Etiket: son dakika

  • Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’den Türkiye açıklaması

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’den Türkiye açıklaması

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev, “Ermenistan ile görüşmelere Türkiye’nin de katılmasını istiyorum” açıklaması yaptı.

    Ayrıntılar geliyor…

  • Yozgat’ta iki yük treni çarpıştı

    Yozgat’ta iki yük treni çarpıştı

    Yozgat’ta 2 yük treninin çarpışması sonucu ilk belirlemelere göre 2 makinist yaralandı.

    https://youtu.be/x8Fgy-jf2f8

    Yerköy ile Şefaatli ilçeleri arasındaki Karaosmanlı mevkisinde 2 yük treni çarpıştı.

    Kazada ilk belirlemelere göre, 2 makinist yaralandı.

    İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Servis, AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi.

  • Can Dündar’ın mal varlıklarına el konuldu

    Can Dündar’ın mal varlıklarına el konuldu

    MİT tırlarının durdurulmasına ilişkin davada mahkeme, firari sanık eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın, kendisine tanınan 15 günlük sürede teslim olmaması nedeniyle mal varlıklarına el konulması ve “kaçak” sayılmasına karar verdi.

    İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan ara duruşmada, yurt dışında olan ve hakkında kırmızı bülten ile iade talebi bulunan sanık Can Dündar’la ilgili, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 247/2-a maddesi gereğince, “15 gün içerisinde mahkemeye veya Türkiye sınırlarındaki herhangi bir adliye veya kolluk kuvvetine gelmediği, teslim olmadığı taktirde ‘kaçak’ olduğuna dair karar verileceği, gazete vasıtasıyla ve ikametinin kapısına asılmak suretiyle ilan yapılmasına” karar verildiği hatırlatıldı.

    Söz konusu karar uyarınca mahkemece ilan metni düzenlenerek gazetede yayımlanmak üzere Basın İlan Kurumu’na yazılan yazı ile sanığın ikametinin kapısına asılmak üzere Çengelköy Mahalle Muhtarlığına yazılan yazı cevaplarının geldiği belirtildi.

    İlanın 19 Eylül’de Milliyet gazetesinde yayımlandığı, ilan metninin de 21 Eylül’de sanığın Mernis’te kayıtlı ikametinin kapısına yapıştırıldığı ve bu tarihlerden itibaren 15 günlük sürenin dolduğunun anlaşıldığı kaydedildi.

    Karar

    Buna ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, usulüne uygun yapılan ilana rağmen mahkemeye veya Türkiye sınırlarındaki herhangi bir adliye veya kolluk kuvvetine gelip teslim olmayan sanık Can Dündar’ın, “kaçak” sayılmasına yönelik hüküm kurdu.

    Kaçak olan sanığa ait menkul ve gayrimenkullere CMK 247. ve 248. maddeleri uyarınca orantılı olarak el konulmasına da karar veren heyet, böylece sanığa ait olduğu tespit edilen Ankara’nın Çankaya ilçesi Kültür Mahallesi’ndeki bağımsız bölüm, Dikmen Mahallesi’ndeki bağımsız bölüm, Muğla’nın bodrum ilçesindeki ana taşınmaz ve Üsküdar Çengelköy Mahallesi’ndeki ana taşınmazlara CMK’nın 128. maddesi uyarınca el konulmasına hükmetti.

    TMSF kayyum olarak atandı

    Sanığın banka hesaplarının tespiti için Türkiye Bankalar Birliği’ne müzekkere yazılmasını karara bağlayan heyet, gelen cevaba göre tespit edilen vadeli-vadesiz hesaplarına el koyma kararının uygulanması için ilgili bankalara da yazı yazılmasına karar verdi.

    Heyet, sanığa ait el konulmasına karar verilen taşınmazların sayısı, hak ve alacakların miktarı dikkate alınarak söz konusu malların yönetimi amacıyla TMSF’nin kayyum olarak atanmasını kararlaştırdı.

    Davanın geçmişi

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında eski Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve eski Ankara Temsilcisi Erdem Gül, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etmek ve açıklamak” ile ”silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçlarından tutuklanmıştı.

    Başsavcılıkça hazırlanan iddianameyi kabul eden İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonunda Dündar ve Gül hakkındaki kararını, 6 Mayıs 2016’da açıklamış, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak” suçundan Dündar’ı 5 yıl 10 ay, Gül’ü ise 5 yıl hapisle cezalandırmıştı.

