Etiket: güncelhaber

  • Yağışlı hava can suyu oldu

    Yağışlı hava can suyu oldu

    Kurak bir dönem geçiren mega kent İstanbul’da geçtiğimiz hafta etkili olmaya başlayan yağışlı hava, can suyu oldu. Hafta sonu hava sıcaklığı hissedilir oranda düşünce dün, bazı bölgelerde kar bazı bölgelerde ise yağmur etkili oldu.

    Yağışların etkisiyle barajlardaki su oranı ise hızla yükselmeye başladı. İSKİ verilerine göre barajlardaki doluluk oranı yüzde 22,63’e yükseldi.

    17 Kasım’da barajlardaki doluluk oranı yüzde 17,65 olurken, hafta sonundaki yağışla birlikte barajlardaki su oranı yüzde 4,98 arttı.

  • Hangi illerde okullar tatil?

    Hangi illerde okullar tatil?

    SAKARYA VE DÜZCE’NİN BAZI İLÇELERİNDE EĞİTİME 1 GÜN ARA
  • Sivas’ın saklı kalmış güzelliği

    Sivas’ın saklı kalmış güzelliği

    Sivas’ın İmranlı ilçesi Acıdere mevkiinde bulunan ve doğal güzelliği ile büyüleyen Acıdere Kanyonu, turizme kazandırılacağı günü bekliyor. Vadinin ortasından akan su ve toprak yapısı ile doğaseverleri ağırlayan kanyon; aynı zamanda birçok yabani hayvana da ev sahipliği yapıyor. Çiçek florası anlamında oldukça zengin olan kanyon, ilkbahar aylarında yeşil bir görünüme kavuşuyor. Zara ilçesine kadar uzanan kanyonun, bölge halkı tarafından Sivas turizmine kazandırılması bekleniyor.

    Adı suyundan geliyor

    Acıdere kanyonuna vakit geçirmek üzere gelen Alpaslan Bal, “Ben, İmranlı sevdalısı birisiyim. Bulunduğumuz yer Acıdere kanyonu olarak bilinir. Buranın 4 mevsimde de farklı güzellikleri vardır. Buranın tek özelliği kimsenin bilmemesi. Buranın Türkiye turizmine kazandırılması ve İmranlı’da turizm sektörünün gelişmesi için çalışıyoruz. Burada daha görülmedik nice güzellikler var. burası tamamıyla doğaldır, suyu hiç kesilmez, değişik canlılar mevcuttur. O yüzden buranın turizme açılmasını istiyoruz. Buranın uzunluğu Zara’ya kadar uzanıyor. Nereden başladığını tam olarak bilmiyorum. Doğaseverlerin buraya gelerek keşfetmelerini ve ilçemizin tanıtılmasını istiyoruz. bu gibi doğal güzellikleri bütün insanlıkla paylaşmak istiyorum” ifadelerine yer verdi.

  • 3bin549 rakımda buz pateni

    3bin549 rakımda buz pateni

    Doğu Anadolu’da son günlerde etkili olan soğuk hava nedeniyle Erzincan’da kentin kuzeyinde bulunan Keşiş Dağlarında, 3 bin 549 metre yükseklikte Yedi Göller mevkiinde bulunan göletlerin yüzeyi buzla kaplandı. Kross motorlarla Keşiş Dağlarında bulunan Yedi Göller mevkiine giden Atila, burada kalınlığı yaklaşık 15-20 santimetreyi bulan buzu üzerinde paten yapmanın keyfini çıkardı. O anları kamerasıyla da anbean kayıt altına alan Atila, donan göl üzerinde yaklaşık 1 saat buz pateni yaptı.

