Etiket: gündemhaber

  • Yavaş yemek yemenin önemi

    Yavaş yemek yemenin önemi

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, yavaş yemek yemenin dengeli leptin salınımını destekleyeceği için iştahı kontrol etmeyi sağladığına dikkat çekti. Günlük hayatın hızlı temposunun, büyük şehirlerde birçok insanın öğünlerini atlamasına, düzenli ve sağlık beslenememesine yol açtığını belirten Güngör, “Bu sebeple de çabuk ulaşılan, yağlı, yüksek kalorili ve doyurmak bir yana, daha çabuk acıktıran besinler tercih ediliyor. Oysa bazı yiyecekler var ki, yenildikten sonra uzun süre midede tokluk hissi oluşturuyor. Yüksek kalorili besin tüketmeye bile gerek kalmıyor. Her öğünde protein içeren besinler bulundurulmalı. Proteinler hem leptin duyarlılığını arttırırken, sindirim süresi daha uzun sürdüğü için ghrelin seviyelerini düşürmede ve kilo vermede etkilidir. Yağsız et, tavuk, balık, yumurta, süt, yoğurt, ayran ve kuru baklagillere öğünlerde yer verilmeli. Yağlı balık, zeytinyağı, avokado, ceviz, badem, fındık, keten tohumu, susam, tahin, chia tohumu gibi sağlıklı yağlar tüketilmeli. Böylece omega 3 – omega 6 sağlıklı yağ asitlerinden faydalanarak, mide boşalımı ve tokluk süresini uzatılmış olur. Su tüketimi, kalorisiz, şeker ilavesiz sıvılar tercih edilmeli” diye konuştu.

    Öğün saatlerinin planlanmasının da önemli olduğunu belirten Güngör, “Tüm besin öğelerini içeren dengeli ve düzenli bir beslenme planı uygulanmalı. Sık sık atıştırma alışkanlığı ve tıkınırcasına yeme davranışlarından uzak durulmalı. Yemek yeme sürenizi uzatarak, daha yavaş yeme davranışı edinilmeli. Yavaş yemek yemek dengeli leptin salınımını destekleyerek iştahı kontrol etmenizi sağlar. Bunun için yeme sürenizi etkileyen faktörleri fark edip, değiştirmeyi ya da iyileştirmeyi hedefleyin” dedi.

  • Büyükelçi atamaları Resmi Gazete’de

    Büyükelçi atamaları Resmi Gazete’de

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Cibuti Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Salim Levent Şahinkaya, Arjantin Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Şefik Vural Altay, Ürdün Haşimi Krallığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi İsmail Aramaz, Norveç Krallığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Fazlı Çorman, Peru Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Ali Rıza Özcoşkun, Litvanya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Gökhan Turan, Lüksemburg Büyük Dükalığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Fazilet Dağcı Çığlık, Botsvana Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Meltem Büyükkarakaş, Senegal Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Ahmet Kavas, Malta Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Kerem Ahmet Kıratlı, Benin Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Kemal Onur Özçeri, Yunanistan Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Burak Özügergin, Umman Sultanlığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Ayşe Sözen Usluer, Uganda Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Fikret Kerem Alp, Ruanda Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Burcu Çevik, Avustralya Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Korhan Karakoç, merkeze alındı.
    Yunanistan, Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Çağatay Erciyes atandı

    Cibuti Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve Gelişen 8 Ülke Genel Müdür Yardımcısı Cenk Uraz, Arjantin Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Küresel ve İnsani Konular Genel Müdür Yardımcısı Süleyman Ömür Budak, Ürdün Haşimi Krallığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Suriye Genel Müdür Yardımcısı Erdem Ozan, Norveç Krallığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Gülin Dinç, Peru Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Teftiş Kurulu Üyesi Serra Kaleli, Litvanya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Küresel ve İnsani Çalışmalar Genel Müdür Yardımcısı Görkem Barış Tantekin, Lüksemburg Büyük Dükalığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Andlaşmalar Genel Müdürü Engin Yürür, Botsvana Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Ahmet İdem Akay, Senegal Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, İkili Siyasi İşler Genel Müdürü Hatice Nur Sağman, Malta Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Dış Politika Eşgüdüm Genel Müdür Yardımcısı Erdeniz Şen, Benin Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Güvenlik ve İstihbarat Genel Müdür Yardımcısı Mesut Koç, Yunanistan Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, İkili Siyasi İşler Genel Müdürü Çağatay Erciyes, Umman Sultanlığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Muhammet Hekimoğlu, Uganda Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Doğu Afrika Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Ak, Ruanda Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Aslan Alper Yüksel, Avustralya Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Güney Asya Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Gezer, atandı.

