Etiket: İçişleri bakanı süleyman soylu

  • Eren Abluka’da 2 terörist öldürüldü

    Eren Abluka’da 2 terörist öldürüldü

    İçişleri Bakanlığı, ‘Eren Abluka Sonbahar-Kış-12’ operasyonu çerçevesinde Ağrı Dağı bölgesinde iki bölücü terör örgütü mensubun silahlarıyla birlikte etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

    Operasyon ile ilgili yapılan açıklamada, “Eren Abluka Sonbahar-Kış-12’ operasyonu kapsamında, Ağrı İl Jandarma Komutanlığınca, Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü ile koordineli olarak, Doğubayazıt ilçesi Ağrı Dağı bölgesinde başlatılan, J-SİHA ve Hava Kuvvetlerinin desteğinde, JÖH, Jandarma Komando timleri ve Güvenlik Korucuları timlerinin katılımıyla icra edilen istihbarata dayalı nokta operasyonunda, 2 terörist 1 M-16, 1 Kaleşnikof Piyade Tüfeği birlikte etkisiz hale getirilmiştir. Terörle Mücadele Operasyonlarına bölge halkımızın da desteği ile inançlı ve kararlı bir şekilde devam edilmektedir” ifadelerine yer verildi.

    Bakan Soylu: “Eren Abluka Sonbahar-Kış-12 Operasyonu’nda, 2 terörist sarı torbada”

    Operasyonla ilgili sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise “Durmak yok. Ağrı Dağı tertemiz olana kadar devam. Eren Abluka Sonbahar-Kış-12 Operasyonu’nda, 2 terörist sarı torbada. Kahraman Jandarma’mıza tebrikler” açıklamasında bulundu.

  • “ABD Büyükelçiliğinin taziyesini kabul etmiyoruz”

    “ABD Büyükelçiliğinin taziyesini kabul etmiyoruz”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Taksim’de patlamanın yaşandığı bölgeye gelerek incelemelerde bulundu. Bölgedeki esnafı ziyaret eden Soylu, patlamanın yaşandığı yere karanfil bıraktı.

    Gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Soylu, “Operasyonlar devam ediyor. Tüm emniyetimiz, güvenlik güçlerimiz, bütün istihbarat birimlerimiz teyakkuz halinde. Olayın nasıl koordine edildiğini biliyoruz, nereden koordine edildiğini biliyoruz. Şimdi cenazelerimiz kaldıracağız. Biraz önce Adana’ya hem Ecrin’imizi hem babasını gönderdik. Biz bize verilen mesajı biliyoruz. Bize verilen mesajı aldık” şeklinde konuştu.

    “ABD Büyükelçiliği’nin taziyesini kabul etmiyoruz”

    Amerika Birleşik Devletleri’ne teröre verdiği destek nedeniyle tepki gösteren Bakan Soylu, “Amerikan Büyükelçiliğinin taziye dilemesini kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Kobani gibi terör bölgelerin besleyen, oradan Türkiye’nin huzurunu bozmaya çalışan bu anlayışa kendi senatolarından para gönderen bir devletle bizim müttefikliğimiz elbette ki tartışılmalıdır. Bu kadar açık ve net. Biz kimsenin düşmanı değiliz, kimesin toprağında gözümüz yok, kimseye kalleşlik yapmıyoruz ama bu kalleşliklere tahammül edecek gücümüzün kalmadığını ifade etmek istiyorum. İstiklal Caddesi bizim nazlı kızımızdır. Bize ne mesaj verildiğini biliyoruz. Operasyonlar devam ediyor. Teröristler yakalandı. Eğer yakalamasaydık bugün Yunanistan’a kaçıracaklardı. Nasıl ve ne şekilde koordine edildiği bildiğimiz bir terör yapısı ile karşı karşıyayız. PYD’yi orada kim besliyorsa, PKK’ya kim iç istihbarat sağlamaya çalışıyorsa fail odur. Piyonları çok fazla tartışmanın alamı yoktur. Bu milletin en önemli hasleti piyonların kafasını kırmaktır. Allah milletimizin yardımcısı olsun. Bu aldığımız mesaja çok güçlü bir mesaj vereceğiz” diye konuştu.

    Operasyona ilişkin detayları da anlatan Bakan Soylu, “Olay sonrası yapılan bir teknik dinlemede açık bir şekilde terör örgütünün talimatı teröristin öldürülmesine yönelik. Yani ya kattan atın, ya kanala atın diye bir talimat var net şekilde. Bu konuda teröristi öldürüp, tüm networkü çözmemizi engelleyecek bir amaç ortada. Ama Allah razı olsun emniyet güçlerimiz gece hep birlikte bu meselenin üstünün örtülmesini ve faillerin ortadan kaldırılmasını engellemişlerdir. İstanbul’da 6 yıldır böyle bir terör olayı görmedik. Sadece bu yıl 200 terör olayını engelledik. Ama terörün yüzü böyle acımasıdır. Siz 200 engellersiniz 1 tanesi patlar ve bütün canınızı yakar. Elbette biz burada millet olarak birlik beraberlik içinde güçlü olmalıyız, bunlara boyun eğmemeliyiz. Türkiye etrafında istikrarsız bir cendere olduğunu biliyoruz. Kimsenin etrafında Kobani yok, Mümbiç yok. Kimsenin etrafında Kamışlı gibi birçok terör örgütünü fink attığı bir yer yok. Bunlar hep bizimi sınırımızda. Biz neyle karşı karşıya olduğumu bildiğimiz için bugün sınırlar dışında binlerce kahramanız fedai can etmek pahasına terörle mücadele ediyor. Biz oradaki terör koridoruna bugün müdahale etmemizin en temel nedenlerden biri terörün Türkiye’yi istikrarsızlaştırmamasını sağlayabilmek. Bunu anlatana kadar dilimizde tüy bitse de bunu söyleyeceğiz. Son iki saldırının talimatının birinin Mümbiç’ten, birinin Kobani’den geldiği açık net ortadadır. Karşımızdaki şer cephesini, terörist destekçilerini net şekilde biliyoruz. Milletimizle el birliğiyle bunu hep birlikte aşacağız” açıklamalarında bulundu.