    Dündar ve Gül hakkında, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs” suçundan beraat hükmü kuran heyet, “silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan dosyayı ayırmıştı.

    Yargılanma sürecinde Başsavcılık, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında başlattığı soruşturma kapsamında iddianame hazırlamıştı.

    Sanık Berberoğlu’na açılan davanın 21 Eylül 2016 tarihli ilk duruşmasında, dosyanın aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle Dündar ve Gül’ün yargılandığı dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmişti. Berberoğlu, 14 Haziran 2017’deki duruşmada 25 yıl hapis cezasına çarptırılmış ve tutuklanmıştı. Bu arada, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi Berberoğlu’na verilen 25 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün bozulmasına karar vermişti. 2. Ceza Dairesi, 13 Şubat 2018 tarihli duruşmada, yeniden yargılamasını yaptığı Enis Berberoğlu’na 5 yıl 10 ay hapis cezası verilmesine hükmetmişti.

    Mahkeme heyeti ayrıca, “silahlı terör örgütüne üye olmaksızın bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan ise Berberoğlu, Can Dündar ve Erdem Gül’ün dosyalarını ayırmıştı. Yurt dışına gittiği belirlenen ve duruşmalara katılmayan Can Dündar hakkında 2 Nisan 2018’de gıyabi tutuklama kararı ve kırmızı bülten çıkarılmasına karar verilmişti.

    Dündar ve Gül’ün, “devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklama” suçlarından verilen hapis cezası kararlarının Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yargılanmalarına yeniden başlanmıştı.

    Bu kapsamda 7 Mayıs 2018’deki duruşmada mahkeme, Erdem Gül’ün yargılandığı dava dosyasının ayrılmasına hükmetmiş ve Erdem Gül daha sonra beraat etmişti.

    Ayrılma kararları sonrasında Can Dündar’ın bu mahkemede yargılanmasına devam ediliyor.

  • Aziz Yıldırım’a spor müsabakalarından 1 yıl men cezası

    Aziz Yıldırım’a spor müsabakalarından 1 yıl men cezası

    Yakındoğu Üniversitesi ile oynanan kadın basketbol maçında bu kulübün başkanı Işık Eyigüngör’e fiili saldırıda bulunduğu gerekçesi ile yargılanan Fenerbahçe Spor Kulübü eski Başkanı Aziz Yıldırım, 6 bin TL adli para ve 1 yıl süre ile spor müsabakalarını seyirden men cezasına çarptırıldı.

    Aynı davada Yıldırım’a karşı fiili saldırıda bulunduğu iddiası ile yargılanan Işık Eyigüngör’ün ise beraatine karar verildi.

  • Bakan Selçuk yüz yüze eğitimin ayrıntılarını açıkladı

    Bakan Selçuk yüz yüze eğitimin ayrıntılarını açıkladı

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 12 Ekim Pazartesi günü ilkokul 2, 3, 4, 8, 12’inci sınıflar ve özel eğitimli öğrencilerin de yüz yüze eğitime başlayacağını söyledi. Bakan Selçuk, “Öğrencilerimiz, 2 gün okulda olacak. İsteyen velilerimiz çocuklarını okula gönderecek, istemeyenler için uzaktan eğitim devam edecek ve devamsız sayılmayacaklar. Sınıf mevcutlarımız gruplara ayrılarak azaltılacak. Okulda kalma süreci kısaltılacak” dedi.

    https://www.facebook.com/BursaLineTV/videos/355410132244009

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, yüz yüze eğitime aşamalı geçişte alınan yeni kararlara ilişkin ayrıntıları paylaştı. Bakan Selçuk, koronavirüs salgını sürecinin en başından bu yana dünyadaki gelişmeleri yakında izlediklerini, çocukları ilkokula giden, sınava hazırlanan, özel gereksinimi olan velilerin çağrılarını takip ettiklerini söyledi. Selçuk, bu süreçte okulların ne denli büyük toplumsal bir işleve sahip olduğunu görmüş olduklarını vurguladı. Okulların tüm kademe ve sınıflarda tam zamanlı olarak dünyada eğitime başladığını belirten Bakan Selçuk, “Ancak biz daha aşamalı bir başlangıçtan yanayız. 31 Ağustos Pazartesi günü yeni eğitim yılının ilk zilini çalmış olduk. Ardından okulla duygusal bağ kurma ihtiyacını benimsediğimiz ilkokul 1’inci sınıflarla yüz yüze eğitime başlamış olduk. Okullarımızda yüz yüze eğitimde üçüncü haftadayız. Tedbirler aldığımız için de üçüncü aşamaya geçmeye hazırız. 12 Ekim Pazartesi günü ilkokul 2, 3, 4, 8, 12’inci sınıflar ve özel eğitimli öğrencilerimizle yüz yüze eğitime başlayacağız” dedi.

