Etiket: kktc

  • KKTC yeni Cumhurbaşkanı Ersin Tatar mazbatasını aldı

    KKTC yeni Cumhurbaşkanı Ersin Tatar mazbatasını aldı

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) yeni Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, mazbatasını aldı.

    Başkent Lefkoşa’daki Yüksek Seçim Kurulu (YSK) yerleşkesinde yapılan törende, YSK Başkanı Narin Ferdi Şefik, dün yapılan cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunun ardından cumhurbaşkanı seçilen Tatar’a mazbatasını teslim etti.

    Salgın koşulları da dikkate alınarak düzenlenen törende konuşan Tatar, yaptığı çalışmalardan dolayı YSK’ya ve salgın koşullarına rağmen cumhurbaşkanı seçiminin iki turunda da katılma teveccühü gösteren halka teşekkürleri iletti.

    Tatar, kendisine oy verenlere de vermeyenlere de teşekkür ederek, 5 yıl sürecek KKTC cumhurbaşkanlığı görevinin şahsına verilmesinin hayırlı olmasını diledi.

    Cumhurbaşkanı Tatar, “Önemli olan KKTC’nin en üst makamı olan cumhurbaşkanlığı makamında, KKTC ve Kıbrıs Türk halkının mutluluğu ve esenliği için çalışmalar yürütmektir. Bu sorumluluğun bilinci içerisinde, bu görevi en iyi şekilde yapacağıma dair inancımı sizlerle paylaşıyorum. Bir kez daha halkıma gösterdikleri güvenden dolayı teşekkür ediyorum.” dedi.

    KKTC’de güçlü bir demokrasi kültürünün olduğuna işaret eden Tatar, Kıbrıs Türk halkının kendi devletinde yaşamına en iyi şekilde devam ettiğini vurguladı.

    Tatar, “Halkımızın bize verdiği bu görevi en iyi şekilde sürdüreceğimi ve KKTC’yi daha ileri noktalara taşıyabilmek için elimden gelen her şeyi yapabileceğimi ifade etmek istiyorum.” dedi.

    YSK Başkanı Şefik, Şubat 2020’den bu yana cumhurbaşkanı seçiminin gündemde olduğunu kaydederek, 26 Nisan’da yapılması gereken seçimin salgın sebebiyle ertelendiğini kaydetti.

    11 Ekim’de yapılan seçimin ilk turunda 11 adayın yarıştığını belirten Şefik, Tatar ve Bağımsız Cumhurbaşkanı’nın ikinci tura kaldığını kaydetti.

    Şefik, dün yapılan ikinci turdan sonra seçimi kazanan ve KKTC’nin 5’nci Cumhurbaşkanı olan Tatar’ı tebrik etti.

    Bazı bakan ve milletvekilleri de tören sırasında hazır bulundu.

    Cumhurbaşkanı Tatar, seçim sonuçlarının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde ant içerek göreve başlayacak.

    KKTC’de dün yapılan cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda, Ulusal Birlik Partisinin (UBP) adayı Ersin Tatar, oyların yüzde 51,69’unu alarak cumhurbaşkanı seçildi.

  • Rum liderden Türkçe tebrik mesajı

    Rum liderden Türkçe tebrik mesajı

    Güney Kıbrıs Rum yönetimi lideri Nikos Anastasiadis, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) yeni Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı tebrik etti.

    Anastasiadis, Twitter hesabından Türkçe olarak da yaptığı paylaşımında, “Kıbrıs Türk toplumunun yeni lideri olarak Sayın Ersin Tatar’ı seçme kararına tamamen saygı gösterilmektedir. Sayın Ersin Tatar’ı tebrik ederim ve en kısa zamanda birbirimizi tanıma amacıyla görüşmemizi bekliyorum.” ifadelerini kullandı.

    Rum liderin, paylaşımında şu değerlendirmede bulundu:

    “BM Genel Sekreteri’nin en kısa zamanda Kıbrıs sorununun BM kararları, Güvenlik Konseyi kararları ve üyesi olduğumuz ve olmaya devam edeceğimiz AB’nin ilke ve değerleri temelinde çözülmesi için yeni bir girişimde bulunması ile ilgili ifade edilmiş niyetine hemen cevap verme konusundaki hazır ve kararlı olduğumu temin etmek istiyorum. Sayın Tatar’ın da aynı iradeyi göstereceğini ümit etmek istiyorum.”