    Teröristin Küçükçekmece’de yakalandığını söyleyen Bakan Soylu, “Küçükçekmece’de yakalandı. Daha önce Esenler’de bir atölyede Kobani’den gelen bir telefonla muhafaza edildi. Patlattıktan sonra yine Esenler’e gitti. Ardından Esenler’den bir başka araçla Küçükçekmece’ye intikal etti. Biz İkitelli’de takip ettik. Sonra kamera kayıtlarını kaybettik. Sonra tekrar onu götüren şahsı yakalayıp, onu sorgulayınca bir sokakta olduğunu öğrendik. O sağa yaptığımız operasyon çerçevesinde kıskıvrak o evde ele geçirildi. Onunla beraber bu olayı tertipleyen, terör örgütü belki buna üzülecek ama ‘onu öldür’ talimatı verdiği kişiyi de yakaladık. Esas itibariyle terör örgütün tam bağlantısın da yakaladık. Operasyonlar devam ediyor. Milletimize baş sağlığı diliyorum” diye konuştu.

  • Bursa’da büyük uyuşturucu operasyonu

    Bursa’da büyük uyuşturucu operasyonu

    Bakan Soylu, sabah 05.30 sıralarında Bursa Emniyet Müdürlüğü’nden ekipleri uğurladı.

    Narkotik, çevik kuvvet, özel harekat ve asayiş ekiplerinden oluşan 1730 polis merkez Osmangazi ilçesi Meydancık, Selimzade Mahalleleri, merkez Yıldırım ilçesi Anadolu Mahalleleri’nde 6 aydır fiziki ve teknik takipteki uyuşturucu satıcılarının evlerine şafak operasyonu yaptı. Havadan da 2 polis helikopteri, 3 İHA gelişmeleri takip etti, ekipleri yönlendirdi.

    Bursa Emniyet Müdürlüğü Kent Güvenlik Yönetim Sistemi binasında Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş, Bursa Valisi Yakup Canbolat, Bursa Emniyet Müdürü Tacettin Aslan, İl Jandarma ve Sahil Güvenlik komutanlarıyla kamera karşısına geçen Bakan Soylu, detayları paylaştı.

    Bursa’da bir önceki kökünü kurutma operasyonunu 20 Eylül’de yaptıklarını hatırlatan Bakan Soylu şunları söyledi: “Emniyet Teşkilatı mensubu arkadaşlarımızın gayet başarılı bir şekilde yürüttüğü 20 Eylül’deki operasyondan sonra yine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ile birlikte yeni bir çalışma ortaya konuldu. Bursa’da bu sabah itibariyle 1730 kahraman arkadaşımızın katıldığı 15 narkotik 2 helikopter 3 İHA’nın katıldığı bir operasyon daha 05.30 itibariyle başladı. 70 adrese hedeflendi. 110 uyuşturucu satıcısına yönelik bir operasyondu. Bu saat operasyonuyla 95’i gözaltına alındı. Operasyonlar devam ediyor. Buradan kıymetli Bursalı hemşehrilerimize ve aziz milletimize şunu söylemek istiyorum. Birbuçuk ayda ikinci gelişimiz ikinci kökünü kurutma operasyonu. Bin defa gelmemiz icap ederse geleceğiz, bu operasyonları gerçekleştireceğiz. Aziz milletimiz rahat olsun. Avrupa’da uyuşturucu serbest. Şırıngası da serbest. Ama milletimiz olarak biz buna müsaade etmeyiz, tahammül, müsamaha göstermeyiz. Hedefimiz sınırımızın içerisine hiçbir uyuşturucu maddenin girmemesini sağlamak, bunu temin etmek istiyoruz. Tarihin en büyük uyuşturucu operasyonlarını yapıyoruz. Haftada ortalama 5 bin uyuşturucu satıcısını gözaltına alıyoruz. Bu konuda arkadaşlarımız, emniyet teşkilatı, jandarma teşkilatı büyük gayret gösteriyor

    Dün Diyarbakır’da 1900 kilogram üzerinde esrar ele geçirildi. Bu mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor. İrademiz kararlılığımız var. Gençlerimizi bu illete buluşturmak isteyenlere müsamaha göstermeyeceğiz. Gereğini yerine getiriyoruz ve getirmeye hep birlikte devam edeceğiz. Milletimiz ,Türk Polisi, jandarma teşkilatı, güvenlik güçleri, hükümetimiz ve bizlere itimat etsin. Bu meselenin kökünü kurutmaya ve bu meselenin kökü kuruyana kadar mücadeleyi devam ettirmeye ant içtik. Cenabı Allah yardımcımız olsun”

  • Soylu: “Belediyelere terörist yerleştirdiler”

    Soylu: “Belediyelere terörist yerleştirdiler”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, İletişim Başkanlığı ile AFAD tarafından afet ve acil durumlarda kurumlar arası koordinasyon ve söylem birliğinin sağlanması, afet durumlarında artan bilgi kirliliği ve algı operasyonları mücadelenin güçlendirilmesi, medya mensuplarının afet sahalarındaki çalışmalarının kolaylaştırılması ve afet yönetim sürecinde rol alan tüm aktörlerin ortak dil, strateji ve karşılıklı tecrübe paylaşımını amacıyla düzenlenen Afet İletişim Çalıştayı’na katıldı. Çalıştayın açılış konuşmalarının ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, basın mensuplarının sorularını cevapladı.

    “(CHP’nin tutuklu gazeteciler raporu) Yayımladığı listenin aslında bir terörist listesi olduğu apaçık ortadaydı”

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şöyle konuştu:

    “Şimdi bir AFAD İletişim Çalıştayı’ndan çıktık. Ve bu devam edecek. Afet zamanlarında doğru bilginin vatandaşlarımızla buluşması afet yönetiminin belki de en önemli parçasıdır. Afetteki en önemli afet yanlış bilgidir. Fakat Anayasal bir kurum olan ana muhalefet partisi genel başkanı her gün Türkiye’yi yalanlarla, dezenformatik bilgilerle karartmaya çalışmaktadır. Mecliste çıktı ‘Bu mecliste yüzü aşkın bylockcu milletvekili vardır’. Çıktık TBMM’de ‘Tek kişi yoktur bu yalandır’ dedik. Çıktı Külliyeye giden bir CHP’liden bahsetti. Yalandı, ismini de telaffuz edemedi. Tutuklu gazetecilerle ilgili bir liste yayımladı. Yayımladığı listenin aslında bir terörist listesi olduğu apaçık ortadaydı. En son Yargıtay’ın tutuklu söylediği iki gazeteci ile ilgili terör bağını çok net bir şekilde ortaya koyduğu bir süreç var. Aynı zamanda Mersin’de yaşanan olay söz konusu bir tek cümle söylemedi.”