    Erzincan’da bir gün içerisinde 4 mevsimin birden yaşandığını söyleyen kayak antrenörü Canser Atila, “Keşiş Dağlarının eteğinde bulunan Yedi Göller mevkiine geldik. Burası bu mevsimde yaklaşık 15-20 santimetre buzla kaplanıyor. Bizde bunu fırsata çevirerek buz patenlerimizi alıp kross motorlarla zorlu yolları aşarak buraya geldik. Geldiğimize de değdi. Buz üzerinde çok eğlenceli vakit geçirdik. Erzincan coğrafi bakımdan 4 mevsimi aynı anda yaşatıyor” diye konuştu.

  • Kış aylarının vazgeçilmezi cevizli sucuk

    Kış aylarının vazgeçilmezi cevizli sucuk

    Bu tatlılar, hem besleyici hem de enerji verici olması nedeniyle kış aylarında tüketimi artıyor. Gaziantep’te bu ürünleri satan Murat Demirkurt, kışın gelmesiyle birlikte satışlarının yüzde 50 oranında arttığını söyledi. Demirkurt, bu tatlıların kilosunun 200 ila 250 lira arasında değiştiğini, vatandaşların da bu lezzetleri tercih ettiğini ifade etti.

    “Annelerin çocukları için vazgeçilmeziydi”

    Cevizli sucuğa olan talebin Gaziantep’te çok fazla olduğunu belirten Demirkurt, “Gaziantep’in kültürünü ve tatlarını yaşatmak için elimizden geleni yapıyoruz. Cevizli sucuk ve muska bizim en çok talep gören ürünlerimiz. Gaziantep’in coğrafi özelliğinden dolayı burada üzüm yetişiyor. Üzümle beraberde geçmişten gelen kışlık lezzetler var. Bunların en başında cevizli sucuk geliyor. Çok fazla talep var. Muska dediğimiz içi fıstıklı pestil çok fazla tüketiliyor. Talebin çok olmasının nedeni ise bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Önceden anneler çocuklarına okula giderken beslenme çantalarına bu ürünleri koyardı. Günümüzde bu gelenek maalesef ki artık yok denilecek kadar az” dedi.

    “Sadece müstakil evlerde yapılır”

    Günümüzde binaların yaygınlaşmasıyla evde üretimin azaldığını söyleyen Demirkurt, “Binalar bu kadar çok değilken Gaziantep’te hemen hemen her evde yapılan pestil ve muska günümüzde maalesef ki sadece müstakil evlerde ve köy evlerinde yapılmakta. Bu nedenle ise hazır şekilde satılan ürünlere talep fazla” ifadelerini kullandı.

    “Kadınlara destek olduğumuz için çok mutluyuz”

    Kadın girişimciliğine önem verdiklerini de belirten Demirkurt, “Cevizli sucuk, pestil ve muska üretimini yapanlar kadınlar. Bu üretimler kadınlara destek oluyor. Kadınlar bu sayede para kazanmış oluyor. Bizde kadınlara destek olduğumuz için çok mutluyuz” diye konuştu.

  • Ağır hasarlı binaların yıkımı sürüyor

    Ağır hasarlı binaların yıkımı sürüyor

    Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Malatya’nın Akçadağ ilçesinde ağır hasarlı binaların yıkımı devam ediyor. 29 kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda yapının da hasar aldığı ilçede kontrollü gerçekleştirilen yıkımlar sonrası ortaya çıkan enkazlar ise kamyonlarla döküm sahalarına taşınıyor.

    “Mahallemizde yıkımlar yüzde 75 oranında tamamlandı”

    İlçe genelinde yıkımların sürdüğünü kaydeden Kültür Mahalle Muhtarı İhsan Boyraz, “Akçadağ ilçe genelinde yıkımlar sürüyor. Kültür Mahallesi’ndeki ağır hasarlı yapıların yıkımı yüzde 75 oranında tamamlandı. Geriye yüzde 25’lik bir bölüm kaldı. An itibariyle de ilçe merkezinde yıkımlara da başlandı. ilçe merkezdeki işyerlerinin yıkılmasının ardından mahallelerde geriye kalan az miktardaki yapılarda yıkılacak” dedi.