    ‘İSTEYEN VELİLERİMİZİ ÇOCUĞUNU OKULA GÖNDERECEK’

    Bakan Seçluk, yüz yüze eğitimin ve uzaktan eğitimin birlikte yürütüleceği bir planlama yaptıklarını ifade ederek, “Öğrencilerimiz, 2 gün okulda olacak. Yüz yüze eğitime başlama konusunda, isteyen velilerimiz çocuklarını okula gönderecek, istemeyenler için uzaktan eğitim devam edecek ve devamsız sayılmayacaklar. Sınıf mevcutlarımız daha önce olduğu gibi gruplara ayrılarak azaltılacak. Okulda kalma süreci eskisine oranla kısaltılacak. Bunları sizinle paylaşacağız. Bu aşamada da isteyenler okula gönderecek, istemeyenlere esneklik tanınacak. Ancak velisi tarafından okula gönderilmeyen öğrenci uzaktan eğitime devam edecek. Çünkü öğrencilerimiz her koşulda devam ettiği sınıfın müfredatından sorumlu olacaktır. Ayrıca her öğrencimizin sosyal ve akademik gelişimleri yakından takip edilecektir” diye konuştu.

    ‘COVID-19 EKİPLERİ OLUŞTURDUK’

    Bakan Selçuk, denetmenlerin düzenli olarak sahayı denetlediklerini ifade ederek, “Okullarımızda Covid-19 ekipleri oluşturduk. Çocuklarımızı sağlık ve güvenle karşılamak için hazırız. Başlangıçta çok düşük olan başlangıç oranları yükselerek yüzde 80’e yaklaştı. Köy okullarımız ilkokul ve ortaokul olmak üzere tüm sınıf seviyeleriyle açılacak. Mevcut yönetmelikte, öğrenci sayısı az olduğunda öğrenciler taşıma eğitim yoluyla en yakın okula yönlendiriliyordu. Geçtiğimiz hafta yayımladığımız yönetmelik değişikliğiyle birlikte, bundan böyle öğrenci sayısına bakılmaksızın köylerdeki okullarımız velilerimizin tercihine bağlı olarak açık kalacak. Bu süreçte, İl Hıfzıssıhha Kurullarının koşullarını uygun görmediği köy okulları ise yüz yüze eğitime devam edemeyecek. Halihazırda başlatmış olduğumuz köy okullarında iyileştirme ve geliştirme çalışmalarına da hız verdiğimizi de belirtmek isterim” dedi.

    12 BİN 111 EBA DESTEK NOKTASI

    Bakan Selçuk, bilgisayar ve internet erişimine ihtiyacı olan öğrenciler için EBA destek noktaları oluşturduklarını hatırlatarak, “Bilgisayar ve internet erişimi konusunda desteğe ihtiyacı olan öğrencilerimiz için Türkiye genelinde 12 bin 111 EBA Destek Noktası oluşturduk. EBA Destek Noktalarımızın sayıları hızla artmaya devam ediyor. Öğrencilerimiz ve velilerimiz kendilerine en yakın noktaya ebadesteknoktasi.meb.gov.tr adresinden anında ulaşabiliyor” ifadelerini kullandı.

    ‘500 BİN TABLET DAĞITACAĞIZ’

    Bakan Selçuk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı 500 tablet dağıtımıyla ilgili detayları da paylaşarak, “Bakanlık olarak ilk aşamada 500 bin öğrencimize tablet bilgisayar ulaştıracağız. Tablet bilgisayarların öncelikli ihtiyaç sahibi öğrencilerimize hızla ulaşabilmesi için hazırlamış olduğumuz dağıtım stratejisiyle hareket edilecek ve önümüzdeki haftadan itibaren öğrencilerimize tablet bilgisayarlarını peyderpey teslim etmeye başlayacağız. Bu doğrultuda, ihtiyaç sahibi öğrenciler arasından; ailesinin gelir düzeyi, eğitim çağındaki kardeş sayısı, yüz yüze eğitime devam etme durumu, özel eğitim gereksinim halleri gibi hususlarda resmi veriler üzerinden bir önceliklendirme yapıldı. Cihazların dağıtım süreci, il milli eğitim müdürlükleri tarafından koordine edilerek cihazlar, okul yönetimlerince ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaştırılacak” ifadelerini kullandı.