    KKTC’de dün yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Ulusal Birlik Partisinin (UBP) adayı Ersin Tatar oyların yüzde 51,69’unu alarak cumhurbaşkanı seçildi.

  • KKTC seçim anketinde Tatar önde götürüyor

    KKTC seçim anketinde Tatar önde götürüyor

    Pazar günü sandık başına gidecek olan KKTC’de ilk turun seçim sonuçlarını bilen Gezici Araştırma’ya göre ikinci turun galibi de 54’ün üzerinde bir oyla Ersin Tatar olacak.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) yapılan son ankete göre, 18 Ekim pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimini Başbakan Ersin Tatar, yüzde 54 oy oranı ile kazanacağı ifade edildi. Seçim ile ilgili gerçekleştirilen ankete göre halkın yüzde 54,1’i Başbakan Ersin Tatar’a, yüzde 45,9’ü de Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya oy vermek istediğini ifade etti. Araştırmaya katılan halk, Kıbrıs’ta çözüm noktasındaki düşüncelerini de ifade etti. Buna göre; halkın yüzde 79,6’sı Kıbrıs’ta ‘iki ayrı devletli’ bir çözümü desteklediğini, yüzde 20,4’ü de ‘Rumlarla birleşik bir federasyonu’ desteklediğini belirtti.

     

    Gezici Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen ankette, Türkiye ile KKTC ilişkilerinin de önemi ortaya çıktı. Kıbrıs, Türk halkının yüzde 67,9’u Türkiye ile ilişkilerin ‘çok önemli’ olduğunu, yüzde 27,6’sı ‘önemli’ olduğunu, yüzde 4,5’i de ‘önemsiz’ olduğunu söyledi. Anket sonucuna göre halkın yüzde 70’i Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkileri Başbakan Tatar’ın iyi yöneteceğini düşünüyor.

    İLK TURU BİLMİŞTİ

    Kıbrıs’ta yaptığı araştırmalarıyla bilinen Gezici Araştırma Merkezi Sahibi Murat Gezici, 11 Ekim’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını bire bir bilmişti. 11 Ekim’den önce anket yapan Gezici, ilk turda Başbakan Tatar’ın yüzde 33,9, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın da 29,7 oy alacağını savunmuştu. Seçim sonucunda Tatar, 32,34, Akıncı da 29,84 oy aldı.

    Gezici daha önceki açıklamalarında şu ifadeleri kullanmıştı; “Başbakan Tatar, DP ve YDP’nin yüzde 90’ının üzerinde desteğini alacak. HP’nin de tabanının yüzde 65 civarında desteğini alacak. Aynı zamanda Tufan Erhürman’a ilk turda oy verenlerin yüzde 40’ı da oyunu Tatar’dan yöne kullanacak. Tüm sonuçlara baktığımızda Başbakan toplamda yüzde 54’lerde oy alacak.”

  • Kıbrıs Gazileri’nden Mustafa Akıncı’ya tepki

    Kıbrıs Gazileri’nden Mustafa Akıncı’ya tepki

    Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Lokman Aylar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, “Kıbrıs’ta çözüm için Rumlardan alınan toprakların bir kısmının iade edilmesi”ne yönelik açıklamalarına, “Kan dökmediğin, bedel ödemediğin toprakları kimseye vermeye kalkışma.” diyerek tepki gösterdi.

    Aylar ile Kıbrıs gazileri Edip Deniz ve Ömer Üner, KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’nın, bir televizyon programındaki “Kıbrıs’ta çözüm için Rumlardan alınan toprakların bir kısmının iade edilmesi”ne yönelik sözlerine ilişkin gazetecilere açıklama yaptı.

    Hiç kimsenin kanla alınan toprağı, televizyon röportajlarında kimseye teslim edemeyeceğini, buna hakkı olmadığını dile getiren Aylar, “Biz orada gazi olduk, gerekirse şehit olmaya da hazırdık. Kanımızı döktüğümüz toprakları Rumlara kesinlikle teslim etmeyeceğiz, ettirmeyeceğiz.” diye konuştu.

