Etiket: kktc

  • KKTC’de cumhurbaşkanı adayı Ersin Tatar, vizyonunu açıkladı

    KKTC’de cumhurbaşkanı adayı Ersin Tatar, vizyonunu açıkladı

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı ve Ulusal Birlik Partisinin (UBP) cumhurbaşkanı adayı Ersin Tatar, 11 Ekim’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için vizyonunu kamuoyu ile paylaştı.

    UBP Basın Bürosundan yapılan yazılı açıklamaya göre, cumhurbaşkanı adayı Tatar, sosyal medyadan düzenlenen bir etkinlikte gelecek dönem vizyonunu açıkladı. Vizyon tanıtım etkinliğine, Tatar’ın yanı sıra UBP’nin Onursal Başkanı ve KKTC’nin 3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları da katıldı.

    “Yeni bir geleceğe yürüyoruz” sloganıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Tatar, “Artık ayağa kalkma ve yepyeni bir geleceğe yürüme zamanıdır. Kıbrıs konusunda masaya artık yeni alternatifler gelecek, Kapalı Maraş’ı insanlığa kazandıran yeni bir açılım gelecek, Mavi Vatan’la ülkemize zenginlik gelecek, Türkiye ile ilişkilerimizin daha da güçlendiği yeni bir dönem gelecek ve Kıbrıs Türk halkıyla iç içe, halka açık bir cumhurbaşkanlığı gelecek.” ifadelerini kullandı.

    Tatar, Kıbrıslı Türklerin 450 yıldır bu topraklarda olduğunu hatırlatarak yüzyıldan fazladır da kendi vatanlarında bir varoluş, özgürlük ve egemenlik mücadelesi verdiklerini kaydetti.

    Yok edilmek istenen bir topluluk noktasından, devlet sahibi bir halk noktasına birlikte mücadele ederek ulaştıklarına vurgu yapan Tatar, UBP’nin adayı olarak cumhurbaşkanlığı seçimine katılmaktan onur ve gurur duyduğunu kaydetti.

    Ersin Tatar, “Sorumluluğumun bilincindeyim. Beklentilerinizin ne olduğunu çok iyi biliyorum.” dedi.

    Seçildiği andan itibaren, her zaman olduğu gibi, halkla iç içe olmaya devam edeceğini söyleyen Tatar, hükümetle çatışan, her şeyden şikayet eden değil, Kıbrıs Türk halkının sorunlarına somut çözümler bulmak için durmaksızın çalışan bir cumhurbaşkanı olacağını ifade etti.

    Tatar, “Bu topraklarda yaşayan istisnasız her kesimden, her görüşten ve her düşünceden insanımızı kucaklayan bir cumhurbaşkanı olacağım.” dedi.

    KKTC olarak egemenlik, güvenlik ve refah için onurlu bir mücadele yürüttüklerini belirten Tatar, kendi ayakları üzerinde duran bir yapı ve gelecek inşa etme çabasında olduklarını söyledi.

    “Rum tarafıyla görüşmeye açık olacağım”

    Rum yönetimi ile siyasetçilerinin mevcut zihniyeti değişmeden, Kıbrıs’ta statükoyu değiştirecek, iki halkı barış içinde huzura taşıyacak bir anlaşmanın mümkün olmadığına işaret eden Tatar, Kıbrıs Türk halkının iki devletli, iki bölgeli, egemen eşitliğe dayalı ve her iki tarafın da üzerinde anlaştığı bir çözüme hazır olduğunun altını çizdi.

    Tatar, KKTC Cumhurbaşkanı’nın, Kıbrıs Türk halkının yararına olmayan, kendilerini 1974 öncesine götürecek yolu açacak hiçbir çözüme evet diyemeyeceğini belirterek Kıbrıs Türk halkının ana vatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünden, kendi iradesine sahip çıkmaktan ve devletinden asla vazgeçmeyeceğini kaydetti.

    “Rum tarafıyla görüşmeye açık olacağım. Seçimden hemen sonra Cumhurbaşkanlığında oluşturacağımız uzman danışma heyetiyle artık federasyon dışındaki alternatif çözüm önerilerini de masaya getireceğim.” diyen Başbakan Tatar, “Ancak amacı, hedefi, takvimi belli olmayan hiçbir sürecin içinde yer almaya niyetim yoktur. Halkıma bir beş yıl daha asla kaybettirmeyeceğim.” ifadelerini kullandı.

    Ersin Tatar, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “Tek yol federasyon, Rum tarafıyla ancak ben anlaşırım, bu işi çözersem ben çözerim” dediğini ama çözümü gerçekleştiremediğini ifade etti.

    “Maraş’ın açılması Kıbrıs konusunda önemli dönüm noktalarından biri olacaktır”

    Kapalı Maraş açılım sürecine de değinen Tatar, hedeflerinin Maraş’ı 1974 öncesi sahipleri için açmak, özgürleştirmek olduğunu aktardı.

