Etiket: iyi parti

  • İYİ Parti’den GESİAD’a ziyaret

    İYİ Parti’den GESİAD’a ziyaret

    İYİ Parti’nin Bursa milletvekili adayları Selçuk Türkoğlu, Sevinç Atabay, Orhan Özer ve Özgür Şimşek, 14 Mayıs seçim çalışmaları kapsamında GESİAD Yönetim Kurulu’nu ziyaret etti.

    İYİ Parti milletvekili adaylarının ziyaretinde konuşan GESİAD Başkanı Murat Kaya, seçimlerin demokrasinin şöleni olduğunu, sonuçların Türkiye için şimdiden hayırlı olmasını diledi.

    Ziyarette konuşan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili adayı Sevinç Atabay, 14 Mayıs seçimlerinde 6 milyon gencin oy kullanacağını belirtirken, “Genç iş insanları değerlidir, gençlerin oluşturduğu sivil toplum kuruluşlarını da önemsiyoruz” dedi.

    İYİ Parti Bursa 1. Sıra Milletvekili adayı Selçuk Türkoğlu da, “14 Mayıs sonrası ekonomik tablo olumlu yönde değişecek. Önceliğimiz enflasyon ile mücadele olacak” şeklinde konuştu.

    Diğer milletvekili adayları Orhan Özer ile Özgür Şimşek de İYİ Parti’nin seçim beyannamesine yar alan iş dünyasına yönelik konular hakkında GESİAD Yönetim Kurulu üyelerine bilgiler verdiler.

    Ziyaret genel ekonomik konuların değerlendirilmesiyle tamamlandı.

  • “Türkiye tarih yazacak”

    “Türkiye tarih yazacak”

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener; 14 Mayıs seçimlerine yönelik Twitter hesabından; “Yer şahit, gök şahit olsun ki; bu emanet bizde durdukça Türkiye tarih yazacak” notuyla bir kampanya videosu paylaştı.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener; bu akşam Twitter hesabından 14 Mayıs seçimlerine yönelik “Yer şahit, gök şahit olsun ki; bu emanet bizde durdukça Türkiye tarih yazacak” notuyla bir kampanya videosu paylaştı.

    Kampanya videosunda beş bin yıllık Türk devlet anlayışı, Türk devletinin ahlak anlayışı, Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte Türkiye’nin tarımla, üretimle, sanayiyle, demir yollarıyla kalkınması ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk vurgusu, demir metaforu üzerinden işlendi.

    “BEYTÜLMALİ KORUYAN AHLAK ÖLÇÜSÜ BU DEMİRDİR”

    Hazırlanan video; “5 bin yıldır burada durur bu demir” seslendirmesi üzerine, bir demirci ustasının demir dövmesiyle başladı. “Toroslardaki yörük çadırlarının direklerini tutan bu demirdir” seslendirmesiyle Türk devletinin bağları; “Zafere koşan gazi atların nalları bu demirdendir” seslendirmesiyle Türk tarihindeki zaferler, “Beytülmali koruyan ahlak ölçüsü bu demirdir” seslendirmesiyle Türk devletinin ahlak anlayışı vurgulandı.

    “TAM 5 BİN YILDIR BURADA DÖKÜLÜR BU DEMİR”

    Tam beş bin yıldır dövülür, burada dökülür bu demir” seslendirmesiyle devam eden videonun bu bölümünde; Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte Türkiye’nin tarımla, üretimle, sanayiyle ve demir yollarıyla kalkınması vurgulandı.

    “İSTİKLALİN PAROLASINI VATAN VE NAMUS BİLENLERİN İRADESİ BU DEMİRDİR”

    Tam 5 bin yıldır burada işlenir bu demir” seslendirmesiyle devam eden videonun bu bölümünde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Millî Mücadele’yi başlatan ruhuna, vatanın işgalden kurtuluşuna değinildi.

    “5 BİN YILLIK BU DEMİR, HER DAİM BÜYÜK TÜRK MİLLETİNİN EMANETİ OLACAK”

    Videonun son bölümünde; “5 bin yıllık bu demir, her daim büyük Türk milletinin emaneti olacak” seslendirmesinin ardından demirci ustasının demiri döverek İYİ Parti’nin güneş logosunu işlediği görüldü.

    Videonun sonunda; 5 bin yıllık Türk devlet anlayışına vurgu yapılarak; “Bu emanete sahip çıkan nice cesur yürekler olacak. Bu emanete hıyanet edenlerin karşısında duran nice kutlu neferler olacak” seslendirmesine yer verildi.

    Video; İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in kalabalıklar içinden vatandaşlarla birlikte yürürken; “Yer şahit, gök şahit olsun ki; bu emanet bizde durdukça Türkiye tarih yazacak” sözleriyle sona erdi.

  • “2 bin 500 lira maaş bağlayacağız”

    “2 bin 500 lira maaş bağlayacağız”

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Sivas’ta yurttaşlara seslenirken “Değerli kadınlar; size ihtiyacım var. Sebebi şu; bu ülkede hiçbir erkeğe yapılmayan ne kadar iğrençlikler varsa bana yapıldı. Anladım ki size de yapılıyor. Dolayısıyla el ele vereceğiz ve bu harami düzenle birlikte bu çirkinliği, bizi fakirliğe mahkum eden bu ayrımcılığı; tacize, tecavüze, dayağa karşı bizi suçlayan bu zihniyeti yerle bir edeceğiz. Eğer bu harami düzeni, kadınlara karşı yapılan bu iğrençlikleri bitirmezsem Allah benim canımı alsın. Bu derece samimiyim, kararlıyım” dedi. Akşener, “İş buluncaya kadar 18-26 yaş arası gençlerimize ve aynı zamanda ev kadınlarımıza 2 bin 500 lira, sorgusuz sualsiz, şartsız maaş bağlayacağız” diye konuştu.