    “Mersin’de belediye terörist, İstanbul’da belediye terörist, Adana’da Türkiye’nin her yerinde belediyelere terörist yerleştirdiler”

    CHP’nin tabanını başka bir noktaya çekme endişesi taşıdığını dile getiren Soylu, “Yıllardır beri siyaseti yalan üzerine ortaya koymuş bir ana muhalefet partisi genel başkanı ile karşı karşıyayız. Bu ülkede 1960 darbesi yaşandı, Adnan Menderes idam edildi ailelerinden kaç kişi mahkeme bastı. Bu ülkede Recep Tayyip Erdoğan’a siyasi yasak kondu. Bu ülkede Demirel’e Ecevit’e siyasi yasak kondu, Özal’a yapılmadık kalmadı. Bunlar Yalova’da mahkeme bastılar hakime hakaret ettiler ve tabloyu hep beraber net bir şekilde bize görebilme fırsatı sundular. Sadece o mu? Mersin’de belediye terörist, İstanbul’da belediye terörist, Adana’da Türkiye’nin her tarafından pek çok yerde belediyelere terörist yerleştirdiler, çok net bir şekilde bütün bunları örtmek için maalesef kendi tabanımı başka bir noktaya çekebilir miyim endişesi içerisinde. Bu ayıptır” ifadelerini kullandı.

    Yıllara göre uyuşturucu kullanımının istatistiki verilerini açıklayan Soylu, “Neymiş Türkiye cari açığını uyuşturucu ticareti ile kazanıyormuş. Bu bir uluslararası istihbarat oyunudur. Ana muhalefet partisi başkanı bu istihbarat oyuna düşmektedir ve bunu bilerek ve isteyerek yapmaktadır. Problemi ney? Türkiye Yüzyılı, Türkiye’nin yeni arabası, Türkiye olumlu ve başarılı giden gündemini ben nasıl akamete uğratırım. Neymiş Türkiye uyuşturucu ticareti yapıyormuş nasıl yapıyormuş Türkiye uyuşturucu ticaretini bir gramı bir lirasını ifade et Allah rızası için. Türkiye’de 2015 yılında uyuşturucuya bağlı ölümlerin sayısı 941’di. Cumhurbaşkanımızın özellikle FETÖ’de ilgili birimlerden arındırıldıktan sonra toplam bu sayısı 941’ten 270’e düştü. Bu yıl yaklaşık yüzde 25 daha aşağısında gidiyor. Türkiye’de 970’ten 2006’lı yıllara doğru geldi nüfus artmasına rağmen” diye konuştu.

    “Cumhuriyet Tarihi’nin en büyük operasyonlarını gerçekleştirdik”

    Uyuşturucu ile mücadelede önemli adımlar atıldığını vurgulayan Soylu, “Cumhuriyet Tarihi’nin en büyük operasyonlarını gerçekleştirdik. Eroinde otuza yakın ülkeyle 60’ın üzerinde yabancı operasyon gerçekleştirdik. Sahil güvenliğimiz dahil uyuşturucu mücadelesi ortaya koymaktadır. Şu an da yaklaşık 3 yıl önce başladığımız; her ili 42 kriterle risklendiriyoruz ve her 3 ayda bir bunları derecelendiriyoruz. Bunu tamamen sahadaki ekiplerimiz bu 42 kriterin ortaya koyduğu sonuçlarla devam ettirmeye çalışıyoruz. Neymiş ben okulların önünde uyuşturucu varsa ayaklarını kırsın demişim benim bu sözümle dalga geçiyor. Bak bakalım okulların önünde uyuşturucu satan var mı” dedi.

  • Bakan Soylu: “Uyuşturucuya bağlı ölümler azaldı”

    Bakan Soylu: “Uyuşturucuya bağlı ölümler azaldı”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Edirne’de bir tesiste düzenlenen ‘Kadın Muhtarlar Buluşması’ programına katıldı. Uyuşturucuyla mücadeleden, Kadın Destek Uygulaması (KADES) ve uyuma projeleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

    Edirne’de Kadın Muhtarlar Buluşması’nda konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 5 milyon erkeğe ‘Kadına El Kalkamaz’ sloganıyla bilgilendirme yapıldığını ve kadın cinayetlerinde azalma olduğunu açıkladı. Bakan Soylu, elektronik kelepçe hakkında da önemli açıklamalarda bulundu.

    Edirne’de bir restoranda kadın muhtarlarla bir araya gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Sözleşmesi ve kadına şiddet maddeleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kadınların korunmasına yönelik tedbirler alındığını ifade eden Bakan Soylu, bu süreçte ayrıca erkeklere de bilgilendirme yapıldığını vurguladı.

    “5 milyon erkeğe ‘Kadına El Kalkamaz’ sloganıyla bilgilendirme yapıldı”

    5 milyon erkeğe ‘Kadına El Kalkamaz’ sloganıyla bilgilendirme yapıldığını ifade eden Soylu, kadın cinayetlerinde geçen yıla oranla bu yıl yüzde 7 azalma olduğunun altını çizdi. Elektronik kelepçe merkezinde takiplerin anlık yürütüldüğüne dikkati çeken Bakan Soylu, şu an 750 kişinin elektronik kelepçe vasıtasıyla takip edildiğini açıkladı.

    Kadın muhtarlara seslenen Bakan Soylu, uyuşturucuyla mücadele konusunda kurumlarla işbirliği yapan ve bu konuda mücadele eden muhtarlara teşekkür etti.