    Tatar şunları kaydetti:

    “Kapalı Maraş’ın dünyaya yeniden açılmasıyla ortaya çıkacak refah ve zenginlikten Kıbrıs Türk halkının, KKTC’nin de yararlanmasını sağlamak hedefimizdir. Maraş’ı uluslararası hukuka uygun biçimde, oradaki mülklerin eski sahiplerinin haklarını gözeterek, devletimizin idaresinde ve Gazimağusa Belediyesinin bir bölgesi olarak açmak hepimizin çıkarınadır.

    Maraş’ın yeniden Kıbrıs’a ve dünyaya açılması, iki halk arasında kalıcı bir barışın tesis edilebileceğinin de simgesi olacaktır. İnanıyorum ki Maraş’ın açılması, Kıbrıs konusunda önemli dönüm noktalarından biri olacaktır.”

    “Türkiye ile aramızdaki ilişki karşılıklı saygı, sevgi ve iş birliğine dayanmaktadır”

    Başbakan Tatar, dış politikadan, eğitime, spordan sanata, tarımdan ticarete, sağlıktan sanayiye kadar hayatın ve ekonominin her alanında KKTC’nin yanında dimdik duran bir Türkiye Cumhuriyeti olduğunun altını çizerek, Türkiye ile KKTC’yi daha da güçlendirecek, zenginleştirecek, kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak yeni proje ve iş birliklerinin artarak devam edeceğine vurgu yaptı.

    “Türkiye ile aramızdaki ilişki karşılıklı saygı, sevgi ve iş birliğine dayanmaktadır. Kardeşlik esasına, sevgiye, saygıya dayanmaktadır. Kıbrıs Türkü’nün kimliğiyle, devletiyle var olması bizim için olduğu kadar Türkiye için de önemlidir ve Türkiye bunun gereğini yerine getirmektedir.” diyen Tatar, iki ülke arasındaki iş birliğini kardeş devlet esasına dayalı olarak en ileri noktaya taşımaya gayret edeceğini dile getirdi.

    Cumhurbaşkanı Akıncı’nın son beş yıllık görev süresi içinde KKTC’nin en büyük destekçisi olan Türkiye ile doğru, sağlıklı ilişki kurmayı başaramadığını belirten Tatar, Akıncı’nın belirli bir kesimin oyları için Türkiye’yi en hassas konularda eleştirdiğini ifade etti.

    Yunanistan’ın ve onun kontrol alanındaki Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Doğu Akdeniz’de uyguladığı politikaların esas itibarıyla Türkiye ve KKTC düşmanlığı üzerine kurulduğuna işaret eden Tatar, şu değerlendirmede bulundu:

    “Yunan devleti ve Rum yönetimi, Türkiye’yi bölgede yalnızlaştırmak, KKTC’ye ve Kıbrıs Türk halkına verdiği desteği engellemek, Akdeniz’i Türkiye’ye ve KKTC’ye kapatmak istemektedir. Ancak onlar ne isterse yapsınlar, bizler bugünümüz ve geleceğimiz için denizlerdeki, gökyüzündeki, karadaki haklarımıza Türkiye ile birlikte sahip çıkacağız. Bu bağlamda ‘Mavi Vatan’ bizler için büyük önem taşımaktadır. Mavi Vatan’a sahip çıkmak, Kıbrıs Türk halkının refahının, zenginliğinin, çocuklarımızın geleceğinin bir gereğidir.” dedi.

  • Kıbrıs’ta devlet kanalı programlara maskeli çıkma kararı aldı

    Kıbrıs’ta devlet kanalı programlara maskeli çıkma kararı aldı

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) devlet kanalı BRT yönetimi, koronavirüs vakalarında yaşanan artış nedeniyle programlara maskeli çıkılması kararı aldı.

    KKTC’de 1 Temmuz’da koronavirüs (Covid-19) önlemlerinin kaldırılmasının ardından ülkede vaka sayılarında artış yaşandı. Ülkede sıfırlanan vaka sayısı 300’e çıkarken, devlet kanalı BRT’nin yönetimi aldığı tedbirlere bir yenisini daha ekledi. Kanalda programlara çıkan konuklara ve tüm çalışanlara kurum içerisinde maske takma zorunluğu getirildi.

    “HALKA ÖRNEK OLMAK İÇİN BU TEDBİRİ ALDIK”

    DHA’ya açıklama yapan BRT Müdürü Meryem Özkurt, halka örnek olmak için böyle bir adım attıklarını söyledi. Özkurt, “Hem çalışanlarımızın hem de konuklarımızın sağlığını düşünmek zorundayız. Pandemi sürecinde BRT’nin sağlıklı bir şekilde yayınlara devam etmesi hayatidir” diye konuştu.

