Etiket: yunuseli havaalanı

  • 6 partiden Yunuseli Havaalanı için ortak bildiri

    6 partiden Yunuseli Havaalanı için ortak bildiri

    Bursa’da Yunuseli Havaalanı’nın akıbeti ile ilgili tartışmalar kentin en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Bursa’da muhalefet 750 dönümü Büyükşehir Belediyesi tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredilen Yunuseli Havalimanı arazisine çıkarma yaptı. CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, DEVA Partisi ve Demokrat Parti’nin başını çektiği Yunuseli Platformu, bölgede çevre sakinlerinin de katılımı ile ‘Yeşile evet, betona hayır’ dedi.

    PARTİLERDEN ORTAK BİLDİRİ

    Yunuseli Platformu adı altında Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı İsmet Karaca, İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu, Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Atmaca, Demokrat Parti İl Başkanı Çağrı Kaplan, Gelecek Partisi İl Başkanı Alpaslan Yıldız, Deva Partisi Bursa İl Başkanı Serkan Özgöz’ün ortak imzasıyla yayınlanan ortak bildiride, 1.400 dönümlük havaalanı arazisiyle ilgili kamuoyuna sızan vahim yapılaşma iddialarına tepki gösterildi.

    CHP Parti Meclisi Üyesi Umut Akdoğan, İYİ Parti Grup Başkanı Bursa Milletvekili Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu, Millet İttifakı Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mustafa Bozbey, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, ilçe başkanları, partilerin belediye meclis üyelerinin yanı sıra 6 partinin örgütünden yönetici ve üyelerin de katılımıyla Yunuseli Havaalanı’nda gerçekleşen basın açıklamasında, il başkanlarının ortak imzasını taşıyan bildiri kamuoyu ile paylaşıldı.

    “HAVAALANI ARAZİSİ, BURSA HALKININ ORTAK MALIDIR”

    Platformun açıklamasında şöyle denildi:

    Bursa’nın korunması gereken en önemli değerlerinden biri olan Yunuseli Havaalanı için yaşanan son gelişmeler, şehrimizin yarınları için hepimizi endişelendirmiştir.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Alinur Aktaş’ın, geçtiğimiz günlerde, bin 400 dönümlük alanın 750 dönümünü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devrettiğini açıklamış olması, yapılaşma ve trafik başta olmak üzere yoğunluk artışına zaten yeterince kurban edilen Bursa’nın geleceği için haklı kuşkuların artmasına yol açmıştır.

    Bilinmesini isteriz ki;

    Yunuseli Havaalanı’nın arazisi, Bursa halkının maddi manevi katkılarıyla edinilmiştir ve bu yönüyle gerçek sahibi de tüm Bursalılardır.

    Dolayısıyla bu arazi üzerinde, Bursalıların görüşleri alınmadan, vatandaşa sorup danışmadan tasarrufta bulunulması doğru değildir.

    Aynı şekilde;

    Kamuya ait devasa bir alanın, milletin sesi ve temsilcisi olan siyasi partilerin, akademik odaların, meslek kuruluşlarının, STK’ların, hemşehri derneklerinin ve kanaat önderlerinin görüşlerinin alınmadan ne olacağı henüz açıklanmayan bir proje için tahsis edilmesi de aynı ölçüde yanlıştır.

    Hele hele Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kullanımına bırakılan 750 dönümde, yoğun yapılaşma projesinin gerçekleştirileceği iddiası son derece vahimdir. Bursa’nın akciğeri konumunda nadir bölgelerinden biri olan Yunuseli Havaalanı arazisi, zaten plansız programsız yoğunluktan ötürü boğulmakta olan bu şehrin nefes alan değeri olarak korunmalı; tamamı yeşil alan olarak Bursa halkının ortak kullanımına açılmalıdır.