    “Emlak konut yeni bir çarşı için çalışmalara başladı”

    İlçe merkezine Emlak konut tarafından yeni bir çarşı kazandırılması için çalışmalara başlanıldığını belirten Akçadağ Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Fatih Şahin ise “İlçe merkezimizdeki ağır hasarlı iş yerlerinin yıkımları sürüyor. İnşallah vatandaş, devlet iş birliği ile en kısa sürede yıkılan işyerinin yerine yenileri yapılacak. Emlak konut ilçe merkezinde yeni bir çarşı için çalışmalara başladı. Şimdiden ilçemize hayırlı olsun. Allah devletimize zeval vermesin” diye konuştu.

  • Böyle Erdoğan sevgisi görülmedi

    Böyle Erdoğan sevgisi görülmedi

    Elazığ’ın Palu ilçesine bağlı Yeşilbayır köyünde yaşayan 38 yaşındaki Mustafa Ergün’ün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisi görenleri şaşırtıyor. Ergün yıllarca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çocukluk, gençlik, aile ve siyasete girdiği fotoğrafları topladı. Ergün topladığı fotoğrafları evinin her bir köşesine asarak evlerini adeta Recep Tayyip Erdoğan müzesine çevirdi. Ayrıca kendisinde olmayan fotoğrafları bulduğunda alıp koleksiyonuna ekleyen Ergün, Cumhurbaşkanı’na olan sevgisinden dolayı 10 Ağustos 2014 seçimlerinden bir gün sonra doğan yeğeninin adını Tayyip Erdoğan koydu.

    “Çok cesur bir insan olduğu için seviyoruz, arkasındayız”

    Cumhurbaşkanı sevdalısı olduğunu dile getiren Mustafa Ergün, “Bu sevda, bizi kendine aşık eden cumhurbaşkanımızın fakirin yanında olması, yiğit ve cesur olmasından geliyor. Bugün İslam coğrafyası yanıyor, cumhurbaşkanımız her yerde mücadele veriyor. Çok cesur bir insan olduğu için seviyoruz, arkasındayız. Küçüklük, orta yaş ve futbolculuk yıllarının fotoğrafları başta olmak üzere A’dan Z’ye her fotoğrafı var. Gözümden kaçan fotoğrafları olunca da getiriyorum. Yeğenim seçimden bir gün sonra doğdu ve biz seçimi kazandığımızdan dolayı cumhurbaşkanının ismini verdik” dedi.

    “Tayyip dedeyi görmeyi çok istiyorum”

    Cumhurbaşkanı ile aynı ismi taşıyan Tayyip Erdoğan ise “Tayyip dedeyi çok seviyorum, aynı ismi taşıyoruz. Onu bir gün görmek çok isterim ve gelirse evimde ağırlarım” diye konuştu.

  • Sofraların vazgeçilmezi kırılmış yeşil zeytin

    Sofraların vazgeçilmezi kırılmış yeşil zeytin

    Her yıl olduğu gibi bu yıl da kırılmış yeşil zeytin Gaziantep sofralarında yerini aldı. Gaziantep’te Kale altında kırılmış yeşil zeytin satan Mesut Özdemir, kırılmış zeytinlerin bidonunun 250-300 lira arasında değiştiğini söyledi. Özdemir, “Kırılmış zeytinler, sofralık zeytinlerin en lezzetlisi. Gaziantep’te herkes kırılmış zeytini sever. Biz de zeytinleri kendimiz kırıyoruz. Çekirdekli zeytinin kilosu 80 lira, kırılmış ve temizlenmiş zeytinlerin bidonunun ise 250-300 lira arasında değişiyor. Zeytinin fiyatı yüksek ama talep de çok” dedi.

    “Zeytin ne kadar küçükse yağı o kadar fazla olur”

    Zeytinlerin kalitesinin yağ oranından belli olduğunu belirten Özdemir, “Zeytin ne kadar küçükse yağı o kadar fazla, zeytin ne kadar büyükse yağı o kadar az olur. Müşterilerin bildiği yanlış bir bilgi var. Zeytin ne kadar büyükse yağı o kadar azdır. Küçük zeytin her zaman yağlı olandır. Zeytin, kahvaltıda, börek ve piyaz yapımında çok tüketilir” ifadelerini kullandı.

