Etiket: süt

  • Süt üreticilerine kredi desteği

    Süt üreticilerine kredi desteği

    Adıyaman Süt Üreticileri Birliği Başkanı Özkan Kılıç, ‘Köyümde yaşamak için bir sürü nedenim var’ Projesi kapsamında üyelere damızlık hayvan temini ile ilgili 1 milyon TL’ye kadar düşük faizli ve 7 yıl vadeli kredi kullandırma anlaşması imzalandığını söyledi.

    Kılıç, kredi kullanım şartlarıyla ilgili, “Asgari 1 yıldır birliğe üye olmak, en az 2 yıldır hayvancılık faaliyetinde bulunmak, süt satışını en az 6 aydır birlik üzerinden yapmak, alacağı hayvanlar ile birlikte en az 10, en fazla 49 hayvana sahip olması, kredi müracaatı doğrudan birliğe yapılacak. Kredi kapsamında öz kaynak katkısı aranmayacaktır” dedi.

  • Süt kuzuları annelerini kokularından tanıyor

    Süt kuzuları annelerini kokularından tanıyor

    Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde Sivas’a has ırk olan Kangal Akkaraman koyunlarını incelemek, ıslah etmek ve verim özelliklerini ortaya çıkartmak için üniversite vakfı ve bir hayırseverin desteğiyle yaklaşık iki yıl önce Uygulama ve Araştırma Çiftliği kuruldu.

    Kurulan çiftlikte Veterinerlik Fakültesi öğrencileri uygulamalı eğitim alırken bir yandan da elde edilen gelir öğrencilere burs oluyor. Akademik dersler için kullanılan koyunlar kuzularını dünyaya getirdi. Baharın habercisi olan ve bir süre annelerinden ayrı kalmak zorunda olan kuzuların anneleriyle buluşması renkli görüntülere sahne oldu. Annelerini ses ve kokusundan tanıyan kuzular drone ile havadan görüntülendi. Kuzuların sevimli halleri görenlerin yüzünde tebessüm ettirdi.

    “Kaburgalarının fazla olması, et bakımından daha verimli”

    Yeni doğan kuzuların üniversite ve fakülte açısından da önemli bir çalışma olduğunu belirten Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Alim Yıldız, “Şu anda yeni kuzu döneminde kuzular olmaya başladı. Bu hayvanların bir kaburgalarının fazla olması et bakımından diğer koyun cinsinden daha verimli. Türkiye’de et fiyatlarından bahsediyoruz. Aslında bu ırkın çoğaltılarak et ihtiyacının karşılanmasında da çok önemli rol oynayacağını düşünüyoruz. Buradaki hocalarımız akkaraman koyun yetiştirenlere de yardımcı oluyorlar, onlara gerekli bilgileri veriyorlar. Bizim veteriner fakültesine bağlı bir hayvan hastanemiz var. Orada tedavileri yapılıyor. Öğrencilerimiz sekiz artı iki dediğimiz bir sistemle iki dönem hem bu hayvanlara bakıyorlar ve böylece stajlarını yapmış oluyorlar. Bu açıdan da önemli bir özellik diye düşünüyoruz. Çünkü akredite olmak için hayvan çiftliğine ihtiyaç vardı. Şu anda bir koyun çiftliğimiz var. Buradan elde edilen gelirin vakıf ortaklığı olduğu için öğrencilerimize burs olarak dağıtılacak. Hayvanların yemlerini alıyoruz. Bakımlarıyla ilgili diğer ihtiyaçları karşılanıyor. Geri kalan da üniversite öğrencilerimize burs olarak gidiyor. Normalde köylerimizde eski usulle koyunların sütleri alınır. Bir kısmı bırakılır. Daha sonra kuzular bırakılırdı. Ama günümüzde sütler alınmıyor. Direkt kuzuları bırakılıyor ve kuzular o anne sütüyle besleniyorlar. Böylece daha sağlıklı yetişiyorlar ve çok çabuk büyüyorlar” dedi.