    “Eroinin rotasını etrafımızdaki coğrafyada değiştirdik”

    Uyuşturucu meselesine dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Bakan Soylu, “Özellikle yaklaşık 1 yıldır dile getirdiğim Metamfetamin ciddi bir tehdittir. Bizler oluşturduğumuz saha vasıtasıyla şunu burada söylemek isterim. Eroinin rotasını etrafımızdaki coğrafyada değiştirdik. Eskiden Doğu Anadolu’da yakaladığımız uyuşturucunun tamamının yüzde 20’si yakalanıyordu. Geri kalanı batıda yakalanıyordu. Şimdi yüzde 76’sını Ağrı, Van ve Hakkâri’de olmak üzere 3 sınır vilayetimizde yakalıyoruz. Geri kalan yüzde 24’ü ancak batıda yakalanıyor. Ciddi bir saha baskısı ortaya koyduk. Geçen yıl 26 ton eroin yakalamıştık. Şimdi toplam ancak 6 buçuk ton yakaladık. Çünkü eroin rotası Afganistan ve İran üzerinden Doğu Akdeniz’e indi” ifadelerine yer verdi.

    “Metamfetamin tehlikesi var”

    2020 yılında 3 ton, 2021 yılında 6 ton Metamfetamin yakaladıklarını hatırlatan Bakan Soylu bu sayının şimdi 10 tonu aştığını ve bir metamfetamin tehlikesi olduğunu ifade etti.

    Muhtarların uyuşturucu ile mücadele konusunda güçlü işbirliği yaptığını aktaran Bakan Soylu, “Hem annelerimize ulaşan ailelere ulaşan muhtarlarımızı görüyoruz, hem çocukların elinden tutup onları tedaviye götüren muhtarlarımızı görüyoruz. Onları hayata tekrar kazandırmaya çalışan kaymakamı ile valisi ile emniyet müdürü ve Yeşilay ile beraber çalışan muhtarlarımızı görüyoruz. Bu büyük bir mücadeledir. 2016 yılında Türkiye’de 920 uyuşturucuya bağlı ölüm vardı. 2017 yılında 941, sonra bu yukardan aşağıya düştü ve geçen yıl 270 uyuşturucuya bağlı ölüm, bu yıl ise adli tıp rakamlarına göre geçen yılın yüzde 25 altına düştü. Uyuşturucuya bağlı ölümleri düşürdük. Bir takım eroin rotalarını değiştirdik. Hep birlikte en iyi narkotik polisi anne diye bir çalışma başlattık” diye konuştu.

    “104 binini metruk bina olmaktan çıkardık”

    Her uyuşturucu kullananı ve satıcısını yakaladıklarında hepsi ile detaylı araştırma yaptıklarını söyleyen Bakan Soylu, “Kaç yaşında başladın nerde başladın ailen var mı sana bunu ilk önce kim alıştırdı gibi birçok yol haritası ortaya koyan bir soru biçimini yukardan aşağıya yaparız. Bundan yol haritamızı belirleriz. En iyi narkotik polisi anne projesi de buradan ortaya çıktı. 119 bin metruk bina tespit ettik. İlk başladığımızda 60 bin bina tespit etmiştik. Sonra bu sayı artarak devam etti. Bunun şuana kadar 104’binini metruk bina olmaktan çıkardık. Geri kalanı için de çalışmalarımız devam ediyor” ifadelerine yer verdi.

    “Bütün dünya, Kadın Destek Uygulaması’nı (KADES) örnek almaya başladı”

    Uyuma uygulamasını hayata geçirdiklerini hatırlatan Bakan Soylu, “Aynı kadına şiddetle mücadelede olduğu gibi bu uygulamada da çalışmalarımız hızla devam ediyor. Bütün dünya, Kadın Destek Uygulaması’nı (KADES) örnek almaya başladı. Çünkü 4 dakikada o butona basıldığında polisimiz ve jandarmamız şiddet gördüğü düşünülen kadına yardım için hemen oraya ulaşmaktadır. Uyuma uygulaması da bu şekilde bir uygulamadır” dedi.

    “Uyuşturucudan tutuklu bulunanların sayısı 117 bine çıktı”

    Uyuşturucuya bağlı ölüm rakamlarının her geçen gün düştüğünü söyleyen Bakan Soylu, “2016 yılında cezaevinde 35 bin olan uyuşturucudan tutuklu bulunanların sayısı 117 bine çıktı. Sahayı 35 binden 117 bine çıkardık. Cezaevlerinde şuanda 220 bin kişi kalıyor. Bunun 117 bini uyuşturucudan yatıyor” dedi.

    Türkiye’de doğudan gelen ve yakalanan uyuşturucu sayısının arttığına dikkat çeken Bakan Soylu, Avrupa’nın ise uyuşturucunun kullanımını yaygınlaştırdığına vurgu yaptı.

    “Avrupa’da ise eroin şırıngaları bedava dağıtılıyor, çocuklarımızı korumalıyız”

    Türkiye uyuşturucu ile mücadelesini sürdürürken ve her yıl operasyon sayısı arttırırken Avrupa’nın eroin şırıngasını bedava dağıttığına değinen Bakan Soylu, “Avrupa’da uyuşturucu kahveleri uyuşturucu satan dükkânlar oluşturuyorlar. Sokağın yanında uyuşturucu içmek serbest. Bütün bunlardan çocuklarımızı ve gelecek nesillerimizi korumalıyız. Avrupa’dan korumalıyız. Biz doğudan gelen uyuşturucuyu batıya sevk etmemek için mücadele ediyoruz. Onlar orada hem kimyasal laboratuvarlarında uyuşturucu üretiyorlar, hem de orada uyuşturucuyu serbest bırakarak dünyanın her yerinde uyuşturucu içiminin yaygınlaşması için bir kültür oluşturmaya çalışıyorlar. Onun için bizim birden fazla sorumluluğumuz var. Bu sorumlulukları hep birlikte yürütmek durumundayız. Bu konudaki mücadelemiz artarak devam edecek. Uyuşturucu bağımlıların ailelerine yönelik de çalışmalarımız devam ediyor. Uyuşturucu kullananların tedavileri kadar ailelerine de sahip çıkmak temel görevimizdir” ifadelerine yer verdi.

  • “Kimsenin göçmen deposu değiliz olmayacağız”

    “Kimsenin göçmen deposu değiliz olmayacağız”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gölbaşı Vilayetler Evi’nde düzenlenen “13. Göç Kurulu Toplantısı”na katıldı. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Soylu, göçle mücadelede çok önemli kararlar aldıklarını belirterek, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişimizle birlikte kurulun yapısı biraz daha genişledi ve Göç Kurulu ismiyle yeniden yapılandırıldı. Bu yeni yapısıyla da bugüne kadar 7 toplantı gerçekleştirdik. Yani bugüne kadar 12 toplantı gerçekleştirildi. Bu toplantılarda Göç Strateji Belgesi’nin, ‘Türkiye Düzensiz Göç Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı’nın, ‘Türkiye’nin Uyum Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı’nın kabul edilmesi gibi süreç yönetiminde hayati adımları attık” dedi.