  • Bakan yardımcısı: Suriyelilerin ülkelerine gönderilmesi gündemimizde

    Bakan yardımcısı: Suriyelilerin ülkelerine gönderilmesi gündemimizde

    Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, Türkiye’nin, dünyada en fazla sayıda Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yaptığını ve Suriyelilerin ülkelerine güvenli ve gönüllü dönüşlerinin sağlanmasının gündemlerinde en üst sırada yer aldığını söyledi.

    Kıran, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) 71’inci İcra Komitesi toplantısına online konuşmacı olarak katıldı.

    Sığınmacıların ve yerlerinden edilmiş kişilerin yaşamak zorunda bırakıldıkları koşullardan derin kaygı duyduklarını belirten Yavuz Selim Kıran, bu durumu neredeyse son 10 yıldır vurguladıklarını hatırlattı.

    Kıran, “Evlerini terk etmeye zorlanmış 80 milyon kişinin çektiği acıları görmezden gelmemiz mümkün değildir.” ifadesini kullandı.

    Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) küresel salgının yeni ve büyük bir sınama yarattığını vurgulayan Dışişleri Bakan Yardımcısı Kıran, salgının, sığınmacılar ve yerlerinden edilmiş kişiler üzerinde büyük etkisi olduğunu belirterek, Türkiye’nin erken davranarak muhtaçlara yardım elini uzattığını ve böylece dünyanın 154 ülkesinden yardım çağrılarına cevap verme imkanı bulduklarını aktardı.

    Kıran, yardımları sürdürmeye kararlı olduklarını, ancak uluslararası toplumun müşterek çabasını gerekli kılan küresel bir sorunla karşı karşıya bulunduğunun unutulmaması gerektiğini dile getirdi.

    Salgın koşullarının, yerlerinden edilmiş kişiler açısından çok çeşitli zorlukları beraberinde getirdiğini kaydeden Yavuz Selim Kıran, sınırların kapanmasından ve küresel ikmal ve tedarik hatlarının sekteye uğramasından ötürü sığınmacılara yardım ulaştırılmasının zorlaştığını kaydetti.

    Kıran, “Hudut politikalarının sonucu olarak birçok ülke, sığınma başvurularını vakitlice neticelendiremiyor. Bu durum gecikmelere yol açıyor, hatta bazı durumlarda sığınma başvurularının askıya alınmasına neden oluyor. Bu dönemde, 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi’ne ve uluslararası hukuka aykırı şekilde geri itme olaylarında da artış yaşandığını gözlemliyoruz. Acilen küresel eyleme geçmemiz zorunlu hale gelmiştir. Aksi takdirde durum daha kötüye gidebilir. Bu nedenle, BM öncülüğündeki küresel Kovid-19 Acil Tepki Planı’nın geliştirilmesinden memnuniyet duyuyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    BMMYK’nin planı uyarınca zor durumdaki sığınmacılara ve ev sahibi ülkelere yardımda bulunmak üzere 745 milyon ABD doları tutarında yardım toplama çağrısını takdirle karşıladıklarını belirten Yavuz Selim Kıran, bu meblağın yüzde 62’sinin taahhüt edilerek kayıt altına alındığını öğrenmekten memnuniyet duyduklarını aktardı.

    Kıran, plana katkıda bulunanlara teşekkür ederek, “Mültecilere ev sahipliği yaparak en ağır yükü üstlenen önde gelen ülkelere toplanacak katkıların yönlendirilmesinde öncelik verileceğini ümit ediyoruz.” dedi.

    Salgının gelişmekte olan ülkeler üzerindeki olumsuz etkisini hafifletmek için nakit yardımı gibi kısa vadeli çözümlerin de önem taşıdığına işaret eden Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kıran, ancak uzun dönemli toparlanmayı sağlamak için sürdürülebilir çözümlere gereksinim bulunduğunu kaydetti.
    “Dünyada en fazla sayıda Suriyeli mülteciye/sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye, bu konuda öncü rol üstlenmiştir. Bu nedenle, Suriyelilerin ülkelerine güvenli ve gönüllü dönüşlerinin sağlanması gündemimizde en üst sıradadır.” diyen Kıran, salgın kontrol altına alındıktan sonra sığınmacıların dönüş süreçlerine yönelik küresel çabaların canlandırılması gerektiğini, bu bakımdan Mülteciler Hakkında Küresel Uzlaşı Belgesi’nin, adil yük dağılımını ve sorumluluk paylaşımını desteklemekle, yararlı bir rehberlik sağlandığını ve Kovid-19 salgını bağlamında bahse konu belgeden daha etkin faydalanmanın imkanlarının ele alınması gerektiğini aktardı.