    Atamaların 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2, 3 ve 4’üncü maddeleri gereğince yapıldığı belirtildi.

    Rektör atamaları Resmi Gazete’de

    Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 9 üniversiteye yaptığı rektör atamaları Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Buna göre, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Veysel Eren, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mustafa Sinanoğlu, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi rektörlüğüne Prof. Dr. İlhan Yaşar Hacısalihoğlu, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü rektörlüğüne Prof. Dr. Yusuf Baran, Kafkas Üniversitesi rektörlüğüne Pr. Dr. Hüsnü Kapu, Kocaeli Üniversitesi rektörlüğüne Prof. Dr. Nuh Zafer, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesi rektörlüğüne Pr. Dr. Erol Tuğran, Sabancı Üniversitesi rektörlüğüne Prof. Dr. Yusuf Leblebici, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi rektörlüğüne Prof. Dr. Fatih Yılmaz atandı.

    Söz konusu atamaların 2547 sayılı Kanunun 13’üncü ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2’nci, 3’üncü ve 7’nci maddeleri gereğince yapıldığı belirtildi.
    Ayrıca Adli Tıp Kurumu Beşinci Adli Tıp İhtisas Kurulu Halk Sağlığı Üyeliğine Uzm. Dr. Ahmet Baran atandı.

  • 5 PKK’lı terörist teslim oldu

    5 PKK’lı terörist teslim oldu

    MSB’den yapılan açıklamada: “Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından kaçan 3 PKK’lı terörist daha Habur’da hudut karakolumuza teslim oldu.” denildi.

    2 PKK’lı daha teslim oldu

    İçişleri Bakanlığı koordinesinde Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünce yürütülen ikna çalışmaları neticesinde PKK terör örgütünden kaçan 2 terör örgütü mensubu güvenlik güçlerine teslim oldu.

    Teslim olan örgüt mensuplarının 2014-2015 yılları arasında terör örgütüne katıldıkları, Irak ve Suriye’de faaliyet yürüttükleri tespit edildi. Sürdürülen ikna çalışmaları sonucunda 01 Ocak tarihinden itibaren teslim olan örgüt mensubu sayısı 119’a yükseldi.

  • Hastalıklardan korunmak isteyenlerin gözdesi

    Hastalıklardan korunmak isteyenlerin gözdesi

    ‘Soğuk’ denince akla ilk gelen şehirlerden biri olan Bolu’da aktar hareketliliği başladı. Havaların soğumasıyla hastalıklardan korunmak ve bağışıklık sistemlerini güçlendirmek isteyen vatandaşlar çareyi şifalı bitkilerde arıyor. İlaç yerine şifalı bitkiler kullanmayı tercih eden vatandaşlar en çok ilgiyi de ıhlamura gösteriyor. Kilosu 400 liradan başlayıp 500 liraya kadar çıkan ıhlamur, son günlerin sıkça tercih edilen ürünü oldu.

    “En çok tercih edilen ürün ıhlamur”

    Bolu’da aktar dükkanı işleten İsmail Özcan, “Pandemi sonrasında öksürük ve gribal enfeksiyon hastalıkları çokça görülmeye başlandı. Bu hastalıklardan korunmak isteyen müşterilerimiz de ıhlamur, zencefil ve zerdeçal alıyor. İnsanların en çok tercih ettiği aktar ürünü ıhlamur. Herkes kendi bütçesine göre alıyor. Soğuk havalar müşteri yoğunluğunu etkiliyor. Televizyonlarda doktorların söylediğine göre vatandaşlar aktarlardan ne alacağına karar veriyor. Alternatif tıp olarak da aktarlara geliyorlar” dedi.