    “BU ŞEHRİ YÖNETENLERİ, TESTİ KIRILMADAN UYARIYORUZ”

    Biz aşağıda imzası bulunan siyasi partiler olarak oluşturduğumuz geniş katılımlı ‘Yunuseli Platformu’ nezdinde; hükümet yetkililerini ve bu şehrin yönetenlerini, testi kırılmadan uyarmayı görev addediyoruz.

    Yanlışta ısrar edilmesi halinde, yasal haklarımız doğrultusunda her türlü tepkisel etkinlikleri de içeren bir dizi protesto faaliyetini yürütmeyi de toplumsal sorumluluğumuz gereği gerçekleştirmeye kararlıyız.

    Bursa’nın yarınları açısından, gelecek nesillere karşı sorumluluklarımızı da düşünerek, bu konunun sonuna kadar takipçisi olacağımızı özellikle vurguluyoruz.

    Kamuoyuna saygılarımızla duyuruyoruz.

    KONUŞMALARIN ÖZNESİNDE BURSA VARDI

    Öte yandan, buluşmada yapılan konuşmalarda da, Yunuseli Havaalanı’nın Bursa açısından taşıdığı öneme vurgu yapıldı ve bu alanda betonlaşmaya karşı irade sergilendi.

    CHP PM ÜYESİ UMUT AKDOĞAN: “BURAYA BETON BLOKLAR DİKMELERİNE İZİN VERİLEMEZ”

    “Ben buraya daha önce görmemiştim. Ankara’dan gelirken buraya yaklaştığımda arsanın ne kadar kıymetli olduğunu anladım. Arkama baktığımda altın gibi yer olduğunu kavradım. Bursalıların arazisine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı bir Ankaralı olarak beni neden ortak ediyor? Arazi bakanlığa devredildiğinde ben size tabiri yerindeyse ortakçı olmuş oluyorum. Burası ne yapılacak? Bakanlığın bir açıklaması var mı? Bu konuda Bursalıların rızası var mı? Cevap kocaman bir hayır. Burada rant, beton, talan var. Doğanın dengesi bozuluyor. Mevsimler şaşıyor. Geleceğimiz kararıyor. Önümüzdeki Cumartesi-Pazar Bursa’da hava sıcaklığı 19-20 derecelerde olacak. Geçtiğimiz yıl bugün Bursa’da hava sıcaklığı 7 dereceymiş. Bu yalancı bahar değil talancı anlayışın sonucudur. Biz kapımızı doğaya, yeşile açacağız. Buraya beton bloklar dikmenize izin vermeyeceğiz. Bir hançer daha saplamanıza izin vermeyeceğiz. Bursa’yı acıtmanıza izin vermeyeceğiz. Önümüzdeki yerel seçime 1146 gün var. 1146 gün boyunca talan projelerine izin vermeyeceğiz.”

    CHP İL BAŞKANI İSMET KARACA: “HAVAALANI RANT VE BETONA TESLİM EDİLEMEZ”