    Meral Akşener, bugün Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Sivas’ta miting düzenledi. Akşener, mitingde şunları söyledi:

    “EĞER BEN PKK’LIYSAM TUTUKLAYIN ULAN BENİ”

    “Şimdi bir seçime gidiyoruz. Sanki seçim değil, bir savaşa gidiyoruz. Bu savaş ikliminde tehditler havada uçuşuyor, hakaretler havada uçuyor, iftiralar havada uçuyor. Ama bu arkadaşların konuşmadığı bir şey var. Muhsin Başkan’ın katilleri kimdir, konuşulmuyor, Sinan Ateş’in katilleri kimdir, konuşulmuyor. Gencecik çocukların işsizliği konuşulmuyor. 82 puan alıp atanamayan, mülakatta elenen kızımız, oğlumuz konuşulmuyor. Ama ne konuşuluyor? Meral Akşener Sivas’ta ‘PKK’lı’, ama Diyarbakır’da ‘faili meçhulcü’. Arkadaş, karar verin, ben kimim? Bu ülkenin İçişleri Bakanlığı görevini yürütmüş birisiyim. Türkiye’nin, sınır ötesi en derin harekatının altında imzası bulunan İçişleri Bakanı’yım. PKK’nın, DHKP-C’nin listelerinde olduğum için devletin talimatı ile şerefli Türk polisleri tarafından korunan bir insanım. Yahu arkadaş, eğer ben PKK’lıysam tutuklayın ulan beni. Niye şerefli Türk polislerine beni korutuyorsunuz? Bu nedir biliyor musunuz? Ciddiyetsizlik demektir. Bu, devlet ciddiyetini yere düşürmek demektir. Ben Megri Megri şarkısını söylemedim. Teröristlerin kafasından konfeti kaçırmadım, onları üflemedim. Habur rezaletini yapmadım. O Habur rezaletinin içinde, teröristler rahatsız olmasın diye Atatürk’ün resmi ve Türk bayrağını çıkartan ben değilim, sizsiniz. Açılım sürecini yapan ben değilim, sizsiniz. Gelinen noktada Sayın Erdoğan; sağ elinde Hizbullah var senin bu seçime giderken. Sağ elinde Gaffar Okkan’ın katilleri, sol elinde PKK var. Abdullah Öcalan ile akraba olmuşsun. Abdullah Öcalan’ın kardeşine ‘Bizim Mehmet’ diyorsun. Valilere talimat verdin, Oslo’ya gittin ve Habur rezaletini yaptın. 31 Mart seçimlerine giderken döndün dedin ki Öcalan’ın mektubunu okutun, okutuldu. Sizin, benin helal vergilerimiz ile ödediğimiz paralarla idame ettiren TRT’ye Öcalan’ın kardeşini çıkarttın. Sen Cumhurbaşkanı’sın, döndün dedin ki ‘Vallahi bilmiyordum kırmızı bülten ile arandığını’. Ama daha başka şeyler de yaptın. Türk ordusunu yerle bir ettin, FETÖ’ye teslim ettin. Ergenekon’muş, Balyoz’muş, onların savcısı oldun. Milli ordunun içini boşalttın. Bütün bunlara baktığımız zaman Sayın Erdoğan, en son konuşacak şahıs sensin bu konuda.

    “BEN, ŞU ANDA SİVAS’TA BULUNAN BÜTÜN PSİKİYATRLARI, BU ARKADAŞLARI MUAYENE ETMEK İÇİN DAVET EDİYORUM. YAZIKTIR BU ÜLKEYE”

    Daha da vahim bir hal var, kafayı yedi bunlar. Ya çok üzülüyorum hallerine, gerçekten çok üzülüyorum. Adamın teki çıktı, asayişten sorumlu olması lazım, adamın ağzından devamlı şu çıkıyor; LGBT olacak biz eğer iktidarı kazanırsak, erkek erkeğe evliliği serbest bırakacakmışız. Onca şey içinde akla gelen bu. Daha vahim bir şey var. Onunla da yetinmedi. Meğerse erkekler hayvanlarla da evlenecekmiş, onu serbest bırakacakmışız. Böyle fantezi olur mu oğlum? Ben, şu anda Sivas’ta bulunan bütün psikiyatrları, bu arkadaşları muayene etmek için davet ediyorum. Yazıktır bu ülkeye. Bir başka kişi de çıktı dedi ki biz kazanırsak FETÖ kazanacakmış. 8 sene Meclis yönettim, arkadaşın o Meclis’teki FETÖ sever, cıvık, insanın içini kaldıran konuşmalarını bir bilseniz, eyvah. Hadi oradan be cıvık adamlar. Ama birisi var, hayretler içindeyim. Şimdi, başbakanlık yapmış bir şahıs, İstiklal Marşı’nı okuyamadı yazıdan. Yani bu abi çıktı; biz işgalciymişiz, onlar istiklal mücadelesi veriyormuş. Bakın, milli irade ona oy verir, buna oy verir. Siyasetçinin yapacağı iş, ‘baş üstüne’ demektir. Siz oylarınızı kime veriyorsanız geçerli olan odur. Seçmenin tercihlerini biz sorgulayamayız. Siyasetçi, seçmenin karşısında hazır ol da durmak mecburiyetindedir.

