Etiket: yoksulluk sınırı

  • Ocak ayı açlık ve yoksulluk sınırı açıklandı

    Ocak ayı açlık ve yoksulluk sınırı açıklandı

    Türk-İş’in araştırmasına göre Ocak ayında dört kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 652, yoksulluk sınırı 8 bin 638 lira oldu. Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti ise aylık 3 bin 222 lira olarak hesaplandı.

    Türk-İş’in çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın 2021 yılı ocak ayı sonuçları açıklandı.

    Araştırmaya göre bu ay dört kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden açlık sınırı 2 bin 652 lira olarak belirlendi.

    Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen yoksulluk sınırı 8 bin 638 lira oldu. Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti ise aylık 3 bin 222 lira olarak hesaplandı.

    Gıda enflasyonunda artış oranı yüzde 19.48

    Ankara’da yaşayan dört kişilik ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 2.39 artış gösterdi.

    Yılın ilk ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 2.39’u bulurken, gıda enflasyonunda son 12 ay itibariyle artış oranı yüzde 19.48 oldu.

    Süt, yoğurt, peynir grubunda yüksek orandaki fiyat artışları mutfak harcamasına bu ay gelen ek maliyetin temel nedeni oldu.

    Tavuk fiyatları yükselişte

    Kıyma, kuşbaşı ve sakatat ürünlerinin fiyatı değişmedi ancak tavuk fiyatı arttı. Balık fiyatları, geçtiğimiz aya göre biraz artış gösterdi. Hamsiye gelen avlanma yasağı sonrası istavrit fiyatı artarken, hamsinin tezgahlarda yerini almasıyla fiyatı geriledi, diğer balık çeşitlerinin fiyatı genelde değişmedi.

    Geçtiğimiz ay yumurtada görülen fiyat artışı bu ay geriledi ve tanesi 94 kuruş olarak hesaplandı.

    Sebze-meyve fiyatları geriledi

    Sebze-meyve fiyatları ocak ayında ortalamada geriledi. Bu gerilemede hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının etkisi oldu. Yaş sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı bu ay 7.19 liradan 6.62 liraya geriledi. Ortalama sebze kilogram fiyatı bu ay 6.68 lira olurken, ortalama meyve fiyatı 6.50 lira olarak hesaplandı.

    Ekmek fiyatı değişmedi. Bakliyat ürünlerinin fiyatları bu ay değişmezken, makarna, un ve irmik fiyatı arttı.

    1 litre ayçiçek yağının fiyatı 17.90 lira

    Tereyağı, margarin, zeytinyağı ve ayçiçek yağı fiyatı artış gösterdi. Ayçiçek yağının 1 litrelik fiyatı 17.90 lira oldu. Çay ve ıhlamurun yanı sıra bal, reçel, şeker ve tuz ile salça da ocak ayında fiyatı değişmeyen gıda ürünleri oldu.

  • Türk-İş’ten açlık ve yoksulluk sınırı araştırması

    Türk-İş’ten açlık ve yoksulluk sınırı araştırması

    Türk-İş’in araştırmasına göre, aralık ayında dört kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 590, yoksulluk sınırı 8 bin 436 lira oldu.

    Türk-İş’in çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın aralık ayı sonuçları açıklandı.

    Araştırmaya göre, bu ay dört kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden “açlık sınırı” 2 bin 590 lira olarak belirlendi.

    Gıda ile giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen “yoksulluk sınırı” ise 8 bin 436 lira oldu. Bekar bir çalışanın “yaşama maliyeti” ise aylık 3 bin 146 lira 98 kuruş olarak hesaplandı.

    Ankara’da yaşayan dört kişilik ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 2,91 artış gösterdi.

    Yılın tamamı itibarıyla fiyatlardaki artış yüzde 19,75’i bulurken, gıda enflasyonunda 12 aylık artış oranı da yine yüzde 19,75 hesaplandı. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 16,16 oldu.