    “Burası Tayyare Cemiyeti’nin Cumhuriyetin ilk yıllarında, savaştan yeni çıkmış bir halkın bağışlarıyla alınmış. Bunun altını özellikle çiziyorum yargı yolunu da arayacağız. Burası havaalanı yapılmak kaydıyla gönüllü bağışlarla alınmış. Burası birçok organizasyona sahiplik yaptı ta ki büyükşehir belediyesine devredilene kadar. O günden beri rant çevrelerinin uykusu kaçıyor. Özellikle son seçimden sonra İstanbul’da, Ankara’da, Antalya’da rantı kesilen çıkar çevreleri gözünü buraya diktiler. Zaten batmış durumda olan Bursa Büyükşehir Belediyesi de kaynak yaratmak için bu bölgeyi gözüne kestirdi. Şampiyonluk mabedimiz Atatürk Stadyumu’nu yıktılar. Yenisini yapabiliyor muyuz? Yenisi içimize sindi mi? Bursa biz öngörüsüzlükle, iş bilmezlikle yönetiliyor. Bedelini hep biz ödüyoruz. Birçok özelliği olan bir kent böyle yönetilmeyi hak ediyor mu? Büyükşehir Belediye Başkanı “Yunuseli Doğanbey gibi olmayacak” diyor. Sanki Doğanbey’i biz yaptık. Bursa’nın akciğeri olacak bir alan burası. Bu kentin dinamikleri var. Birçok duyarlı kesim var. Ortak akılla buranın ne olacağına hep birlikte karar vermeliyiz. İnandırıcılıkları hiç yok. Diğer başkan görevden alındıktan sonra 1000 gün oldu seçileli başlayıp bitirdiği bir proje yok. Şunu Alinur Aktaş yaptı diyebileceğiniz dişe dokunur bir projesi yok. Bu yüzden güvenmiyoruz. Devlet erkanını topluyor. Yaptığı açılışlardan ben utanıyorum. Ben katılmaya da utanırım. BUSKİ’nin önünde 200 metrelik yol açıyor orada tören düzenliyor. Köprüyü hala bitiremediler. Bursa proje çöplüğüne döndü. Kaynaklarımız heba oluyor. Gözlerini buraya diktiler. Buranın betona ve rant teslim olmaması için ne gerekiyorsa yapacağız.”

    İYİ PARTİ MECLİS GRUP BAŞKANI İSMAİL TATLIOĞLU: “BU ÇİRKİNLİĞİ BURSA’YA YAPMAYIN”

    “İstanbul’da butik arazilerin peşinde koşan zihniyet şimdi burada. Bunlar talimatlı projeler. Dolayısıyla buradan bu projelerin tamamının sahiplerine sesleniyoruz. Bursa burada. Anlamadığınız bir şey varsa gelin burada anlatacak 2 bin kişi var. 3 milyon kişi de arkada var. Burası Osmangazi’nin, Bursa’nın, Türkiye’nin bir arazisi. Gelin referandum yapalım. Burada oturanlar karar versin size saraylardan, köşklerden talimat geçenler değil. Eğer burası imara açılacaksa ve buna Bursalılar karar verirse tuğlalarını da biz taşıyalım. Osmangazi karar verirse biz yollarını açalım. Gelin bunu sorun. Bu milletin tersine işler yapmayın. Bursa’nın Türkiye’nin bu siyasal iklimle vedalaşması başlamıştır. Çok kısa süre içinde bu siyasal iklimle milletimiz vedalaşacak. Yapılacak işi milete soranlar, söylediklerini yapanlar, yapacaklarını söyleyenler gelecek. Giderken bu çirkinlikleri Bursa’ya yaparsınız Bursa’nın laneti arkanızda olacaktır.”

    İYİ PARTİ İL BAŞKANI SELÇUK TÜRKOĞLU: “”BURASI İÇİN ENDİŞELİYİZ”

    “Bursa’ya, Bursa’nın doğasına sahip çıkmak için buradayız. Bursa’nın akademik odaları, dernekleri, vakıfları, kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşlarıyla betona, ranta karşı çıkmak için Yunuseli Platformunda mücadele edeceğiz. Bütün Bursalıları mücadeleye davet edeceğiz. Memlekette sivil siyasetin, sivil toplum kuruluşlarının, basının sesi istediğimiz düzeyde çok da fazla çıkamıyor. Doğal olarak biz muhalefet partilerine sorumluluk düşüyor. Biz de bu sorumluluktan kaçmıyoruz. Burada bir endişemiz var. Bu farazi bir endişe değil. Geçmişinizi bildiğimiz için geleceğimizden endişe ediyoruz. Doğanbey TOKİ’yi gördüğümüz için Yunuseli’nden endişe ediyoruz. Stadı gördüğümüz için buradan endişe ediyoruz. Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı bugün “Gelsinler ben onlara izah edeyim” demiş. Böyle bir usül yok. Basından davet gelmez. Bir araya gelmeye her zaman açığız, dinleriz. 750 bin dönümü verirken bize mi sordu? Verdikten sonra mı bize, Bursalılara soracaksın? Bugün Diyanet İşleri Başkanımız Bursa’da. Hoş gelmişler, şeref vermişler. Yüce dinimizin ağaca, yeşile, doğaya, insana verdiği önem meydanda. Bu konuyla alakalı eğer kendisine bilgi verirlerse Yunuseli ile ilgili bir destek mesajı da ondan beklediğimi ifade ediyorum.”