    Yavuz Selim Kıran, BMMYK’nin desteğiyle salgın süresince ve izleyen süreçte sığınmacıların korunmasına yönelik yöntemlerin görüşülmesi gerektiğini, sığınmacıların ve yerlerinden edilmiş kişilerin korunmalarının yalnızca ahlaki bir gereklilik olmadığını, aynı zamanda hukuki bir zorunluluk olduğunu belirtti.

    Kıran, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu itibarla, koruma keyfiyeti uluslararası toplumun paylaştığı ortak bir amaç olmalıdır. Adil yük paylaşımı, etkin uluslararası iş birliği ve küresel eylem geliştirme yeteneği bu amaca ulaşmanın 3 temel unsurudur. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Küresel Mülteci Forumu’nda belirttikleri üzere, ‘Hiçbir ülkenin günümüz dünyasında mülteci sorununa coğrafi uzaklık, yakınlık merceğinden bakma lüksü yoktur. Dünyanın devasa bir köye dönüştüğü, mesafelerin anlamını yitirdiği bir dönemde, hepimizin kaderi ortaktır’. Bundan ötürü, BMMYK’nin liderliğiyle ve rehberliğiyle güçlendirilmiş bir uluslararası dayanışma çağrısı yapıyoruz. Bu önemli konuda gösterdiğiniz ilgiden ve toplantıya katılımınızdan ötürü sizlere teşekkürlerimi sunuyorum.”

  • Türkiye yerli aşıda insan denemelerine başladı

    Türkiye yerli aşıda insan denemelerine başladı

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Tekirdağ Kapaklı’daki Koçak Farma Tesisleri’nde, Kovid-19 ile mücadele kapsamında yerli aşı çalışmalarının yürütüldüğü laboratuvarda incelemede bulundu, yetkililerden çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

    İncelemenin ardından Koca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, cep telefonundan görüntülü arayarak çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

    Sağlık Bakanı Koca, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yerli aşı çalışmalarında gelinen noktaya ilişkin şu bilgileri iletti:

    “Bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Özellikle Covid-19 ile ilgili Türkiye’de 13 aşı çalışmasının yapıldığını biliyorsunuz. Bu aşılardan bir tanesi de Erciyes Üniversitesi ve Bakanlığımız tarafından desteklenen Aykut Özdarendeli Hocamızın aylardır üzerinde çalıştığı bir aşının dün hayvan çalışması başarıyla tamamlandı. Preklinik çalışması bu şekilde bitmiş oldu. İnsan çalışması safhasına gelmiş olduğunu müjdelemek istiyorum.”

    Koca, 19 transjenik hayvan üzerinde yapılan çalışmada, 10 hayvana virüs verildiğini belirterek, ayrıca 9 hayvan için de kontrol grubu oluşturulduğunu söyledi. Kontrol grubundaki 9 hayvana aşı yapılmadığının altını çizen Koca, iki hafta sonra her iki gruptan aşı yapılan 10 hayvanda virüs verildiği halde herhangi bir ölüm olmadığını, akciğerlerinde de virüsün tespit edilmediğini kaydetti.

    Kontrol grubu olan aşı yapılmayan 9 transjenik hayvanın 4’ünün öldüğünü, 5’inin akciğerlerinde virüsün tespit edildiğini vurgulayan Koca, Erdoğan’a, “Geldiğimiz noktada çalışmaları devam eden 13 aşıdan bir tanesinin transjenik hayvan üzerinde yapılan challenge dediğimiz safhayı başarıyla tamamlayan ilk aşı olduğunu söylemek istiyorum” dedi.

    Bakan Fahrettin Koca, yine Prof. Dr. Aykut Özdarendeli’nin çalıştığı ikinci aşının da preklinik çalışmalarının bittiğini ve hayvan çalışması safhasına ikinci aşı olarak gelindiğinin bilgisini verdi.