    “Hayvan sayısı ne kadar olursa olsun, birbirlerini kokularından tanıyorlar”

    Her gün koyun kuzu buluşması gerçekleştiğini ifade eden Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Atalay Uslu, “Koyunlarımız meraya çıkıyor. Kuzularımız içeride kuzu ikame yemleriyle hafif beslenerek annelerini bekliyorlar. Daha sonra anneleri gelince ahıra dönünce buluşuyorlar ve annelerini emiyorlar. Bu bizim için önemli. Çiftliğimizin olması önemli. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi altyapısıyla öğrencilere verdiği eğitimle artık belli bir seviyeye ulaşmıştı ama çiftliğimiz yoktu. Sağ olsun rektörümüz sayesinde onun girişimleriyle bir çiftlik sahibi olduk. Artık öğrencilerimiz rahatlıkla burada uygulamalarını yapabiliyorlar. Geçen yıl gerçekleştirdiğimiz müfredat değişikliğiyle de intörn eğitimini bir yıla çıkardık. Öğrencilerimiz çoğu zamanlarını burada geçiriyorlar. Hayvan hastanesinde yeterince kedi, köpek geliyordu ama çiftlik hayvanlarımız yoktu. Çiftliğimizde yaparak bu açığı kapatmış olduk. Koyunlar ve kuzular arasında özel bir etkileşim var. Tabii her kuzu annesini tanıyor. Her koyunda yavrusunu tanıyor o özel bir durum. Birbirlerinin kokusundan, tavır davranışlarından tanıyıp birbirlerini çok kolay bulabiliyorlar. Bugün burada koyun sayımız zayıf, az ama tabii bizim kış kuzularımız da var. Onlar biraz büyüdüler. Onlar bu gruba katmıyoruz. Hayvan sayısı ne kadar olursa olsun, üç yüz, beş yüz, bin rahatlıkla birbirlerini kokularından tanıyorlar” şeklinde konuştu.

  • Büyükşehir Belediyesi’nin süt yemi desteği

    Büyükşehir Belediyesi’nin süt yemi desteği

    Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal bölgelerdeki üreticilere destekleri artarak sürüyor. Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı bu kapsamda Manavgat ilçesine bağlı Taşağıl ve Yeniköy Mahalleleri’nde hayvancılıkla uğraşan çiftçilere yüzde 30 hibeli süt yemi desteği sağladı. Süt Yemi Projesiyle sağmal ineklerde süt üretiminin artırılması, üreticinin üzerindeki maliyet yükünün azaltılması hedefleniyor.

    “Ucuz yem süt üretimini artıracak”

    Hayvancılıkla uğraşan Yeniköy Mahallesi’nden Mehmet Çetin “Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’ten Allah razı olsun. Eskiden 70 tane süt üreten ineğim vardı. Yem maliyetlerinden dolayı şu an 15 ineğim var. Maliyetlerin yükselmesi ile birlikte ineklerimizi satmak zorunda kaldık. Büyükşehir Belediyemiz tarafından yapılan destekler sayesinde süt üretimine devam edip üretimi artıracağız” dedi.

  • Çay yerine süt içiyorlar

    Çay yerine süt içiyorlar

    Burhaniye’de kahvehanelerde yapılan süt servisi ilgi gördü. Kahvehanelerdeki süt servisinin süt tüketimini artıracağını kaydeden vatandaşlar, uygulamanın yaygınlaştırılmasını istedi. Avcılar Kulübü Lokalinde yapılan süt servisi de ilgi gördü.

    Çayında ve sütün 7.5 lira olduğunu anlatan Latif Isloğlu, “Günlük taze süt bulunduruyoruz. Süt içenlerin sayısı da her geçen gün artıyor” dedi. Süt tüketiminin yaygınlaştırılmasını isteyen Mustafa Dirlik’de ,“Bu kahvehaneye gelince hep süt içiyoruz. Sütü seviyoruz. Bütün kahvehanelerin süt servisi yapmasını bekleriz” dedi.

  • 916bin ton inek sütü toplandı

    916bin ton inek sütü toplandı

    Ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü miktarı, Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %4,7 arttı.

    Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, inek peyniri üretimi %12,3 arttı, ayran üretimi %13,2 arttı, yoğurt üretimi %9,2 arttı, içme sütü üretimi %6,0 arttı, tereyağı üretimi %20,0 arttı.

    Toplanan inek sütü ve üretilen süt ürünleri miktarı, Ocak 2024

    (Ton)

    Bir önceki ay 874 bin 193 ton olan ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı Ocak ayında %4,7 oranında artarak 915 bin 522 ton oldu.

    Toplanan inek sütü miktarı, Ocak 2024
    (Bin ton)

    Bir önceki ay 147 bin 346 ton olan içme sütü üretimi Ocak ayında %4,4 oranında artarak 153 bin 796 ton olarak gerçekleşti.