  • “Sıfır enerjili uygulamamıza başlıyoruz”

    “Sıfır enerjili uygulamamıza başlıyoruz”

    Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Turkuvaz Medya Center’da gerçekleşen Türkiye 2023 Zirvesi – Para Sohbetleri programına katıldı. Bakan Kurum, ‘yaklaşık sıfır enerjili binalar’ uygulamasını yılbaşı itibariyle uygulamaya geçirileceğini açıkladı. Kentsel dönüşüm ile ilgili de konuşan Bakan Kurum, bugüne kadar 3.2 milyon konutun sağlıklı, iklim dostu yapılara dönüştürüldüğünü söyledi. Kentsel dönüşüme girmesi gereken 6 milyon konut olduğunu da ifade eden Bakan Kurum, 2035 yılına kadar bu konutların da dönüşümünün yapılmasını hedeflediklerini belirtti.

    İnşaat sektörünün Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden olduğunu belirten Bakan Kurum, “Ülke olarak dünyada inşaat sektöründe 2. sıradayız. En iyi müteahhitler değerlendirmesinde Türkiye’den 44 müteahhit firmamız bu sıralamanın içinde. 250 alt sektörü etkileyerek ekonomiye, istihdama, kalkınmaya büyük bir katkı sunuyor. Sektörümüz 2 milyondan fazla kişiye istihdam sağlıyor. Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’da son 10 yılda inşaat sektörünün payı yaklaşık yüzde 7 olarak gerçekleşti. İşte biz bu sebeplerden dolayı inşaat ve gayrimenkul sektörümüze “ülke ekonomimizin lokomotifi” diyoruz’’ şeklinde konuştu.

    “Yaklaşık Sıfır Enerjili Binalar uygulamasına yılbaşı itibariyle 81 ilimizde başlıyoruz”

    Yeni yılda hayata geçirilecek proje ile ilgili bilgi veren Bakan Kurum, ’’Çevreye saygılı iklim dostu şehirler hedefimizde ülkemiz ve şehirlerimiz için yeni bir sayfa açıyoruz; model bir çalışmaya gidiyoruz. Yaklaşık Sıfır Enerjili Binalar uygulamasına yılbaşı itibariyle 81 ilimizde başlıyoruz. Bu çalışmamızla; 5 bin metrekareden büyük olan tüm binaların enerji performans sınıfı en az ’B’ olacak şekilde inşa edilecek ve tükettikleri enerjinin en az yüzde 5’ini yenilenebilir enerji kaynakları olan güneş paneli, rüzgâr enerjisi ve ısı pompası gibi sistemlerden karşılamaları zorunlu hale gelecek. Isınma şartları bozulmadan enerji tüketimlerinden ortalama yüzde 25 tasarruf sağlamayı hedefliyoruz. Bu sayede ülkemizin enerji ithalatı faturasını yıllık 5 milyar lira azaltacağız. İnşallah 2030 yılından itibaren tüm binalarımızı “Yaklaşık Sıfır Enerjili Bina” olarak inşa edeceğiz. Ülkemize, şehirlerimize, sektörümüze hayırlı uğurlu olsun’’ ifadelerini kullandı.

    “Kentsel dönüşüm konusunda hepimiz taşın altına elimizi koymalıyız”

    Kentsel dönüşüm seferberliği ile ilgili de açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, ’’Türkiye’nin Her Yerinde Kentsel Dönüşüm seferberliğimizi büyük bir kararlılıkla sürdürüyoruz. Bugüne kadar 3.2 milyon konutun dönüşümünü sağlayarak 13 milyon vatandaşımızı güvenli, sağlıklı, iklim dostu konutlara yerleştirdik. Bu sayı Yunanistan, Portekiz, İsveç nüfuslarına denk geliyor. Yine 81 şehir 922 ilçemizde toplam 250 bin konutun dönüşümüne hızla devam ediyoruz. Dünyanın gözbebeği İstanbul’umuzun 7 tepesinde, 39 ilçesinde özel sektörümüzle beraber toplam 695 bin konutun dönüşümünü tamamladık. Sahada 93 bin konutun dönüşümü sürüyor. Kentsel dönüşüm konusunda hepimiz taşın altına elimizi koymalıyız’’ diye konuştu.