    Aylar, KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı’ya tepkisini “Kaç damla kan döktünüz de kimin toprağını kime veriyorsunuz? Bedel ödediğiniz toprakları mı veriyorsunuz? Sakın bir daha bu cürete girişme. Sakın bizim topraklarımızı, televizyon röportajlarında Rumlara peşkeş çekmeye kalkışma.” sözleriyle dile getirdi.

    Türkiye’nin Kıbrıs’ta garantör olduğunu hatırlatan Aylar, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye Cumhuriyeti oraya barışı getirmeye gitmiştir, barış getirmiştir ve barışın devamı için de her daim orada olmaya devam edecektir. Sayın Akıncı’ya diyoruz ki kan dökmediğin, bedel ödemediğin toprakları kimseye vermeye kalkışma. O gün orada bedel ödeyen, kan döken gazilerimiz ve şehitlerimiz seni bir gün orada hayallerinde boğacaktır.”

    “Kan akıtmadı ki kanın kıymetini bilsin”

    Kıbrıs gazilerinden 67 yaşındaki Edip Deniz de Ada’da 105 gün kaldığını belirterek, merhum Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın, kanının son damlasına kadar Kıbrıs için çaba gösterdiğine dikkati çekti. Deniz, “Biz 252 şehit verdik. Bu şehitlerin kanını kimden alıp kime veriyor? Akıncı’ya tazminat davası açacağız. Bugün gaziysem bile, bizi bugün götürün Kıbrıs’a, yine savaşırız.” dedi.

    Kıbrıs gazisi 67 yaşındaki Ömer Üner ise 8 ay görev yaptığı Kıbrıs’ta çok kez aç ve susuz kaldıklarını, keçiboynuzuyla karınlarını doyurduklarını aktararak, şunları söyledi:

    “Bu haldeyken Kıbrıs’ı elimizden geldiği kadar alma çabasındaydık. Ama şimdi Mustafa Akıncı Bey babasının tarlası gibi, tapulu malı gibi hibe etmeye çalışıyor. Kendisi kan akıtmadı ki kanın kıymetini bilsin. Nice arkadaşlarımız paramparça oldu tankın içinde. Bunu görseydi, belki vicdana gelirdi Akıncı.”

  • DSP Genel Başkanı Aksakal, KKTC’deki Cumhurbaşkanlığı seçimini değerlendirdi

    DSP Genel Başkanı Aksakal, KKTC’deki Cumhurbaşkanlığı seçimini değerlendirdi

    DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, KKTC’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin, “Ben inanıyorum ki 18 Ekim Pazar günü Kıbrıslı kardeşlerimiz daha büyük bir katılımla sandık başına gidecek, sınırları kan ve gözyaşlarıyla çizilmiş öz vatanlarına sahip çıkacaklardır.” ifadesini kullandı.

    Aksakal, KKTC’deki Cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Kuzey Kıbrıs halkının yeni cumhurbaşkanını seçmek için dün sandık başına gittiğini anımsatan Aksakal, katılımın yüzde 60 seviyelerine ulaşamamış olmasında pandemi koşullarının önemli bir etkisi olduğu ifade etti.

    Seçim sonuçlarından, Kıbrıs Türk halkının kendilerini Türkiye’deki kandaşlarından uzaklaştırmak ve o topraklardan yok etmek isteyen emperyalist stratejilere “one minute” dediğinin anlaşıldığını vurgulayan Aksakal, şunları kaydetti:

    “Güney Kıbrıs’ta uluslararası hukuk yok sayılarak oluşturulmuş bir gecekondu devletine bugün Yunanistan ve Fransa başta olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, ABD, İngiltere arka çıkarken 450 yıllık öz be öz Türk yurdu Kıbrıs Adası üzerinde Türkiye’nin karar gücünden rahatsız olanların varlığını biliyoruz. KKTC halkı 37 yıllık devletlerini bu emperyalist planların sahiplerine bırakacak değildir. O topraklar üzerinde Dr. Küçük, Toros Denktaş, Kıbrıs Fatihi Ecevit, Mücahit Erbakan’ın emekleri ve hakları var. O toprakların yeniden vatan yapılmasında yediden yetmişe Kıbrıs Türk halkının, kahraman Mücahitlerin, Mehmetçik’in kanları, gözyaşları var.