    İçme sütü üretim miktarı, Ocak 2024
    (Bin ton)

  • Et ve Süt Kurumu’nda Ramazan yoğunluğu

    Et ve Süt Kurumu’nda Ramazan yoğunluğu

    Ramazan ayı hazırlıklarının başlamasıyla Yozgat Et ve Süt Kurumu satış mağazasından kilogramı 230 liradan kıyma, 259 liradan kuşbaşı almak isteyen vatandaşlar, sabahın erken saatlerinde sıraya girdi. Piyasada 430-450 lira arasında satılan kuşbaşı ve kıymayı daha uygun fiyata almak isteyen vatandaşlar, satış mağazası önünde kuyruk oluşturdu. Günlük ortalama 1.5 ton etin satıldığı Et ve Süt Kurumu mağazasında her vatandaş 1’er kilo kıyma ve kuşbaşı alabildi.
    Kuyrukta sıra bekleyen Hüseyin Sönmez, Ramazan ayı için hazırlık yaptıklarını belirterek, “Her şey çok pahalı. Kasaba gidiyoruz 450 lira et, burada daha ucuz, 230 lira. Burası daha hesaplı olduğu için nereden bakarsanız kuyrukta yüzlerce kişi var. Sabah 07.30’da geldim, sıramız gelirse et alacağız. Ramazan hazırlığı için geldim, kıyma alacağım” dedi.
    Ertuğrul Cankurtaran isimli vatandaş ise, “İnşallah et alırız. Ramazan ayı için geldim, emekliyim. İstediğimiz kadar kıyma vermiyorlar, bir paket kıyma ve bir paket kuşbaşı veriyorlar. Burada daha ucuz kasaplara göre, aşağı yukarı yarı yarıya fiyatlar” şeklinde konuştu.

  • Keçi sütü cilt yaralarını iyileştiriyor

    Keçi sütü cilt yaralarını iyileştiriyor

    Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral, süt türleri açısından inek, keçi, koyun ve manda sütlerinin farklı özelliklerine dikkati çekti. Sütün su, yağ, protein, laktoz ve bazı vitamin ve minerallerden oluştuğunu belirten Prof. Dr. Göral, “Süt çeşitleri, makro besinler açısından aynı olsa da aslında inek sütü ve keçi sütü birbirinden oldukça farklıdır. Genel olarak inek sütü ile karşılaştırıldığında, keçi sütü birçok benzersiz özelliği ile dikkat çeker. Batı toplumlarında inek sütü, yüzyıllar boyunca en çok tüketilen süt türü oldu. İnek sütü, dünya genelinde tüketiciler tarafından sağlıklı bir seçenek olarak görülmeye devam etse de daha kolay sindirimi ile sağlıklı beslenmenin trend olduğu günümüzde, keçi sütüne talep de giderek artıyor” şeklinde konuştu.

    “Kalp hastalığı ve kanser riskini azaltır, cildi iyileştirir”

    Hem keçi sütü hem de inek sütünün besin maddeleri ile sayısız fayda sunduğunu belirten Prof. Dr. Göral, şöyle devam etti:
    “Ancak sindirim açısından keçi sütü, daha iyi bir seçimdir. Çünkü sindirimi zorlaştıran laktoz seviyeleri, keçi sütünde daha düşüktür. Keçi sütünün yağ moleküllerinin daha küçük olmasıyla sindirimi daha hızlıdır. Keçi sütü ayrıca serbest radikallerin hücrelere verdiği oksidatif hasarı önleyebilen ve kalbinizi daha da koruyabilen antioksidanlar içerir. Keçi sütü kötü kolesterolü düşürüp iyi kolesterollerin seviyesini arttırmaya ve kan basıncını düşürmeye yardımcıdır. Keçi sütü, diğer sütlere göre A vitamini açısından daha zengindir. Yapılan araştırmalar A vitamini yönünden zengin bir beslenmenin katarakt ve bazı kanser türleri riskini azaltabileceğini gösterdi. Keçi sütünün içeriğinde yer alan yüksek çinko, sağlıklı bir cilde kavuşmanıza, ciltteki sorun ve yaraların hızla iyileştirilmesine yardımcı oluyor. Ülkemizdeki ünlü markaların dondurmasındaki lezzet, keçi sütünden gelir. Keçi, ağaçlardaki ve dallardaki yaprakları tükettiği için süt kalitesi daha iyidir.”