    “İŞSİZ GENÇLER İÇİN NE YAPACAKSINIZ”

    Şimdi, konuşulması gereken, demin anlattığım manyakça konuşmalar değildir. Konuşulması gereken şudur; gençler için ne yapacaksınız, kadınlar için ne yapacaksınız, adalet ne yapacaksınız; hukuk için, tarım için ne yapacaksınız, işsiz gençler için ne yapacaksınız? Konuşulması gereken budur. Projelerinizi anlatırsınız, hizmet vizyonunu anlatırsınız, seçmeniniz karar verir, ona da uyarsınız.

    “AĞZINIZI AÇSANIZ, DAYILAR GELİP TELEFON İSTİYOR”

    Ben, 1980 öncesi talebesiyim. Böyle bir eziyet görmedim ben o zaman, haşarı talebeler olmamıza rağmen. Bu nasıl bir şeydir? Ağzınızı açsanız, dayılar gelip telefon istiyor. Ali’nin cebinde para yok ama dayı gelecek diyecek ki ‘Ben Almanya’dan geldim, harika bir hayatım var. Göster telefonunu’. Senin hayatın harika, benimki kötü. Halbuki bu çocuklar uzaktan eğitim gördüler. İnternet lazımdı, bilgisayar lazımdı, tablet lazımdı. Var mıydı? Hava gazı. Bir devlet, öncelikle açını doyurmak, dışarıda kalanını bir evin içinde muhafaza etmek zorundadır. Bir şey daha diyeceğim. Onlar hırsız.

    “EĞER BU HARAMİ DÜZENİ, KADINLARA KARŞI YAPILAN BU İĞRENÇLİKLERİ BİTİRMEZSEM ALLAH BENİM CANIMI ALSIN”

    13. Cumhurbaşkanı, Sayın Kılıçdaroğlu olacak; bir oy Kemal’e. Sonra İYİ Parti, birinci olacak; bir oy Meral’e. Helal oylarınız ile ben başbakan olacağım, hemen şimdi olacağım. Ama sizin iradeniz olmadan olmaz. Pazarlıkla olmam. Çünkü bu helal iradeye, millet iradesine ihtiyacım var. Bir şeye daha ihtiyacım var. Değerli kadınlar, size de ihtiyacım var. Sebebi şu; bu ülkede hiçbir erkeğe yapılmayan ne kadar iğrençlikler varsa bana yapıldı. Anladım ki size de yapılıyor. Dolayısıyla el ele vereceğiz ve bu harami düzenle birlikte bu çirkinliği, bizi fakirliğe mahkum eden bu ayrımcılığı; tacize, tecavüze, dayağa karşı bizi suçlayan bu zihniyeti yerle bir edeceğiz. Ben, bunun için kadınlardan destek istiyorum. Eğer bu harami düzeni, kadınlara karşı yapılan bu iğrençlikleri bitirmezsem Allah benim canımı alsın. Bu derece samimiyim, kararlıyım.

    “İŞ BULUNCAYA KADAR 18-26 YAŞ ARASI GENÇLERİMİZE VE AYNI ZAMANDA EV KADINLARIMIZA 2 BİN 500 LİRA, SORGUSUZ SUALSİZ, ŞARTSIZ MAAŞ BAĞLAYACAĞIZ”

    Ev kadınlarımız var, gençlerimiz var. İş buluncaya kadar 18-26 yaş arası gençlerimize ve aynı zamanda ev kadınlarımıza 2 bin 500 lira, sorgusuz sualsiz, şartsız maaş bağlayacağız. Hemen, derhal 100 bin öğretmen tayin edeceğiz. Sonra arkasından 150 bin öğretmen daha gelecek ve 250 bin öğretmeni derhal tayin edeceğiz. Bütün köylerdeki okulu yenide açacağız. Bir köye bir öğretmen, bir veteriner, bir ziraat mühendisini tayin edeceğiz. Köylerde 50 yaşlarındaki kişilerin dışında kimse yok. Gençlere diyeceğiz ki ‘Git, babanın toprağında iş yap, üretim yap’. Buna karar verip köye yerleşen her bir gencin 5 yıl boyunca SSK veya BAĞ-KUR primlerini biz ödeyeceğiz. Çiftçilerin borçlarını yeniden yapılandıracağız. Benzer düzenlemeyi esnaf için de yapacağız.

    Bu şehir, bu Cumhuriyet’i kuran şehir. Siz kurdunuz, buranın iradesi kurdu. Dolayısıyla bu harami düzeni, bu hırsız düzenini, bu çalma düzenini, bu hak yeme, haram yeme düzenini, kul hakkı yiyen düzeni 14 Mayıs’ta değiştirecek miyiz? Sayın Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı yapacak mıyız? İYİ Parti’yi birinci parti yapacak mıyız? Allah razı olsun.”

  • Mehmet Hasanoğlu: “Camiler kutsalımızdır”

    Mehmet Hasanoğlu: “Camiler kutsalımızdır”

    İYİ Parti Bursa İl Başkanı Mehmet Hasanoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın, Ahmet Dai Cami’ine asılan posterine sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

    “Bursa Kayhan Mah. Ahmet Dai Camii…

    Camiler kutsalımızdır ve bu mekanlarımıza yaptığınız bu kötülük bile tek başına gitmenize gerekçedir. Sayın Bursa Valisi  @YakupCanbolat, Bursa Müftüsü Yavuz Selim Karabayır  @BursaMuftuluk 

    bu rezalet için sizin verecek bir cevabınız var mı?”