    Yumurtanın tanesi 1,16 lira oldu

    Süt, yoğurt, peynir grubunda önemli bir fiyat değişikliği görülmedi. Kıyma ve kuşbaşı ile tavuk ve sakatat (ciğer, yürek, böbrek) ürünleri fiyatı bu ay aynı kaldı. Balık fiyatları, geçen aya göre değişmedi. Yumurtanın tanesi yüksek fiyat artışıyla bu ay 1,16 lira oldu. Bakliyat ürünleri fiyatlarında geçen ay fiyat artışı görülen yeşil mercimek, nohut ve barbunyada fiyatlar aynı kalırken, bu ay yine kuru fasulye fiyatı ile kırmızı mercimek fiyatı artış gösterdi.

    Sebze-meyve fiyatları bu ay yine en fazla değişiklik gösteren harcama grubu oldu ve geçen aya göre hepsinde artış gerçekleşti. Yaş sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı bu ay 7,19 lira (geçen ay 6,71 lira) olarak hesaplandı. Geçen aya göre yaşanan artış büyük ölçüde meyve fiyatlarından kaynaklandı. Kasımda 6,77 lira olarak hesaplanan ortalama meyve fiyatı bu ay 7,60 lirayı buldu. Geçen ay 6,68 lira hesaplanan sebze ortalama kilogram fiyatı bu ay 6,97 lira oldu.

     Zeytinyağı fiyatı aynı kaldı, ayçiçeği yağı fiyatı arttı

    Tam buğday, ekşi mayalı vb. çeşitlemelerle bazı ekmek çeşitlerinde artış gerçekleşti. Bu ay pirinç ve bulgur fiyatı değişmezken, makarna, un ve irmik fiyatı arttı. Tereyağ, margarin ile zeytinyağı fiyatı aynı kalırken, fakat ayçiçeği yağı fiyatı ise yeniden arttı.

    Hesaplamada dikkate alınan siyah ve yeşil zeytin ortalama fiyatı bu ay da değişmedi. Çay ve ıhlamurun yanı sıra bal, reçel, pekmez, şeker ve tuz fiyatı ile salça fiyatı da bu ay yine fiyatı aynı kalan ürünler arasında yer aldı.

  • Yoksulluk oranı yüzde 14,4’e yükseldi

    Yoksulluk oranı yüzde 14,4’e yükseldi

    Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2019 yılında 0.5 puan artarak yüzde 14.4’e yükseldi.

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması verilerine göre, medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre yoksulluk oranı ise son yılda 0.1 puan artarak yüzde 21.3 olarak gerçekleşti.

    TÜİK araştırmasında, “Toplumun genel düzeyine göre belli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayılmaktadır” denildi.

    Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 40’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0.4 puanlık artış ile yüzde 8.3 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 70’i dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre ise yoksulluk oranı bir önceki yıla göre değişmeyerek yüzde 28.5 oldu.

    Hanehalkı tipine göre eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranlarına bakıldığında; tek kişilik hanehalklarında yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0.4 puan azalarak yüzde 9.2, çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarında bu oran 1.5 puan artarak yine yüzde 9.2 olmuştur.

    En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranının 0.6 puan azalarak yüzde 18.2, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranının ise 0.9 puan artarak yüzde 13.8 olduğu görüldü.

    Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre; okur-yazar olmayan fertlerin yüzde 26.1’i, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 22.4’ü yoksul iken, bu oran lise altı eğitimlilerde yüzde 13.4, lise ve dengi okul mezunlarında ise yüzde 6.9 oldu. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 2.5 ile en düşük yoksulluk oranının gözlendiği grup oldu.

    Finansal sıkıntıda olma durumunu ifade eden maddi yoksunluk; çamaşır makinasi, renkli televizyon, telefon ve otomobil sahipliği ile ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme ve evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme durumu ile ilgili hanehalklarının algılarını yansıtıyor.

    Yukarıda belirtilen dokuz maddenin en az dördünü karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan ciddi maddi yoksunluk oranı 2018 yılında yüzde 26.5 iken 2019 yılı anket sonuçlarında 0.2 puan azalarak yüzde 26.3 olarak gerçekleşti.

    Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2019 yılı anket sonuçlarında sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre değişmeyerek yüzde 12.7 oldu.