    “Anne sütüne alternatif tek gıda keçi sütü”

    Prof. Dr. Vedat Göral, keçi sütünün, doğal olarak homojen bir yapıya sahip olduğunu ifade ederek şu bilgileri verdi:
    “Keçi sütü insan ve inek sütünden iki kat fazla protein içerir. İnsan sütüne en yakın değerleri olan keçi sütü, bebekler için anne sütüne alternatif tek gıdadır. İnek sütünde, alerji riski fazladır. Erken dönemde inek sütü içen bebeklerde saman nezlesi, astım gibi alerjik ve solunum yolu hastalıkları görülebilir. İnek sütünün hazmı bebekler için oldukça zordur. Keçi sütünün içeriğinden dolayı, inek sütüne nazaran alerjik yapısı daha azdır. Bir bardak keçi sütü, günlük kalsiyum değerinin (DV) yüzde 25’ini içerir. Bu mineral, yaralanmayı ve osteoporozu önlemek için kemik yoğunluğunu ve gücünü artırmaya yardımcı olur. Ayrıca, D vitamini kalsiyum emilimi için gereklidir ve bir bardak güçlendirilmiş keçi sütü, D vitamini için günlük ihtiyacınızın yüzde 15’ini içerir.

    İnek sütü folik asit ve B12 vitamini açısından daha zengin

    İnek sütü ve keçi sütü arasında tat farkına dikkati çeken Prof. Dr. Göral, inek sütündeki faydaları, “İnek sütü, tüm gerekli amino asitleri içeren zengin ve yüksek kaliteli protein kaynağıdır. Tam yağlı süt, aynı zamanda doymuş yağ formunda zengin bir enerji kaynağıdır ve kas dokusunun enerji için kullanılmasını engelleyebilir. İnek sütü, dünyada en yaygın tüketilen süt çeşididir. İçeriğindeki kalsiyum, protein, B vitaminleri ve fosfor gibi besin öğeleri nedeniyle kemik sağlığını destekler. Ancak, laktoz intoleransı veya süt alerjisi olan bireylerde, sindirim sorunlarına neden olabilir. İnek sütünde folik asit ve B12 değeri keçi sütüne göre daha yüksektir. Bu sebeple keçi sütü tercih edenlerin folik asit ve B12 açısından desteklenmeleri gerekir” şeklinde değerlendirdi.

    “Koyun ve manda sütleri en yağlı olanlar”

    Prof. Dr. Vedat Göral, koyun ve manda sütünün tüketimine ilişkin ise “Koyun sütü, yüksek protein ve mineral içeriği ile dikkat çeker. Özellikle demir, çinko ve B12 vitamini bakımından zengindir. Ancak yağ oranı yüksek olabilir, bu da yağ tüketimini sınırlayanlar için göz önünde bulundurulması gereken bir faktördür. Koyun sütü, kazein ve yağ oranı yüksek olduğundan, içme sütünden ziyade, peynir, yoğurt ve tereyağı üretiminde tercih edilir. Yüksek yağ içeriğine rağmen, koyun sütünde yağ globülleri ince ve homojen dağılımlıdır. Diğer sütlere oranla en fazla yağ ve potasyum içeriğine sahiptir. Manda sütü ise inek sütüne göre iki kat fazla yağ içerir. Kalp hastalarının ve kolesterolü yüksek olanların dikkatli olması gerekir” açıklamasını yaptı.

  • Gazzeli anne: “Çocuklarıma süt bulamıyorum”

    Gazzeli anne: “Çocuklarıma süt bulamıyorum”

    İsrail’in saldırılarına devam ettiği Gazze Şeridi’nde dördüz doğuran İman el-Mısri, 2 aylık bebekleriyle yaşam mücadelesi veriyor. Deyr el-Balah kentindeki Birleşmiş Milletler’e ait bir okulda ailesiyle birlikte yaşayan Mısri, zor şartlarda hayatta kaldıklarını söyledi.

    Hamileyken ailesiyle birlikte sığındıkları Beyt Hanun Hastanesi’nden Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’na gittiklerini belirten Mısri, daha sonra ise sığınma merkezine dönüştürülen bir okula yerleştiklerini ifade etti. Mısri, “Sığınma merkezinde bir süre kaldıktan sonra hamileliğimin sekizinci ayında doğum semptomları gösterdim. İsrail saldırıları nedeniyle büyük zorluklarla Nuseyrat Mülteci Kampı’ndaki El Awda Hastanesi’ne gittik. Orada sezaryenle Yasser, Tia, Linn ve Muhammed’i doğurdum” dedi.