    Ben inanıyorum ki 18 Ekim Pazar günü Kıbrıslı kardeşlerimiz daha büyük bir katılımla sandık başına gidecek, sınırları kan ve gözyaşlarıyla çizilmiş öz vatanlarına sahip çıkacaklardır. Birinci turda yeterli oy oranına ulaşamamış olan adaylar, bu demokratik yarışın sonunda kendilerini destekleyen seçmenlerini, güçlü bir cumhurbaşkanı çıkarmak adına Denktaş’ın hayalini gerçekleştirmek için kol kola girmelidirler. Türk milleti asildir. AB’nin bir parmak bal tuzağına düşmeyecektir. Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.”

  • Kapalı Maraş’ta tarihi adım!

    Kapalı Maraş’ta tarihi adım!

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yer alan Kapalı Maraş’ın kademeli olarak açılmasında ilk adım bugün atıldı. 46 yıldır yerleşim ve iskana kapalı tutulan bu bölgede kamuya ait olan sahil bölümünün bir kısmı ve Demokrasi Caddesi halkın kullanımına açıldı.

  • 46 yıl aradan sonra kademeli açılıyor

    46 yıl aradan sonra kademeli açılıyor

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) sınırları içerisinde yer alan ve 46 yıldır kapalı olan Maraş bölgesinin bir bölümü yarın sabah itibarıyla halkın kullanımına açılıyor.

    1974’teki Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ele geçirilen ve yerleşime kapatılan Maraş’ın kademeli olarak açılım süreci başlıyor.

    KKTC Başbakanı Ersin Tatar, dün Ankara ziyareti sırasında Maraş’ın açılmasıyla ilgili kararı duyururken Maraş’ın açılmasına dair hazırladıkları yol haritası doğrultusunda çalışmaları bir aşamaya getirdiklerini ve ilk somut adımı attıklarını kaydetmişti.

    Tatar, “Kendi toprağımızın kamuya ait olan sahil ve Demokrasi Caddesi ile kıyı bölgesini halkımızın istifadesine sunmak üzere fiilen çalışmalarımızı başlatıyoruz.” demişti.

    Adeta hayalet bir şehre dönüşen Maraş’a böylece ilk can suyunu verdiklerinin altını çizen Tatar, “İnşallah perşembe günü sabah saatlerinde Maraş sahilinden istifade etmeye hep birlikte başlayacağız.” şeklinde konuşmuştu.

    Bir dönemin en gözde tatil yöresi ve Hollywood yıldızlarının uğrak yeri olan kapalı Maraş, Ada’yı ikiye ayıran yeşil hat üzerinde ve bir tampon bölge konumunda bulunuyor.

    46 yıldır kapalı olan ve “Hayalet Şehir” olarak da anılan Maraş, yıllardır devam eden Kıbrıs müzakerelerinde pazarlık konusu oldu.

    Türk tarafının iyi niyetli adımları neticesinde Maraş’ın defalarca yeniden yerleşime açılma girişimi oldu ancak her seferinde sonuçsuz kaldı.

    Rum tarafı Maraş konusunda uzlaşmaz tavrını sürdürdü

    Birleşmiş Milletler (BM) himayesindeki Kıbrıs müzakerelerinde kapsamlı bir çözümün parçası olarak da görüşülen Maraş konusu, Rum tarafının uzlaşmaz tavrı sebebiyle çözülemedi.

    Maraş, 1980 ve1990’lı yıllarda bu defalarca masaya getirilmiş olmasına rağmen Rum kesiminin karşı çıkması sebebiyle neticeye kavuşturulamadı.

    1993’te dönemin BM Genel Sekreteri Butros Gali’nin önerdiği güven artırıcı önlemler paketi çerçevesinde, Türk tarafı, Lefkoşa Uluslararası Havaalanı’nın açılması karşılığında, Maraş’ın BM idaresinde iki tarafın ortak kullanımına açılmasını kabul etti ancak bu plan Rumlar tarafından kabul görmedi.

    KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın 2003’te Rum lider Tasos Papadopulos’a, Kıbrıs’ın her iki tarafına yönelik ve buralardan gerçekleşecek dış ticaret, ulaşım, seyahat ve kültürel ile sportif aktivitelere uygulanan tüm kısıtlamalar kaldırılması karşılığında, Maraş’ın Rum kesiminin kontrolüne verilmesi önerisi de Rum tarafında karşılık bulmadı.