    DEVA PARTİSİ İL BAŞKANI SERKAN ÖZGÖZ: DOĞANBEY ÖRNEĞİ NE OLACAK?

    “Ben bir Bursa çocuğuyum. Bursa’nın sokaklarında doğdum büyüdüm. Bursa’yı seviyorum. Çok uzun yıllardır Bursa’yı çok sevmeyenlerin yönettiğini düşünüyorum. Önümüzde 400 dönüme yayılmış botanik park örneği varken Soğanlı kentsel dönüşümü adı altında sadece 2400 ailenin yararlanacağı ve orayı yapan müteahhitlerin yararlanacağı örnek varken ve TOKİ Bursa’ya en son geldiğinde Doğanbey’e,bu şehrin siluetinden hiçbir şekilde şekilde silinmeyecek bir şeye imza attığında konunun buralara geleceğini biliyorduk. 400 dönümlük botanik parktan her yıl 400000 dar gelirli vatandaşımız yararlanırken hangi akla dayanarak kimden izin alarak Bursa’nın kendi cebinden ödediği paralarla Bursa halkına mal olmuş araziyi Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devrettiniz? Eğer niyetiniz burada katlı yapılaşma yapmak değilse buraya botanik park yapmak çok mu zor? Bursa’yı yöneten kişiler Bursa’nın farkında değil.”

    GELECEK PARTİSİ İL BAŞKANI ALPASLAN YILDIZ: “HAVAALANI STATÜSÜ KORUNMALI”

    “Buranın Bursa’ya çok önemli hizmetleri oldu. Buranın mevcut statüsünün korunmasını arzu ediyoruz. Her şeyin rant olduğu bir dönemde bırakın burası yeşil kalsın. Bursa beton kent olmaya doğru hızla ilerliyor. Burası Bursalılarındır. Bursalıların izni olmadan böyle bir katliama izin veremeyiz. Yunuseli, havaalanı statüsünde kalmalıdır. Deprem, afet, sel gibi durumlarda burası nefes alma yeridir. Siyasilerin herkesin düşündüğünün tersini düşünüyorlar. Burada havacılık müzesi olabilir, eğitimler verilebilir, Teknofest düzenlenebilir. Burası yeşil kalabilir. TOKİ Bursa’ya geldiğinde Doğanbey ortaya çıktı. Bunu unutmayalım.”

    DP İL BAŞKANI ÇAĞRI KAPLAN: “MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

    “Millete rağmen siyaset olmaz. Nasıl olsa oylarını aldık, seçildik 5 sene boyunca kimse bize müdahale edemez anlayışıyla siyaset yapmanız mümkün değildir. Gün gelecek görevlerimiz bitecek. Kimse bizi kara kaşımızla kara gözümüzle hatırlamayacak. Bugün burada yaptıklarımızla veya yapmamız gerekirken yapmadıklarımızla anılacağız. Başta belediye başkanımız olmak üzere tüm yetkililer için bu ayrım söz konusudur. İsterlerse gelecekte millet nezdinde hürmetle anılacaklardır. Ama aksi taktirde burada yanlış bir işe girişirlerse milletin nezdinde her zaman Bursa’ya zarar vermiş, bu alana zarar vermiş kişiler olarak anılacaklardır. Ben bu iradeyi çok önemsiyorum. Biz gerekli demokratik ve hukuki mücadeleyi göstereceğiz.”