    “Zeytin az olsa da talep çok”

    Bu sene Gaziantep’te zeytin sezonunun olmadığını söyleyen Özdemir, “Zeytin bu sene yüzde 50 veriyor. Fiyatlar bu yüzden yüksek. Buna rağmen Gaziantepli vatandaşların vazgeçilmezi yeşil zeytindir. İki bidon alamıyorsa bile bir bidon mutlaka alır” dedi.
    Fıstık toplayan işçi bulmakta zorlanıldığını aktran Özdemir, “Günlük çalışan işçiler verilen paradan memnun değil. Bu yüzden zeytinleri ağaçtan toplayacak işçi de bulamıyoruz” şeklinde konuştu.

    “81 ile satış yapıyoruz”

    Özdemir, 81 ilin hepsine satış yaptıklarını, talebin bu yönde çok fazla ve olumlu geri dönüşler aldıklarını da ekledi.

  • Ünlü Şef tarihi kentte

    Ünlü Şef tarihi kentte

    Düzce Belediyesi tarafından şehre kazandırılan ve Düzce’nin yemek kültürünün tanıtılması noktasında önemli bir yer edinen Mutfak Sanatları Merkezi (MSM), gastronomi alanında önemli isimleri ağırlamayı sürdürüyor. MSM çatısı altında hizmet veren MSM Akademinin misafiri olarak Düzce’ye gelen Dünyaca ünlü şef, seyyah ve yazar Ömür Akkor, hem Düzce’yi gezdi hem de Düzce’nin coğrafi işaretli ürünleri hakkında bilgi aldı.
    Akkor, ilk olarak Mutfak Sanatları Merkezinde düzenlenen kahvaltı programında Gastronomi, Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Hasan Arslan, Neslihan Ay ve Düzce BelTur Genel Müdürü Erdem Yılmaz ile bir araya geldi.

    Akçakoca da balık mezatına katıldı

    Daha sonra Akçakoca’ya geçen Akkor, burada limanda gerçekleştirilen balık mezatına katılarak, balık restoranlarını ziyaret etti. Ardından, Coğrafi İşaretli Konuralp Pirinci ile yapılan Coğrafi İşaretli Yufkalı Konuralp Pilavı yapmak için Konuralp Antik Kentine geçen Ömür Akkor, tarihi kentte yürütülen kazı çalışmalarını da yakından inceleme fırsatı buldu.

    Konuralp antik kente hayran kaldı

    Konuralp Antik Kentini gezmesi esnasında duygularını da paylaşan Akkor, “Bu kadar yakında, bu kadar etkileyici antik kenti daha önce görmeyişim benim cahilliğimmiş. Özellikle yukarıda yeni buluntulara baktım, acayipti. Düzce İstanbul’a çok yakın. Bunun haricinde yöresel lezzetleri, coğrafi işaretli ürünleri, fındığı, balıkları muhteşemdi” şeklinde konuştu.

    Coğrafi işaretli yufkalı Konuralp pilavı

    Gezinin ardından yufkalı Konuralp pilavı için kazanın başına geçen Ömür Akkor “Ben tam bir pilavcıyım, pilav yemeyi çok seviyorum. Öğlen hamsili pilav yemiştik şimdi de Konuralp pilavı yiyeceğiz. Buranın pirinci saray kayıtlarında da görülüyor. Osmanlı belli yerlerden pirinç alıyordu. Konuralp de o bölgelerden biri. Burada ayrıca siyah pirincin de yetiştirilmeye başlandığını öğrendim. Anadolu toprağı böyle, ne eksen sana geri dönüyor” dedi.