    KOCA: 10 GÜN İÇERİSİNDE GEÇMİŞ OLACAĞIZ

    Koçak Farma’da üçüncü inaktif aşının da Bakanlık destekleriyle preklinik çalışmalarının tamamlandığını ve insan deneyi safhasına gelindiğinin haberini veren Koca, şunları söyledi:

    “Bildiğiniz gibi Ankara Üniversitesinde Hakan Hoca’nın adenovirüs çalışması söz konusu. Onunla ilgili de TÜSEB’e, Bakanlığımıza klinik çalışmalar için müracaat ettiler. O çalışmayı da destekleme kararı verdik. Beşinci aşı olarak Selçuk Üniversitesinde Osman Hoca’nın Mustafa Hoca ile geliştirdiği aşının da çalışmaları devam ediyor. O çalışmayı da erken dönemde yine sonuçları çıktığında başarıyla tamamlandığında desteklemiş olacağız. Özetle, üç tane aşının insan deneyi faz çalışmasına önümüzdeki bir hafta, 10 gün içerisinde geçmiş olacağız.”

    Bulundukları tesiste üretimin de önemli olduğunu dile getiren Koca, tesisin GMP şartları açısından yeterliliği bulunduğunu, bununla ilgili 2-3 haftadır yoğun bir gayret içerisinde olunduğunu aktardı.

    Koca, tesiste üretim noktasında da herhangi bir sorunun bulunmadığını belirterek, Adıyaman’da da benzer bir tesis olduğunu söyledi.

    Bu tesisi de yakından takip ettiklerini dile getiren Koca, orayı da üretim açısından hazırlıklı hale getirme gayreti içinde olduklarını aktardı.

    Erdoğan’dan yerli aşı çalışmalarını yürütenlere teşekkür

    ERDOĞAN: TEMENNİM KISA SÜREDE ÜRETİME GİRER

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanı Koca’nın anlatımları üzerine, şunları söyledi:

    “Tebrik ediyoruz, bütün arkadaşlarıma şahsım, milletim adına şükranlarımı özellikle ifade etmek istiyorum. Temennim odur ki hemen kısa zamanda bunları üretime sokar, bu üretimle beraber insana da aşıyı yapma sürecini başlatırız. Bundan böyle de hastalarımızın sayısını ciddi manada düşürür ve şifa kaynağı olacağına inandığımız bu aşılarla da geleceğimizi teminat altına almış oluruz.”

    ERDOĞAN’A AŞILARIN ENJEKTÖRE ÇEKİLMİŞ HALİ GÖSTERİLDİ

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, görüntülü görüşme sırasında, üç aşının enjektöre çekilmiş halini gösteren Koca, aşıları pazartesi günü gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde takdim edeceklerini bildirdi.

    Aşılar hakkında bilgi vermeye devam eden Sağlık Bakanı Koca, şunları dile getirdi:

    “Birisi adenovirüs, Erciyes Üniversitesi Aykut Hoca’nın. Bir diğeri yine inaktif olan aşı. Bir diğeri de Koçak Farma, Bakanlığımız tarafından desteklenen bir diğer üçüncü inaktif aşı. Üç tane aşının enjektöre çekilmiş hali. Bu araştırma ürünü, üretim için de hazırlıklar tamamlandı. Önümüzdeki faz çalışmasından sonra erken dönemde üretimin de yapılacağını, yeterli olduğunu, bu anlamda bizim Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan (TİTCK) yeterlilik aldığını da söylemek istiyorum. Ayrıca Bakanlığımızın, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun verdiği ruhsatın uluslararası düzeyde de dünyada geçerli olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Çünkü uluslararası kurulda TİTCK üye olduğu için verilecek ruhsatın dünyada da geçerli olduğu son derece önemli bir nokta olacak.”

    Sağlık Bakanı Koca, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, suçiçeği, kuduz ve verem aşıları için de hayvan çalışmalarının bittiğini, 1-2 hafta içinde insan üzerinde deneme çalışmalarına başlayacaklarını, bu aşıları da özellikle müjdelemek istediğini sözlerine ekledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmenin sonunda “İnşallah hayırlısıyla bu neticeye kavuşuruz.” ifadelerini kullandı.