    NİLÜFER BELEDİYE BAŞKANI TURGAY ERDEM: “TARİHİ BİR FIRSATI KULLANMAK GEREK”

    “Merhum Reşat Oyal bize Kültürpark’ı hediye etmiş. Hala kullanıyoruz. Kullandığımız zaman da hayır dualarıyla anıyoruz. Erdem Saker Botanik Park’ı ve hayvanat bahçesini bize hediye etmiş. Biz de kullanıyoruz. Hikmet Şahin Mihraplı Park’ıyla ilgili çalışmalar yapmış. Bursalılardan her gün hayır duaları alıyor. Buradan değerli Alinur Aktaş’a sesleniyorum. İşte sana tarihe geçmek için bir fırsat. 1400 dönümlük bu alanı rekreasyon alanı olarak yaratalım ve Bursalıların kullanımına sunalım. Bu emaneti yapın ve tarihe geçme fırsatını yakalayın.”

    MİLLET İTTİFAKI BBB BAŞKAN ADAYI MUSTAFA BOZBEY: “BETONA HAYIR, YEŞİLE EVET”

    “Bu alan ve bu alanın etrafındaki kamu alanları mutlaka korunmalı. Uludağ’ın yamaçlarından baktığınızda ne görüyorsunuz? Beton görüyorsunuz? Gördüğünüz yeşil alanların tamamına yakını Merinos ve Kültürpark haricinde mezarlıklar. Geleceğimiz için, Bursa’nın geleceği için, kirli havayı teneffüs eden ve temiz havaya ihtiyaç duyan Bursalılar ne olur bu alanlara sahip çıkın. Yunuseli sadece bir göstergedir. Buradaki betonlaşma sürecinin ardından Nilüfer’deki cephanelik, hastane alanı gündeme gelecek. Yıldırım’daki DSİ alanı, karayolları alanları gelecek. Kent yöneticileri bu alanları Bursalılara doğal alanlar olarak kazandırmak zorundadır. Yeşil alan olarak kazandırmak zorundadır. Bunun da tahattününü Bursalılara vermek zorundadır. Bu alanları korumak çok önemlidir. Kent merkezinde yaşayan yaklaşık 2 buçuk milyon insanın hakkıdır bu. Doğacak çocuklarından hakkıdır bu. Burada mücadele eden, edecek olan tüm Bursalıları sevgiyle selamlıyorum. İnanıyorum ki bu yapılan hatadan vazgeçilecek, yeni Doğanbeyler oluşmayacak. Betona hayır yeşile evet.”

  • Yunuseli’de yeni gelişme! Bakanlık devreye girdi…

    Yunuseli’de yeni gelişme! Bakanlık devreye girdi…

    Uzun zamandır geleceği hakkında belirsizlik olan Yunuseli Havaalanı arazisi ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Havaalanı arazisinin yarısı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na geçti.

    Konuyla ilgili son gelişmeleri Olay Gazetesi Yazarı Mustafa Özdal, bugünkü köşesine taşıdı.

    Özdal’ın yazısı şu şekilde:

    “Dün meslektaşım Namık Göz ile birlikte UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı toplantısını takip ettikten sonra bir araya geldiğimiz Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’tan kent gündemine dair sorularımızın yanıtını aradık.

    Aktaş önce Yunuseli arazisindeki son gelişmeyi paylaştı.

    Bin 500 dönümlük Yunuseli Havaalanı arazisinin 750 dönümü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na geçmiş.

    Yani artık o bölgenin 750 dönümlük bölümünde tüm yetki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na geçti.

    Bu şu demek:

    Yunuseli’nde planlanan projeyi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Büyükşehir Belediyesi hayata geçirecek.

    Peki 750 dönümlük araziye ne yapılacak?