    Yetersiz beslenme ve gerekli ilaçların bulunamaması nedeniyle bebeklerden birinin solunum rahatsızlığı yaşadığını ve hastanede tedavi gördüğünü belirten Mısri, “Dördüzler doğduktan sonra durumun çok tehlikeli olması nedeniyle bizi hastaneden barınma merkezine götürecek araba ya da ambulans bulamadık, bu yüzden eşeklerin çektiği arabaları kullanmak zorunda kaldık. Sığınma merkezinde çocuklarım için hijyen, ısınma, yiyecek ya da bebek bezi yok. Onlara süt ve yiyecek bulmakta zorlanıyorum” şeklinde konuştu.
    Toplam 9 çocuğunun olduğunu ifade eden Filistinli anne, yardım kuruluşlarına ailesinin güvenli ve temiz bir merkeze götürülmesi, çocuklar için süt ve battaniye dağıtılması çağrısında bulundu.

  • Kokurteli Yazır Mahallesi’ne 4 tonluk süt tankı desteği

    Kokurteli Yazır Mahallesi’ne 4 tonluk süt tankı desteği

    Yerel ekonomiyi güçlendirmeyi ve çiftçilerin üretim kapasitesini artırmayı amaçlayan Antalya Büyükşehir Belediyesi, Yazır Mahallesi’nde gerçekleştirdiği çalışma ile hayvancılık sektörüne destek sağlıyor. S.S. Yazır Tarımsal Kalkınma Kooperatifi üyelerine tahsis edilen modern teknolojiye uygun olarak tasarlanmış 4 tonluk süt tankı, sütün daha iyi şartlarda muhafaza edilmesine imkan tanıyacak.

    “Bin 800 hane yararlanacak”

    S.S Yazı Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Yaşar Kocaoğlu, 1800 hanenin süt tankından faydalanacağını söyleyerek, “Süt soğutma tankımız yeterli değildi ve bizde Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne müracaatta bulunduk. Akabinde 4 tonluk 1 adet süt tankımız kooperatifimize geldi. Yazır Mahallesi’ndeki bin 800 hane bu sütten faydalanabilecek. Kırsal kesimdeki çalışmalarını her daim sürdüren Muhittin başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” dedi.
    Yerel girişimlerin, sektörünün gelişimine önemli katkılar sağlaması beklenirken, Antalya Büyükşehir Belediyesi hayvancılıkla uğraşan çiftçilere destek vermeye devam edecek.

  • Klasik müzik dinletip verim artırdı

    Klasik müzik dinletip verim artırdı

    Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde 2016 yılında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) yüzde 65 hibe desteği ile kurduğu 120 başlık işletmesinde bulunan hayvanlarına 2018 yılından itibaren klasik müzik dinleten 51 yaşındaki besici Abdullah Güngör, müzik sonrası hayvanlarının süt veriminin arttığını gözlemledi. Çiftlikteki besisine kurduğu hoparlörler ile hayvanlarına sabah 07.00’den akşam 18.00’e kadar klasik müzik dinleten Güngör, hayvanlarının günlük sağımını ikiden üçe çıkardı. Müzik öncesi hayvan başına günde 20 litre süt elde eden Güngör, müzik sonrası ise bu miktarı 25 litreye çıkardı.

    2017 yılından itibaren çiftlikte görev yapan sağlık teknikeri Yunus Kudret Baş, çiftliğin süt üretim amacıyla kurulup faaliyetini sürdürdüğünü söyledi. 180 dönüm alan üzerine kurulan çiftliğe 90 büyükbaş hayvan ile başladıklarını da belirten Baş, “Şu an da hayvan sayımız 320’ye ulaştı. Tabiki bu sayıyı daha da artırmak için çalışıyoruz. Çiftliğimizde 2018 yılından itibaren hayvanlarımıza klasik müzik dinletmeye başladık. İlk etapta hayvanlarımızın sağımını 2 kez yapıyorduk, müzik dinlettikten sonra bu sayıyı 3’e çıkardık. Müzik dinletmeden önce hayvan başı verimimiz 20 litreyken şu anda 25 litreye çıktı. Günde ise 2 bin 200 litre süt üretimi yapıyoruz. Hayvanlara klasik müzik dinleterek süt verimini artırıyoruz. Hayvanlarımız müzik dinlediği için rahatlıyor ve rahatladıkça da geviş getiriyor, geviş getirdiği için de süt verimleri artıyor.

    Sabah saat 07.00’de başlıyoruz müziğe akşam 18.00’e kadar sürüyor. Hayvanlarımıza devamlı klasik müzik dinletiyoruz. Hayvanlarımız müzikle birlikte yemleniyor o da hayvanlarımızı rahatlatıyor ve süt verimini artıyor.” dedi.