    2004’te yapılan Annan Planı referandumunun Rum kesimi tarafından kabul görmesi halinde, Maraş, Rum tarafının denetimine bırakılacaktı. Kıbrıs Türklerinin Annan Planı’na yüzde 64,91 ile “evet” demesine rağmen Rumların yüzde 75,83 ile “hayır” demesi bu çözüm fırsatını da ortadan kaldırdı.

    En son 2017’de Crans Montana’da yapılan Kıbrıs Konferansı yine Rum tarafının uzlaşmaz yaklaşımı yüzünden sonuçsuz kalınca, kapsamlı bir çözüm ihtimalinin neredeyse imkansız olduğu görüldü.

    Maraş’ın açılım süreci geçen yıl başladı

    KKTC’de 22 Mayıs’ta kurulan Ulusal Birlik Partisi (UBP) – Halkın Partisi (HP) koalisyon hükümeti, Maraş’ın Türk idaresinde yeniden yerleşime açılmasıyla ilgili çalışmalar başlattı.

    KKTC’de geçen yıl 18 Haziran’daki Bakanlar Kurulu toplantısında Maraş’ın açılması konusunda adım atılarak uzman ekiple bilimsel envanter çalışması yapılması yönünde karar alındı.

    Geçen yıl temmuzda bölgede yapılan ilk envanter çalışmasına Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay da katılırken KKTC Başbakanı Ersin Tatar da bölgede incelemelerde buldu.

    Tatar ve Özersay, daha sonra defalarca Maraş’ın açılması yönündeki görüşlerini dile getirdi.

    Başbakan Tatar,  yaptığı değerlendirmede, hükümet olarak kapalı Maraş konusunda bir adım atıldığını, ezberin bozulduğunu belirtmişti.

    Maraş’ın 46 yıldır kapalı olarak, bir hayalet şehir haline geldiğini dile getiren Tatar, bu bölgenin açılması konusunda uluslararası hukuka da ters düşmek istemediklerini söyleyerek, “Bizim düşüncemiz, oradaki mal ve mülklerin eski sakinlerine iade edilmesi şartıyla Maraş’ın açılmasıdır.” ifadelerini kullanmıştı.

    Özersay da Maraş projesinin, bölgenin KKTC yönetimi altında eski sakinlerinin yerleşimine açılması olduğunu belirtmişti.

    Türkiye Barolar Birliğinden Maraş’ta toplantı

    Son olarak Türkiye Barolar Birliğince (TBB) 15 Şubat’ta Maraş’ta “Hukuki, Siyasi ve Ekonomik Yönleri ile Kapalı Maraş Açılımı Toplantısı” düzenlenmişti.

    Toplantının sonuç bildirgesinde, “Kapalı Maraş’ın 1974 öncesi sakinlerinin ve hak sahiplerinin menfaatlerini gözetecek şekilde, uluslararası hukuka ve hakkaniyete uygun olarak açılması öngörülmelidir.” ifadeleri yer almıştı.

    Öte yandan, geçen yıl ağustosta KKTC Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, KKTC Türk Basını ve Dış Basın Birliğine kayıtlı basın mensuplarına Kapalı Maraş’ı gezdirmişti. Maraş’ı Dışişleri Bakanlığı yetkilileri eşliğinde gezen gazeteciler, bölgenin tarihi ve statüsü hakkında bilgi almıştı.

    EVKAF, Maraş’ın vakıf arazisi olduğunu belirtiyor

    Ada’daki Osmanlı mirası Kıbrıs Vakıflar İdaresi (EVKAF), kapalı Maraş’ın bulunduğu arazinin EVKAF’a olduğunu belirtiyor.

    EVKAF Genel Müdürü İbrahim Benter, yaptığı açıklamada, Kapalı Maraş bölgesinin 4 bin 500 dönüm civarında olduğunu belirterek, bu alanın Lala Mustafa Paşa Vakfı, Abdullah Paşa Vakfı ve Bilal Ağa Vakfı olmak üzere 3 vakfa ait olduğunu söylemişti.