  • Bakan Akar: Kıbrıs’ı milli mesele kabul ediyoruz

    Bakan Akar: Kıbrıs’ı milli mesele kabul ediyoruz

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) komuta kademesi, Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel Akdeniz Fırtınası-2020 Tatbikatı’nın “Seçkin Gözlemci Günü” faaliyetlerini takip etti. Hedeflerin deniz topçularının atışları, komandolar ve F-16 tarafından tam isabetle vurulduğu tatbikatın sonunda konuşan Akar, “Biz Kıbrıs’ı milli mesele kabul ediyoruz ve buradayız. Burada bize düşen görev neyse, 1974’te ne yaptıysak aynı ruh, aynı heyecan, aynı esaslar dahilinde KKTC’li kardeşlerimizin güvenliği, bekası için her türlü şeyi yaptık, yapmaya hazırız.” dedi.

    Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Kaş’taki temaslarının ardından dün Lefkoşa’ya geldi.

    Ercan Havalimanı’nda Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Sezai Öztürk ve diğer yetkililer tarafından karşılanan Akar ve komutanlar, buradan helikopterlerle tatbikat alanına geçti.

    Tören mangasının selamlanması sonrası Akar ve komuta kademesinin alandaki yerlerini almalarıyla Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı arasında karşılıklı eğitim, iş birliği ve birlikte çalışabilirliği geliştirmek üzere birleşik, müşterek ve fiili olarak icra edilen Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel Akdeniz Fırtınası-2020 Tatbikatı’nın “Seçkin Gözlemci Günü” faaliyetleri başladı.

    Hedefler tam isabetle vuruldu

    Faaliyetler kapsamında ilk olarak denizden sızma harekatı gerçekleştirildi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait fırkateynden ayrılan Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığına bağlı özel kuvvet unsurları denizden sızma harekatı ile sahilde belirlenen hedefleri başarıyla imha etti.

    Deniz topçusu tarafından işaretli hedeflerin tam isabetle vurulması sonrasında ATAK helikopterlerinin eşliğinde hava hücum harekatı gerçekleştirildi. Harekat kapsamında komandolar helikopterlerle tatbikat alanına indirildi. Komandoların tespit ettiği hedeflerin savaş uçakları tarafından ateş altına alındığı tatbikatta İHA’lar da görev aldı.

    “Kıbrıs bizim milli meselemiz”

    Faaliyetlerin tamamlanmasının ardından personele hitap eden Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, sözlerine tatbikatta başarıyla görev alan personeli kutlayarak başladı.

    Bir askerin en önemli özelliğinin başarma, savaşma azim ve kararlılığı olduğunu vurgulayan Akar, “Bu azim ve kararlılık ne zamana kadar sürecek? Ölünceye, yani şehit oluncaya kadar.” diye konuştu.

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin başta FETÖ, PKK/YPG, DEAŞ terör örgütleri olmak üzere tüm tehdit ve tehlikelere karşı yoğun bir mücadele verdiğini belirten Akar, “Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu asil milletin egemenliği, bağımsızlığı için güçlü, kuvvetli, bilgili ve disiplinli olması lazım. Ülkemizin, milletimizin egemenliği, bağımsızlığı, 83 milyonun güvenliği, 780 bin kilometrekarelik vatan toprağının, mavi vatanın ve semalarımızın kontrolü için, hatta gelişen çağda bir de siber vatan var, bunlara hakim olabilmek için ‘biz’ diyerek çalışıp görevimiz neyse elimizden geldiğince ‘ölürsem şehit kalırsam gazi’ anlayışı içinde bunu yerine getireceğiz” ifadelerini kullandı.

    Tatbikatların önemli olduğuna, personelin bundan azami şekilde yararlanmasının önemine değinen Akar, konuşmasında askeri alandaki, savunma ve güvenlik konularındaki gelişmelere de değindi.

    “Kıbrıs bizim milli meselemiz.” diyen Akar, “Hiçbir oldubittiye izin vermeyeceğimizden, hem kendi hem de KKTC’li kardeşlerimizin hak alaka ve menfaatlerini sonuna kadar koruyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.” dedi.

    “Biz barıştan, diyalogdan, görüşmelerden yanayız”

    Türkiye’nin uluslararası anlaşmalar kapsamında Kıbrıs’ta garantör bir ülke olduğunu hatırlatan Akar, şunları söyledi:

    “Biz Kıbrıs’ı milli mesele kabul ediyoruz ve buradayız. Burada bize düşen görev neyse, 1974’te ne yaptıysak aynı ruh, aynı heyecan aynı esaslar dahilinde KKTC’li kardeşlerimizin güvenliği, bekası için her türlü şeyi yaptık, yapmaya hazırız, bundan da kimsenin şüphesi olmasın. Doğu Akdeniz’de hak, alaka ve menfaatlerimiz var. Bunlara karşı bir kısım ülkeler bazı karşı hareketler, eylemler yapıyor. Biz bunları büyük bir sabırla takip ediyoruz. Fakat hakkımızı, hukukumuzu korumak yönünde yapmamız gereken ne varsa, atmamız gereken ne adım varsa kararlılıkla tek vücut olarak bunları yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Bizim buradaki haklarımızdan fedakarlık yapmamız, hakkımızı feda etmemiz asla söz konusu değil. Biz barıştan, diyalogdan, görüşmelerden, müzakerelerden yanayız ve bu olayın siyasi bir şekilde çözülmesinden yanayız. Diğer taraftan da hiçbir oldubittiye müsaade etmeyeceğimizi, kendi hakkımızı, KKTC’li kardeşlerimizin hakkını çiğnetmeyeceğimizi de herkes kafasına soksun.”