    “6 milyon sağlıksız yapıyı 2035 yılına kadar dönüştürmeyi hedefliyoruz”

    Sağlıksız yapı stokunun olduğunu da ekleyen Bakan Kurum, ’’Ülkede 6 milyonu aşkın deprem dönüşümüne girmesi gereken sağlıksız yapı stoku bulunuyor. Bu 6 milyon sağlıksız yapıyı 2035 yılına kadar dönüştürmeyi hedefliyoruz’’ dedi.

    “2023 Mart ayına kadar tüm kuralarımızı tamamlamış olacağız”

    İlk Evim İlk İş Yerim projesinin geldiği aşamadan da bahseden Bakan Kurum, ’’TOKİ Başkanlığımızla 26 bin sosyal donatısıyla birlikte tam 1 milyon 170 bin sosyal konut ürettik, üretmeye de devam ediyoruz. Milletimiz İlk Evim İlk İşyerim Kampanyamızı sahiplendi, 8 milyonu aşan vatandaşımız başvuru yaptı. 5 milyon 135 bin başvuru ise kuraya katılmaya hak kazandı. Şu ana kadar 30 ilimizde tam 62 bin 928 konutun hak sahiplerini noter huzurunda, şeffaf bir şekilde kuralarını çekerek belirledik. 12 Aralık’ta yeni kuralarımızı çekmeye başlayarak inşallah 2023 Mart ayına kadar tüm illerimizde kuralarımızı tamamlayacağız. Bu hızımızı bir an bile duraksatmadan, en geç 2 yıl içerisinde ilk 250 bin konutumuzu vatandaşlarımıza teslim edeceğiz’’ diye konuştu.

  • Diyanet’ten ‘6 yaşında gelin’ tepkisi

    Diyanet’ten ‘6 yaşında gelin’ tepkisi

    Diyanet İşleri Başkanlığın, 6 yaşındaki kız çocuğunun erken yaşta evlendirilmesine ilişkin iddialar üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Çocukların en hassas emanet ve dokunulmaz bir değer olduğu belirtilen açıklamada, çocuk haklarının korunmasının ve hayatın her alanında çocuğun yüksek yararının gözetilmesinin dini, hukuki ve insani bir sorumluluk olduğu kaydedildi. Açıklamada çocukları her türlü şiddet ve istismardan korumanın hem toplumsal hem de kurumsal vazife olduğu vurgulanarak, çocukların örselenmesinin geleceğin yara alması anlamına geldiği belirtildi.

    “İslam’a göre bireylerin rüşt yaşına gelmeden evlendirilmeleri söz konusu olamaz”

    Çocuk istismarıyla mücadelenin kararlılıkla devam edeceği mesajının verildiği açıklamada şunlar ifade edildi“Son günlerde kamuoyunu meşgul eden ve medya organlarının gündemine giren kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesi hususunda devletimizin ilgili kurumlarının konuyu hassasiyetle takip ettiklerine ve adaletin tecelli edeceğine inancımız tamdır. Ancak konunun yüce dinimiz İslam ile bağdaştırılarak Müslümanların itham edildiği bir sürece dönüştürülmesi son derece rahatsız edicidir. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bir defa daha ısrarla belirtmek isteriz ki, İslam’a göre bireylerin hem fiziksel hem de ruhsal olgunluğa erişmeden, aile kurmanın anlam ve sorumluluğunu idrak edecek rüşt yaşına gelmeden evlendirilmeleri söz konusu olamaz. Çocuk istismarı ile mücadeleye kararlılıkla devam eden Başkanlığımız, toplumumuza her alanda olduğu gibi evlilik ve aile konusunda da sahih dini bilgi sunmaya kararlılıkla devam edecektir.”