    Benter, Lala Mustafa Paşa’nın, Kıbrıs’ı fethettikten sonra o bölgedeki arazileri kendi parasıyla satın alarak vakfettiğini ve 300 yıl bu araziler vakıf arazisi olarak kullanıldığını kaydederek, “Orada cami ve türbeler var. Fakat İngiliz idaresi döneminde hukuka aykırı bir şekilde bu araziler Rumların ve kilisenin üzerine geçirilmiştir. Aslında Rumlara ve kiliseye mülkiyet hakkı değil kullanım hakkı verilmişti, İngilizler de bunu itiraf etmişti. Dolayısıyla kapalı Maraş yüzde 100 vakıf arazisidir. Bizim elimizde bunu ispat eden tüm vakıf senetleri ve İngiliz tapuları vardır. Ümidimiz kapalı Maraş’ın kullanıma açılması ve vakıf arazisi olarak kullanılmasıdır.” ifadelerini kullanmıştı.

    BM Güvenlik Konseyi’nin 1984’te Maraş ile ilgili aldığı 550 sayılı kararda, “Maraş’ın herhangi bir bölümüne kendi sakini dışındaki insanların yerleştirilmesi çabalarını kabul edilmez olarak niteler ve bu bölgenin BM yönetimine devredilmesi çağrısında bulunur.” ifadeleri yer alıyor.

    Türkiye’den “üst düzey” destek

    KKTC’de Maraş’ın yeniden yerleşime açılmasıyla ilgili çalışmalar Türkiye tarafından da büyük destek gördü.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Tatar’ın Ankara ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, Maraş’ın yeniden kullanıma açılmasının KKTC vatandaşları açısından önemini çok iyi bildiğini vurgulamıştı.

    Erdoğan, ilk adım olarak Kıbrıs Türk halkının perşembe sabahından itibaren Maraş’ın sahil şeridinden faydalanmak üzere kapalı bölgeye girebilecek olmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, “Kullanıma açılan bölgede hiçbir özel mülk bulunmaması sebebiyle herhangi bir mağduriyete yol açılmayacağı için karşı tarafın itirazları şimdiden boşa çıkmıştır. Mülkiyet haklarına saygı gösterilerek yürütülen çalışmaların bir an önce sonuçlandırılarak Maraş’ın bütünüyle kullanıma açılmasını temenni ediyoruz. Bu konuda KKTC makamlarına her türlü desteği vermeye hazırız.” demişti.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ise dün Maraş ile ilgili alınan kararın arından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Uzun zamandır atıl kalarak içimizi sızlatan güzel Maraş’ı, hakkaniyete ve hukuka uygun bir şekilde açıyoruz.” ifadesini kullanmıştı.

  • BM ve AB’den ‘Maraş’ tepkisi

    BM ve AB’den ‘Maraş’ tepkisi

    KKTC’de Kapalı Maraş sahilinin tekrardan açılmasına Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve Yunanistan’dan tepki geldi.

    Birleşmiş Milletler, karardan endişe duyulduğunu belirtti. BM, “Ada’da gerginliği artıracak, diyalog ve müzakerelerin başarılı olmasına gölge düşürecek, tek taraflı eylemlerden kaçınılması” çağrısı yaptı.

    AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise, kararın Kıbrıs müzakerelerini yeniden başlatma çabalarını daha karmaşık hale getirebileceğini söyledi.

    Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Yunanistan, Türkiye’nin Maraş sahiline giriş iznini genişletmesine ilişkin kararını kınıyor” ifadelerini kullandı.

  • Kapalı Maraş 46 yıl sonra açılıyor

    Kapalı Maraş 46 yıl sonra açılıyor

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, KKTC Başbakanı Ersin Tatar’ı Beştepe’de kabul etti. Görüşme sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Ersin Tatar, kapalı Maraş’ın sahil kısmının perşembe günü açılacağını söyledi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersin Tatar’ı kabul etti.

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki kabule, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay da katıldı.

    Görüşmenin ardından iki lider, Türkiye’den KKTC’ye içme ve kullanma suyu taşıyan hattın deniz geçiş sisteminde yaşanan arızanın giderilmesi dolayısıyla düzenlenen törene video konferans yöntemiyle katıldı.

    Ersin Tatar burada yaptığı konuşmada, kapalı Maraş ile ilgili bir müjde vererek, “Halkımız perşembe sabahından itibaren sahile gidebilecek. Maraş meselesini milli bir dava olarak görüyoruz. Herkesi bu milli davaya sahip çıkmaya davet ediyorum.” dedi.