    Konuşma sonrasında bölgedeki birliklerde inceleme ve denetlemelerde bulunan Akar ve komutanlar, daha sonra KKTC’den ayrıldı.

  • Akar ve TSK komuta kademesinden “sürpriz” KKTC ziyareti

    Akar ve TSK komuta kademesinden “sürpriz” KKTC ziyareti

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve TSK komuta kademesi, “Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel Akdeniz Fırtınası-2020 Tatbikatı”nın “Seçkin Gözlemci Günü” faaliyetlerini takip etmek üzere KKTC’ye geldi.

    Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Antalya’nın Kaş ilçesindeki temaslarını tamamlamasının ardından Lefkoşa’ya geçti.

    Bakan Akar ve komutanlar, KKTC’de gerçekleştirilen “Şehit Yüzbaşı Cengiz Topel Akdeniz Fırtınası-2020 Tatbikatı”nın “Seçkin Gözlemci Günü” faaliyetlerini takip edecek.

    Tatbikat, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı arasında karşılıklı eğitim, iş birliği ve birlikte çalışabilirliği geliştirmek üzere birleşik, müşterek ve fiili olarak icra ediliyor.

  • Covid-19’dan ağırlaşan milletvekili Türkiye’ye getirildi

    Covid-19’dan ağırlaşan milletvekili Türkiye’ye getirildi

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) koronavirüs tespit edilen muhalefet Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Milletvekili Bertan Zaroğlu ağırlaşınca, ambulans uçakla Türkiye’ye getirildi.

    Karantina otelinde kalan Zaroğlu’nun, tomografi sonuçları ciğerlerinde ciddi tahribat olduğunu ortaya çıkardı. Zaroğlu, Lefkoşa Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastane şartlarını eleştiren Zaroğlu, kendisine yönelik bilerek sıkıntı çıkarıldığını savundu.

    ‘IRKÇILIK YAPILIYOR’ İDDİASI

    YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı da yaptığı açıklamada, Zaroğlu’na karşı ırkçılık yapıldığını ileri sürdü. Girişimler sonucunda Zaroğlu ambulans uçakla Türkiye’ye getirildi.

  • 25 Eylül’te Türkiye’den KKTC’ye su akışı başlıyor

    25 Eylül’te Türkiye’den KKTC’ye su akışı başlıyor

    Mersin’in Anamur ilçesi açıklarından devam eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne Toroslar’dan can suyu taşıyan, KKTC Su Temin Projesi onarım çalışmalarını yerinde inceleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 25 Eylül’den itibaren onarılan boru hatları aracılığıyla Anadolu’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) yeniden su verileceğini açıkladı.

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Tarım ve Ormanı Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli ile KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, DSİ Genel Müdür Vekili Kaya Yıldız birlikte Anamur açıklarında demirleyen ‘Skandi 7’ adlı gemiye helikopterle geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, gemiye inmeden önce helikopter ile havadan çalışmaları kontrol etti. Daha sonra da gemiye geçen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay beraberindekilerle çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ardından kameraların önüne geçen Oktay, proje ile KKTC’nin gücüne güç katmaya devam edeceklerini belirterek, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne Toroslar’dan can suyu taşıyan, KKTC Su Temin Projesi onarım çalışmalarını yerinde incelemek üzere KKTC Başbakanı Sayın Ersin Tatar, Tarım Bakanlarımız ve ilgili kurum temsilcilerimiz ile Anamur açıklarındayız. Cumhurbaşkanımızın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve ardından başbakan olduğu dönemde denizin altına inşa edilecek bir isale hattıyla Kuzey Kıbrıs’a su verilmesi gündeme gelmiş ve bu büyük proje Cumhurbaşkanımız liderliğinde 2015 yılında hayata geçirilmişti. O günden bu yana, dünyada bir ilk olarak deniz altında askılı sistemle inşa ettiğimiz boru hattı, 101 milyon metreküpten fazla suyu KKTC’ye taşımıştır. İçme suyu hatlarının yanı sıra tarımsal sulama hattı çalışmalarımız devam ederken bu yıl içinde deniz geçiş isale borularında bir arıza tespit edilmiştir. Arızanın ortaya çıktığı ilk andan bugüne ilgili kurumlarımız onarım çalışmalarını titizlikle yürüttüler” dedi.