  • Topuk Dikeni nedir,nasıl oluşur?

    Topuk Dikeni nedir,nasıl oluşur?

    Sıklıkla kas ve bağ dokusunda görülen uzun süreli gerginliğin sonucudur. Sert yüzeylerde yürümek, koşmak veya zıplamaktan kaynaklanan tekrarlayıcı stres, aşırı kilo topuk dikeninin yaygın bir nedenidir.Topuk dikeni, ayak  ayak tabanında bulunan plantar fasia adlı zarın kronik olarak zedelenmesi sonucu oluşan bir sağlık sorunudur. Bir kemik hastalığı değildir. Ayağın iç kısmında bulunan ve ayağın uzun arkı denilen çukurluk sayesinde ayağa gelen yükler dengeli bir şekilde dağıtılarak yumuşak dokular ve kemiklere aşırı yük gelmesi engellenir. Aşırı ayakta durma, ayağın arkının çökmesi, uzun uzun yürüyüşler, kötü ve yanlış ayakkabı kullanımı nedeniyle bu arkı destekleyen plantar fasiaadlı taban zarı aşırı gerginleşir.

    Bu zedelenme sonucunda (kronik zedelenme) plantar fasiada kalınlaşma ve özellikle topuk kemiğine yapıştığı yerde yumuşak doku ödemi meydana gelir. Ayak tabanında oluşan bu romatizmal duruma plantarfasiit denir.Hastalık ilerlemeye başladıkça bu zar kalınlaşmaya başlar ve  topuk kemiğine yapıştığı noktada kronik zedelenmeler ilerlemeye  başlar. Vücutta bu kısımda yeni kemik oluşturarak stresi en aza indirmeye çalışır. Oluşan kemik yapısı sivri bir şekil oluşturduğunda buna topuk dikeni denir.

    Topuk dikeni belirtileri nelerdir ?

    En önemli belirtisi ayakta oluşan ağrıdır. Bu ağrı özellikle sabahları daha da belirgin hale gelir. Sabah yataktan kalkınca bu ağrı nedeniyle kişi bir süre topuğunun üzerine basmakta zorlanır. Hastalık ilerleme gösterince sabah görülen ağrılar tüm gün kendini göstermeye başlar. Topuklu ve sert tabana sahip ayakkabıların giyilmesi zorlaşır. Daha da ağır hastalarda bu ağrılar dinlenme halinde bile devam edebilir.

    Topuk dikeni tanısı nasıl konulur ?

    Topuk dikeni ilerlememiş evresindeyse muayene ile tanı konulabilir. Ayrıca MR ve bazen Ultrason görüntüleme ile taban zarındaki ödem ve kalınlaşma tespit görüntülenebilir.Basit bir röntgen ile de tanı koyulabilir. Ancak önemli bir nokta var ki ayak altı ağrısı ve topuk dikeni iltahaplı omurga romatizmasının ilk belirtisi de olabilir. Ayrıca Fibromiyaljisendromu olan hastalarda da görülebilir. Özellikle topuk arkasında da ağrı varsa ve tedaviye dirençli ise bu hastalık önemsenmeli ve mutlaka araştırılmalıdır.

    Topuk dikeninde kullanılan tedaviler nelerdir ?