    Düzce’ye özgü lezzetlerin tadına baktı

    Düzce köftesi, Abhaz ve Çerkes yemekleri, ekşi mayalı ekmekleri başta olmak üzere ile özgü birçok yöresel yemeğin tadına bakan Ömür Akkor, en kısa zamanda daha uzun soluklu gezmek ve doğal güzelliklerini de keşfetmek istediğini sözlerine ekledi.
    Dernek Başkanı Neslihan Ay “Ömür Akkor bizim için bir şeften çok daha fazlası. Misafir ettiğimiz kişi arkeolojik çalışmalarda şeflik yapmış, insansız dönem Anadolu Gastronomisine kadar çalışmaları bulunan, içinde uluslararası ödüller de alan çalışmaların bulunduğu tam 28 kitap çalışması olan birisi. Hayranı olduğum bir insanı Düzce’de ağırlamak, Düzce programına eşlik etmek benim için çok güzel bir deneyimdi. Ömür Bey gittiği şehrin tabiri caizse gönlüne dokunan, iz bırakan, bölge turizmine gerçekten ziyaretiyle bile faydası olan bir karakter. Düzce’yi ziyaret etmesi eminim ilerleyen dönemlerde yapacağımız çalışmaların da temel taşlarından biri olacaktır. Seyahatname kitabında Düzce’nin yer alacak olması, bizlerin de çorbada çok küçük de olsa tuzumuzun olacak olması Düzce’ye hizmet etme noktasında mutluluk sebebimizdir. Ayrıca Düzce’nin de yer aldığı Seyahatname kitabı yayımlandıktan sonra Düzce’de bir imza günü yapma sözünü de Ömür Akkor’dan almış olduk” dedi.

  • 130 yaşıyla yıllara meydan okuyor

    130 yaşıyla yıllara meydan okuyor

    Talas Belediyesi tarafından ‘Harman Meydanında Tarihe Yolculuk’ sloganıyla düzenlenen Antika Pazarı, birçok türden kıymetli ürünü antika meraklılarıyla bir araya getiriyor. Antika tarım aletlerinden, sanatla ilgili ürünlere, çeşitli koleksiyon parçalarından ev eşyalarına kadar birçok ürünün yer aldığı pazarda birbirinden kıymetli ürünler antika meraklıları ve koleksiyoncularla buluşuyor. Eskiden genç kızların çeyizi için bu dikiş makinasında alındığını söyleyen koleksiyoncu İlker Karşılar, “Kapaklı eski bir dikiş makinası. Kapağı da orijinal.

    Eskiden evde genç kızı olanlar mutlaka çeyiz için bu dikiş makinasından alırlardı. Bu o dönemden daha eski. Zannediyorum bunda çok elbise tamiri yapıldı. Sadece üzerinde bulunan taş boncuğu bile 80-100 senelik bir boncuk. Bu dikiş makinamızda tahminen 130 yıllık bir ürün. Masasının tahtası halen orijinal duruyor. Babaannelerimizin annesinin çeyizi diyebiliriz. Üzerinde seri numarası da var. Manuel bir ürün. Yan tarafından bir kayışı bulunur ve bu sayede ayakla çevrilerek, dikiş yapılırdı. Önceden herkes terzi ya da hazır olarak alışveriş yapmazdı. Akrabası terzi olurdu. Evinde de böyle bir dikiş makinesi olurdu. Dikiş makinasıyla kendi kıyafetlerini kendileri dikerlerdi. Genç kızlara da bunun dikişinin nasıl yapılacağını herkese öğretmeye çalışırlardı. Bu da eski ve keyifli bir ürün.

    Bunu da eski olduğundan dolayı kendi koleksiyonumuza kattık. Burada sergiliyoruz. Seven olursa satışını da yaparız. Bu ürünün fiyatı 7 bin 500 TL. Bunlar esnaf fiyatımız. Koleksiyon için ya da müze için alanlar daha yüksek fiyata alıyorlar. Biz burada esnaf fiyatıyla sayıyoruz. Bu söylemiş olduğum fiyat da eskiliğine göre hiçbir şey” şeklinde konuştu.