 100 bin TL’nin üzerine çıkıyordu. Matrahın 1 milyon 450 bin TL’ye çıkarılmasıyla yüzde 10 ÖTV ve yüzde 20 KDV eklendiğinde fiyatı 1 milyon 914 bin TL’ye kadar olan elektrikli otomobiller vergi avantajlı dilimde yer alacak.

    ALT DİLİMDE KÜÇÜK ARTIŞLAR OLABİLİR

    Son aylarda ülkemize gelen elektrikli otomobiller 1 milyon 500 bin ila 1 milyon 600 bin TL arasında bir fiyat etiketiyle piyasaya giriyordu. Markalar modellerini yüzde 10’luk dilimde tutmak için yoğun çaba gösterirken artık elleri biraz rahatlayacak. Bu alt dilimde bir miktar fiyat artışı getirebilir. Yüzde 40’lık dilimde yer alan ve yüzde 10’luk ÖTV dilimine gerileyecek modellerde ise 500 bin TL’ye kadar düşüş bekleniyor.

    Türkiye’deki elektrikli otomobillerin liste fiyatlarına baktığımda, 29 tamamen elektrikli model yüzde 10’luk ÖTV diliminde kalıyor. Düzenlemeyle birlikte bunlara 3-4 model daha eklenecek.

    • BYD Atto 3 Desing – 1.590.000 TL
    • Citroen e-C4 100 kW, Shine Bold – 1.436.000 TL
    • Citroen e-C4 X 100 KW Shine Bold – 1.497.400 TL
    • Dacia Spring Extreme Electric 65 bg – 969.000 TL
    • Fiat 500e La Prima by Bocelli HB – 87kW – 1.347.900 TL
    • Fiat 500e La Prima by Bocelli 3+1 – 87kW – 1.379.900 TL
    • Fiat 500e La Prima by Bocelli Cabrio – 87kW – 1.411.900 TL
    • Hyundai KONA 100kW – Progressive – 1.390.000 TL
    • Hyundai Ioniq 6 – 111 kW 4×2 Progressive – 1.640.000 TL
    • Jeep Avenger 115KW Summit – 1.563.750TL
    • Kia Niro EV – 204 PS Otomatik – 1.595.000 TL
    • Leapmotor T03 80 kW – 995.000 TL
    • MG ZS EV Luxury – 156 PS – 72.6 kWsa – 1.649.000 TL
    • MG4 Comfort, 170 PS, 51 kWsa – 1.299.000 TL
    • MG4 Luxury, 204 PS, 64 kWsa – 1.519.000 TL
    • MINI Cooper SE Otomatik – 184 BG – Inspired – 1.418.351 TL
    • Opel Corsa Elektrik 100 kW GS – 1.175.900 TL
    • Opel Astra Elektrik – 115 kW – Ultimate – 1.599.900 TL
    • Opel Mokka Elektrik 100 kW Ultimate – 1.493.900 TL
    • Yeni Peugeot E-308 GT 115kW, 1.565.000 TL
    • Peugeot e-2008 GT 115kW – 1.580.000 TL
    • Renault Zoe Intense R135 – 1.348.900 TL
    • Renault MEGANE E-TECH Techno EV60 220 hp – 1.499.000 TL
    • Renault MEGANE E-TECH Iconic EV60 220 hp – 1.633.000 TL
    • Skywell ET5 ET-5 LR Legend – 1.655.000 TL
    • Seres 3 Elektrikli SUV – 2022 model – 1.585.368 TL
    • Togg T10X V2 RWD Uzun Menzil – 1.563.500 TL
    • Togg T10X V1 RWD Standart Menzil – 1.227.500 TL
    • Togg T10X V2 RWD Standart Menzil – 1.329.500 TL

    YÜZDE 10’LUK DİLİME İNEN MODELLERDE FİYATLAR DÜŞTÜ

    Düzenlemenin ardından yüzde 40’lık dilimden yüzde 10’luk dilime gerileyen modellerde listeler güncelleniyor. Bazı modellerde fiyatlar netleşti. Markaların küçük düzenlemeleriyle belki bu modellere yenileri eklenebilir.

    Listeleri güncellenen modellerden bazıları ise şunlar;

    Hyundai Ioniq 5 – 125 kW 4×2 Progressive – 2.185.000 TL’den 1 milyon 718 TL’ye geriledi.
    Subaru Solterra e-Xtreme – 2.358.959 TL’den 1.854.671 TL’ye geriledi.

    KAYNAK: NTV

  • MİT’ten nokta operasyon

    MİT’ten nokta operasyon

    MİT, terör örgütlerine karşı nokta operasyonlarına devam ediyor.

    PKK/KCK adına haraç toplayan ve eleman sağlayan sözde sorumlulardan ”Jiyan Mardin” kod adlı Gülsüme Doğan’ı Irak’ın kuzeyindeki Süleymaniye’de etkisiz hale getirildi.