    25 EYLÜL’DE BAŞLIYOR

    Süreci başından beri takip ettiğini ifade eden Oktay, “Bugün burada onarım çalışmalarında sona gelindiğine memnuniyetle şahitlik ediyoruz; 25 Eylül Cuma günü saat 16.00’da ise Anadolu’nun can suyu, onarılan boru hatlarından geçerek KKTC’ye hayat vermeye devam edecek. Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimize bu müjdeyi Başbakan Ersin Tatar ile birlikte veriyor olmaktan ayrıca mutluluk duyuyorum. KKTC’nin gücüne güç katan tüm iş birliklerimizin, projelerimizin temelinde milli değerlere birlik ve beraberlik içinde sahip çıkmamız vardır. Biz Türk milleti olarak, omuz omuza vererek; gönül birliğimizi, dayanışma ruhumuzu muhafaza ettiğimiz sürece birlikte tüm sorunların üstesinden gelecek; tüm engelleri aşacağız. Kardeşlik bağlarımızla sarıldığımız KKTC’nin daha müreffeh hale gelmesi için salgında, yangında, kuraklıkta yardıma ilk koşan olduğumuz gibi Doğu Akdeniz’deki hakkaniyet mücadelesinde de Kıbrıs Türkü’nün yanında olmaya devam edeceğiz. Onarım çalışmalarında emeği geçen, Tarım ve Orman Bakanlığımız ve de Deniz Kuvvetlerimiz başta olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarımıza, yüklenici firmalara ve katkı veren herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    ‘ÜLKEMİZİN HAKLARINI SAVUNACAĞIZ’

    Oktay, konuşmasından devamdan süren tatbikata değinerek şunları söyledi:

    “Bizler Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Mavi Vatan’da olmayan devam edeceğiz. TSK ve Kıbrıs birlikleri Şehit Pilot Cengiz Topel Tatbikatı’nı hala sürdürüyor. Ülkemizin haklarını ne pahasına olursa olsun savunacağız.”

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR

    Ardından söz alan KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman Kıbrıs Türkü’nün yanında olduğunu kaydederek, “3-5 aydır bildiğiniz gibi bakım onarım ve tamirat çalışmaları vardır. Bu çalışmaları yürüten Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve yüklenici firma yetkililerine çok teşekkür ederiz, Türk hükümetine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Yardımcısına, Tarım ve Orman Bakanına, olağanüstü şartlarda çalışıyorlar. Az önce bilgisayarda denizin 1600 metre kadar derinliğinde robotlarla yapılan milimetrik çalışmaları izledik. Muhteşem bir mühendislik projesi, herkese tekrar teşekkür ederim. İnşallah bu su hayırlara vesile olur” ifadelerini kullandı.

    ‘ÇOK BÜYÜK MEGA PROJE’

    Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, arızanın meydana geldiği ilk günden itibaren proje ile yakından ilgilendiğini kaydederek, şunları söyledi:

    “Çok büyük mega bir proje, akla hayale sığmayacak bir proje. Türkiye’nin son yıllarda yaptığı en iddialı projelerden biridir. Projeler yapıldıktan sonra çabuk unutuluyor. Hatırlatmak gerekirse neredeyse 50 tane Osman Gazi Köprüsü’nü yan yana koyduğunuz halde elde edeceğiniz büyüklükte bir proje. Temeline baktığınızda bir asma köprü mantığında çalışıyor ama mühendislik, milimetrik hesapları bir asma köprünün çok çok ötesindedir. Kıbrıs ve Türkiye için çok faydalı, dünyaya örnek olacağı ve dünyada da bu çalışmaların örnek haline gelmiş, ABD’nin dahi ilgilendiği bir proje. 8 Ocak’ta maalesef bir problem meydana geldi. Helikopterle ben yukarıdan inceledim. Yüzeyden baktığımızda ufak bir problemdi, gemilerin gelmesinden sonra derinlemesine yapılan araştırmada kalıcı çözüm üretmek için bazı değişikliklerin yapılmasının gerekliliğini gördük. Türkiye, pandemi sürecinde de yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Böyle dönemlerde böyle büyük yatırımlar yapmak çok zor. Ay yüzeyinde çalışıyormuş gibi, denizin binlerce metre altında robotların yapmış olduğu operasyonlar ve santim santim çalıştık.”

    Konuşmaların tamamlanmasının ardından Oktay ve beraberindekiler gemide incelemelerde bulundu.

  • KKTC’ye yönelik tüm uçuşlar durduruldu

    KKTC’ye yönelik tüm uçuşlar durduruldu

    Artan Koronavirüs vakaları nedeniyle, Türkiye ve diğer ülkelerden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) yönelik uçuşlar durduruldu.

    KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Sivil Havacılık Dairesi KKTC’ye uçuşlarla ilgili notam yayımladı. Sivil Havacılık Dairersi Müdürü Mustafa Sofi’den alınan bilgiye göre; yayımlanan notam ile bu gece yarısından 13 Eylül Pazar akşamına kadar KKTC’ye geliş uçuşları durduruldu.