    “Meseleye insani ve bilimsel yaklaştık”

    Göçle mücadelede insancıl adımlar attıklarını kaydeden Bakan Soylu, “Küresel bir mesele olan göç baskısını, coğrafyamız sebebiyle en yoğun hisseden ülke olmamıza rağmen, bu perspektiften sapmadık. Meseleye insani ve bilimsel yaklaştık. Bunu yaparken de her adımı hesaplanmış, göçmenlerin girişlerinden misafir edilmelerine, eğitimlerinden çalışmalarına, uyumlarından geri dönüşlerine kadar her süreci planlayan bütüncül bir politika ortaya koyduk ve buna devam ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Göç yönetimi dinamik bir süreçtir”

    Göçün kendi içerisinde sürekli değişlikler gösterebileceğine değinen Bakan Soylu, “Türkiye’nin en başından beri tutarlı bir göç politikası var; meseleye kendine ait bir yaklaşım tarzı, bir yönetim tarzı var. Böyle olduğu için zor bir coğrafi konumda olmamıza rağmen bunu başarıyla yönetebildik. Göç yönetimi dinamik bir süreçtir. Sürekli güncellenmek, sürekli yeni adımlar atmak durumundasınız. Her aşamasında yeni stratejiler üretmelisiniz, yeni adımlar atmalısınız. Bugün 2011’deki noktada değiliz. Yarın da bugünkü noktada olamayız” şeklinde konuştu.

    “Göçe insani, medeni ve gerçekçi bakmak zorundayız”

    Batılı devletlerin göç sorununa sadece bir sınır sorunu gibi yaklaştığını ifade eden Bakan Soylu, “Rusya-Ukrayna savaşı hiç hesapta yoktu. Göç açısından bizi çok etkilemedi ama Avrupa açısından gelecekte nasıl sonuçlar üreteceğini bilmiyoruz. Uluslararası Göç Örgütü, 2050 yılına kadar iklim değişikliği nedeniyle 200 milyondan fazla insanın kendi ülkelerinde yer değiştirebileceğini ifade ediyor. Göçe insani, medeni ve gerçekçi bakmak zorundayız. Batı şu anda göç konusunda bir ikilem yaşıyor. Her alanda gelişmişler ama göç konusunda sanki dün kurulmuş bir çadır devleti gibi davranıyorlar. Göçe sadece bir sınır meselesi olarak bakıyorlar” açıklamasında bulundu.

    “Yunanistan’ın bize yaptığı oyun zavallılık ve zayıflıktır”

    Yunanistan’ın göçmenlere yönelik uyguladığı davranışların çağ dışı olduğunu söyleyen Bakan Soylu, “Kimse kusura bakmasın, Yunanistan’ın Ege’de yaptığı geri itmeler, sadece Yunanistan’ın aklı değildir. Batı, Frontex üzerinden Yunanistan’a göçü şiddetle, ölümle engellemeye çalışan bir koz veriyor. Yunanistan’ın tavrı Avrupa’yı bile utandırır hale getirdi. Türkiye’ye karşı hala algı operasyonları yapmaya çalışıyorlar. Yunanistan’ın insanlık dışı muameleleri ve eylemleri hem görüntüler hem de uluslararası raporlarla gözler önüne serildi. Yunanistan’ın bize yaptığı oyun zavallılık ve zayıflıktır. 2020, 2021 ve 2022 yıllarında Ege’de ve batı sınırlarımızda toplam 69 bin 375 geri itme gerçekleşmiştir. Bu geri itmeler neticesinde 170 göçmen hayatını kaybetmiş, 708 göçmen ise yaralamıştır” diye konuştu.

    “Biz kimsenin göçmen deposu değiliz ve olmayacağız”

    Türkiye’nin göçmen deposu olmadığının altını çizen Bakan Soylu, “Bütün gerçekler ortadadır ve Avrupa, istediği kadar minderden kaçsın, istediği kadar kendisine şiddetten bir duvar örsün, göçün gerçeklerinden kaçamayacaktır. Şunun bilinmesi lazım; biz kimsenin göçmen deposu değiliz ve olmayacağız. Göç konusunda bir duruşumuz ve tavrımız var. Bunu sürdürmeye kararlıyız ve yükün eşit paylaşımında ısrarlıyız. Gitmek isteyen istediği yere gider, kimsenin göçmen bekçisi olamayız” değerlendirmesinde bulundu.

    “Politikalarımız sonuç veriyor”

    Atılan doğru adımlar sayesinde göçü başarılı bir şekilde yönettiklerini kaydeden Bakan Soylu, “Bizim politikalarımız kendi adına sonuç veriyor. Ülkemizdeki Suriyeli sayısı 2013-2016 arasında 12.5 kat artmıştı, 2018’den beri ise hemen hemen aynı kaldı. Üstelik buradaki doğumlara rağmen aynı kaldı. 2018’de 3 milyon 623 bin idi, halihazırda sayı 3 milyon 629 bin kişidir. Sınır ötesinde hayatı normalleştirdikçe bu akım durdu. Şimdi bunu tersine çevirmeye başladık. Temel hedefimiz gönüllü geri dönüşlerdir. Onurlu, gönüllü güvenli geri dönüş yaklaşımıyla insanların tekrar ülkelerine, güvenli bölgelere dönmesini sağlıyoruz. Şu ana kadar 529 bin kişi bu kapsamda geri döndü. Aldığımız tedbirlerle göçe hazır 6 milyon insan, güvenli hale getirdiğimiz Suriye’nin kuzeyindeki bölgelerde kaldı. 2019’da 201 bin kaçak Afgan yakalamıştık, geçen yıl 70 bin, bu yıl ise halen 94 bin. 2020’de sınırda engelleme sayımız 505 bin idi. Bu yıl ise 10. ayda 234 bin” şeklinde konuştu.