    Aktaş’ın yanıtı:

    “Kimse bizden yeni Doğanbeyler yapmamızı, 20, 25 katlı projeler inşa etmemizi beklemesin. Zaten Cumhurbaşkanımız da yatay mimariden yana. Geçen hafta Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum ile görüştüm. Görüştüğümüz konular arasında Yunuseli de vardı. Öncelikle, o bölgeye Bursalıları üzecek hiçbir şey yapmayacağımızı söyleyebilirim. Yunuseli arazisinden şu an Bursalılar yararlanamıyorlar. Biz oranın, bahçeleriyle, yeşil alanlarıyla Bursa’ya kazandırılmasını istiyoruz. O bölgenin etrafındaki yapılaşmaları da dikkate alarak bir planlama yapacağız.”

    Aktaş’ın sözlerinden iki önemli sonuç çıkarttım:

    -750 dönümlük alanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na geçmesi, yakın zamanda konunun netleşeceğine işaret ediyor.

    -Başkan Aktaş Yunuseli’nde, kamuoyu vicdanını yaralayacak bir projenin hayata geçirilmeyeceği sözünü veriyor.”

  • TMMOB Bursa’dan Yunuseli Havaalanı açıklaması

    TMMOB Bursa’dan Yunuseli Havaalanı açıklaması

    Bursa kenti için stratejik öneme sahip Yunuseli Havaalanı’nın gelecekte nasıl kullanılacağı ile ilgili Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Bursa İl Koordinasyon Kurulu tarafından basın açıklaması gerçekleştirildi.

    Bursa Akademik Odalar Birliği ortak toplantı salonunda gerçekleşen açıklamayı, TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu adına TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Bursa Şube Başkanı Necla Yörüklü yaptı.

    Yörüklü tarafından yapılan açıklama şöyle:

    “TMMOB İl Koordinasyon Kurulları yönetmeliği 5.d. maddesinde belirtildiği gibi “yerel konularda ülke ve kamu yararını savunmak ve çözüm önerileri getirmek” TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu’muzun asli görevlerindendir. Bu görev bilinci ile Bursa kenti için stratejik öneme sahip Yunuseli Eski Havaalanı’nın gelecekte nasıl kullanılacağı ile ilgili görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşma gereği doğmuş ve bu basın açıklamasının yapılmasına karar verilmiştir.

    Yunuseli Eski Havaalanı, yaklaşık 1400 dönüm büyüklüğe sahip, çevresinde yoğun yapılaşma olan ve gelecekte doğru kullanıldığında kent için önemli katkıları olacak bir alan olup, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlandığı, toplumun sosyal refahına daha fazla katkıda bulunacak şekilde bir rekreasyon alanı olarak kente kazandırılmalıdır.

    Konumu itibariyle Bursa’nın çok önemli bir merkezinde yer alan Yunuseli Havaalanı için yapılacak planlamanın, sürdürülebilirliğe odaklı, enerji verimliliği, iklim eylemi, akıllı büyüme, yenilenebilir enerji, su verimliliği, atık ve ulaşım yönetimi, eğitim, eğlence, araştırma ve geliştirme olanaklı olması gerekmektedir. Söz konusu alanın, eko turizm gibi çok katmanlı ve çok disiplinli bir çalışmayla Küresel Çevre Koruma türünün sergilenebileceği bir yerleşim bölgesi haline getirilmesini önemsiyoruz.

    Alan ile ilgili gelecekte nasıl kullanılacağına dair herhangi bir bilgiye ulaşamadığımızdan, alanın mekansal potansiyelini değerlendirecek, havaalanı bölgelerinin işlevsel kentsel peyzajlara dönüşmesi üzerine dünyadan örnekler olduğu gerçeğiyle bazı öneriler getirmeyi borç biliyoruz.