    BİR ÇOK YERİ RAHATSIZ EDECEK

    “Maraş’ın KKTC toprağı olduğu tartışmasız bir gerçek” diyen Erdoğan, Maraş’ın açılmasının bir çok yeri rahatsız edeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı şöyle devam etti:

    “Ama bugüne kadar hep Kıbrıs’taki Türkler sabretti biz sabrettik ama bu sabrın karşılığını alamadık. Adadaki Kıbrıs Türkleri’nin 5 asırlık varlığını kaldırmaya yönelik bir dönemde bu gelişmenin olması anlamlıdır. Çözümsüzlüğün bedeli hep Kıbrıs türküne ödetilmek istenmiştir. Maraş da bu çözümsüzlüğün bir parçasıdır. Kıbrıs’ın geleceğini artık hayaller yerine somut gerçekler üzerine inşa etme kararı aldık. Tasarruf Türk makamlarına aittir. Perşembe sabahından itibaren kapalı bölgeye girebilecek olmasından memnuniyet duyuyoruz. Bu KKTC ekonomisini şaha kaldıracak bir fırsattır. Mülkiyet hakkına saygı gösterilip Maraş’ın tümü açılmalı. KKTC büyüdükçe, zenginleştikçe, güçlendikçe kendisine uygulanan ambargo zincirleri de birer birer kırılmaya başlayacaktır. Maraş’ın açılması kararının KKTC halkına hayırlı olmasını diliyorum.”

    AKDENİZ’İN GÖZDE MEKANIYDI

    Kıbrıs’taki Maraş bölgesi, Akdeniz’in gözde turizm mekanlarından biri, Hollywood yıldızlarının uğrak yeriydi. 1974’teki Kıbrıs Barış Harekatı’ndan sonra yerleşime kapatıldı. Askeri bölge ilan edildi.

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümeti, Kapalı Maraş bölgesini yeniden yerleşime açmak için geçen yıl envanter çalışması başlattı.

    DÜNYANIN İLK 7 YILDIZLI OTELİ

    Maraş, 1963-1974 yılları arasında en hareketli günlerini yaşadı. Maraş’taki otellerin 12 binden fazla yatak kapasitesi bulunuyordu. Dünyanın ilk 7 yıldızlı oteli de bu bölgedeydi. 3 buçuk kilometre uzunluğunda altın rengi kumsalıyla, dünyaca ünlü yıldızların tatil için ilk tercihiydi.

    Şimdilerde hayalet şehre dönen Maraş’ın caddelerindeki dükkanlar dünyanın en lüks markalarına ev sahipliği yapıyordu. Lüks otomobil markalarından en pahalı mücevhercilere kadar her şeyin satıldığı bu mağazalar, o günlerin ihtişamından izleri hala taşıyor.

    Kapalı Maraş bölgesinde konut ve iş yerlerinden oluşan 8 bin 400 bina bulunuyor. Bölgede 21 banka şubesi, 99 eğlence mekanı da vardı. Tüm bu yapılar 5,5 kilometrekarelik alanda yer alıyordu.

  • Bursalı uzman çavuştan acı haber geldi

    Bursalı uzman çavuştan acı haber geldi

    Bursa’da bir süredir lösemi tedavisi gören Topçu Uzman Çavuş Ramazan Balı (23), yaşamını yitirdi. Balı, memleketi Bursa’nın Orhaneli ilçesinde toprağa verildi.

    Kıbrıs 28’inci Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı’nda görev yaparken lösemi teşhisi konulan Topçu Uzman Çavuş Ramazan Balı, geldiği memleketi Bursa’da Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi göremeye başladı. Balı, doktorların tüm çabasına rağmen dün hayatını kaybetti.

    Uzman Çavuş Ramazan Balı’nın cenazesi, sabah saatlerinde Bursa Merkez Komutanlığı’na getirildi. Burada Balı için tören düzenlendi. Daha sonra Balı’nın cenazesi, helallik alınması için Orhaneli ilçesine bağlı kırsal Göynükbelen Mahallesi’ndeki baba evine götürüldü. Alınan helalliğin ardından Göyükbelen Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazı sonrası Ramazan Balı, gözyaşları arasında toprağa verildi.