    “Bütün adımları planlayarak bugüne kadar bu süreci yönettik”

    Göçle mücadelenin her detayını hesaba kattıklarını aktaran Bakan Soylu, “Sebebi olmadığımız bir göçle coğrafi konumumuz sebebiyle karşı karşıya kaldık. Zor bir süreçtir, elbette ki sıkıntıları olur. Ancak her olasılığı hesaplayarak, bütün adımları planlayarak bugüne kadar bu süreci yönettik. İnşallah önümüzdeki dönemde bir yandan ‘gönüllü ve onurlu geri dönüş’ politikalarına, bir yandan uyum politikalarına ağırlık vererek göç yönetiminde herkesi rahatlatan yeni bir safhaya girmiş olacağız” ifadelerine yer verdi.

    Toplantıya Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Erhan Gülveren, Türk Kızılay Genel Müdürü İbrahim Altan, bakan yardımcıları ve bürokratlar katıldı.

  • Bakan Soylu’dan Kılıçdaroğlu’na tepki

    Bakan Soylu’dan Kılıçdaroğlu’na tepki

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Twitter hesabından yaptığı paylaşımda,

    “Kılıçdaroğlu, iki gün PKK’nın ipini bekledin. Bizi yine şaşırtmadın. Sizin bu devletle bir meseleniz var. Yapılan saldırıyı ilk önce adamların DEAŞ’a yıktı. Tutmayınca adamların ‘cinnet geçiren bir kadın Polis’ yalanına sarıldı. Derdiniz, ortağınız PKK’yı kurtarmak. Saldırıyı PKK yaptığı belli olup, devletin yargının tespitlerine rağmen teröristleri gazeteci kılığına sokup Türkiye’ye ‘en büyük gazeteci cezaevi’ iftirasıyla teröristleri aklaman ortaya çıkınca PKK açıklamasına sığınacak zavallısın. Bir teröristi taşıyan taksici teşhisini yaptı. Hoşuna gitmeyecek ama parmak izleri ile yapılan çalışmada bir tanesinde eşleşme çıktı. Kurtarıcın PKK’nın açıklamasındaki teröristlerle ilgili tüm detaylara da çalışılıyor” ifadelerini kullandı.

    Soylu paylaşımının devamında, “PKK’nın açıklamasını referans alıp kabul ettiği teröristlerle ilgili henüz sonucu çıkmamış raporların üzerinden terör örgütünü ve utanılacak parti raporunu korumaya alıyorsun. Yani terör örgütünün tespiti imkansız Suriyeli isim verip, Zozan arkadaşımızın ‘yani Dilşah Ercan’ bu olayla herhangi bir ilgisi yoktur, görevinin başındadır’ demesine sığınmaktan bile utanmıyorsun. 6’lı masada sıkıştın. PKK’ya sığındın. Yazıklar olsun” ifadelerine yer verdi.

  • Bakan Soylu’dan ‘yerli ve milli pasaport’ açıklaması

    Bakan Soylu’dan ‘yerli ve milli pasaport’ açıklaması

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Yerli ve Milli Pasaportların Üretimi”ne ilişkin basın toplantısı düzenledi.

    Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nde gerçekleşen basın toplantısında konuşan Soylu, 2018 den bu yana 77 milyon çipli kimlik verdiklerini belirterek, “2022 Ocak’tan bu yana 6.7 milyon kimlik verdik. Hazırlıklarımızı yapıyoruz, kartlarımızı hazırlıyoruz, darphane ile çalışıyoruz. Çipin ve kartın depolanmasını biz yapıyoruz. Ocaktan bu yana 1 milyon 600 bin pasaport bastık. Geçen sene aynı tarihte bu sayı 1 milyon 150 bin. Geçen yıla oranla 500 bine yakın fazla pasaport bastık. Dünya 1.5-2 yıldır pasaport basma sorunu yaşıyordu fakat biz vatandaşımıza yansıtmadık. 1 milyon 600 bin basmış olduk ama bugün basılanlarla yerli taleplerin 20-22 gün gerisindeyiz” ifadelerini kullandı.

    “Ocaktan bu yana 1 milyon 600 bin pasaport bastık, bunların %58’i yurtdışına çıkmadı”

    Yaklaşık 112 bin yeşil pasaport talebi olduğunu aktaran Soylu, “Yılbaşından itibaren 1 milyon 600 bin pasaport verdik ve bunların %58’i yurtdışına çıkmadı. Gerekirse acillerde günlük pasaport veriyoruz. Bu imkanı da ortaya koyduk ama bunu da manipüle ettiler. Uzun kuyruklar oluşuyor dediler. 112 bin yeşil pasaportun 57 bini uzatma. Biz de Mayıs ayında karar aldık, yeşil pasaport süresi 5 yıldı, 10 yıla çıkarttık. Şimdi 5 yıllık olanları veya daha az süreyle pasaport sahibi olanların 10 yıla uzatmalarına imkan sağladık. Yüksek talep var. Ortalama günlük talep 7-8 bin. Garip bir şey oldu. Son 4-5 aydır talep 10-15 bin arasında gidip geliyor. Para ödemeden 5 veya 3 yıllık süresi dolan pasaportları 10 yıla çıkartabilecekler. Bu bizim hem tedbir hem temkinimiz. Bunu dünyaya da bildirdik” diye konuştu.

    “Macaristan’ın yıllık 250 bin pasaportunu basacağız. Onlar da bizim 250 bin pasaportumuzu basacak”

    Pasaport çiplerini dışarıdan aldıklarını ifade eden Soylu, “Macaristan ile anlaşma yaptık. Anlaşmaya göre biz Macaristan’ın 250 bin pasaportunu basacağız, onlar da bizim 250 bin pasaportumuzu basacak. Herhangi bir doğal afetten kaynaklı sorun olursa pasaport ihtiyaçlarını bir ülke diğeri adına karşılamış olacak. İhtiyacı karşılamak için her şeyi yaptık. Bundan sonraki yarı mamuller için Macaristan ile anlaştık. Macaristan’da basacağız. 2. nesil pasaportun darphanede üretilmesini aksatmayacağız. Fransa’dan gelen ikinci nesil pasaportları orada basacağız. Önümüzdeki ay sonuna kadar 170 bin pasaportu basmış olacağız. Daha sonra 250 bin, daha sonra 300 bin, daha sonra yükselerek devam edecek. Çip Türkiye’de de üretilmeye başladığı andan itibaren başka safhaya geçişimiz demektir” dedi.