    Topuk dikeni tedavisinde amaç ayağa binen basıncı azaltmak, ağrı ve iltihabı kontrol altına almak, doku iyileşmesini teşvik etmek ve yumuşak dokuların esnekliğini artırmaktır. İstirahat. Bol miktarda istirahat ayağa uygulanan baskıyı azaltarak etkilenen bölgedeki iltihabi durum ve ilişkili ağrı ve şişliğin azaltılmasına yardımcı olabilir.Buz tatbiki. Buz tatbiki iltihabı baskılayarak ağrı ve şişliği azaltmaya yardımcı olabilir.Halka şeklindeki tabanlıklar topuktaki baskıyı almak için ayakkabının içine yerleştirilerek kullanılır.Gece ateli, Germe egzersizleri, Fizik tedavi, Darbe emici spor ayakkabı,ayaktaki yumuşak dokulara uygulanan basıncı hafifletmeye ve ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir.Antienflamatuar ilaçlar,  iltihabi süreci baskılayarak şişliği azaltmaya yardımcı olabilir. Ekstrakorporeal şok dalgası tedavisi (ESWT). Yüksek enerjili ses dalgaları ilgili bölgeye yönlendirilerek plantar fasyadaki hasarın iyileşmesine yardım edebilir. Radyoferkans uygulanabilir. Proloterapi. Hasarlı yumuşak dokuya dekstroz enjekte edilerek iyileşme süreci ne katkı sağlanır. PRP topuk bölgesine enjekte edilerek doku iyileşmesi hızlandırılır. Akupunktur, lazer ışınları vücudun iyileşme ve tamir mekanizmalarını uyarır.Nadir durumlarda, topuk dikenini çıkarmak için ameliyat gerekebilir.  Çoğu olguda diğer tedaviler yeterli olmaktadır ve ameliyata gerek kalmamaktır.

  • Serbest piyasada döviz fiyatları

    Serbest piyasada döviz fiyatları

    İstanbul Kapalıçarşı’da 18,6400 liradan alınan dolar 18,6420 liradan, 19,5800 liradan alınan euro ise 19,5820 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 18,64 liradan, euro ise 19,60 liradan satılmıştı.

  • Benzin ve motorin’de güncel fiyatlar

    Benzin ve motorin’de güncel fiyatlar

    Brent petrol fiyatları ve dövizdeki değişikliklerle birlikte vatandaşlar benzin ve motorin fiyatlarını takibe devam ediyor.

    Benzin ve motorinde indirim var mı?

    Brent petrol fiyatı 79 dolar seviyesine kadar geriledi. Perşembe gününden itibaren motorin grubunda 1.88 TL, benzin grubunda ise 2.13 liralık indirim bekleniyor. İndirim gerçekleşirse benzin 20 liranın altına inecek.

    Güncel akaryakıt pompa fiyatlarına göre;

    İstanbul’da motorin litre fiyatı ortalama 22,97 liradan satılıyor.

    Benzinin litresi ise ortalama 20,17 liradan satılıyor.

    Akaryakıt fiyatları nasıl hesaplanıyor?

    Türkiye’de benzin ve motorin fiyatları hesaplanırken; Gümrüksüz rafineri fiyatına ÖTV ve EPDK payının eklenmesiyle KDV hariç Rafineri satış fiyatı bulunuyor.

    Gümrüksüz Rafineri Fiyatı hesaplanırken ise, Akdeniz-İtalyan piyasasında yayınlanan günlük CIF Akdeniz ürün fiyatları ve günlük Dolar kuru takip edilerek, belli bir fiyat değişim farkında gümrüksüz rafineri tavan satış fiyatı elde ediliyor.
  • Oğlunun sanıyordu Nasreddin Hoca’nın çıktı

    Oğlunun sanıyordu Nasreddin Hoca’nın çıktı

    Eskişehir’in geçmişteki en önemli alimlerinden olan ve fıkraları ile adından halen daha söz ettiren Nasreddin Hoca’nın mezar taşı, Sivrihisar ilçe merkezinde bulunan Ulu Cami’nin restorasyonu sırasında bulundu. Geçmişte Nasreddin Hoca’nın oğlu Şeyh Ömer’in mezar taşı olarak Ulu Cami’nin Kütüphanesi’ne taşınan ve restorasyonlar sırasında taş lahtin üzerindeki yazıları doğru bir biçimde okuyan Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, geçmişte üzerindeki yazının yanlış okunduğu için Nasreddin Hoca’nın oğluna ait olduğunun belirtildiğinin aktardı. Prof. Dr. Tulum araştırmaları sonucunda mezar taşının Nasreddin Hoca’ya ait olduğunu keşfetti. Keşiften kısa süre önce Fas’ta yapılan UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Toplantısı’nda, Nasreddin Hoca Fıkralarını Anlatı Geleneği’nin, İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne alınması güzel bir tesadüf olduğu aktarıldı.

