Etiket: prostat

  • Her 8 erkekten biri bu riski taşıyor

    Her 8 erkekten biri bu riski taşıyor

    Bursa’daki bir firmanın erkek çalışanlarıyla bir araya gelen Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Penbegül, prostatın teşhisi ve tedavisi konusunda bilgileri aktardığı seminerde, “Tüm kanser türlerinde olduğu gibi prostat kanserinde de erken teşhis tedavi açısından hayati önem taşıyor. Son yıllarda teknolojinin gelişmesi sonucunda erken teşhiste önemli aşamalar kaydedildi, bu sayede prostat kanserinden yaşamını yitirenlerin sayısı azaldı. Prostatın belirtileri ise idrar yapmaya başlamada gecikme, idrar hızının düşmesi yani işemenin zayıflaması, idrar sonrası damlama ve yetersiz boşalma hissidir. Prostat nedeniyle sık idrara çıkma ve ani sıkışma bir süre sonra dayanılmaz hale gelir” dedi.

    Prostat kanserinin erken tanı konulabilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olduğunu, prostat kanserinin kesin nedenlerinin bilinmediğini ve yaş ilerledikçe riskin arttığını belirten Penbegül, birinci derece akrabasında prostat kanseri görülenlerin bu kansere yakalanma riskinin diğer insanlara göre ciddi derecede arttığına ve 50 yaşından itibaren yılda bir kez PSA testi yapılmasının önemine dikkat çekti.

  • Erkeklerde görülen ikinci kanser türü

    Erkeklerde görülen ikinci kanser türü

    Prostatın üremeye yardımcı bir organ olduğunu ifade eden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oktay, “Genç yaşlarda üremeye yardımcı olurken, belli bir yaştan sonra prostatta hem büyüme hem de bazı hücrelerde tür değişiklikleri olmaya başlar. Prostat kanseri çoğunlukla 50 yaşın üzerinde görülür. Erkeklerde akciğer kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser türüdür. Kanser ölümlerinin de yüzde 5’ini oluşturur. Türkiye’de görülen kanserlerin yaklaşık yüzde 13’ü prostat kanseridir. Prostat kanseri erken evrede teşhis edildiği takdirde hayat kurtarıcı tedavilere sahiptir. Hasta, erken teşhis edildiğinde genelde prostat kanserinden hayatını kaybetmez. Erken teşhis için elimizde diğer kanserlerde olmayan önemli bir teşhis yöntemi vardır. Prostat spesifik antijen, yani kısaca PSA dediğimiz bir kan testi. Bu nedenle 50 yaşının üzerinde olan her erkeğin PSA kan testini rutin olarak yılda bir kez yaptırmasında fayda vardır” dedi.

    “Risk faktörü varsa daha erken yaşta yaptırmalı”

    Erken teşhisin hayat kurtardığını belirten Oktay, “Kilolu olanların ve ailesinde birden çok prostat kanseri görülen kişilerin prostat kanserine yakalanma ihtimali daha yüksektir. Dolayısıyla risk faktörlerine sahip kişilerin daha erken yaşlarda PSA kan testini yaptırmaları gerekir. PSA kan testinde anormallik tespit edildiğinde, günümüzde yine multiparametrik prostat MR’ı ve burada da lezyon görülürse, özel bir ultrasonografiyle hedefe yönelik prostat biyopsisi ile biyopsi yapılması şarttır. Biyopside teşhis edildiğinde tedavi yöntemine geçilir. Yayılmamış, organa sınırlı prostat kanserinde günümüzün en etkin tedavisi robot yardımlı laparoskopik radikal prostatektomi ameliyatıdır. Kanser tedavisinde çok büyük katkı sağlamamasına rağmen bu yöntemle idrar kaçırma ve erkeğin cinsel fonksiyonlarının geri dönüşünde diğer ameliyat yöntemlerine göre daha iyi sonuçlar alınmaktadır” ifadelerini kullandı.

  • Türkiye’nin her yerinden ilgi görüyor

    Türkiye’nin her yerinden ilgi görüyor

    Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesi Kestelek Mahallesi’nde bulunan Kara Osman Çeşmesi’nden akan su iddialara göre şifa dağıtıyor. Prostata iyi geldiği söylenen suya çevre illerden gelen vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Yaz aylarında soğuk, kış aylarında ise sıcak aktığı söylenen çeşmenin yapılış tarihi bilinmemekle beraber Çanakkale savaşı esnasında kan aktığı rivayet ediliyor.