    Oturulan konuta sahip olanlar geçen yıla göre 0.2 puan azalarak 2019 yılında yüzde 58.8 hesaplanırken, kirada oturanların oranı yüzde 25.6, lojmanda oturanların oranı yüzde 1.3, kendi konutunda oturmayıp kira ödemeyenler oranı ise yüzde 14.3 olarak gerçekleşti.

    Kurumsal olmayan nüfusun yüzde 39.3’ü konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu, yüzde 36.9’u sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçeveleri vb. problemleri yaşarken yüzde 26.1’i trafik veya endüstrinin neden olduğu hava kirliliği, çevre kirliliği veya diğer çevresel sorunlarla karşılaştı.

    Geçen yıla göre nüfusun konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemeleri 0.7 puan artarak yüzde 71.1 oldu. Nüfusun yüzde 9.6’sına bu ödemeler yük getirmezken yüzde 19’una çok yük getirdi. Hanelerin yüzde 58.7’si evden uzakta bir haftalık tatil masraflarını, yüzde 33.6’sı iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını, yüzde 29.7’si beklenmedik harcamaları, yüzde 19.2’si evin ısınma ihtiyacını, yüzde 56.6’sı eskimiş mobilyaların yenilenmesini ekonomik olarak karşılayamadığını beyan etti. (Grafik)

  • Türk-İş: 4 kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 438 lira

    Türk-İş: 4 kişilik ailenin açlık sınırı 2 bin 438 lira

    Türk-İş’in ‘Açlık ve yoksulluk sınırı’ araştırmasına göre, mayıs ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 374 liradan 2 bin 438 liraya, yoksulluk sınırı ise 7 bin 732 liradan 7 bin 942 liraya yükseldi.

    Türk-İş, mayıs ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 2 bin 438, yoksulluk sınırını ise 7 bin 942 lira olarak hesapladı.

    Konfederasyondan yapılan yazılı açıklamada, küresel salgın yeni tip koronavirüsün (Kovid-19), başta dar ve sabit gelirli kesimler olmak üzere tüm toplumu olumsuz etkilediği belirtildi.

    Alınan önlemlerle sağlık alanında koruyucu politikaların uygulandığı, ekonomik ve sosyal alanda özellikle işsizlik ve düşük gelir veya gelirsizliğin, en önemli sorun olduğu ifade edilen açıklamada, şu değerledirmelere yer verildi:

    ‘Dört kişilik bir ailenin sadece gıda için yapması gereken harcama tutarı asgari ücretin üzerinde’

    “Bu dönemde sosyal politika uygulaması olarak ‘temel gelir’ önem kazanmıştır. Yoksullara yönelik destek geliri uygulaması ile birlikte merkezi ve yerel yönetimlerin yaptıkları yardımlar yaygınlaştırılmıştır. Burada temel sorun, yoksullara yönelik yapılan yardımların, temel ihtiyaçları ne ölçüde karşılayabildiğidir. Yoksul kesimin harcamaları gıda ağırlıklıdır. Dört kişilik bir ailenin sadece gıda için yapması gereken harcama tutarı net asgari ücretin üzerindedir.”

    Türk-İş’in mayıs ayı ‘açlık ve yoksulluk sınırı’ araştırmasına yer verilen açıklamada, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarının (açlık sınırı) bu ay 2 bin 438 lira 24 kuruş olduğu kaydedildi.

    Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ 2 bin 961 lira

    Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarının ise (yoksulluk sınırı) 7 bin 942 lira 17 kuruş olduğu aktarılan açıklamada, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’nin aylık 2 bin 961 lira 13 kuruş olarak hesaplandığı belirtildi.

    Açıklamaya göre, ‘mutfak enflasyonu’ndaki değişim mayıs ayı için şöyle oldu:

    “Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 2.71 oranında arttı. Yılın ilk 5 ayı itibarıyla fiyatlardaki artış yüzde 12.74 oranında oldu. Gıda enflasyonunda son 12 ay itibarıyla artış oranı yüzde 14.80 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 12.82 olarak hesaplandı.”