    “Türkiye kendi yerli ve milli pasaportunu bu akşam itibarıyla basmaya başlıyor”

    Yerli ve milli pasaportun içeriğini ve detaylarını anlatan Soylu, “Burada yeni pasaportun kendine ait özellikleri var. TC ve yine altında İngilizce “Türkiye” yazıyor. Lale motifi var. Önceki pasaportun 27 güvenlik öğesi var. Yeni pasaportun + 36 öğesi daha var. Kalite olarak da farkı çiplerin incelik ve kalınlık farkı var. Yeni pasaport daha kaliteli, daha modern. Pasaportun tam ortasında Ayasofya var. Yine eserlerimizden Çanakkale Köprüsü, Çamlıca Camii, İshak Paşa Sarayı, İkinci Meclis, Amasya Evleri, Erzurum Çifte Minare ve Mevlana var. Türkiye kendi yerli ve milli pasaportunu bu gece itibarıyla basmaya başlıyor” açıklamasında bulundu.

  • Bakan Soylu: “Türkiye’de şu an 120 terörist kaldı”

    Bakan Soylu: “Türkiye’de şu an 120 terörist kaldı”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Şile’de 62 mahalle muhtarıyla bir araya geldi. Gerçekleştirilen programa Bakan Soylu’nun yanı sıra İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve Şile Belediye Başkanı İlhan Ocaklı da katılım sağladı. Muhtarlarla gerçekleştirilen görüşme sonrası Bakan Soylu, Muharip Gaziler Derneği’ne ziyarette bulundu. Soylu, gazilerle sohbet etti. Program çerçevesinde ilçe sakinleriyle de bir araya gelen Soylu açıklamalardan bulundu. Tahıl koridoru konusuna değinen Soylu, “Onlar bizi sevdikleri için değil, zora düştüler. Önümüzdeki kış gıdasız kalacaklar diye korktular ve ürktüler. Rusya ve Ukrayna arasındaki problemi çözmek için Tayyip Erdoğan’dan destek istediler. Aksi takdirde ne bizim geleneklerimize ne dinimize tahammül etmiyorlar” diye konuştu.

    “Türkiye’de şu an 120 terörist kaldı”
    Terörün önümüzdeki yıl bitirileceğine değinen Bakan Soylu, “Yıllarca Karadeniz’e sızıp oradaki insanları tehdit eden terör örgütü mensuplarının tamamını temizledik. Artık Karadeniz tertemiz. Bizim zorlandığımız önemli yerlerden birisi olan Tendürek Dağı terör örgütünden temizlendi. Amanoslar dediğimiz bu hattın her biri artık tertemiz. Allah’ın izniyle Cumhuriyetin 100. yılında 29 Ekim 2023’te Türkiye’yi terörden temizleyeceğiz. Türkiye’de şu an 120 terörist kaldı. Bir tek terörist bırakmadan ülkemizi tertemiz hale getireceğiz. Zeytindalı Harekatı’nda Amerika ‘buraya giremezsiniz’ dedi. Avrupa’nın bütün başkentleri ‘Siz Afrin’e giremezsiniz’ dedi. Bizim derdimiz Hakkari’nin ucundaki karşı alana Hakurk diye bir bölge var. Irak’ın Hakurk bölgesi. O bölgeyi terör koridoru yapacaklardı. Eğer Tayyip Erdoğan cesaretli olmasaydı biz oraya giremezdik. Amerika ve Almanya siz o bölgeye girerseniz bizim tanklarımızı kullanamazsınız dediğinde kendi mühimmatımız ne kadar yetecek diye endişe ettik. Bu ülkenin altyapısı ve sanayisi artık öyle bir noktaya gelmişti ki bir aylık süreç içerisinde Amerika ve Avrupa’nın bize verecek olduğu mühimmatı, bizim genç mühendislerimiz, ‘Siz merak etmeyin biz yapacağız’ dediler. Bizi yarı yolda bırakmadılar. Kendi mühimmatlarımızı yaparak bizlere teslim ettiler. Biz orada şu an terör örgütünü temizledik. Cerablus’ta Azez’de terör örgütünü temizledik. Bu ülkenin bütün güvenlik güçleri ahdetmiştir. Türkiye’nin gelecek nesilleri bir daha Amerika ve Avrupa tarafından terörle imtihan edilmeyecektir” dedi.

    “Önümüzdeki kış gıdasız kalacaklar diye korktular ve ürktüler”
    Sözlerine devam eden Bakan Soylu, “Tayyip Erdoğan 21. yüzyılın başında iktidara geldiğinde geçmişte yaşanılan sorunları deneyimleyen bir milletin evladı olarak geldi. Bize Amerika parmak sallıyordu. Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz günlerde Malazgirt’te 16 ilin valisi ile toplantı yaptı. Tek tek taleplerini aldı. Hakkari’de 2016 ile 2019 yılları arasında hiçbir öğrenci tıp fakültesini kazanamadı. Huzuru bulunca 2020 yılında 4 çocuk, 2021’de 19, 2022’de 26 çocuk Tıp Fakültesini kazandı. Eğer biz o çocuklara o imkan ve huzuru sağlamazsak, Türkiye bu noktaya gelmemiş olsa kandıracaklar ikna edecekler. Çocukları dağa çıkaracaklar. Çocukların dağa çıkabileceği herhangi bir zemin bırakmadık. Amerika Avrupa yedi dünyayı bir araya getirsen şu gıda krizi için Tayyip Erdoğan’a bel büker miydi? Bükmezdi. Eğer bu sorunu çözemeyecek olsaydık bize bel bükerler miydi? Irak’ı nasıl demokrasiye kavuşturmuşlarsa demokrasi getireceklermiş. Suriye’ye nasıl karıştırdılarsa Türkiye’de yıllardır çomak sokmak istiyorlar. Onlar bizi sevdikleri için değil zora düştüler. Önümüzdeki kış gıdasız kalacaklar diye korktular ve ürktüler. Rusya ve Ukrayna arasındaki problemi çözmek için Tayyip Erdoğan’dan destek istediler. Aksi takdirde ne bizim geleneklerimize ne dinimize tahammül etmiyorlar. Çünkü biz doğruları söylüyoruz.” diye konuştu.