    Gidişler konusunda ise herhangi bir notam yayımlamadıklarını bildiren Sofi, uçakların boş gelmesi halinde gidiş uçuşlarının yapılabileceğini söyledi. Sofi, acil uçuşlar, askeri ve ambulans uçakların ise bu karardan muaf tutulduğunu belirtti.

  • KKTC’de yeni koronavirüs kısıtlamaları getirildi

    KKTC’de yeni koronavirüs kısıtlamaları getirildi

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) koronavirüs (Covid-19) vaka sayılarında yaşanan artış nedeniyle yeni kısıtlamalar getirildi. Açık ve kapalı alanlarda yapılan eğlencelerde kişi sayısı düşürülürken; düğünlerde maske zorunluluğu getirildi.

    KKTC’de 1 Temmuz’da Covid-19 önlemlerinin gevşetilmesinin ardından 160 vakaya tespit edildi. Sağlık Bakanlığı da önlemlerin sıkılaştırılması kararı aldı. Resmi gazetede yayınlanan kararlara göre, açık alanda düzenlenecek eğlencelerin kişi sayısının 100 kişi ile sınırlandırıldı. Kapalı alanlarda ise kişi sayısının; 200 m2 ve üzere yerlerde maksimum 50 kişi, 100-200 m2 arası yerlerde maksimum 30 kişi, 50-100 m2 arası yerlerde maksimum 20 kişi, 50 m2 altındaki yerlerde maksimum 10 kişi ile sınırlandırılmasına karar verildi. Düğünlerde de maske takılmasının zorunlu olması, sosyal mesafeye dikkat edilmesi, el sıkışması ve temasın olmaması yönünde kararlar açıklandı. Öte yandan, günlük uçuş sayısının bugün gece yarısından itibaren 6 le sınırlandırılması kararı alındı. Deniz yolu ile ülkeye gelen yolcu sayısı da 250’e indirildi.

  • Rauf Denktaş’ın oğlu Cumhurbaşkanı adayı oldu

    Rauf Denktaş’ın oğlu Cumhurbaşkanı adayı oldu

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Demokrat Parti (DP) Lefkoşa Milletvekili Serdar Denktaş, 11 Ekim’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimine bağımsız aday olarak gireceğini açıkladı.

    Denktaş, Lefkoşa’da düzenlediği basın toplantısında KKTC’de cumhurbaşkanlığı seçimlerinin genel seçimlerinden çok farklı sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

    Yeni, heyecan verici, uygulandığı zaman oyun değiştirecek ve mevcut gidişatın yönünü değiştirebilecek nitelikte bir manifesto ile halkın karşısına çıkacağını aktaran Denktaş, “Tek taraflı adımların atılabileceği, parça parça çözümlerin uygulamaya konacağı, ülkemizdeki halklar arasındaki huzur ve güveni yeniden tesis etmek ve ülkemizi uluslararası topluluğa dahil edecek siyasal bir çözüme ulaşabilmek için, sadece BM’nin veya AB’nin dürtmeleriyle yürüyecek bir müzakere sürecine bel bağlamadan, ama onu da bir kenara itmeden, ‘ülkemizde barış dünyada barış’ ilkesine sarılarak Türkiye ile tam bir iş birliği içinde, siyasal eşitliğimizi koruyacak bir çözüm modeline ulaşmak için çaba sarf etmek gerekir.” diye konuştu.

    Denktaş, halkın çözüm isteğini hiçbir şartla sadece federal çözüm modeline esir etmeyeceğini kaydetti. Boş umut pompalamadan, umudun kaybolmasını engelleyecek girişimlerle Kıbrıs Türkü’nün Ada’daki ve bölgedeki çıkarlarının korunması ve uluslararası arenada hak ettiği yere ulaşması için çalışacağını söyleyen Denktaş, “Çözümü engelleyen tarafın Güney komşularımız olduğu gerçeği ortada dururken ben halkımıza ‘iki toplumlu iki kesimli federasyona ulaşma vaadinde bulunacak değilim.” dedi.

    Serdar Denktaş kimdir?

    Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın oğlu olan Serdar Denktaş, 1959’de Lefkoşa’da doğdu. İngiltere’de London College of Printing’de matbaacılık eğitimini alan Denktaş, daha sonra Cardiff Üniversitesi’nde ekonomi eğitimi aldı.

    Denktaş, 1990 Genel Seçimlerinde Ulusal Birlik Partisi’nden Lefkoşa Milletvekili seçilirken 1990-1992 arasında İçişleri, Köyişleri ve Çevre Bakanlığı yaptı.

    1992’de İçişleri Bakanlığından istifa eden ve Dokuzlar hareketine dönüşen parti içi muhalefetin başını çeken Denktaş, daha sonra arkadaşlarıyla partiden ihraç edildikten sonra DP’nin kurucuları arasında yer aldı.