     

  • “Yargıdan gönderdiler, ismini değişerek gitti”

    “Yargıdan gönderdiler, ismini değişerek gitti”

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Habertürk TV’de Fatih Altaylı’nın ‘Teke Tek’ programına konuk oldu. Akşener, şöyle konuştu:

    “EN DÜŞÜK OYUMUZUN YÜZDE 15 OLACAĞINA DAİR BİR KANAAT VAR”

    “Bütün anket şirketlerin ortalamasını alıp bir veri işleme yapıldığında en düşük oyumuzun yüzde 15 olacağına dair bir kanaat var. Kovid-19’dan beri anketler telefonla yapılıyor. Ben hiçbir anket şirketini suçlayamam, çünkü ekspertiz konumda değilim. Bu konuda uzmanlığım yok. Hepsini saygı ile karşılıyorum. Ama bunların ortalamasından böyle bir simülasyon yaptı Birol Bey ama ben bunun daha yüksek olacağına dair bir iddianın sahibiyim.

    Benim yapmaya çalıştığımı, vatandaş anladı. Şimdi birinci turda kazanmak konuşuluyor bu ülkede ve o konuda ben de sahada görüyorum ki birinci turda alacağız biz ve samimiyetle halkın feraseti bazılarından daha üstün. İkide bir ‘Meral hanım sahada çalışacak mı’ gibi saçma sorular oluyor. Ben şu anda 22 noktayı tamamladım. Sayıları bilmiyorum, 13 Mayıs dahil programım var.”

    “SINIFSAL OLARAK, HER BİR SINIFIN KADININ VAR, HER YAŞIN KADINI VAR”

    Sağ görüşlü seçmenin CHP’ye bakışı ile ilgili bir soruya Akşener, şu yanıtı verdi:

    “İslamcı kesim, daha kompakt bir yapı olduğu için eskiden çok fazla bu işin içinde değillerdi. Din üzerinden kavgayı Demokrat Parti- CHP beraber yapmıştır. Onların tortuları vardı. Şimdi CHP’nin yöneticilerinin bu konuda dikkatli olması gerekiyor. Esasen din imandan ziyade biraz eşraf olmanın getirdiği bir üsttencilik vardı hep. Sınıfsal bir şey aslında, kimse sınıfı konuşamadığı için Türkiye’de bilinmiyor. Sınıfsal çelişki… Ondan gelen bir çekingenlik vardı. Kemal Bey’in şahsına dair samimi bir biçimde insanları kamplaştırmadan, kucaklamaya yönelik bir yönü algılıyorlar ama bundan daha ötesi Sayın Erdoğan ve arkadaşlarının çılgın gibi konuşmaları. Bu çılgın konuşmaların karşılığında ekonominin berbat oluşu, evlerde artık açlığın konuşuluyor olması. Ve kadınların sahaya inmiş olması. Sınıfsal olarak, her bir sınıfın kadının var, her yaşın kadını var. Tülbentlisi var, ipek örtülüsü var, şalvarlısı var, yeleklisi var, pardösülüsü var. Benim gördüğüm inanılmaz bir kadın profili var. İnsanlar acı çekiyor ve Kemal Bey’in bu tutumu önemli.”

    “KADINLARIN ÇEKTİĞİ ACIYI BİLİYORUM, BİZZAT YAŞADIM. İNANIYORUM Kİ BEN ÇÖZERİM. ONUN İÇİN DE DESTEK İSTİYORUM”

    Akşener, A Haber yayınında Onur Erim’in kendisi ile ilgili sözlerine yönelik yaptığı açıklamalara ilişkin yöneltilen soruya şu yanıtı verdi:

    “Beş vakit namaz kıldığı, her seferinde altını çizen bu arkadaşların zamanında, yani Sayın Erdoğan’ın zamanında eşimi aldattığım ima edildi, arkasından fosforlu diye tag açıldı hakkımda, evim basıldı. Şu anda MHP’de önemli siyasetçilerden bir tanesi, bizler için nesebi gayri sahih dedi. Yani ne demek bu? Analarımızın ve bizim babalarımızın başkası olduğu. En son 2015’te A Haber’de gene cinsiyetim üzerinden cinsiyetçi bir cümle kuruldu. Söylemeye çalıştığım şey şu, bu meğerse bütün kadınlara yapılan bir işmiş bu dönemde. Bu dönemde bu kadar azmasının sebebi, Sayın Erdoğan’ın bu konuda çok rahat olması. Bütün kadınlara ‘sürtük, çürük’ dedi. Sonra bir şey daha fark ettim, cinsiyetiniz üzerinden bir koca soru işareti oluştu diye, gülerek yapılan bir tarif… Bir şey daha fark ettim, kadınlar çok şeye maruz kalıyor ama söyleyemiyor. Kocasına söyleyemiyor katil olmayın diye. Babasına söyleyemiyor, babasının başına bir şey gelmesin diye. Çok eziliyoruz Fatih Bey. Bu ister ekonomik durum iyi olsun ister fakir olsun, ister tahsilli olsun, ister tahsilsiz olsun. Her türlü konuda kadın suçlu. Şimdi, bu seçimin alınmasına bu derece kelle koymamın sebebi biraz da budur. Kadınların çektiği acıyı biliyorum, bizzat yaşadım. İnanıyorum ki ben çözerim. Onun için de destek istiyorum. Balık baştan kokarmış, öyle yürüyüp gidiyor.”