  • “Şoförlerin 2’si gözaltında, ihmal varsa hesabını sorarız”

    “Şoförlerin 2’si gözaltında, ihmal varsa hesabını sorarız”

    Mardin’in Derik ilçesinde dün saat 18.00 sularında meydana gelen ölümlü kaza ve ardından 18.20’de bir tırın kaza yerinde toplanan vatandaşların arasına dalması sonucu yaşanan kazada 20 kişi hayatını kaybetmişti.
    Bölgeye gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Derik ilçesindeki kazaya ilişkin açıklamada bulundu. “Bütün milletimizin başı sağ olsun” sözleriyle konuşmasına başlayan Bakan Soylu, ölenlere Allah’tan rahmet yaralılara da acil şifa dileklerini bir kez daha ilettiklerini yineledi. Dün, Gaziantep’te 15 vatandaşın hayatını kaybettiğini hatırlatan Bakan Soylu, “Onun acısıyla sarılmışken ardından Mardin’in Derik ilçemizde 20 vatandaşımızı yine bir trafik kazasında kaybettik. Allah, kaybettiklerimizi cennetiyle müşerref eylesin. Duamız ve niyazımız budur. Dün akşam itibariyle kazadan hemen sonra 18.00’de birinci kaza, 18.20’de de ikinci oluyor. Vatandaşlarımız birinci kaza sonrası yardım isteğiyle o kazada yaralananlara yardımcı olmak için ortaya koymuş oldukları fedakarlık maalesef hiç beklenmedikleri tır kazasıyla karşı karşıya kalmalarına sebebiyet teşkil etti. Anında gerek Kızıltepe olsun, gerek Mardin, gerekse Derik Hastanelerine yaralılarımızın sevki sağlandı. Diyarbakır’a da sevk sağlandı. Hem yolda kaybettiklerimiz oldu, hem kaza anında kaybettiklerimiz oldu” dedi.

    “Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla Derik’e intikal ettik”
    Kazanın olduğu andan itibaren büyük bir sabır içerisinde olan Derik halkına bu memleketin bir evladı olarak şükranlarını ifade ettiğini belirten Bakan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Bu acıyı hem içlerine gömdüler, hem de büyük bir sabır gösterdiler. Gerek cenazelerin defni esnasında, gerekse taziye evlerinde Derik halkının bu büyük sabır içeren, metanet içeren arkadaşlarımızla birlikte, valimiz, Emniyet Genel Müdürümüz, milletvekillerimiz, il başkanlarımız, belediye başkanlarımız tüm arkadaşlarımızla birlikte şahit olduk ve bir kez daha minnettarlığımızı ifade ediyoruz. Kazanın ilk anından itibaren Cumhurbaşkanımıza durumu arz ettikten sonra kendilerinin talimatı derhal Derik’e intikal etmemiz oldu. Yine kazazedelerimizi de, ailelerimizi de yalnız bırakmayacağımızı, devlettin tüm imkanlarıyla yanında olacağımızı hem kendilerine söylemeye çalıştık, buradan da bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bu, büyük bir felaket, Cumhurbaşkanımızın deyimiyle büyük bir kaza. Allah, bir daha böyle bir kaza ile hiçbirimizi sınamasın.”

    “4-4,5 saatte bütün otopsileri tamamlanmış”
    Türkiye’deki kazaları belli bir seviyeye düşürdükleri anda böyle bir kaza ile karşı karşıya kaldıklarını aktaran Bakan Soylu, “Daha çok çalışmamız gerektiğini anladığımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bütün cenazelerimizi defnettik. Başsavcımızda, savcılarımızda cenazeleri biran önce sahiplerin teslim edebilmek, gece yarısı da cenazelerimizin definleri oldu. 4-4,5 saatte bütün otopsileri tamamlanmış oldu. Gerek sağlık teşkilatımız, gerek yargı teşkilatımız herkes elinden geleni özellikle bekletmemek adına ortaya koydular ve gerçekleştirdiler. Vatandaşlarımızın çevre yolu talebi oldu. Mazıdağı ve Derik arasındaki yolda eğim var. Ulaştırma Bakanlığımızla görüştük. Bunu da Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Vatandaşlarımızın esas itibariyle gerek ağır vasıta olsun Derik’in içinde geçmemesi talebi var; haklılar. Bu taleplerini de valimizde burada yakın bir zamanda ihaleleri yapılıp inşallah Ulaştırma Bakanlığımızda buraya gelecek, bunu hemen hayata geçirmeye çalışacaklar. 7-8 tane evladı olan baba var, 3 tane çocuğu olan anne var, hepsini olayın anında yaşıyorsunuz. Allah, kimseyi de evlat acısıyla karşı karşıya bırakmasın. Allah rahmet eylesin” diye konuştu.

    “Biz deli miyiz ki cenaze gelen insanlara GBT sorgulaması yapalım, böyle bir şey söz konusu değildi”
    Soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü ifade eden Soylu, sözlerini şöyle tamamladı:
    “Hiçbir şey candan kıymetli değildi. Bu soruşturma bütün taraflarıyla, bir tek eksik görsek vatandaşımızdan ziyade biz hınçınlanırız ve gereğini yerine getiririz, bedelini ödetiriz. İki tırda buradan ihracat gerçekleştiren bir firma gerçekleştirmiş. Şoförlerin ikisi gözaltında. Biz, milletimizin bize olan itimadına helal getiremeyiz. Kimin ihmali varsa hesabını sorarız. Sormak da zorundayız. Görevimiz de tam anlamıyla budur. Sürücüsünden yoluna kadar bütün soruşturma devam etmektedir. Üçüncü tırın varlığı gerçek dışı bir değerlendirmedir. Olayın üçüncü bir tırın varlığı, ona ateş açıldığı gibi bir değerlendirme gerçek dışı bir değerlendirmedi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafyası taziye coğrafyasıdır. İnsanlar birlerinin acılarına giderler. Dün akşamdan beri dedikoduların hiçbirisine Derik halkı sabırlı oldu. Biz deli miyiz ki cenazeye gelen insanlara GBT sorgulaması yapalım. Böyle bir şey söz konusu değildi. Son aldığım bilgi 5 kişi hastanelerde kaldı. Ağır bir durumları söz konusu değil.”