     

  • Diyanet’ten “Fakirler cennette, şehit mertebesine yakın yedi kat yüksekte olacaktır” paylaşımına ilişkin açıklama

    Diyanet’ten “Fakirler cennette, şehit mertebesine yakın yedi kat yüksekte olacaktır” paylaşımına ilişkin açıklama

    Diyanet İşleri Başkanlığı, bir sosyal medya hesabının dini değerleri ve Başkan Ali Erbaş’ı hedef alan yalan ve iftira içerikli paylaşımlarıyla ilgili hukuki süreç başlatıldığını bildirdi.

    Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, “Dini değerlerimizi sürekli aşağılayan, toplumsal saygınlığı olan kişilere hakaret eden, mütemadiyen Diyanet İşleri Başkanlığı ve Başkanımız Prof. Dr. Ali Erbaş’ı hedef alan, küfür, hakaret ve tehdit içeren, yalan ve yanıltıcı paylaşımlar yapan, ahlaktan yoksun, karanlık bir sosyal medya hesabının Sayın Başkanımıza atfen paylaştığı ‘Fakirler cennette, şehit mertebesine yakın yedi kat yüksekte olacaklar. Belki de biz onları kıskanacağız’ ifadesi de tamamen yalan ve iftiradan ibarettir.” ifadelerine yer verildi.

    Hakaret ve tehdit içeren yalan ve yanıltıcı içeriklerle dini değerleri ve Diyanet İşleri Başkanlığını hedef alan sosyal medya hesabının yalan ve iftiradan ibaret paylaşımlarının dikkate alınmaması istenen açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Maalesef aralarında sanatçı, gazeteci ve siyasetçilerin de bulunduğu birçok kişinin akla ve mantığa sığmayan bu içeriklerin doğruluğunu araştırmadan paylaşarak yalan ve iftiranın yayılmasına ve kamuoyunu yanlış yönlendirerek Başkanlığımız ve Başkanımıza karşı bir linç kampanyasının başlatılmasına sebep olduğuna üzülerek şahit olmaktayız. İletişim teknolojilerinin bu kadar geliştiği çağımızda, iletişim ahlakının bu denli yitirilmesi geleceğimiz adına kaygı vericidir. Söz konusu hesabın paylaştığı iftira ve hakaretlerle ilgili hukuki süreç başlatılmıştır.”

  • RTÜK’ten İstanbul hizmet binasıyla ilgili açıklama

    RTÜK’ten İstanbul hizmet binasıyla ilgili açıklama

    Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), İstanbul Bölge Temsilciliği hizmet binasıyla ilgili haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

    Üst Kuruldan İstanbul Bölge Temsilciliği hizmet binasına ilişkin bazı basın yayın organlarında yer alan haberlere ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

    “Üzülerek ve ibretle takip ediyoruz ki belli bir kesimin maksatlı ve sistematik olarak bir süredir sürdürdüğü Radyo ve Televizyon Üst Kurulunu hedef alma ve yıpratma kampanyaları hız kesmeden devam etmektedir.” ifadesine yer verilen açıklamada, söz konusu binaya ilişkin haberlerde de gerçeklerin çarpıtıldığı ve kamuoyunun bilinçli olarak yönlendirilmeye çalışıldığı belirtildi.

    Açıklamada, önceki RTÜK İstanbul Bölge Temsilciliği binasının deprem hasar raporu nedeniyle Aralık 2015’te yıkıldığı, ardından temsilciliğin bir başka üst kurul olan Rekabet Kurumunun binasında RTÜK’e bedelsiz olarak ayrılan alanda çalışmalarını yürüttüğü bilgisi paylaşıldı.

    “Karalama kampanyalarından artık vazgeçmelerini arzu ediyoruz”

    Hasarlı binanın yıkımından sonra 2018’de TOKİ’nin yaptığı ihaleyle yeni binanın inşasına başlandığı ve 6 Ağustos 2020’de iç tefrişatı olmaksızın boş olarak Üst Kurula teslim edildiği bildirilen açıklamada, bodrum dahil 9 katlı, 1800 metrekare genişliğindeki bu binanın tefrişatı için Kamu İhale Kurumu mevzuatı çerçevesinde ihaleye çıkıldığı, bütün bu alımların mevzuata uygun bir şekilde gerçekleştirildiği belirtildi.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Bahse konu art niyetli haberlerde geçtiği gibi ayrılan bütçe sadece RTÜK Başkanlık makamı için kullanılmamıştır. Ödenek, 9 katlı binadaki Üst Kurul toplantı salonu başta olmak üzere personel, idari, teknik büroların yer aldığı binanın tamamı için harcanmıştır. Gerçekler ayan beyan ortadayken üstün gayretle yayıncılık alanını düzenlemek ve denetlemek adına yapılan bütün çalışmalar görmezlikten gelinerek hazırlanan yanlış ve yanlı haberler, asla gerçeği yansıtmamaktadır. Bir kısım medyanın eski ve köhneleşmiş alışkanlıklarıyla ürettiği yalan haberlerinden ve karalama kampanyalarından artık vazgeçmelerini arzu ediyoruz. ”