    “O KADAR İLGİNÇ Kİ HDP İLE İYİ PARTİ SON DERECE DÜRÜST”

    HDP’ye yönelik Akşener şu değerlendirmeyi yaptı:

    “HDP’nin o masada olmadığını herkes biliyor. Yeşil Sol parti oldu ama ana gövdesi HDP. HDP’nin Mithat Sancar tarafından sayın Kılıçdaroğlu’nun destekleyeceğini açıklaması için de herhangi bir pazarlığın bulunmadığını ilan ederek açıkladı. Ben yazılı okudum. HDP diyor ki, ‘Hayır bizim böyle durumumuz yok’. Millet İttifakı’nın içinde en fazla biz gagalanıyoruz bu konuda. MHP, HÜDA-PAR ile yan yana olmayı kabullendi, ‘Hizbullah’la yakınlıkları yok’ dediler, geçtiler gittiler. Ama HDP’nin oturmadığı bir masada HDP var diye diye iki parti hakaret işitiyor. Öncelikle biz ondan sonra HDP kurumsal yapıya hakaret zinciri oluyor. Diyelim ki CHP ‘Onların oyu daha yüksek, sizin oylarınız yetmiyor’ dedi diyelim, biz kalkarız. O kadar ilginç ki HDP ile İYİ Parti son derece dürüst. Bizim ne arkadan ne önden herhangi bir ilişkimiz yok, onların da bizimle yok. Bu ipin ucu o kadar kaçtı ki, Kürt eşittir PKK’lı haline geldi. AK Parti Kürtlerin oyunu istemiyor mu? İYİ Parti, CHP, diğer partiler Kürtlerin oyunu istemiyor mu? Her siyasi partiye oy verenin oyunu istiyoruz. HDP’nin içinde elbette yüzde yzüz PKK’yı destekleyenlerin oyları vardır ama PKK ile alakası olmayanların da oyu var. AKP’ye oy veren Kürlerin tamamı PKK’lı ama buna karşı oy vermeyen Türkler de hain ve terörist… Bunu çok tehlikeli buluyorum. Bizi dış güçler bölemedi ama bu dil böler.”

    “BEN BÖYLE BİR İŞ YAPMIŞSAM SAYIN ERDOĞAN’A SESLENİYORUM, DERHAL O ŞEREFLİ TÜRK POLİSİNİ ÇEKSİN. BEN OSLO’DA BULUNMADIM”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Bu seçim bir darbe girişimidir” sözlerini Akşener şöyle değerlendirdi:

    “O kadar vahim bir cümle ki bu. Sayın Erdoğan’ın İçişleri Bakanı 31 Mart sonrasında İstanbul’da ikinci seçime giderken, TRT’de Osman Öcalan mülakatı yayınlandı. Abdullah Öcalan’ın mektubu yayınlandı. Sayın Bahçeli ‘Bu mektup dikkate alınmalıdır’ dedi. İçişleri Bakanı, ‘Meral Hanım ile Temel Bey Kandil’le kağıt imzaladı’ dedi. Her ikimizin de dokunulmazlığı yok. Bu hukuksuzluk. Çıkıp dedim ki, ‘Sen ne işe yarıyorsun kardeşim? Ben o kağıdı imzalamışsam sen o makamda oturma’ dedim. Aynı adamlar Diyarbakır’da faili meçhulcü derken İstanbul’da Kandil’de kağıt imzaladı denmesi yalanın ötesinde bir çirkinlik. Senelerdir evimin kapısında polis noktası vardır. Eğer ben Kandil’le, PKK’yla herhangi bir irtibat kurdurmuşsam, yuh olsun size bana gerekeni yapmadığım için. Ben böyle bir iş yapmışsam Sayın Erdoğan’a sesleniyorum, derhal o şerefli Türk polisini çeksin. Ben Oslo’da bulunmadım. Ben Habur rezaletini yapmadım. Sizin aracılığınızla diyorum ki, ister PKK, ister FETÖ, ister Hizbullah ne kadar varsa, bunlarla irtibatı, iltisakı, sempatisi ben de varsam ben de dahil Cenab-ı Hak kahrı perişan eylesin. PKK ile mücadele etmiş şahıslardan birisiyim ben. Benim hala dokunulmazlığım yok. Böyle bir şey varsa tutuklayın.

    “BİR DAHA PARLAMENTER SİSTEMİ KONUŞMAYACAĞIMIZ SEÇİM”

    Bu gerçekten önemli bir seçim. Bir daha parlamenter sistemi konuşmayacağımız seçim. AK Partililere sesleniyorum. Biz diyoruz ki, güçlendirilmiş, 21 yüzyılın değer setlerine uygun bir demokrasiye, hukukun üstünlüğüne geçeceğiz diyoruz. Demokrasi vaat eden bir yapı öfkesini yenmek zorundadır. Ama diyelim ki Sayın Erdoğan kazandırdılar, ben onların yerinde olsam Sayın Kılıçdaroğlu’na oy veririm.  5 sene sonra bir daha seçilemeyecek, partisinde damatlar dışında kimse yok. Doğal olarak buradan seçilecek ve bir daha parlamenter sistem konuşulamayacağı için bu yetkilerle öfke yumağı birisi seçilecek. AK Parti’yi çok sevenlerin yanında ben olsam Sayın Kılıçdaroğlu’na ve bize oy veririm. Artık biz bu dilden bıktık.”

    “YARGIDAN BİRİNİ GÖNDERDİLER, İSMİNİ DEĞİŞTİREREK GİTTİ”

    Hapishanedeki PKK üyelerinin salınacağı iddiasını yalanlayan Akşener, şu açıklamayı yaptı:

    “Durup durup bana Tayyip Bey ile Abdullah Öcalan’a varasıya neredeyse akrabalığa varan ahbaplığı anlattırmak zorunda bırakıyorlar. Abdullah Öcalan’ın kardeşine Sayın Erdoğan ‘Bizim Mehmet’ dedi. Dolmabahçe notları var.  Yargıdan birini gönderdiler, ismini değiştirerek gitti. Orada destek talep ettiler. O da ‘Sonra inkar ediyorsunuz, yazıya dökülmesi lazım’ demiş, bu kısmını bilmiyorum. Basından. Kimin gittiğini, nasıl gittiğini biliyorum. 31 Mart sonrası İstanbul’a yapılanlar meydanda. Ne PKK’sı FETÖ’sü, ne Hizbullah’ı, Gaffar Okan’ın Gonca Kuriş’in katilleri de herhangi bir şekilde serbest kalacak diye bir anlaşma mümkün değil.. Öcalan mahkemesiyle ilgili ne kadar avukat varsa, şehit yakınları adına ne kadar kişi varsa organize eden kişi benim. 30 bin kişi deniyor, 40 bin kişi deniyor. Türkiye’nin silahlı örgüt kurarak cinayet işleyen kişi, bütün ölümlerden sorumludur. İster Kemal Bey olsun ister Öcalan’ın kardeşi olsun yapamaz. Siz dış politikayı bipolar anlayışla ‘Kankam Putin, arkadaşım Trump’, dün ‘aziz dostum Esat’ sonra ‘Katil Eset’ haline çevirirseniz bu bipolar bir dış politika olur.

    Akşener, savunma sanayisine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

    “BU İKİ TÜRK’ÜN KURMUŞ OLDUKLARI ŞİRKETİ DE KÖTÜLEMEK DOĞRU DEĞİL; BURADAN BAYKAR’A SAVAŞ AÇILMIŞ BİR SONUCU ÇIKARMAK DOĞRU DEĞİL”

    “ROKETSAN zamanından beri ilgilendiğim konulardır bunlar benim. Öğrencilerimin bir kısmı bu işlerin ARGE’sini yaptılar. İlgi alanımdadır. Türk mühendislerinin, Türk okullarından mezun bu gençlerin neticede Baykar, Özdemir Bey çok saygın bir insandı. Burada yaşayan mühendislerle beraber çalışıp, ortaya koyduğu güzellikler. Sayın Kılıçdaroğlu’nun Baykar şirketine ve onun kurucusu rahmetli Özdemir Bey’e duyduğu saygıyı biz hepimiz biliyoruz. Kendisinden sonra bir de ziyaretine gitti. Sayın Kılıçdaroğlu’nun ABD iki Türkün kurduğu şirketle burada çalışma yapacağız demesinde bir sakınca yok. Bizim yurt dışında pek çok insanımız var. Baykar da dahil olmak üzere ister Türkiye’de ister dünyada herkes baş tacıdır. Siyasi yönetime düşen bu insanların önünü açmaktır. Bu iki Türk’ün kurmuş oldukları şirketi de kötülemek doğru değil; buradan Baykar’a savaş açılmış bir sonucu çıkarmak doğru değil. Ben kişisel olarak Atatürk Havalimanını tekrar uluslararası havalimanı haline getirmek doğrudur diye düşünüyorum. Hatta mutabakat metnine koyduk. Sayın Kılıçdaroğlu uzay merkezi yapalım dedi. Tersine beyin göçü olarak bir anlayış var. Bu da saygıdeğer. Bu Baykar’a karşı olmak değil. İstanbul Havalimanı yanlış yapılan yatırım. Ama çöp olamaz. Paris’e yanlış hatırlamıyorsam 70 ya da 50 milyon turist geliyor idi. Sadece İstanbul’a böyle turist getirdiğinizi düşünün bütün havalimanlarına ihtiyaç var.

    “KAYNAĞI BELLİ YATIRIM YAPACAK BİR PARADAN BAHSEDİYOR SAYIN KILIÇDAROĞLU. HERKESİN BİLDİĞİ YOL BU”

    Ekonominin patronu güvendir. Kaynağı belli para temiz paradır, o para yatırıma gelir. Yerli para da dahil olmak üzere yatırıma giden her para yargının bağımsızlığını bekler. Kuralların önceden ilan edilmesini bekler. Kısaca hukukun üstün olduğu, denge ve denetleme mekanizmalarının bulunduğu tam ve kamil demokrasinin uygulandığı yer ister. Kaynağı belli yatırım yapacak bir paradan bahsediyor sayın Kılıçdaroğlu. Herkesin bildiği yol bu.

    “‘İKİNCİ TURA KALACAK BİZ ALACAĞIZ’ DİYEN AK PARTİ ZATEN KAYBETMİŞTİR”

    Çok samimiyetle bir şey söyleyeyim. ‘İkinci tura kalacak biz alacağız’ diyen bir AK Parti zaten kaybetmiştir. Bu dendi mi bugüne kadar? İkinci tura kalıp kalmayacağı 10 gün kala net şekilde görülür. Ama benim sahada gördüğüm tereddüt etmesi gereken yerler çılgınca alkışlıyor. Bir oy Kemal’e bir oy Meral’e diyorum. Bu çok tuttu. Böyle bir sistemde birinci turda alınabileceğine inanıyorum. Çalıştığım yerlerde gördüğüm kadarıyla. Meclis’i de alacağımıza inanıyorum. 300’ün üzerine. Hayalimiz 400 falan. 300’ü geçeceğimize samimiyetle inanıyorum. 95 seçimleri gibi çıkacak. Bu benim inancım. Hatta bazıları ile iddiaya girdim. Hayalim birinci İYİ Parti’nin olması. AK Parti’nin seçmeninden daha fazla biz oyu alıyoruz. Kemal Bey’in alacağına samimiyetle inanıyorum.”

  • “Seçmeni velinimet görürüm”

    “Seçmeni velinimet görürüm”

    Bir dizi programa katılmak üzere Van’a gelen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ilk olarak Kadim Aşiretler Federasyonu’na (KAF) gelerek aşiret liderleriyle bir araya geldi. Genel Başkan Akşener’i burada KAF Başkanı Rasim Aslan karşıladı.