    Denktaş, 1993 Erken Genel Seçimleri’nde DP’den milletvekili seçildi ve 1994-1995 arasında Gençlik ve Spor Bakanlığı yaptı. 1996’da partisinin Genel Başkanlığına seçilen Denktaş, 16 Ağustos 1996’de Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak görev aldı. Denktaş, 2000’de Parti Genel Başkanlığından istifa etti, 2001-2003 arasında Turizm ve Çevre Bakanlığı görevini yürüttü.

    Daha sonra da milletvekilliği, Başbakan Yardımcılığı ve farklı bakanlık görevlerinde bulunan Denktaş, son olarak 7 Ocak 2018’deki erken genel seçimlerinde DP Lefkoşa Milletvekili seçildi.

    Denktaş, Şubat 2018 tarihinde kurulan koalisyon hükümetinde Maliye Bakanı olarak görev aldı, Mayıs 2019’da bu görevinden istifa etti. Serdar Denktaş, Aralık 2002’de tekrar devraldığı DP Genel Başkanlığı görevinden Eylül 2019’da istifa etti.

    İngilizce ve Almanca bilen Denktaş, evli ve üç çocuk babası.

    KKTC’de cumhurbaşkanlığı seçimi

    KKTC’de daha önce 26 Nisan’da yapılacağını duyurulan cumhurbaşkanlığı seçimi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında Cumhuriyet Meclisi tarafından 11 Ekim’e ertelenmişti.

    Seçim ertelenmeden önce, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkan ve Başbakan Ersin Tatar’ı Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkan Tufan Erhürman’ı, Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkan Erhan Arıklı’yı aday göstermiş, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Genel Başkanı olduğu Halkın Partisinden (HP) istifa ederek bağımsız aday olmuştu.

    Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da bağımsız aday olduğunu ilan etmişti.

  • Bakan Akar’dan Doğu Akdeniz mesajı

    Bakan Akar’dan Doğu Akdeniz mesajı

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Doğu Akdeniz’de hem KKTC’nin hakkı olan ruhsat sahalarında hem de Türkiye’nin kendi deniz yetki alanlarındaki kaynaklardan istifade etmek için gerekli araştırma incelemeleri yapmak, onlardan istifade etmek için çalışmaları sürdürmek bizim hakkımızdır ve bu hakkımızı da mutlaka kullanacağız, kullanıyoruz” dedi.

    Bakan Akar, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Bakan Yardımcısı Alpaslan Kavaklıoğlu ile Gazi Orduevi’nde düzenlenen KKTC Silahlı Kuvvetleri Günü Resepsiyonu’na katıldı. İstiklal Marşı ve Mücahitler Marşı’nın okunmasının ardından KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı tanıtım filmi ekrandan sunuldu.

    ‘KIBRISLI KARDEŞLERİMİZİN HAKLARINI KORUMAK İÇİN NE LAZIMSA YAPMAYA HAZIRIZ’

    Resepsiyondaki konuşmasına “Bütün herkesin bilmesi gereken husus şu; Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Kıbrıs meselesi bizim milli davamız” ifadeleriyle başlayan Akar, 1974’teki bakış açılarının, yaklaşımlarının hala aynı olduğunu belirtti. Bugün de aynı duygu ve düşüncelere sahip olduklarını dile getiren Bakan Akar, “Kıbrıs, Kıbrıslılar bizim kardeşimiz, orada Kıbrıslı kardeşlerimizin hak ve menfaatini korumak için ne lazımsa yapmaya hazırız” diye konuştu. Barış Harekatı ile sadece adadaki Türklere değil, tüm adaya barış, huzur ve güvenin geldiğini dile getiren Akar, şunları söyledi:

    “Biz barıştan yanayız, barışı muhafaza etmek için uğraşıyoruz. Fakat aynı zamanda orada yaşayan Kıbrıslı kardeşlerimizin de hak ve hukukunu korumakta kararlıyız, azimliyiz. Bunun için yapılması gereken ne varsa bugüne kadar yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Her zaman samimi olarak söylediğimiz gibi barıştan yanayız. Barış içinde, iyi komşuluk ilişkileri içinde hakça bölüşüm ve paylaşımla buradaki hayatın herkesin güven, huzur, refah içinde yaşamasından yanayız. Buna gayret gösteriyoruz. Fakat diğer taraftan da hiçbir oldubittiye izin vermeyeceğimizi, burada Türkiye’nin içinde olmayan çözümlerin de hiçbir zaman yaşama şansının olmadığını da belirtmek zorundayım.”