    TBMM’de grubu bulunan partilerin kontenjanlarından millet iradesiyle seçilen üyelerle önemli bir vazife yürüten RTÜK’ü yıpratmanın kimseye fayda sağlamayacağı vurgulanan açıklamada, “Bu girişimler, yalan ve haksız suçlamalar RTÜK’ün kanunlar çerçevesinde yürüttüğü görevlerini yapmasına engel olamayacaktır. Bu bilgiler ışığında halkımızın doğru bilgilendirilmesini amaçlıyor, takdiri kamuoyuna bırakıyoruz.” ifadesi kullanıldı.

  • Bursa’da ilk koronavirüs aşısı uygulandı

    Bursa’da ilk koronavirüs aşısı uygulandı

    Çin’de geliştirilen koronavirüs aşısının faz 3 denemeleri, Bursa Uludağ Üniversitesi’nde görevli sağlık çalışanına uygulandı. Gönüllülük esasına dayanan aşı denemeleri, önümüzdeki haftalarda ülke genelindeki yaklaşık bin 300 sağlık çalışanına uygulanacak.

    Çin’de, 100’den fazla bilim insanının üzerinde çalıştığı, son aşamaya gelinen koronavirüs aşısı Türkiye’ye ulaştı. Geçen haftalarda, ilk olarak İstanbul Hacettepe Üniversitesi’nde gönüllü kişilere uygulanan aşı, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde gönüllü sağlık çalışanlarına uygulanmaya başlandı. Bursa Uludağ Üniversitesi Kan Merkezi’nde görevli Doktor Tufan Kumaş’a uygulanan faz 3 denemesi kapsamındaki aşı, önümüzdeki günlerde ülke genelindeki 20’nin üzerinde farklı merkezde, gönüllü bin 300 sağlık çalışanına uygulanacak. Aşı yapılacak olan gönüllü kişilerin koronavirüs hastalığına yakalanmamış olan gönüllülerden seçilmesi ise en önemli kriter olacak.

    ‘GÜVENLİ VE ETKİLİ BİR AŞI’

    Uygulanan aşıyla ilgili bilgilendirmelerde bulunan Bursa Uludağ Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Halis Akalın, “Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak hem dünyamızı hem de ülkemizi ciddi bir biçimde etkileyen koronavirüs hastalığına karşı aşı çalışmasının ilk etabını başlatıyoruz. İlk etabı aşının gönüllü sağlık çalışanlarında yapılması olacaktır. Bu aşı ilk olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başlayan aşı çalışmasının bir parçasıdır. Biz de başka bir merkez olarak bu çalışmaya başlıyoruz. İlk olarak aşımızı sağlık çalışanlarımızdan doktor arkadaşımıza yapacağız. Yaklaşık olarak bir ay sonra bazı kriterleri karşıladıktan sonra bunu topluma açacağız. Güvenli ve etkili bir aşı. Bu çalışma faz 3 çalışması, yani burada gerçek yaşamda bu aşının kişileri koruyup korumadığına bakacağız. Ne kadar antikor ve hastalığı önleyip önlemediğini takibe alacağız. Güvenlik ve antikor açısında elimizde oldukça önemli veriler var. Ama bu çalışmada gerçek yaşamda ne kadar koruyor buna bakacağız” dedi.

    ‘YARARLI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM’

    Koronavirüs aşısı uygulanan Bursa Uludağ Üniversitesi Kan Merkezi’nde görevli doktor Tufan Kumaş ise, “İmmünoloji bağışıklık birimi. Öncü olmak bize düşer, çünkü bu aşının gerek bizim için gerekse dünya için önemini hepimiz biliyoruz. Çok fazla aşı çalışması var. Bu da onlardan birisi. Kendi adıma güvenli bulduğum için ve böyle bir çalışmaya öncü olarak yolu açan birisi olarak yararlı olacağını düşündüm. Ondan dolayı da bu çalışmayı da buraya getiren Halis Hocama ve çalışmaya katılanlara teşekkür etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.