    Burada açıklamalarda bulunan Genel Başkan Akşener, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerin hayırlı olmasını diledi. Seçmeni velinimet olarak gördüğünü ifade eden Akşener, “Bize büyüklerimizin öğrettiği şey, seçmen velinimettir. Yani esnafın müşterisi nasıl velinimetiyse seçmen de velinimettir. Talep eden o sesi duymak zorundadır. Dolayısıyla grubu olan bir siyasi partinin genel başkanıyım ve iktidar olmayı istiyorum. Bu seçimde seçimin getirdiği bir zorunluluk var ki 2018’den beri ittifaklar zorunlu hale geldi. Dolayısıyla önce cumhur ve millet ittifakı vardı. Şimdi üç ittifak halinde gidiliyor. Siz bu ittifaklar içerisinde bulunan siyasi partilerden hoşunuza giden, dertlerinize çözüm bulacağınıza inandığınız bir partiye oy vereceksiniz. Burada da özne sizsiniz. Yani velinimet olan sizsiniz. Biz isteyen tarafız. Esnafın bizleri çok iyi anlayacağını biliyorum, onun için hep esnaf gezerim. Şu an bir seçime gidiliyor, bütün siyasi partiler herkesin oyuna talip ama üzüldüğüm bir şey var, o da şudur; biz sanki seçime değil de cenge gidiyoruz mübarek, ‘Allah Allah’ nidalarıyla. Bunu yanlış bulduğumuzu üzüntüyle karşıladığımı ifade etmek isterim. Seçimler seçmenin bayramıdır” diye konuştu.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Van’da yaptığı konuşmada, “Seçmeni velinimet görürüm” dedi.

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, buradaki ziyaretinin ardından, Doğu-Güneydoğu Kanaat Önderleri Buluşması programına katıldı. Burada da bir konuşma yapan Akşener, “Bu ülke kurulduğu zaman neye göre kuruldu biliyor musunuz? Nüfus cüzdanına göre kuruldu. Herkesin nüfus cüzdanı bir hissedir. Hangi dini inançtan, hangi mezhepten, nereden olursan ol, o nüfus cüzdanı ağadır, paşadır, beydir. O nüfus cüzdanına sahip olan herkes bu ülkenin de sahibidir. Tek kişinin iki dudağı arasına sıkıştırılmış bir siyasi yöne döndük ve o benim adına ucube sistem dediğin Türk tipi başkanlık sistemine döndü. Döndük ne oldu? O günden beri bürokrasi çok daha arttı. Valiler bir siyasi partinin neredeyse il başkanından ileri oldu. 82 puan almış çocuklar, AK Parti bünyesinde eğer tanıdığı yoksa atanamadılar. AK Parti bünyesinde tanıdığı olan çocuklar ise 52 puanla atandılar. Vatandaşlık hakkı bu ülkenin sahibi olma hakkının sevgiyle sevgisizlikle hiçbir alakası yoktur. Saygıyla alakası vardır. Kürt doğduğun için saygıyı hak ediyorsun. Bu ülkenin asıl sahibisin. Ben de Türk doğduğum için saygıyı hak ediyorum ve ben de asıl sahibiyim. Bütün mesele budur. Dolayısıyla birbirimize saygı duymak durumundayız. Ama biz bunları kaybettik. Allah rızası için manevi mevzularımız üzerinden birbirimizle itişmeyelim ki seçmen velinimet olsun. Her bir siyasetçi gelsin. Oylarınızı almak için topuk selamı versin. ‘Hazır ol’da dursun ve sizlerin oylarınıza talip olsun” şeklinde konuştu.

    Programda Akşener’e Van kedisi hediye edildi.

  • “İYİ Parti’yi birinci parti yapın, ben de başbakan olayım”

    “İYİ Parti’yi birinci parti yapın, ben de başbakan olayım”

    14 Mayıs seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13’ncü Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Millet İttifakı olarak imzaladıkları mutabakat metnindeki vaatlerini bir bir yerine getireceklerini kaydeden Meral Akşener; eğitimden sağlığa, milli güvenlikten dış politikaya, tarım ve hayvancılıktan turizme kadar yapılacakları anlattı.

    İYİ Parti lideri Akşener, “Ben aday değilim biliyorsunuz, İYİ Parti’ye bir oy istiyorum. Bir oy da Sayın Kılıçdaroğlu’na istiyorum. İki logo göreceksiniz, Millet İttifakı içinde biri CHP, biri İYİ Parti. Çünkü ‘Başbakan Meral’ diye bağırıyorsunuz, ben de bunu çok istiyorum ama bedava olmaz, oylarınızla olur. Bizi birinci parti yaparsanız olur. Herhangi bir grupla, şahısla pazarlık yapacak tip değilim beni tanıyorsunuz. Helal oylarınızla başbakan olmak istiyorum” diye konuştu.

    Akşener, Balıkesirlilerle buluşmasının ardından kentten ayrıldı.

  • “Ben başbakan olmayı hedef seçtim“

    “Ben başbakan olmayı hedef seçtim“

    İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, partisinin il başkanlığında düzenlenen bayram kahvaltısına katıldı. Yapılan kahvaltının ardından programda, 28’inci Dönem İYİ Parti Ankara milletvekillerinin sahneye çağırılarak tanıtıldı. Program çerçevesinde konuşma yapan Akşener ise bayram sofrasında bir araya gelinmesinden duyduğu mutluluğu belirterek gündeme ve 14 Mayıs seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

    14 Mayıs seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Millet İttifakı Ortak Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı olacağına inandığını ifade eden Akşener, “İYİ Parti birinci parti olursa, milletvekili çok olursa bu ülkeyi yönetmekle ilgili irade ve büyük çoğunluk burada olur. Bana ‘Başbakan Meral’ diyorsunuz. Doğrudur ben başbakan olmayı hedef seçtim. Niçin seçtim; İYİ Parti’nin iktidar olması için seçtim.