    Uluslararası Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım yarışmaları aracılığıyla kentsel parklara dönüştürülen havaalanlarına örnek olarak:

    1. Yarışma sonucu kentsel parka dönüşmüş olan Riem Havaalanı, Münih; (1995)
    2. Havaalanı yapısı “mülteci merkezi” olarak da kullanılan, kentsel park örneklerinden bir diğeri Tempeholf eld, Berlin; (2012)
    3. Güneş enerjisi tarlası olarak kullanılan Oldenburg Havaalanı
    4. İzlanda’daki Reykjavik Havaalanı (2013)
    5. Venezuela’daki Caracas Havaalanı (2012)
    6. Fas’taki Casablanca Havaalanı (2007)
    7. Çin’deki Taichung Havaalanı (2011) sayılabilir.

    Bursa’da son yıllarda mekânsal dönüşümler ve değişimler yapılmaya çalışılıyor ancak, yaşanan sonuçları itibariyle kötü planlamalar, tarım alanlarının sanayi alanlarına dönüşümü, uygulanan birçok kentsel dönüşümün sonuçlarının tartışılıyor olması, kentsel açık ve yeşil alanların korunması ve iklim değişikliğinin olası etkilerine karşı önlem alınması konularında yeterli bir gelişme gösteremediğini net söyleyebiliriz.

    Dünya nüfusunun yarısından fazlasını barındıran kentlerin, yakın gelecekte kendi kendine yetmek ve şiddetli çevresel değişikliklere uyum sağlamak zorunda kalacakları bugünden öngörülebilmektedir. Dolayısıyla kentleri geleceğe hazırlamak için, kentsel alanları dönüştürürken ileriye dönük değişimleri ve tehditleri göz önünde bulundurmak gerekir.

    İklim değişikliği önlemlerinin yanı sıra, doğal afet durumunda toplanma alanları oluşturulması, doğal ve tarihi alanların korunması gibi geç kalınmış girişimler için stratejik peyzaj altyapısı sistemine ve kentsel planlama ve uygulamasına da acil olarak ihtiyaç var.

    Kent merkezindeki yeşil alanların yetersizliği Bursa’nın söz konusu çevresel dönüşümlere uyum sağlama kapasitesini azaltacağından, Yunuseli Havaalanı’nın yeni işlevinin doğru tanımlanması bu anlamda da oldukça önemlidir. Var olan bina ve uçuş pistlerini yeniden işlevlendirerek alanın farklı kullanımlara açılmasını sağlayacak bir kentsel stratejik karar, havaalanı arazisini eğitim, üretim ve iklim değişikliğinin yerel ve küresel etkilerine adaptasyon merkezi haline getirebilir. Mevcut pistlerin acil inişler için kullanılmasının devamı, afet durumlarında toplanma alanı olarak kullanılması da düşünülmelidir.

    Şehirlerin ekolojik olarak analiz edilmesi, iklim değişikliği, afetler gibi dinamik etkilerin azaltılmasına hizmet etmesi, bilimsel temeller doğrultusunda planlanması şarttır.

    Sonuç olarak şehirler, biyolojik, kültürel, sosyal, ekonomik ve politik olarak dünyadaki diğer şehirlerle, ekosistemlerle, doğal yapılarla sürekli dinamik ilişkiler içinde olan kompleks yapılardır. Bu nedenle, kentlerin geleceğini kurgulamada, zaman-mekansal süreçlerin ekolojik olarak analiz edilmesi ve sistemlerin anlaşılması bunların daha iyi yansıtılmasını sağlar. İnsan kaynaklı iklim değişikliği de, tüm bu bölgesel dinamik ilişkilerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır ve kentsel süreçlerin tasarlanmasıyla bu etkileri azaltmak ve hatta tersine çevirmek mümkün olabilir.

    Sürekli değişim halindeki şehirler için kentsel peyzajların dönüşümü oldukça normal bir süreçtir.