    Çeşmeden akan suya çevre illerden birçok kişinin su doldurup memnun kaldığını söyleyen Kestelek Mahalle Muhtarı Kemal Doğru, “Mahallemiz sınırları içerisinde bulunan ‘Kara Osman Çeşmesi’nden akan şifalı suyun prostata iyi geldiği söyleniyor. Şehir dışından çok sayıda vatandaş buraya gelip şifa bulduğunu söylüyor. Bu suyun ne zamandan beri aktığı bilinmemekle beraber devamlı akıyor. Bakımları 1975 senesinde yapılmış.

    Çanakkale Savaşında bu çeşmeden kan aktığı rivayet ediliyor. Tabi ne kadar doğrudur bilemeyiz. Suyu içen insanlar tarafından prostata iyi geldiği söyleniyor. Kendi köyümüzden içenler rahatladıklarını söylüyor. Buraya Eskişehir’den, Kütahya’dan, Ankara’dan gelenler var. Arayan çok kişi var. Uzak yerlerden arayan insanlar var. Onlara yolu tarif ediyoruz. Sıvı içerdiği için kargoyla gönderemiyoruz ama buraya gelerek isteyenler istediği kadar doldurabilir. Hafta sonu çok kalabalık olduğu için bazen sıra oluyor. Herkes Kestelek Mahallesi sınırları içerisinde Kara Osman Çeşmesi’nden akan şifalı suyu kullanabilir” şeklinde konuştu.

  • Erkeklerde en çok prostat kanseri görülüyor

    Erkeklerde en çok prostat kanseri görülüyor

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, erkekler arasında en sık görülen kanser türü olan prostat kanserinin (PCa-ProstateCancer) tek bir nedene bağlı olmadığına ve kanser gelişiminde çeşitli risk faktörlerinin bulunduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Önder, birinci derece akrabalardan iki kişide prostat kanseri bulunan kişilerin kanser riskinin 5,1 kat arttığını ifade etti.

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, epidemiyolojik çalışmaların, prostat kanserinin hem ailevi hem de genetik özelliğe sahip olduğunu gösterdiğini, kabaca babasında PCa olan bir kişide prostat kanserine yakalanma riskinin 2,2 kat, kardeşinde olanlarda 3,4 kat ve birinci derece akrabalarından 2 kişide bulunanlarda ise bu riskin 5,1 kat arttığını söyledi.

    Doymamış yağların fazla tüketimi prostat kanserine yakalanma riskini artırıyor

    Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, “Prostat kanseri erkekler arasında en sık görülen kanserdir. Önemli risk faktörlerinden biri de yağ tüketimidir. Doymamış yağların fazla tüketimi ve obezite hem prostat kanserine yakalanma hem de kötü huylu kanser gelişimi riskini artırmaktadır. Ayrıca sigara, kırmızı et ve hayvansal yağ tüketimi PCa riskini artırırken lycopene (domates, diğer kırmızı sebze ve meyveler), selenyum (tahıl, balık, et-kümes hayvan eti, yumurta, süt ürünleri), omega-3 yağ asitleri (balık), D ve E vitamininin prostat kanseri riskini azaltıcı etkisi vardır” dedi.

    İdrar yapma zorluğu, sık idrara gitme, idrar yaparken yanma varsa hekiminize danışın

    PCa’nın idrar yolunda meydana getirdiği tıkanıklığın derecesine göre hastada idrar yapma zorluğu, idrar yaparken yanma, sık idrara gitme, gece idrara kalkma, idrar kaçırma, çatallanma, idrar tutma zorluğu gibi yakınmalara neden olduğunu anlatan Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, “İleri evre ya da metastatikPCa varlığında, hastalığın tutulduğu bölgeye göre özellikle bel kemiklerinde ağrı hastanın ilk yakınması olabilir” dedi.

    “Prostat kanserinin kesin tanısı prostat biyopsisi ile konabilir”

    Prostat kanserinin kesin tanısının, prostat biyopsisinden elde edilen dokunun patolojik incelemesi ile konduğunu anlatan Prof. Dr. Önder, “Biyopsi kararı için en önemli belirleyiciler prostatın parmakla makattan yapılan muayenesi (DRE-DigitalRectalExamination) ve kanda bakılan PSA (ProstateSpecificAntigen) testidir” şeklinde konuştu.

    “Ailesinde PCa öyküsü olan kişiler 40, olmayanlar ise 50 yaşından itibaren PSA testi yaptırmalıdır”

    PCa’nın erkekler arasında en sık görülen kanser türü olması ve yaş arttıkça görülme sıklığının artması nedeniyle belirli yaştan sonra erkeklerin PCa konusunda periyodik kontrollerinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Önder, “Ailesinde PCa öyküsü olan kişilerin 40, olmayanların ise 50 yaşından itibaren PSA testi ve DRE ile kontrolleri önerilmektedir. Bu basit ve ucuz kanser tarama şeklidir. Hasta, hiçbir yakınması olmasa bile prostatında kanser barındırabilir” diye konuştu.