    ‘HAKKIMIZI MUTLAKA KULLANACAĞIZ’

    Deniz yetki alanlarının belirlenmesi, eşit egemen hakların korunması, kaynakların hakça ve adil şekilde paylaşılması konularının çok önemli olduğunu vurgulayan Akar, “Bu hususlar hiçbir zaman gözardı edilmemelidir. Hem Türkiye olarak kendi haklarımız hem de Kıbrıslı kardeşlerimizin haklarını bu manada, çerçevede koruyacağımızı, buna her zaman hazır olduğumuzu belirtmek istiyorum. Doğu Akdeniz’de hem KKTC’nin hakkı olan ruhsat sahalarında hem de Türkiye’nin kendi deniz yetki alanlarında oradaki kaynaklardan istifade etmek için gerekli araştırma incelemeleri yapmak, onlardan istifade etmek için çalışmaları sürdürmek bizim hakkımızdır ve bu hakkımızı da mutlaka kullanacağız, kullanıyoruz. Bundan da kimsenin şüphesi olmasın” ifadelerini kullandı. İyi komşuluk ilişkilerine bir kez daha vurgu yapan Akar, şöyle devam etti:

    “Bunların birlikte yapılması, kaynakların birlikte paylaşılması bu konudaki gerekli görüşmelere de hazır olduğumuza yönelik daha önce ilgili ve yetkili makamlar tarafından yapılan açıklamalara maalesef komşularımız tarafından gerekli olumu cevaplar verilmedi. Dolayısıyla biz kendi haklarımız doğrultusunda bütünüyle Türkiye ve KKTC olarak oradaki kardeşlerimizle birlikte uluslararası hukuka uygun şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz. Bunun dışında buradan binlerce kilometre uzaktan gelip burada bir takım konularda kurallar koymaya çalışanların sözlerini bizim hiçbir şekilde dinlememiz mümkün değil. Biz garantör ülkeyiz, garantör ülke olarak buradaki hak ve sorumluluklarımızın tamamen bilgisi ve bilincindeyiz, bunun gereğini de yaptık ve yapacağız. Bu konuda hiç kimse bize herhangi bir şekilde etki etmeye veya herhangi şekilde bizi engellemeye kalkmasın. Bu konuda kararlı olduğumuzu defalarca söyledik. Bunları da yerine getireceğiz. Yaptıklarımızın hepsi hukuki, uluslararası hukuka, deniz hukukuna uygun şekilde yapılmaktadır.”

    ‘YUNAN TARAFININ DA BU TOPLANTILARA KATILMASINI BEKLİYORUZ’

    Türkiye ile Yunanistan arasında güven ve güven artırıcı önlemler çerçevesinde yapılan çalışmalarda sağlanan mutabakat kapsamında iki toplantının Atina’da bir toplantının ise Ankara’da yapıldığını anımsatan Akar, şunları kaydetti:

    “Dördüncü toplantıyı Ankara’da yapmak üzere hazır olduğumuzu karşı tarafa bildirdik. Yunan tarafının da bu toplantılara katılmasını bekliyoruz. Bu arada çeşitli kaynaklardan çeşitli açıklamalar yapılıyor. Bunlardan biri de, ‘Doğu Akdeniz’in güvenliğini Türkiye’ye terk edemeyiz’ şeklinde başı ve sonu tam olarak belli olmayan bir takım sözler var. Bunu söyleyenler tarihlerine, tarihimize, Doğu Akdeniz’in geçmişine baksınlar. Bizim şu anda geçmişte olduğumuz gibi ecdadımıza yaraşır şekilde oradaki birliklerimiz, kuvvetlerimiz güvenlikle ilgili orada yapılması gereken ne varsa bunları yapabilecek kabiliyete, imkana sahip. Bunları da herkesin bilmesini istiyorum. Dolayısıyla bu tür ilişkilerde dil çok önemli. Taraflar açıklamalarını yaparken dikkatli dil kullanmaları lazım. Tahrikten, gerginliği artırmaktan, provokasyondan uzak durmak lazım.”

    Türkiye’nin gerginliği artırmak veya barışı, huzuru bozmak gibi bir amacının olmadığını vurgulayan Akar, “Hep birlikte neler yapabiliriz sorusunun cevabını beraber bulalım diyoruz. Dolayısıyla biz komşularımızı bu yönde davet ediyoruz, beraber çalışmak, toplumlar oradaki insanlar için bir şeyler yapabilmek konusunda çalışmaya devam ediyoruz, buna çalışıyoruz. Fakat bunun dışında bunu da bir acizlik olarak almasınlar, diğer taraftan yapılması gereken ne varsa, herhangi bir oldubittiye meydan vermeyeceğimizi, Türkiye’nin ve KKTC’nin içinde olmadığı hiçbir çözümün de Kıbrıs’ta ve Doğu Akdeniz’de yaşama şansının olmadığını da herkesin bilmesini bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bizim hedefimiz adada barışı, huzuru rahatı, refahı kalıcı hale getirmek. Bu konuda gayretlerimizi sürdürüyoruz. Geçmişte olduğu gibi bugün de orada Kıbrıs Türkünün yanında olmaya, onların en büyük destekçisi olmaya devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın” şeklinde konuştu.

    Konuşmanın ardından Bakan Akar ve protokol üyeleri tarafından kesilen pastanın ardından resepsiyon sona erdi.