    Bu aynı zamanda, değişen koşullara uyum sağlayabilecek, daha iyi bir Bursa tasarlamak için fırsat olarak görülebilir. Özellikle işlevini yitirmiş olan Yunuseli ticari ve askeri havaalanının park, tarım arazisi, gıda üretimi-satışı, güneş enerjisi üretimi, afet toplanma risk yönetim alanı, eğitim alanları, spor ve rekreasyon gibi farklı işlevli alanlara dönüştürülmesine dünyadan birçok örnek verilebilir.

    Post-endüstriyel alanlar gibi, havaalanları da büyük oranda geçirimsiz yüzey ve atıklarla kirlenmiş toprak barındırıyor olsa da, oldukça geniş bir alana sahip olmaları nedeniyle, kent için büyük potansiyel taşıyorlar. Yerleşimin yoğun olduğu bölgelerde, yeşil alanların azlığından, geçirimsiz yüzeylerden ve koyu renkli malzemelerin ısıyı emmesinden dolayı, kentsel ısı adaları oluşur.

    Bunun yanında geçirgen yüzeylerin az olması nedeniyle yeraltı su kaynakları beslenemez ve şehre yakın olan su kaynakları kullanılamaz. Ancak kentsel parklar, ölçekleri doğrultusunda kentsel ısı adası etkisini ve hava kirliliğini azaltır, biyoçeşitliliği artırır, rekreasyon amaçlı kamusal açık alanlar sağlar ve böylece şehirde görülen iklim değişikliği etkilerini azaltmaya yardımcı olur.

    SONUÇ OLARAK;

    Yunuseli Havaalanının özellikle parkların temiz hava için bırakılmış boşluklar değil, kentli vatandaşlarımızın kullanımı için peyzaj çalışmasıyla oluşturulmuş kentli haklarının ve yaşam haklarının savunulduğu özgürlük alanları olduğunu keşfetmeleri için bir fırsat yaratması gerekir.

    Dolayısıyla doğayı kentin içinde bütünleştiren biyoçeşitliliğin bir parçası olarak düşünülmesi, söz konusu alan ile ilgili kararların Koronavirüs salgını ışığında toplumun geleceğini düşünen, etrafımızda olup biten çeşitli krizlere çözüm getiren açık ve yeşil alan tasarımıyla kendine yeten çözümleri savunan yaklaşımlar içermesi çok önemlidir.

    Tüm alan, ilgili meslek disiplinlerinin birlikte çalışması, akademik odaların ve üniversitelerin ilgili bölümlerinin de içinde olduğu ortak bir tasarım süreci sonucunda son kullanıcıların da karar verme aşamalarına dahil edildiği bir anlayışla planlanmalıdır.

    Bizim geleceğe dönük kaygımız ve üzüntümüz bilimin ötelenmesi olacaktır. Eğer akılcı, sürdürülebilir, bütünü ve toplumu önceleyen çalışmalar yapılmazsa kentimizin geleceği açısından yine riskleri ve geçmiş deneyimlerin olumsuz sonuçlarını konuşacağız.

    Yunuseli Havaalanı Dönüşüm Projesinde, kamusal alanları, yaya aksları, barınma alanları içinde toplum hareketlerini yönlendiren peyzaj alanlarıyla bütünleştirilmiş bir EKOLOJİK ALAN konsepti önemlidir.

    Tüm alışkanlık ve yaşam şeklimizi yeniden gözden geçirdiğimiz bu günlerde; doğal, kültürel ve tarihi kentsel alanlar hakkında karar alınırken, tasarım sürecinin toplumun tüm katmanlarıyla yapılması ve dayatmacı olmayan nitelikte planlanması gerekmektedir. Konunun doğrudan muhatabı ve kamu kurumu niteliğinde tek kuruluşu olan TMMOB’nin ve beraberinde birçok meslek disiplininin, akademik kuruluşların, STK’ların, halkın görüş ve talepleri göz ardı edilmeyerek, yaşanan ve yaşanabilecek sıkıntıların daha da derinleşip içerisinden çıkılmaz bir hal almasına izin verilmemelidir.”