    “Nasrettin Hoca’mızın mezar taşını ilçemiz Sivrihisar’da ilk defa medyayla paylaşıyoruz”

    1 metre 47 santimetre uzunluğundaki Nasrettin Hoca’nın sandukası Sivrihisar Belediyesi binasında hazırlanan alanda basına tanıtıldı. Etkinlikte konuşan Sivrihisar Belediye Başkanı Hamid Yüzügüllü, “Nasrettin Hoca’mızın mezar taşını ilçemiz Sivrihisar’da ilk defa medyayla paylaşıyoruz. Nasrettin Hoca’mızın fıkra anlatım geleneğinin UNESCO tarafından tescillenmesi ve UNESCO miras listesine girmesini de bugün burada sizlerle paylaşıyoruz. Bu durum, Nasrettin Hoca’mızın anlatı ve söylemlerinin geleceğe aktarılması için büyük bir gelişim oldu. Nasrettin Hoca’mızı tüm dünya zaten tanıyor. UNESCO sayesinde tekrardan tüm dünyayla paylaşmış ve tescillemiş olduk. Mezar taşı sandukamız, belediyemizin içerisinde, güzel bir köşede tüm ziyaretçilerimiz için sergilenecektir. Gelen misafirlerimizi taş sandukayla en iyi şekilde buluşturmuş olacağız” dedi.

    “Filolojik incelemeler neticesinde bu taşın Nasreddin Hoca’ya ait olduğunu tespit etmiş bulunuyoruz”

    Platforma üzerindeki mezar taşının üzerindeki yazıları okuyan Anadolu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, çalışmalar ve süreç hakkında şöyle konuştu;
    “Bu taştaki yazı stili bize Selçuklu mezarlıklarındaki yazı stilini gösteriyor, bire bir tutuyorlar. Bunun da en güzel örnekleri Ahlat’tadır. Ahlat’ta da bu şekilde taş lahitler vardır ve yazı stilleri karşılaştırılabilir. Yontulmuş bir taş lahitler karşı karşıyayız. Bu taşın en büyük özelliği bize Selçuki olduğunu gösteriyor. Nasreddin Hoca’nın ölüm tarihinin 1280’ler olduğunu bildiğimize göre, elimizdeki taş 738 yıllık bir taş. Bunun üzerinde yaptığımız filolojik incelemeler neticesinde bu taşın Nasreddin Hoca’ya ait olduğunu tespit etmiş bulunuyoruz. Taşın üstünde şu yazmaktadır; “Sahib-ü hazel Kabr-ü El Muhtaç İlarahmetullah” diğer tarafta ise “Nasreddün Hace Nusrat İbn-i Şemsettün Baba” yazıyor. Bu taşın üzerinde ayrıca Nasreddin Hoca’nın babasının ismini de bize veriyoruz. Şemseddin baba olduğunu bu taş dolayasıyla anlamış oluyoruz. Sonuç olarak biz bu ailenin kesin olarak Sivrihisar’a ait olduğunu filolojik mukayese usulü ile ulaşmış oluyoruz. Bütün kamuoyuna hayırlı olmasını diliyorum.”

    “Olması gereken buydu, geç kalınmış bir olaydı”

    Sivrihisar Belediye bünyesinde Nasrettin Hoca’yı canlandıran Ömer Özgeneci ise UNESCO’nun Nasreddin Hoca Fıkralarını Anlatı Geleneği’nin, İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne alınması hakkında, “Olması gereken buydu, geç kalınmış bir olaydı zaten. Neden derseniz, ben tüm dünyaya mâl olmuş bir insanım. Nasrettin Hoca’nın fikirleri, düşünceleri sizin için fıkra, benim için yaşadıklarım. Herkesin, özellikle çocuklarım beyinlerine, gönüllerine işlemem için, tüm dünyaya bunu anlatabilmem için bu olay çok önemli bir olaydı. Tabii ki hoşnutum, tabii ki çok memnunum. Elimden geldiğince, sağlığım el verdiğince Nasrettin Hoca’yı canlandırmaya devam edeceğim” diye konuştu.