    “Biyopsi işlemi özel iğne ve tabanca yardımı ile sistematik olarak gerçekleştirilir”

    Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, günümüzde prostat biyopsisinde standart uygulamanın makattan ultrason (TRUS – transrectalultrasound) yardımı ile yapılan biyopsi olduğunu belirterek, “Bu uygulamada ultrason ile prostat görüntülenir ve biyopsi işlemi özel iğne ve tabanca yardımı ile sistematik olarak gerçekleştirilir. Genel olarak toplam 8-12 adet biyopsi alınır ve patolojik inceleme için laboratuvara gönderilir. Biyopsi işlemi anestezisiz ya da tercihen lokal anestezi altında yapılır. Biyopsi sonucu PCa tanısı konursa tedavi kararı verebilmek için hastalığın evresi belirlenir. Evreleme için bilgisayarlı tomografi veya MRI, tüm vücut kemik sintigrafisi ya da PET gibi çeşitli görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır” dedi.

    “Prostat kanserinde üç ana evre vardır”

    Tüm kanser hastalıklarında olduğu gibi prostat kanserinin tedavisinin de hastalığın evresine göre yapıldığını ifade eden Önder, “Prostat kanseri evresini kabaca üç ana gruba ayırabiliriz. Organa sınırlı hastalık, lokal ileri evre ve ileri evre. PCa tedavi kararı hastalığın evresi, biyopsi verileri, hastanın sağlık durumu, hasta yaşı gibi faktörlere bağlıdır” diye konuştu.

    Evrelere göre standart tedavi seçenekleri; izlem, aktif izlem, ışın tedavisi, ameliyat

    Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, şöyle devam etti: “Evrelere göre standart tedavi seçeneklerini şu şekilde sıralayabiliriz. Organa sınırlı hastalıkta; İzlem: Herhangi bir tedavi uygulanmaksızın hastanın izlenmesi. Genel olarak düşük ilerleme potansiyeline sahip, daha ileri yaştaki hastalara uygulanır. Aktif İzlem: Düşük ilerleme potansiyeli, düşük PSA değeri olan ve biyopsisinde bir ya da en fazla iki parçada kanser saptanan hastalarda belirli bir süre sonra tekrar biyopsi yapmak koşulu ile uygulanabilir. Işın Tedavisi: Prostatın dışarıdan ya da içine radyoaktif çekirdekler yerleştirerek tümörün etkisiz hale getirilmesidir. Ameliyat: Prostat kanseri ameliyatı prostatın tümünün meni kesesi ve meni kanalı son kısmı ile birlikte çıkarılmasıdır. BPH nedeniyle yapılan ameliyattan çok farklı bir uygulamadır. Açık ya da kapalı yapılabilir. Kapalı ameliyat laparoskopik yöntemdir ve standart veya robot yardımlı laparoskopik prostatektomi olmak üzere iki seçeneği vardır. Radyoterapi, açık ameliyat, standart laparoskopik ve robot yardımlı laparoskopik prostatektomi tedavilerinin onkolojik sonuçları birbirleri ile benzerdir, ancak her bir yöntemin kendine özgü avantaj ve dezavantajları vardır.”

    Lokal ileri hastalıkta tedavi seçenekleri cerrahi ve radyoterapidir

    Lokal ileri hastalıkta tedavi seçeneklerinin cerrahi ve radyoterapi olduğunu belirten Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, “Radyoterapi ve cerrahi uygulamaları organa sınırlı hastalıktaki gibidir ancak hastalığın yineleme riski yüksek olduğu için genellik bu evrede kombine tedaviler uygulamak gerekebilir. Radyoterapi ile birlikte ya da öncesi hormonal tedavi, cerrahi öncesi veya sonrası hormonal tedavi ya da cerrahi sonrası radyoterapi tedavi seçenekleri olabilir” şeklinde konuştu.

    Prof. Dr. Önder, “İleri evre hastalıkta standart tedavi seçeneği hormonal tedavidir. Hormonal tedavi erkeklik hormonu testosteronun etkisini engelleyen, bu nedenle prostatın normal ve kanser hücrelerinin gelişimini engelleyerek etki eden, iğne ya da hap şeklinde uygulanan ilaçlardır. Sistemik kemoterapi gibi ciddi yan etkileri yoktur” ifadelerini kullandı.

    “Tedaviler Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde başarı ile gerçekleştiriliyor”

    Prof. Dr. Ali Ulvi Önder son olarak, prostat kanseri ile ilgili tüm tanı ve evreleme yöntemlerinin yanı sıra, tüm tedavi seçeneklerinin Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde başarı ile uygulandığını söyledi.