    Yoksa benim şahsımla alakalı bir durum yok. Ama şu var, ben başbakan olmayı onunla, bununla pazarlık yaparak, ona buna yalvararak yapamam. Fıtratım buna ters. Onun için birinci parti çıkacağız ki; ben sizin bileğinin hakkıyla, kendi bileğimin hakkıyla, çalışmakla, her bir vatandaşımın kapısından girerek, onu ikna ederek başbakan olacağım” ifadelerini kullandı.


    Programa İYİ Parti lideri Akşener’in yanı sıra Ankara Büyük Şehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İYİ Parti Milletvekilleri ve 28’inci Dönem İYİ Parti Ankara milletvekili adayları katılım sağladı.

  • “Hep birlikte başaracağız”

    “Hep birlikte başaracağız”

    Milletvekili Aday listelerinin açıklanması üzerine açıklama yapan, İYİ Parti Yenişehir İlçe Başkanı Ercan Özel, “ 28. Dönem İYİ Parti Bursa Milletvekili Adaylarımız arasında İYİ Parti Genel Merkez Uluslararası Politikalar Başkan Yardımcımız Yenişehir’li Birgül Yıldız Günay, Kızılköy’de yakın akrabaları bulunan E. Milletvekilimiz Necati Özensoy’un eşi Kimya Mühendisi Sermin Can Özensoy ve yine Yenişehir Devlet Hastanesi eski Başhekimi Oparatör Dr. İlker Şahin’in eşi Adlı Tıp Uzmanı, Uzman Dr. Evren Şahin’in olması bizleri ziyadesiyle mutlu etti” diye konuştu.

    Başkan Özel, “1 ve 2. Bölgelerinin birinci sıralarında Genel İdare Kurulu Üyemiz Hasan Toktaş ve eski İl Başkanımız Selçuk Türkoğlu’nun yer alması, milletimiz ve partimiz için yıllardır süre gelen mücadelelerinin haklı bir göstergesi olarak karşımıza çıktı. Aday listemizde ki birbirinden değerli adaylarımız ile halkımızın karşına çıkıp doğruları söylemeye ve onların haklarını aramaya devam edeceğiz. Ülkemizin huzur ve refaha kavuşacağı, Türk Milletinin yıllardır maruz kaldığı kötü yönetim anlayışını ve makus talihini değiştireceğimiz seçime çok az kaldı” dedi.

  • “Olayın istismarı üzüntü verici”

    “Olayın istismarı üzüntü verici”

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Polisimizin delilleriyle, kamera kayıtlarıyla, şahitleriyle ortaya çıkardığı bir olayın siyasi istismar malzemesi olarak kullanılması üzüntü vericidir. Siyasetçiler, bilhassa seçim döneminde kurumlarımıza ve topluma karşı daha fazla mesuliyet duygusuyla hareket etmelidir.” dedi.

    Oktay, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Türk Polis Teşkilatının 178’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen iftar programında emniyet mensuplarıyla bir araya geldi.

    Burada konuşan Oktay, emniyet mensuplarıyla beraber olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en kalbi selamlarını ve muhabbetlerini iletti.
    Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 178’inci yıl dönümünü kutlayan Oktay, polislerin, tam 178 yıldır canları pahasına, ailesinden, sevdiklerinden ayrı kalma pahasına Türkiye’nin ve milletin huzuru için mücadele ettiğini söyledi.

    Oktay, emniyet camiasının tüm kademeleriyle fedakarlık, disiplin ve dikkat gerektiren ağır bir sorumluluğu yerine getirdiğine dikkati çekerek Türkiye’nin 81 vilayetinde, asayişi, güvenliği ve huzuru sağlamak için gece gündüz görev yapan toplam 340 bin emniyet mensubuna, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Türk milleti adına teşekkür etti.

    “Sandığın itibarının zedelenmesine asla fırsat vermedik”

    Türkiye’nin 14 Mayıs’ta bir seçime gittiğini hatırlatan Oktay, bunun Türkiye’nin en kritik seçimlerinden biri olacağını söyledi.

    Oktay, gerek uluslararası basında ardı ardına çıkan makaleler, haberler gerek en üst düzeyde yapılan açıklamaların bu gerçeği ortaya koyduğunu belirterek “Bölücü terör örgütü elebaşlarından FETÖ’cü alçaklara kadar envaiçeşit millet düşmanının da umudunu bu seçimlere bağladığını görüyoruz. Daha çok bağlarlar.” dedi.



    Türk demokrasisinin bu imtihanı başarıyla verebilmesi noktasında Polis Teşkilatına çok ciddi görevler düştüğünü ifade eden Oktay, seçim sürecine gölge düşürmeye matuf çabaların muhtemel olduğunu, geçen hafta yaşanan bazı hadiselerin ve sorumsuz açıklamaların, bu konudaki endişelerin yersiz olmadığını gösterdiğini kaydetti.

    Oktay, “Polisimizin delilleriyle, kamera kayıtlarıyla, şahitleriyle ortaya çıkardığı bir olayın siyasi istismar malzemesi olarak kullanılması üzüntü vericidir. Siyasetçiler, bilhassa seçim döneminde kurumlarımıza ve topluma karşı daha fazla mesuliyet duygusuyla hareket etmelidir. Ama nerede? Biz bugüne kadar sandığın itibarının zedelenmesine asla fırsat vermedik, bundan sonra bu tarz kötü niyetli girişimlere rıza göstermeyeceğiz.” diye konuştu.